Jose Rodrigues Dos Santos

Jose Rodrigues Dos Santos

8.6/10
409 Kişi
·
744
Okunma
·
71
Beğeni
·
5.865
Gösterim
Adı:
Jose Rodrigues Dos Santos
Tam adı:
Jose Antonio Afonso Rodrigues dos Santos
Unvan:
Portekizli yazar, gazeteci, akademisyen
Doğum:
Beira, Moçambique, Portekiz, 1 Nisan 1964
1964 Beira, Portekiz Mozambiği doğumlu, Portekiz yazar, öğretim görevlisi ve gazeteci. Mozambik'teki iç savaş sonucu ailesi ile birlikte Portekiz'e göçen Jose, daha 17 yaşında radyo muhabiri olarak çalışmaya başlar.
New Lisabon University'de habercilik üzerine eğitim almıştır. Habercilik bölümünü bitirdikten sonra, Londra'ya gidip BBC'de işe başlayan Jose, birkaç yıl sonra da Portekiz ulusal televizyonunda gece haberlerini sunmaya başlar.
Bir arkadaşının ondan bir dergi için hikaye kaleme almasını istemesiye yazarlığa başlar. Yazdığı hikaye ikinci haftasında 200 sayfaya ulaşınca, ilk romanı da doğmuş oluyor - Karanlık Adası. Üçüncü kitabı olan Codex 632: The Secret of Christopher Columbus ile daha fazla tanınmaya başlayan yazar, A Fórmula de Deus (Tanrı'nın Formülü) ile The Einstein Enigma adlı romanları da bestseller olunca, yazarın ünü sadece Portekiz'de değil, ABD, Latin Amerika ve Avrupa'da da duyuluyor.
Her şeyin kökenine baktığımızda bilincin, biyolojiye, onun kimyaya, onun fiziğe, onun da MATEMATİĞE dayandığını görürüz.
İranlılar yüksek hızlı merkezkaç kullanarak uranyum zenginleştirebilecekleri tesisler inşa etmişlerdi.
1951 yılında Eınstein'ı ziyaret eden İsrail başbakanı ondan yeni kurulan devleti için bir nükleer bomba yapmasını ister. Bu görüşmeyi dışarıdan dinleyen CIA, Albert Einstein'ın Tanrının Formülü adlı el yazmasının peşine düşmek için çalışmalara başlar...

Kriptolog ve tarih profesörü olan Thomas Noronha'nın sade hayatı giren Ariana Pakravan, İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı adına ondan çok gizli bir el yazmasının şifresini çözmesi için karşı çıkamayacağı bir teklif sununca, Thomas teklifi geri çevirmeyip kabul eder. Bu el yazması Albert Einstein'a ait olan ve CIA 'inde peşinde olduğu ünlü formüldür ve Thomas kendini bekleyen tehlikelerin farkında olmadan yazının şifresini çözmeyi kabul eder...

Bir yanda İran devletinin acımasız kanunları bir yandan CIA, Thomas Noronha'yı hiç beklemediği tehlikelerin içine sürüklemekte geç kalmamıştı. Yaptığı araştırmalar derinleştikçe Thomas bu formülün bambaşka bir sırrı sakladığını anlamaya başlamış olmasına rağmen tehditler ile yüzleşmek zorunda bırakılmıştı...

Dünyanın var oluşunun sırrı; yok olacağı, Tanrı'nın varlığının ispatı ve insanın ne için yaratıldığının soruları ile karşı karşıya gelen Thomas bu sorularda ki cevapları, bilim adamlarının ispatları, matematikçilerin, doğu mistisizminde yer alan öğretilerin, dinler ve kuantum fiziğinin sunduğu delillerle, kendi inançlarını da sorgulamasına sebep olmuş ve sonuca her adım yaklaştığında ise yeni bir bilginin gizemini öğrenmekte olduğunu şaşkınlıkla takip etmeye başlamıştı...

Kitapta bilim adamlarının neleri keşfettiğini yazar fazlasıyla konuya dahil etmiş. Devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda amacına ulaşmak için yollarına çıkan engelleri nasıl aştıklarını bir kez daha gözler önüne sermiş. Bilim adına yapılan birçok araştırma tarihi veriler ile eserde yerini almış. Yazım dili sade ve akıcı. Sıkılmadan bir sonraki sayfaya geçeceksiniz.

Yazar, eserini kaleme alırken, hangi kaynaklardan yararlandığını ise kitabın "Son Söz" bölümünde paylaşmış. Keyifli okumalar...
Dünyanın en büyük sırlarından biri, José Rodrigues Dos Santos'un eğlenceli ve heyecan verici romanı "Tanrı’nın Formülü" kitabında ele alınmıştır diyebilirim. Portekizli yazar, "Tanrı Formülü" kitabı ile eğitici modern bilimsel bilgileri, düşüncenin antik manevi geleneklerini ve aksiyon dolu casusluk eylemlerini harmanlıyor.

Portekizli üniversite profesörü ve kriptanalist Tomás Noronha, Kahire'de bir konaklama sırasında gizemli ve göz alıcı İranlı Ariana Pakravan ile sohbettedir. Pakravan, Profesörden Tahran'da bulunan, bugüne kadar bilinmeyen ve Albert Einstein tarafından yazılan bir yazının şifresini çözmesini istemektir. Bilinmeyen bu belgenin içeriğiyle sadece İran istihbarat servisi değil, aynı zamanda Portekizliyi ajan olarak işe alan CIA de ilgilenmektedir. Amerikalılar ve İranlılar elde olan bu eski el yazmasının “ucuz yollu” atom bombası üretmek için kolayca anlaşılabilir bir plan içerdiğini düşünmektedir. Tomás, İranlıların nükleer bomba oluşturma bilgisine erişmesine muhakkak engel olmalıdır.

Tabii ki, Profesör iki cephe arasında vermiş olduğu hizmet esnasında kendisini çabucak ele verir. Tehlikeli sayılabilecek sorunlar ile karşılaşır ve artık hayatı tehlikededir. İran'dan kaçma çabası içerisindeyken bile el yazmasını hala deşifre etmeye çalışmaktadır. Einstein'ın eski sırrını çözebilmek için Portekizli matematikçi ve fizikçilerde destek arar ve aynı zamanda bu soruya yanıt alabileceğini düşündüğü Tibet'e de gider. Araştırmaları esnasında dünyada üzerindeki en büyük sırlardan birine rastlar. Albert Einstein, el yazmasında nükleer bir bombanın nasıl inşa edileceğine dair en ufak bir bilgi vermemesine rağmen, ondan daha önemli bir şeye işaret etmektedir. Ya burada bir bombaya değil de, varlığını bilimsel olarak kanıtladığını düşündüğü "Tanrı’nın Formülü" ne işaret ediyorsa?!

"Tanrı’nın Formülü" bomba etkisi yaratacak nitelikte bir casusluk, gerilim türü olarak pek ifade edemesek de, gerçekten olağanüstü bir roman ve J.R. dos Santos kitapları arasında okunması gerekenlerden bir tanesi diye düşünüyorum. Olması gereken bir şekilde ele alınmış olan romanımızda, iki rakip istihbarat biriminin pençesine düşen saf bir profesör ana karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Neredeyse tek tabanca, insanlığın tüm çabalarına rağmen erişemediği, binlerce yıldır deşifre etmeye çalıştığı sırlardan birini çözmeyi başarıyor. J.R. dos Santos, her zaman olduğu gibi kahramanı Tomás’ı dünya çapında bir seyahate çıkarıyor ve bize bir ziyafet sunuyor.

Bilimsel ve Manevi Bilgi
J.R. dos Santos, kitabının ortalarından sonra gelecek olan asıl konuya odaklanmadan önce, okuyucuyu heyecan verici bir hikâye ile büyülüyor ve okurun kitaptan kopmamasını sağlıyor. Kitapta Profesör Noronha’nın farklı uzmanlarla ile yaptığı bilimsel, doktrinsel görüşmeler daha geniş bir kapsamda ele alınıyor ve eylemler ile dolu casusluk aktivitesi bir arka planda kalıyor.

Benim kanaatimce, Portekizli yazar burada "Tanrı’nın Formülü" ile biz okurlarına esas olarak geniş, evrensel bir bilgi aktarmaya çalışıyor. Yazar, bir yandan modern matematiği, fizik bilgisini, görelilik kuramını, kuantum teorisini, kaos teorisini, kelebek etkisini ve sicim teorisini işlerken, öte yanda, Kutsal Kitap'ta bulunan dört yüz yıllık manevi değerleri, Buda'nın dört asil hakikatini, Hinduizm'in Brahman'ını, Taoizm'in Yin ve Yang'ını biz okurlara aktarmaktadır. J.R. dos Santos, karmaşık bilgileri kapsamlı ve etkileyici bir şekilde harmanlayarak, her şeyin nasıl birbirine bağlantılı göründüğünü çok güzel işliyor.

Evren Hakkında Derin Gerçekler
Tomás ile birlikte, okuyucu, Tanrı'nın varlığını kanıtlamak için "Tanrı Formülü" nün gizemini açığa çıkarmaya çalışır. Ancak, Portekizli yazar bu heyecan verici soruyu benim için çok rasyonel bir bakış açısından değerlendiriyor. Dos Santos'un -çok fazla sır vermeden- okuyucuya, bilimin mutlak mısdak olduğuna işaret etmesini biraz endişe ile karşılıyorum. Bununla birlikte; Eski kutsal metinlerin, günümüz biliminin bile evrende daha yeni keşfettiği ve kabul ettiği çoğu şey hakkında derin gerçekleri içerdiğini belirtmek isterim.

Arka kapak yazısı;

"Rab mahirdir ama zalim değildir. Doğa sırlarını sinsiliğinden değil özündeki yüceliğinden dolayı saklar."
~ Albert Einstein ~

1951 sonbaharı: İsrailin ilk başbakanı David Ben Gurion, Albert Einsteinla tanışmak için Princetona gider. Ziyaretinin amacı nükleer silah elde etmektir. Atomla başlayan gizli sohbetleri hızla Tanrının varlığına doğru yönelir. Einstein Tanrının formülünün peşindedir. Dünya düzenini tepe taklak edebilecek bir önemde olduğu için CIA de bu belgenin izini sürmektedir.

Günümüz Kahiresi, Tahrir Meydanı: Kriptolog ve tarih profesörü Thomas Noronhanın hayatı, çekici İranlı bir kadın olan Ariana Pakravanın, çok gizli bir elyazmasını deşifre etmek için yardımını istemesiyle alt üst olur. Albert Einstein imzalı elyazmasının başlığı Tanrının Formülüdür. Bu formülü deşifre edebilecek tek uzman Noronhadır. Bunun farkında olan tüm güçlerse Noronhayı izlemektedir. Kendisiyle birlikte dünyanın da kaderini ilgilendiren bu formül pandoranın kutusuna dönüşmek üzeredir.

Tanrının Formülü, zamanın başlangıcına, evrenin kökenine ve hayatın anlamına dair bu müthiş macerada kuantum fiziğini dinle, Batı felsefesini Doğu mistisizmiyle buluşturan "Tanrı var mı? Doğum ve ölüm nasıl şeyler? Evren sonsuz mu yoksa bir gün yok olacak mı?" gibi insanlığın her zaman üzerine kafa yorduğu sorulara da bir cevap ararken okurlara unutamayacakları bir macerayı da sunuyor.

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ Adem YEŞİL ~
Fizikten astronomiden ve daha birçok bilim dalı üzerinden bilgiler verilmiş ve kurgu bilimle -fazlasıyla-doyurulmuş. Eser bilimsel yönden çok etkileyici bi dilde ele alınmış.
Diyorsunuz ki keşke yazar bunları sadece bilimsel dilde yazsaymış. Kurgunun çok geri planda kaldığını görüyorsunuz. Yazar biraz Dan Browncılık oynamış. (Dan Brown'ınki çok kaliteli bir üslup ve olay örgüsü de okuru öyküye bağlayıcı ama Dan Brown'ın kurgu yönü baskın bilimsel ciddi hataları olan kitapları var) Ancak Tanrının Formülü'nün olay örgüsü -yani Pakravan ve Noronha'nın aşk macerası- çok ucuz bir hikaye, fazla basit ve boğucu. Itici yanıysa Bayan Pakravan'ın kitabın cinsel objesi olması, yazarın yazarken bi kendini çok kaptırıp taşşş gibi hatun demediği kalmış, kitapta adı geçen her yerde bu Pakravan ismindeki bilim insanının vücut betimlemelerini görebilirsiniz.
Bilimsel bi roman yazıyım, biraz ondan biraz bundan da katıyım mantığıyla yazılmış bir kitap.

Not: Ayrıca popüler kültür sığlığından ara sıra kafasını dışarı da çıkarabilen; sıradan değil, olağan çizgiden farklı diye çok çabuk her şeyin büyüsüne kapılan insanların gereksiz yücelttiği bir kitap.
Kurgusal bir Jose Rodrigues Dos Santos eseri. Kuantum ancak bu kadar net anlatılır. Düşünce sınırlarınızı zorlayacak bu eser bilinen fiziğin aksine zamanın asıl tarihini zihinlerinize kazıyacak.Fizik meraklılarının mutlaka okuması gereken kurgusal bir bilim romanı.
Evet, yine geldik yeni bir José Rodrigues dos Santos kitabımıza ve onun bizim üzerimizde bıraktıklarına!

Yazarın kitaplarında konular birbirine biraz yakın ve çok azda olsa sanki bağlantılıymış hissi vermektedir ama ben şahsen bağlantılı olmadıklarına eminim. Yanılıyorsam da lütfen düzeltin!

İsa’nın Son Sırrı, dinlerin tarihi, dinlerin kökeni konusunda biz bilmeyenlere ve diğer şüphecilere gelsin!

Yazarımız bu romanı ile resmen bizim Hıristiyanlık üzerine olan temel din bilgimizi ve bildiklerimizi baltalıyor bırakıyor diyebilirim. Önceki eserlerinden olan "Tanrı'nın formülü" okuduktan sonra, bu yeni kitabı okurlarına adeta sağ gösterip soldan gelen bir tokat etkisi veriyor. Burada anlatılmak istenilenin bir kısmı okurlar tarafından zaten biliniyor olsa bile, vahiyden vahiyeye, ayetten ayete gelgitlere şahit oluyoruz. Konuya hâkim olmayan bir okur bile, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncillerini ve ayetlerini bir fiil okuyor, öğreniyor diyebilirim. Yazar sınırları az daha zorlasaydı, beni de dinden imandan çıkaracaktı emin olun. Derler ya, dört Kutsal kitabı okuduktan sonra ateist oldum diye. Onun gibi bir şey işte :)

Kitabımız gerilim kokan bir tarih filmi tadında ilerlerken, olaylar belli bir sayfadan sonra Hıristiyan dininin temeli olan İsa'nın bizim için yeni, bilinmedik yüzünü ortaya çıkararak biz okurları adeta sürüklüyor götürüyor. Biz bugüne kadar Tanrı’nın elçilerini dört dörtlük diye bilirken, karşımıza bir köktendinci, mezhepçi, kusurları olan ve ilahtan ziyade etten kemikten bir insan ile karşılaşıyoruz...

Ünlü Paleograf Patricia Escalona, Vatikan Kütüphanesi'nde gecenin ilerleyen saatlerinde, Kilise tarafından yönetilen en eski el yazmalarından bazılarını incelerken, gizemli bir katil tarafından öldürülür ve cesedinin yanına şifreli bir mesaj bırakılır. Roma Forumu'nun kalıntılarının restorasyonu üzerine çalışmakta olan Tomás Noronha, İtalyan polisi tarafından suç mahalline davet edilir: çünkü kayıtlara bakıldığında kurban ile en son o iletişim kurmuştur. Kriptoloji uzmanı tarihçimiz katilin mesajının şifresini çözmeyi başarır ve çok karmaşık bir soruşturmanın içinde bulur kendisini. Neredeyse eş zamanlı olarak ritüel tarzı bir cinayet İrlanda'da, bir diğeri ise Bulgaristan'da işlenir. Cinayet tarzı bir öncekiler ile benzerdir ve Kutsal metinlere, kitaplara işaret eden iki yeni şifreli mesaj daha bulunmuştur. Bir kurbandan diğerine, bir şifreli mesajdan diğerine sürükleneceğiz.

Dos Santos’un cesareti biz okurları Roma, Budapeşte, Dublin ve sonunda Kudüs’te yerleşkesi olan bir vakfa götürüyor. Dünyaca ünlü bilim insanlarının geçmişten günümüze gelen ve geleceğimizi etkileyecek olan buluşlarına şahit olacağız. En can alıcısıysa, yaratılanın Yaradan’ın rolüne soyunma emeline, gayretine ve hırsına şahit olacağız. Peki, ama tüm bunlar ne ve hangi amaca hizmet etmek için? Kudüs’ün eski Talpiot mahallesinde 1980’li yıllarda keşfedilen mezar odalarının birinde, üzerinde “İsa’nın oğlu Ye Huda” yazan bir kutu bulunmuştu. İşte Arkan Vakfı’nın hedefi olan “insanlığın en olağan üstü projesi”’in temeli bu mezarlıkta bulunan önemli şahsiyetlerden geriye kalan kemikleri ile ilgiliydi.

Bu romanda geçen konu ve ilginç olan şeyler, bir klonlama hikâyesinden ziyade, bilindik her şeyin sorgulanması: yalanlar üzerine inşa edilmiş bir dinin deşifre edilmesine dayanmaktadır. Bu kitapta bahse konu tarihi olayları detaylı olarak inceleyerek ele almanızda fayda var. Yaşananların ve yazarın doğruluğuna kanaat getirmek için bazı kitaplara da el atmak zorunda kalabilirsiniz. Kitapları bulamasanız da, internet üzerinde erişebileceğiniz birçok kaynak var. Yabancı dil bilginiz varsa, daha geniş kapsamlı bilgi kaynaklarına da erişim şansınız olacaktır. Bir Dan Brown tadında olmasa da, yerleşik tarihsel gerçekleri etkileyici bir şekilde kaleme alan José Rodrigues dos Santos, bu yaşanmış detayları bize gerçekleri ile verir.

Bu romanda işlenen güzel bir entrikanın ardından, dünden günümüze Hıristiyanlığın ayrıntılarının çözümlenmesi ele alınmıştır. İsa'nın geçmişten gelen mesajlarını tahrip ederek insanlara iletmeyi nasıl başardılar? Tüm antik metinlerde öne gelen bilinçli, bilinçsiz çeviri hatalarının yarattığı sorunları ve sonuçlarına şahit olacağız. Bir okur olarak belki bu kitabı okurken rahatsız olabilir ve acaba İslam dinine de sıra gelecek mi diye şüphe duyabilir, tedirgin olabilirsiniz. Korkmayınız efendim, yazarımız her ne kadar bize yakın coğrafyayı işliyor olsa da, daha henüz İslam dinini işlemedi diye biliyorum. Bu ileride de el atmayacağı anlamına gelmesin.

Kısacası, benim okuduğum ve önerebileceğim bir José Rodrigues dos Santos macerasıdır. Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ Adem YEŞİL ~
İsrail'in ilk başbakanı David Ben Gurion, Albert Einstein ile tanışmak için ziyaretine gider. Atomla başlayan sohbet Tanrı'nın varlığıyla devam eder. Einstein Tanrı'nın formülünün peşindedir ve ölmeden önce bir el yazması bırakır. Belge İran lıların eline geçer ve şifreyi çözmesi için Kriptolog ve tarih profesörü Thomas Noronha dan yardım isterler. CİA de belgenin peşine düşünce olaylar içinden çıkılmaz bir hale dönüşür. Thomas'a bu zorlu yolculuğunda çekici iranlı kadın Ariana Pakvaran yardım eder.
Kitap fizikten ve matematikten çokça bahsetmiş teoremler ve paradokslarla evrenin var oluş nedeni ve Tanrı'nın varlığı araştırılmış. Açıklamalar fiziğe ilgisi olmayanlar için biraz sıkıcı gelebilir ama anlatılanlar kitabın sonunda belgelendirilmiş. Kitap bu anlatımların dışında olayların çözülüş şekli açısından Dan Brown tarzında anlatılmış merak uyandırıyor.
Kitabı okurken evrenin ve bizim yaradılış nedenimizi fizik kurallarıyla tekrar sorgulayacaksınız. Bilgi yüklü bir kitap herkese tavsiye ediyorum.
Tanrı'nın Formülü kitabında evrenin oluşumu ve evreni yaratan Tanrı'nın gizemini başta Einstein olmak üzere klasik ve kuantum fizikçilerinin de görüşlerine yer vererek açıklayan yazar, bu kitabında ise daha çok evrenin gizemini yine zincirleme ve heyecan verici olaylar, sırlar, şifrelerle aksiyon dolu, merak uyandıran olayları film gibi çok akıcı ve net bir şekilde aktarmış. Evreni büyük bir kuantum bilgisayarına benzeten yazar, bunu aynı zamanda insan zihniyle özdeşleştirmiş. Klasik fizik, kuantum fiziğine ilgi duyanlar için güzel bir kitap olmasının yanında bu konular hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için de güzel bir başlangıç olabilir..Aksiyonu bol, merak uyandıran zincirleme olaylar nedeniyle kitabı elinizden düşürmeyebilirsiniz...
Okumuş olduğum kitaplar içinde bilgilerle zengin, mühteşem bir kitap. Kurgusu o kadar cazip ki... Din, bilim, felsefe, fizik, matematik öyle bir şekilde sunulmuş ki, fizik bilgisi o kadar da iyi olmayan biri bile kolayca anlayabilir.
Bilgiler, yazı tarzı… hem satır-satır oxumak istediğim, bitmesini hiç istemediğim bir kitap, hem de bir nefesde okumak istediğim bir kitaptı.
Fizik, evren, din konularında meraklı olanlar için mühteşem bir kitap.
Soru ve cevaplar ile ilerleyen,atom,din,matematik,astrofizik hakkında bilgiler verilen,okuması zevkli bir roman. "Rab mahirdir ama zalim değildir.Doğa sırlarını sinsiliğinden değil özündeki yüceliğinden dolayı saklar." AlbertEinstein
Bu kitabı kuantum fiziği ve izafiyet teorisi ile ilgili temel bilgileri içeriyor diye özellikle okumak istemiştim. Din, kutsal kitaplar ve bilimsel teoremler ile ilgili temel bilgileri açıklayıp hepsini ortak noktada buluşturması, üstelik polisiye olup da bu tarzda bilgiler içermesi kitabı diğer kitaplardan farklı kılıyor. Özellikle fizik ile ilgili temel bilgileri biliyorsanız anlatılan teorileri kolay bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Bunu da okuyucuyu sıkmadan, gereksiz detaylara boğmadan, ana hatlarıyla anlatması benim için çekici ve faydalı oldu.
Kitap dili akıcı, anlaşılır ve konu olarak da enteresan.. Eleştireceğim nokta ise polisiye kitaplarda illaki aşk unsuru olmak zorundaymış gibi bir tutam da olsa aşk koyuyorlar ki bu kitapta çok zorlama olmuş, inandırıcı değildi ve bence gereksizdi. Aşk yerine kendi alanlarında uzman iki bilimadamının çalışması anlatılsaydı (bu iki insanın biri kadın biri erkek olabilir, illa aralarında aşk olması gerekmiyor) daha gerçekçi olurdu.
SPOILER!!-Kitap sonu ile ilgili bilgiler yazacağım için sadece kitabı okumuş olanların devam etmesi iyi olur :)
Evren yok olduğunda zekanın diğer evrenleri oluşturması fikri sizce mantıklı mıydı? Yaratıcının her şeye gücü yeten olduğu biliniyorsa yeni evrenleri de yaratacak güçte olduğu aşikar değil midir? Evren tanrı ile bir bütün ise ilk ışık nasıl gönderildi? Bu evren nasıl bir patlama ile oluştuysa yok olduğunda da Tanrı istiyorsa yeni bir evren oluşturabilir diye düşünüyorum, bu nedenle kitabın sonu bence tam oturmadı. Yine de zaman kaybı olarak görmediğim, güzel bilgiler içeren bir kitaptı.
Keyifli okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jose Rodrigues Dos Santos
Tam adı:
Jose Antonio Afonso Rodrigues dos Santos
Unvan:
Portekizli yazar, gazeteci, akademisyen
Doğum:
Beira, Moçambique, Portekiz, 1 Nisan 1964
1964 Beira, Portekiz Mozambiği doğumlu, Portekiz yazar, öğretim görevlisi ve gazeteci. Mozambik'teki iç savaş sonucu ailesi ile birlikte Portekiz'e göçen Jose, daha 17 yaşında radyo muhabiri olarak çalışmaya başlar.
New Lisabon University'de habercilik üzerine eğitim almıştır. Habercilik bölümünü bitirdikten sonra, Londra'ya gidip BBC'de işe başlayan Jose, birkaç yıl sonra da Portekiz ulusal televizyonunda gece haberlerini sunmaya başlar.
Bir arkadaşının ondan bir dergi için hikaye kaleme almasını istemesiye yazarlığa başlar. Yazdığı hikaye ikinci haftasında 200 sayfaya ulaşınca, ilk romanı da doğmuş oluyor - Karanlık Adası. Üçüncü kitabı olan Codex 632: The Secret of Christopher Columbus ile daha fazla tanınmaya başlayan yazar, A Fórmula de Deus (Tanrı'nın Formülü) ile The Einstein Enigma adlı romanları da bestseller olunca, yazarın ünü sadece Portekiz'de değil, ABD, Latin Amerika ve Avrupa'da da duyuluyor.

Yazar istatistikleri

  • 71 okur beğendi.
  • 744 okur okudu.
  • 39 okur okuyor.
  • 688 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları