Juan Goytisolo

Juan Goytisolo

Yazar
7.0/10
9 Kişi
·
30
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.216
Gösterim
Adı:
Juan Goytisolo
Unvan:
Romancı, Şair, Deneme ve Öykü Yazarı
Doğum:
İspanya, 1931
Juan Goytisolo, 1931 yılında Barselona'da doğdu. Madrid'de komünizmle ve edebiyatla tanıştı. Franco'nun başa gelmesinden sonra, 1957'de Paris'e yerleşti. Yaklaşık on beş romanı (hepsi de Franco'nun ölümüne kadar İspanya'da yasaktı) ve pek çok deneme kitabı olan yazara, 1985 yılında bütün yapıtları için Europalia Ödülü verildi. Goytisolo çok kısa süre önce de, Latin Amerika'nın en önemli ödülü olan Octavio Paz Ödülü'ne layık görüldü. Juan Goytisolo, yazarlığının yanı sıra Kolombiya, Saraybosna ve Çeçenistan'da yaşanan çatışmalar konusundaki politik tavrıyla da gündeme geldi. Yazarın yapıtları arasında Marx'ların Öyküsü, Saraybosna Yazıları / Barbarlığa Doğru Bir Yolculuğun Notları sayılabilir; bunun dışında bazı yazıları Yeryüzünde Bir Sürgün-Juan Goytisolo'dan Seçme Yazılar adı altında derlenmiştir.
Yaşam düş değildi, olsa olsa hezeyandı, deneyim ve yılların sayısı arttıkça yoğunluğu artan bir hezeyan. O hezeyanın dışına çıkmak yeniden dünyanın ortasına düşmek anlamına geliyordu: ayak diriyor ve uzayıp gidiyordu hezeyan, hep öyle uzayıp gidecekti, yinelemelerin, karanlıkların ve saydamlığın dönme dolabındaki yaratıklarına kaçınılmaz biçimde yabancı.
Juan Goytisolo
Sayfa 42 - Yky
Yaşam düş değildi, olsa olsa hezeyandı, deneyim ve yılların sayısı arttıkça yoğunluğu artan bir hezeyan.
Juan Goytisolo
Sayfa 42 - YKY
Zamanı ölçmek ve hayatlarını saatin gülünç despotluğuna tutsak etmek gibi uğursuz bir fikir kimin aklına gelmişti acaba?
Juan Goytisolo
Sayfa 24 - Yky
“Yerinden hiç kıpırdamadan da kaçıp gitmek mümkündü. Trenin sarsıntıları, o iki ucu belirli kısa yolda hızlanıp yavaşlamaları, kendisine kaçıp kurtulma isteği ve bir gün kaçıp kurtulacağı şeylerle dopdolu bir yaşamın görüntüsünü sunuyordu.”
Acaba insanlar niçin üremekte ve kaynakları kıtlaşan o gezegeni tıklım tıklım doldurmakta ayak diriyorlardı? Varlıklarını sürdürmek uğruna aşk ile şevk ile yanılsamaları yeni felaketlerin kaynağı olacaktı ve dünyanın gidişi yıkıma doğruydu, bunu bilmiyorlar mıydı sanki? Hangi berrak kafalı despot günün birinde durumu ilan edecek dürüstlüğe ve cesarete erişecekti de, uyruklarının tamamını kısırlaştıracaktı acaba? Yoksa haber bültenlerinde canlı yayında eceli, bir deri bir kemik kalmış çocukları, toplu mezarlara yığılmış cesetleri, kurbanların henüz taze kanlarının birikintilerini kimse görmüyor muydu?
Erkeklerle kadınlar acaba birbirlerinden nefret etmek ve giderayak birbirlerinin yaşantısını zehir etmek için mi doğmuşlardı?
Juan Goytisolo
Sayfa 56 - YKY
192 syf.
·39 günde·Beğendi·6/10
İsmi belirsiz, kuşatılmış, bombardıman altındaki bir şehirde, harabeye dönmüş bir otele yerleşen 60’larındaki İspanyol ziyaretçi, sabah kaldığı odaya isabet eden bir bomba sonucu ölür. Ancak ceset ortada yoktur. Keskin nişancıların hareket eden her şeye ateş ettiği bu kabus şehirde görev yapan Birleşmiş Milletler görevlisi, odada bulduğu notların yardımıyla esrarengiz cesedin kimliğini tespite çalışır.

Böyle yazınca ne kadar da esrarengiz ve ilgi çekici görünüyor, değil mi? Ama bu, okurken en zorlandığım eserlerden biri oldu. Yazarın eserinde kullandığı postmodern ögeler ve zaman ve mekan kavramlarının belirsizliği hikayeyi takibi çok zor hale getiriyor. Bunların yanısıra anakrostik geçişler ve Saraybosna anılarından hareketle savaşa ve savaşın siviller üzerinde yarattığı korkunç etkiye karşı olan hümanist yazarın hikayesine bir çok mesajını da aynı anda yerleştirmesi romanı okumayı zor ve tatsız kılıyor. Saraybosna’ya dair izlenimlerini merak ettiğim için aldığım kitaptan, belki de okuduğum dönemdeki yoğunluğumdan olsa gerek, maalesef beklediğim keyfi alamadım. Ancak yazarın İspanya'nın 21. yüzyıldaki en iyi yazarlarından biri olarak değerlendirildiği ve 2014 yılında Cervantes ödülünü aldığı düşünüldüğünde boş bir zamanımda yeniden, sakin kafayla okumak için Goytisolo'yu kitaplığımdaki yerine geri koyuyorum…

Juan Goytisolo iç savaş sonrası İspanyol yazarlarından biri. İç savaş ve akabindeki 36 yıllık faşist diktatör Franco döneminde yazarlığa başlamış, sansürden bunalınca da Fransa’ya giderek yazarlık hayatını buradan sürdürmüş. 2017 yılında vefat eden sıkı faşizm karşıtı yazarın şu sözü ile kapatalım incelememizi:

"Onlarca yıldır ismim polis merkezlerinde kitapçılardan daha popülerdi.
ve bununla İspanyol polislerin edebi farkındalığına iltifat etmiyorum."
104 syf.
·2 günde·6/10
Kitapta yazar yaşlılık günlerini anlatıyor. Geçmişe duyduğu özlemi ve eşini kaybedişinden duyduğu ıstırabı sık sık dile getiriyor. Kitapta ilgimi çeken bir nokta vardı, yazar yaşamı boyunca savaşlardan yakımlardan bezdiği için bu dünyaya çocuk getirmenin yanlış olduğunu düşünüyor. Ve bu düşüncesini de hayatı geçirmiş, eşine çocuk yapmak istemediğini söylemiş o da saygıyla yaklaşmış bu düşünceye...
Tolstoyun son anlarina vurgu yapıyor belli bölümlerde sanırım yazarın ideal yazarı Tolstoy. Ölümün nefesini ensesinde hissettiğinden Tolstoy ile kendi arasında bağlantılar kuruyor.
Kısa ama güzel bir deneyimdi.
104 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Uzun süredir kırk beş dakikalık tramvay yolcuğu sırasında Kreutzer Sonata eşiliğinde okuyabileceğim, kısa ama derin kitaplar arıyordum. Ara Perde, bu tanıma harfiyen uyan bir kitap. Uzun zamandır bu kadar haz alarak bir kitabı okumamıştım. Okumadıysanız bir tane edinmeniz tavsiyemdir.

Dipnot: Kitap dinler ile alakalı yazarın subjektif görüşlerini içermektedir. Bu bağlamda sevemeyebilirsiniz. Naçizane tavsiyem objektif olmanız ve bu güzel kitabın tadını çıkarmanızdır.

İyi okumalar.
254 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Merhaba yüreği güzel kitap sever arkadaşlarım... Bu sefer farklı bir inceleme olacak çünkü ilk defa bir anı kitabı okudum sanırsam ve kitabı daha iyi anlamanız için önce yazarın hayatına biraz değinmek istiyorum tabi ki sizleri sıkmadan...

Yazarımız Juan Goytisolo 1931 yılında Barselona'da doğmuş ve çocukluk döneminde İspanyada yaşanan iç savaş sırasında hava saldırısında annesini kaybetmiş. Bu iç savaşın etkilerinin hayatını nasıl etkilediğini kitabı okurken bariz bir şekilde fark ediyorsunuz. Eğitiminden tutunda düşüncelerine kadar etkileniyor ki nasıl etkilenmesin annesini kaybettiğinde daha 7 yaşındaydı. Çocukluk döneminde babasının aşırı tutumuyla karşı karşıya kalıyor. Onun İspanyolca dışında dil konuşmalarına izin vermemesi gibi mesela yanlarında. ben babasının bu tutumunu kitabı okurken dilin insanın kültürünü oluşturan en önemli öge olduğu ve sahip çıkılması gerektiğini düşündüğü için böyle yaptığını düşündüm. tabi ki insan farklı dil öğrenebilir ama bana göre dil kültürdür ve insan diline sahip çıkmalıdır.

Gençken taşındığı Madrid'de edebiyata ve komünizme merak salıyor ve yazdığı kitaplar Franco'nun başa gelmesinden sonra ülkesinde yasaklanıyor. Ama kendisi vazgeçiyor mu tabi ki hayır. Yazmaya devam ediyor ve bize ulaşmış olan bu eserinden yaşadığı dönem içerisinde etkilendiği yazarları, eğitimiyle ilgili görüş ve düşüncelerini ve ayrıca eşcinsel olduğu için bunun toplumunda nasıl karşılandığını bariz bir şekilde yaşadıklarıyla bizlere aktardığını görüyorsunuz. Bu durum kitap çıkartırken bile ona zor dönemler yaşatıyor hatta. Ve bana göre kimse ne olursa olsun böyle bir durumdan dolayı yargılanmamalıdır. Çünkü okurken siz de göreceksiniz ki bu onu kendisi isteyerek seçmiyor. Sadece yaradılışıyla alakalı..

Sizi sıkmayan akıcı ve güzel bir dili de var ayrıca ... okumanızı öneririm başka bir dünyaya ve kültüre açılmanız için..

BİR SONRAKİ İNCELEMEMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE CANLAR... :):)

Yazarın biyografisi

Adı:
Juan Goytisolo
Unvan:
Romancı, Şair, Deneme ve Öykü Yazarı
Doğum:
İspanya, 1931
Juan Goytisolo, 1931 yılında Barselona'da doğdu. Madrid'de komünizmle ve edebiyatla tanıştı. Franco'nun başa gelmesinden sonra, 1957'de Paris'e yerleşti. Yaklaşık on beş romanı (hepsi de Franco'nun ölümüne kadar İspanya'da yasaktı) ve pek çok deneme kitabı olan yazara, 1985 yılında bütün yapıtları için Europalia Ödülü verildi. Goytisolo çok kısa süre önce de, Latin Amerika'nın en önemli ödülü olan Octavio Paz Ödülü'ne layık görüldü. Juan Goytisolo, yazarlığının yanı sıra Kolombiya, Saraybosna ve Çeçenistan'da yaşanan çatışmalar konusundaki politik tavrıyla da gündeme geldi. Yazarın yapıtları arasında Marx'ların Öyküsü, Saraybosna Yazıları / Barbarlığa Doğru Bir Yolculuğun Notları sayılabilir; bunun dışında bazı yazıları Yeryüzünde Bir Sürgün-Juan Goytisolo'dan Seçme Yazılar adı altında derlenmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 30 okur okudu.
  • 57 okur okuyacak.