Judith Ivory

Judith Ivory

Yazar
6.8/10
45 Kişi
·
142
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.154
Gösterim
Adı:
Judith Ivory
Unvan:
Amerikalı yazar
Judith Ivory çocukken, diğer mahalle çocuklarını bir araya toplamayı ve hikayelerini anlatmayı severdi. Ona bir defter düzenledi ve genellikle şiir, makale ve kısa öykü yazdı. Florida Üniversitesi'ndeki ilk yarıyılında Ivory'nin İngiliz profesörü, onu yazma kabiliyetine dayalı davetkâr onur programına davet etmiş ve kariyerini bir yazar olarak düşünmesini söylemiştir. Onur programından memnun olsa da, Ivory yedek bir plana ihtiyacı olduğuna karar verdi. Uygulamalı matematik alanında lisans, teorik matematik alanında yüksek lisans ve Cambridge Üniversitesi'nde İngilizce yüksek lisans eğitimini tamamladı. Miami Üniversitesi'nde profesör olarak göreve başlamadan önce ortaokul ve lise seviyesinde matematik öğretti.

Çocukları küçükken yazma kariyerine ciddiyetle başladı. İlk başta, ebeveynlik dergileri için kurmaca olmayan makalelere odaklandı. Ilk romanı bittikten sonra Starlit Surrender, Ivory onu on iki yayınevine gönderdi. Dokuz hafta sonra satıldı ve 1988'de Zebra tarafından yayınlandı. İronik bir şekilde, kitabın yayımlandığı haftada Pocket Books'tan aynı kitaba yönelik ret mektubu aldı. "Ivory, ikinci romanı Black Silk için yayınevlerini Berkley'e devretti. Berkley, diğer yazarlar tarafından roman yığınına sahipti. Ve kitaplarını çok hızlı bir şekilde çizemedi, romanlar arasında üç yıllık bir boşluğa yol açtı Bliss'in üçüncü kitabı yayımlanmasından dört yıl önceydi.Bu sefer kısmen kişisel olaydan kaynaklanıyordu. 1992'de , Dört aylık sürede Ivory'nin çocukları çökmüş akciğerlerle hastalandı, kocası boşanma davası açtı ve evleri Andrew Kasırgası tarafından vuruldu. Çocuklar iyileşti, ev yeniden inşa edildi ve Fildişi hayatını kazandı Kitabının tamamlanmasında büyük bir gecikmeye neden oldu.

1996 yılında çıkardığı Dance'den sonra Ivory, Berkley'den Avon'la yayın yapmak üzere ayrıldı. Avon, adını değiştirmesini istedi. Önceki kitapları gerçek adı Judy Cuevas tarafından yayınlanmıştı. Kitapçıların kaç kitabı satabilecekleri konusunda önceden fikir sahibi olmadığı için, yeni bir ad altında yeni bir pazarlama kampanyasının kitaplarının daha büyük bir miktarda satılmasını umuyorlardı. Avon'un rehberliğinde, Ivory, [1999] tarafından romantizm çizgisi için süper liderliğe (ikinci en yüksek seviyeye) mezun olmaktan çok daha başarılı oldu. Amerika RITA Ödülü ve Romantik Dönem Yorumcu Seçimi Ödülü Romance Writers ödülüne layık görüldü.

Fildişi'nin kendi kardeşi, on beş teyze ve amca da dahil olmak üzere geniş bir ailesi var. Ailesi, babasının yerel bir kitapevinde en son kitabının tüm kopyalarını alması ve sahibinin yeniden sipariş vermesi gerektiği yönünde çok destekleyici bir konudur. Ivory'nin teyzelerinden biri onun kitap imzalamalarına katılmaktan ve geçenlere Ivory'nin hayatta en iyi yazar olduğunu söylemekten hoşlanıyor.

Fildişi, çalışmalarına zaman ayırdığı zaman en üretken. Pazar günleri çoğunlukla günde sekiz ila on saat, haftada altı gün çalışıyor ve pazar günleri daha kısaltılmış bir programla çalışıyor. Bir kitap tamamladıktan sonra, sıklıkla seyahat etmeyi seçerek ara veriyor. [1] Maalesef, 2000'li yılların ortalarında ortaya çıkan sorunlar, Fildişi'nin en son çalışmalarını tamamlamasını engellediği için, Viktorya dönemi romanı olan ve potansiyel olarak bir dizi olan ilk romanı.

Fildişi'nin oğlu ve kızı var, ikisi de artık kendi başındalar. Miami, Florida'da yaşıyor
Bana kendim için düşünmeyi öğrettiniz, şimdi bunu geri almak istiyorsunuz çünkü düşündüğüm şey hoşunuza gitmiyor..
400 syf.
·3 günde·10/10
Kitap hakkında söylemem gereken en belirgin özelliği, kitabın gerçek anlamda çok eğlenceli oluşudur. Okurken en keyif aldığım kitaplardan biri Teklif. Çeviri yönünden bir tık aşağıda olmasına rağmen kitapta gülebileceğiniz çok sağlam diyaloglar vardı.

Son zamanlarda karamsar ruh halimize iyi gelecek kisa bir mola niteliğinde bir kitap. Tabi kitabın baskısını bulabilirseniz diye bir notda düşeyim.

Kitabın konusuna gelecek olursam; Edwina Winnie Bollash babası gibi dilbilimcidir. İnsanların konuşmalarına bakarak inceler ve güzel konuşma dersleri verir. Kızımız kimsesi yoktur, ailesini kaybetmiştir. Annesi ve babasından geriye kalan mal varlıkları da tek erkek akrabaları babasının kuzenine, Arles Dükü Xaiver'a kalır. Huysuz ve taş kalpli kuzeni Edwina'yı kabullenmez, evinden kovar. Kendi evinde dahi kalamaz duruma gelen kızımız kendini dilbilimi işine vererrk saygın leydilere, lordlara konuşma sanatını öğreterek para kazanmaya başlar.

Esas adamımız ile karşılaşmaları ayrı bir olaydır. Oldukça güldüren bir karşılaşma hikayesine sahip çiftimiz. Kızımız şans eseri gittiği terzide dikkatini çeken bir olayın içinde çekilir. Esrarengiz bir adam olan Mick merakını cezbeder. Sıradan bir fare avcısı olan Mick'in sıradışı konuşma tarzı vardır. Bu eşsiz konuşma ile Edwina kendi bir iddianın ortasında bulur. Bu esrarengiz adama konuşma ve terbiye ödeyeceğine dair işin içine dahil olur. Derken de hikaye başlar.

Esrarengiz olan bu fare avcısı kimdir sorusu da ayrı bir düğümdür. Mick Tremore adı üzerine bahis oynanmasını başta hoş karşılamaz ama kendi yararına olduğu kararını vererek oyuna ayak uydurur. Çok bilmiş bir kadın ile uğraşması da keyiflidir. Kendi kimliğini de bulma yolunda çıkacağı bu serüvende aklında olmayacağı bir şeye de denk gelir. Aşka.

Kitap konusu hikayesi olarak muazzam bir tat. İlk okuduğum zaman da şimdi de çok keyif alarak okudum. Çokça gülüp bolca aşka denk geleceğiniz bir kitabı okuyacaksınız. Sizi şaşırtacak yerleri de var, bunu da unutmadan eklemem gerek. Kitabın baskısını bulursanız kaçırmayın ve alın, emin olun değecek.
Keyifli okumalar dilerim.
394 syf.
·6/10
Değişik bir tarihi kurguydu özellikle geçtiği dönem olan 1900 ler oldukça ilgi çekici. Bunun yanında dış görünüşü mükemmel olmayan erkek karakterlere olan zaafımı herkes öğrendi yani Charles etkileyiciydi. Kitabın ilk kısımları ne kadar güzelse sonlara doğru tekdüzeleşti. Yine de elinde olan, denk gelen varsa tavsiye ederim.

Louise zengin bir Amerikan varisidir. Dış güzelliği gören herkesi büyülerken, o kendisinden beklenenleri yapmaktan yorulmuş genç bir kızdır. Hiç tanımadığı ve çirkin olduğunu duyduğu bir adamla evlenmek için bindiği gemi ona aşkı ve tutkuyu sunmuş ama genç kızı büyük bir çıkmaza sürüklemiştir.
Charles geçirdiği bir hastalık yüzünden yaralanmış, dış görünüşü çok şey vaat etmeyen bir adamdır. Fakat bir Fransız prensi oluşunun dışında oldukça zengin ve çapkın bir aristokrattır. Evlilikten uzak olsa da kendisine edilen teklifi kabul ederek bunu bir iş anlaşması olarak düşünmüştür. Ta ki müstakbel karısından habersiz onunla aynı gemide yolculuk yapana kadar... Gördüğü genç hanımdan anında etkilenen Charles karanlık köşelerde kıza şehveti tattırmaya kararlıdır. Bunu yaparken kendi kimliğini tamamen saklaması işleri karıştıracaktır.

"Bu gece gel. Nereye geleceğini haber vereceğim. Sonra, birinin seni dinlemesini istersen ben dinlerim. Eğer anlayış istersen anlayışlı olurum. Eğer tavsiye istersen bulurum. Eğer birinin seni öpmesini istersen ben öpebilirim. Emrindeyim tatlım."

Kitap İsmi : Çirkin
Yazar : Judith Ivory
Yayınevi : Koridor Yayınları
Tür : Historical / Erotik
️️️. 5 / 3.5 Puan
400 syf.
·Beğendi·8/10
Sahaftan bulunan güzelliklerden biri... Judith Ivory'nin okuduğum ikinci kitabı ve oldukça sevdiğimi de itiraf etmeliyim. Bir kere öncelikle geçtiği zaman, kişiler, olaylar sıradan tarihi kurgulardan farklı. Ayrıca bu kitapta taşralı bir adam olması da oldukça eğlenceli olmuş. Mick'in sokak ağzına hayran kaldım. Elbette iki zıt karakterin çekimi de her zaman kıkırdayarak okunur. Sonu da tahmin edemeyeceğim bir yere bağlanarak beni şaşırttı. Tarihi kurgu severlere tavsiye ederim. Karşınıza çıkarsa kaçırmayın.

Edwina bir dil bilimci olmasının yanında nezaket ve davranış dersleri de vermektedir. Otuz yaşına gelmiş ve evde kaldığı resmileştiği için aşk düşüncesine fazlasıyla uzaktır. Mick Londra'nın dış mahallelerinde yaşayan, taşradan gelmiş bir fare avcısıdır. Aksanı ve sokak ağzı Edwina'yı yeni bir araştırma için heyecanlandırırken bir iddia uğruna bu adamı altı hafta da beyefendiye çevirebileceğini söyler. Nitekim yapacağına da inanmaktadır. Fakat bir sorun vardır. Mick'e öğrettiği her şeyle Edwina ideal erkeğini yaratır. Yarattığı heykele aşık olan bir kadın için en zoru umudu olmasıdır. Mick ise Edwina'yı hem yatağında hem kalbinde istemektedir. Birbirleri için imkansız olsalar bile...

"Winnie, seni seviyorum ben," dedi.
"Yani bu benimle sevişemeyeceğin anlamına mı geliyor?" diye sordu.
"Bu... Bu sahip olabileceğimden fazlasını istiyorum demek. Ve yalnızca küçük bir kısmına sahip olmak hiç elde edememekten de acı verici olabilir."
394 syf.
·6 günde·7/10
Çirkin bitti, keşke bitmeseydi, dediğim bir kitabın yorumuyla geldim. Yer yer sinirden deliye döndüğüm yer yer gülme krizine girdiğim yer yer de çevirisinden dolayı ilk okurken hissettiğim karışık duygulara girdiğim bir okuma oldu benim için. Karakterleri ne olursa olsun döve döve sevecek düzeydeyim. Çünkü sevilesilerdi

Charles gerçekte yaşıyor olsaydı, kesinlikle o aksayan bacağını önemsemeden kızılcık sopasıyla çok dövülürdü. Yani ben döverdim. Ya anladık, hemen hemen her dönem her insan dış görünüşe önem verir bir boş güzellik peşinde koşardı. Günümüzde de vardır, güzellik belli bir kalıba sokulmuştur ve o kalıp içinde değilse kişi güzel değildir diye düşünülür. Eh yanlış ama yapacak bir şey yok. Charles de düşünce olarak bu itici güce maruz kalmış, param pulum var ama aksayan bacağım yeteri kadar yakışıklı olmayan yüzümle ben çirkinim modunda. Ve hatta bundan sebep öyle bir oyun kuruyor de işte hem eğlendiren güldüren hem de sinirden kudurtan o oyalamaya dönüşüyor. Bana göre bir insan karşısındakinden önce kendisinin kandırır. Şöyle ki kişi ne kadar çirkin ya da güzel olsun, dış görünüşüne saplanıp başkalarının laflarını önemseyerek hareket edebiliyorsa kendisi için bu büyük bir kandırmacadır.

Kamu spotu kıvamındaki düşünce aktarımına son vererek kitaba dönüyorum. Kitapta bir çeviri problemi vardı, okuyanlar bilirler neyden bahsettiğimi. Ama bunun dışında hikaye benim gerçekten çok hoşuma gitti. Konu olarak kitap şahane olsa da çeviriden kaynaklı sıkıntı olmuş. Tamam kurgu güzel, hikaye oturmuş, karakterlerde yakışmış ama anlatım özellikle altını çizerek belirtiyorum çeviri sorundu.

Neyse diyelim. Kitap diyorduk, kitap bir bütün olarak ele alırsam keyifle okunup huzurla kapağı kapatılacak bir kitap. Charles Harcourt çocukluğunda geçirdiği bir hastalık sonucu bir gözü görme yetisini kaybetmiştir ve ürkütücü bir yaraya sahiptir. Ama buna rağmen sosyetenin en gözde çapkınlarından biridir. Çünkü adam soylu ve parası var. (Bak Charles o kadar da kötü değilmiş görüyor musun, alavere dalavere çevirmene gerek de yoktu, sersem şey hıh) Charles öyle bir karakterdir ki kendine göre açıklarını kollarına taktığı güzel kadınlarla kapatıyordur. Charles seyahat ettiği gemisinde nişanlısını deneme maksatlı kimliğini gizleyip kıza başka bir adam olarak oyun oynar ama... İşte orada bir ama var ki en eğlendiğim yerdir. Kendi kazdığı çukura kendisi düşer. Louise Vandermeer güzelliğiyle herkesi büyüleyen zarif akıllı ve uysal bir karakterdir. Uysal dediysem o görüntüsü yoksa çok cin çok fena bir kızımız. Gemide olan olaylar, tatlı tatlı atışmalar sonrasında Louise'nin kendini Fransa da herkesce çirkin olarak bilinen bir adamla (üstelik daha hiç karşılaşmadılar) evli olarak bulması... Derken hikayemiz hızını kesmeden devam eder. Sonrasında neler mi oluyor derseniz kitabın baskısını bulmanızı önerebilirim. Zira yok
394 syf.
·Puan vermedi
Oldukça eğlenceli bir tarihi âşk kitabıydı. Normalde bu türü pek sevmem ama bu cidden eğlenceliydi. Her şey bir şakayla başlıyor. Şakayla başlayan hikayeleri bilirsiniz...

Ne var ki sonunu hiç sevemedim. Yazarın üslubu güzeldi ama sonu böyle sıradan bitmemeliydi. Ama bu tarz kitapların sonu hep aynı şekilde bittiği için insan pek bir şey de diyemiyor. Yine de farklılık olsun isterdim.
394 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Zengin ve soylu bir adam basit menfaatleri için kendisine yöneltilen görücü usulü evlenme teklifini kabul ettiği gelininin kendi varlığından habersiz şekilde başka bir adamla flört ettiğini görünce sinirlenip ona bir ders vermek ister ve kıza garip bi oyun oynamaya karar verir...Tabi ki işler umduğundan farklı gelişir...Bence bir aşk romanı için güzel bi konuya sahipti dili biraz akıcılıktan uzak olsada kitabın amacına hizmet ettiğini düşünüyorum...yani aşk romanı okumak istiyorsanız alın okuyun derim ben...

Yazarın biyografisi

Adı:
Judith Ivory
Unvan:
Amerikalı yazar
Judith Ivory çocukken, diğer mahalle çocuklarını bir araya toplamayı ve hikayelerini anlatmayı severdi. Ona bir defter düzenledi ve genellikle şiir, makale ve kısa öykü yazdı. Florida Üniversitesi'ndeki ilk yarıyılında Ivory'nin İngiliz profesörü, onu yazma kabiliyetine dayalı davetkâr onur programına davet etmiş ve kariyerini bir yazar olarak düşünmesini söylemiştir. Onur programından memnun olsa da, Ivory yedek bir plana ihtiyacı olduğuna karar verdi. Uygulamalı matematik alanında lisans, teorik matematik alanında yüksek lisans ve Cambridge Üniversitesi'nde İngilizce yüksek lisans eğitimini tamamladı. Miami Üniversitesi'nde profesör olarak göreve başlamadan önce ortaokul ve lise seviyesinde matematik öğretti.

Çocukları küçükken yazma kariyerine ciddiyetle başladı. İlk başta, ebeveynlik dergileri için kurmaca olmayan makalelere odaklandı. Ilk romanı bittikten sonra Starlit Surrender, Ivory onu on iki yayınevine gönderdi. Dokuz hafta sonra satıldı ve 1988'de Zebra tarafından yayınlandı. İronik bir şekilde, kitabın yayımlandığı haftada Pocket Books'tan aynı kitaba yönelik ret mektubu aldı. "Ivory, ikinci romanı Black Silk için yayınevlerini Berkley'e devretti. Berkley, diğer yazarlar tarafından roman yığınına sahipti. Ve kitaplarını çok hızlı bir şekilde çizemedi, romanlar arasında üç yıllık bir boşluğa yol açtı Bliss'in üçüncü kitabı yayımlanmasından dört yıl önceydi.Bu sefer kısmen kişisel olaydan kaynaklanıyordu. 1992'de , Dört aylık sürede Ivory'nin çocukları çökmüş akciğerlerle hastalandı, kocası boşanma davası açtı ve evleri Andrew Kasırgası tarafından vuruldu. Çocuklar iyileşti, ev yeniden inşa edildi ve Fildişi hayatını kazandı Kitabının tamamlanmasında büyük bir gecikmeye neden oldu.

1996 yılında çıkardığı Dance'den sonra Ivory, Berkley'den Avon'la yayın yapmak üzere ayrıldı. Avon, adını değiştirmesini istedi. Önceki kitapları gerçek adı Judy Cuevas tarafından yayınlanmıştı. Kitapçıların kaç kitabı satabilecekleri konusunda önceden fikir sahibi olmadığı için, yeni bir ad altında yeni bir pazarlama kampanyasının kitaplarının daha büyük bir miktarda satılmasını umuyorlardı. Avon'un rehberliğinde, Ivory, [1999] tarafından romantizm çizgisi için süper liderliğe (ikinci en yüksek seviyeye) mezun olmaktan çok daha başarılı oldu. Amerika RITA Ödülü ve Romantik Dönem Yorumcu Seçimi Ödülü Romance Writers ödülüne layık görüldü.

Fildişi'nin kendi kardeşi, on beş teyze ve amca da dahil olmak üzere geniş bir ailesi var. Ailesi, babasının yerel bir kitapevinde en son kitabının tüm kopyalarını alması ve sahibinin yeniden sipariş vermesi gerektiği yönünde çok destekleyici bir konudur. Ivory'nin teyzelerinden biri onun kitap imzalamalarına katılmaktan ve geçenlere Ivory'nin hayatta en iyi yazar olduğunu söylemekten hoşlanıyor.

Fildişi, çalışmalarına zaman ayırdığı zaman en üretken. Pazar günleri çoğunlukla günde sekiz ila on saat, haftada altı gün çalışıyor ve pazar günleri daha kısaltılmış bir programla çalışıyor. Bir kitap tamamladıktan sonra, sıklıkla seyahat etmeyi seçerek ara veriyor. [1] Maalesef, 2000'li yılların ortalarında ortaya çıkan sorunlar, Fildişi'nin en son çalışmalarını tamamlamasını engellediği için, Viktorya dönemi romanı olan ve potansiyel olarak bir dizi olan ilk romanı.

Fildişi'nin oğlu ve kızı var, ikisi de artık kendi başındalar. Miami, Florida'da yaşıyor

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 142 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.