Julia Quinn

Julia Quinn

Yazar
7.9/10
1.050 Kişi
·
3.876
Okunma
·
160
Beğeni
·
8974
Gösterim
Adı:
Julia Quinn
Tam adı:
Julie Cotler Pottinger
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York ABD, 1970
Julia Quinn 1970 doğumlu ABD'li Best Seller aşk romanı yazarıdır. Asıl adı Julie Cotler Pottinger olan yazar, kitaplarının başarılı yazar Amanda Quick ile aynı raflarda olmasını istediği için Julia Quinn takma adını kullanmıştır. Romanları 13 farklı dile çevrilen yazar New York Times çok satanlar listesine dokuz kez girdi.

Harvard ve Radcliffe Üniversitelerinde tarih ve sanat eğitimi almıştır.Önceleri hukuk sonra tıp eğitimi almaya karar veren Quinn, Ben & Jerry isimli romanı okuduktan sonra bir roman yazmaya karar verir.

Yale Üniversitesinde Eczacılık ya da Columbia Üniversitesinde Fizyoterapi okumak arasında kalmışken, yazdığı ilk iki roman olan Splendid ve Dancing at Midnightın yayın evi tarafından basılacağı haberini alır. Eczacılık ya da tıp eğitimi almayı kenara koyup kitap yazmaya devam eder.
367 syf.
·4 günde·6/10
Julia Quinn tarihi aşk romanları yazan ve seveni oldukça fazla olan bir yazar. Yazarın en çok bilinen, sevilen serisi Bridgerton Serisi. Uzun zamandır okumak istediğim Yüreğe Söz Geçmiyor ise serinin ilk kitabı. Seriye başlamamda kitabın konusu, yazarın bu seri ile büyük beğeni kazanmasının yanında kitapların her biri için yapılan olumlu yorumlar da etkili oldu ancak tüm bunların üstüne Yüreğe Söz Geçmiyor için söyleyebileceğim ilk şey "benim için hayal kırıklığı olduğu."

Yüreğe Söz Geçmiyor düşlerin, düşeslerin,  bitmek bilmez baloların olduğu bir kitap. Bu açıdan kitaba hemen ısınabileceğimi düşünmüştüm çünkü eski zamanlara ait bu tür hikayelerden hoşlanıyorum. Aslına bakılırsa kitabın başları da iyiydi diyebilirim. Ana karakterlerden birinin cemiyet haberlerini okuması, bir diğerinin konuşma esnasında dikiş nakışla uğraşması, o döneme ait saygı ifadeleri, kabarık balo elbiseleri hoşuma gitmişti. Ancak sonrasında işler fazlasıyla sıradanlaştı, bazı sayfalar sıkıcı hale gelmeye başladı. Daha önce de basit ya da sıradan görünen olayların anlatıldığı kitaplar okudum fakat o kitaplarda yazarların yeteneneği basit konuları bile mükemmel bir hale getirebilmişti. Yüreğe Söz Geçmiyor'da ise Julia Quinn'in anlatım tarzı sıradanlığı kurtaramamıştı.

Sanırım kitabı sevememe nedenlerimden biri de ısındığım bir karakterin olmamasıydı. Çünkü bir dizi izlerken, bir film izlerken karakterleri sevmeniz o dizi ya da filmi sevmenizde ne kadar etkiliyse bir kitabı okurken de karakterlerden birine karşı duyduğunuz sevgi o kitabı beğenmenizde aynı derecede etkili olacaktır. Yani bana sorarsanız bir kitabı çok beğenmek için o kitaptan en azından bir karakterle yakınlık kurmak şart. Ancak ben Yüreğe Söz Geçmiyor'da herhangi bir karaktere ne ısınabildim ne de bir karakterle yakınlık kurabildim.

Yüreği Söz Geçmiyor 1800'lü yılların İngiltere'sinde geçiyor. Bu dönemde özellikle anneler oğullarının ve kızlarının iyi birer evlilik yapmalarını istiyorlar. Bu annelerden biri de eşini kaybetmiş olan Violet Bridgerton. Violet ve 8 çocuğunun içinde evlilik çağına gelenler, uygun eş adayları için balodan baloya koşturuyorlar. Bu kitapta evlilik serüvenini okuduğumuz karakterimiz evin en büyük kızı olan Daphne. Evlenmek için uygun bir kişiyle tanışamayan Daphne'nin dikkatini problemli bir geçmişe sahip, çapkın ve aynı zamanda ağabeyi Anthony'nin arkadaşı olan bir Dük yani Simon değiştirebilecek mi dersiniz?

Serinin ikinci kitabı En Çok Beni Sev, ancak ilk kitap beni ikinci kitabı okumaya teşvik etmedi diyebilirim. İkinci kitabı okuyacak olsam bile bunun yakın zamanda olmayacağından şüphem yok. Bridgerton ailesi ile tanışıklığım kısa sürdü gibi görünüyor ancak tarihi aşk konulu çok daha iyi kitaplar mevcut. Keyifli okumalar...
367 syf.
·2 günde·Beğendi
Tarihi romantik kurgusu olan kitaplar okumayı çok seviyorum. İlk kitabını okuduğum serinin, tam istediğim gibi olduğunu söyleyebilirim. Ve seri 8 kitaptan oluşuyor. Daha ne olsun! Bir okur için çifte bayram...
Bridgerton ailesini konu alan serinin bu kitabında; 8 çocuklu bu ailenin ilk kızları olan Daphne ve büyük ağabeyin en yakın arkadaşı Simon'un, komik olduğu kadar da romantik olan ilişkileri anlatılıyor.
Bridgerton ailesine bayıldım. Anneleri, Daphne ve 3 ağabeyinin diyalogları çok eğlenceliydi. Çocuklarına alfabetik sırayla isim koymuş olan bu ailenin, diğer fertlerinin hikayelerini de kesinlikle okumayı düşünüyorum. Ayrıca bu tarz kitapları sevenlere de "kesinlikle okuyun" diyorum.
250 syf.
Kitaba Başlarken;
Franz Kafka'nın şu cümlelerini okuduktan sonra mektuplara ayrı zaafım oldu.'Kapımın eşiğinden atılan mektuplarının üzerinden atlıyorum her gün. Açmıyorum, okumuyorum. Daha fazla özleyeyim diye.'Okuyayım o halde :)
Kitabı Bitirdikten sonra;
Eee hani nerede 36 tane mektup :( Hayal kırıklığı bir yana, en azından hiç tanımadığım birileri hakkında dedikodu yapıp, sonunda huzura ermişim hissi ...
367 syf.
·Beğendi·10/10
O kadar hoş o kadar güzel bir kitap ki okuyucular eminim ki yazılan her kelimeyi içten yaşayacaklar. Şehvetin, aşkın, düşlerin, düşeslerin baloların olduğu bir kitap herkesin okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
312 syf.
·5 günde·9/10
Julia Quin her yazdığını beğeniyorum zaten. Bu kitabı da beğendim...
Kitabın konusuna gelince; Olivia Bevelstoke, yeni komşusunun nişanlısını öldürdüğünü duyunca buna inanmayıp gülüp geçer. Ama yine de merakına yenik düşerek casusluk yapmaya karar verir. Böylece yatak odasının penceresinde, perdelerin arkasına gizlenip karşı evi izlemeye başlar.
Sör Harry Valentine, Savaş Bakanlığı’na bağlı bölümde çalışıp, ulusal güvenlik adına önem arz eden belgelerin çevirisini yapmaktadır. Bu yüzden de onu gizlice gözetlemeye çalışan muhteşem sarışının anında farkına varıyor.
İkisinin birbiriyle olan diyaloglarını okurken çok eğlendim, maceranın, tutkunun, heyecanın bol olduğu bir kitaptı.
İyi okumalar....
344 syf.
Sonunda... Julia Quin hiç ara vermemeli. Gerçi kadının yazdığı kitapları Amazon'da görüyoruz. O halde yayın evleri dur durak bilmemeli. Onun kitaplarını çevirdikleri için onları asla pişman etmeyiz :) Bu incelemeyi okumadan önce yapmıştım ama okuduktan sonra da bir tane yapmam gerekiyordu elbette :) Aslında bu kitabı çıkar çıkmaz aldım ve okumam da bir buçuk gün sürdü ama incelemeyi yazmayı sürekli erteledim çünkü asla bu kitap için yeterli diyebileceğim zamanım olmadı ve uyduruk bir şey de yazmak istemedim. Bu kitap J.Q 'nun kitapları içinde favorimdi diyemem çünkü hepsini ayrı ayrı seviyorum. (Çoğunluğun sevmediği Yüreğe Söz Geçmiyor'u bile) Ama Hugh benim favori erkek karakterim oldu. Simon ve Markus'un ciddiyetine ya da Colin ve Daniel'in tatlı diliyle muhteşem gülüşüne tarihi aşk romanlarından aşinayız ama Hugh'un üstün zekasıyla ön plana çıkması ve yakışıklılığına rağmen kendisini yetersiz görmesi tarihi romanlarda pek alışıldık bir durum değildi. Genelde kendilerine aşırı güvenleri olur ve çok baskın karakterlerdir. Hugh ise alçak gönüllülüğü ve dehasıyla kalbimi çaldı. Ve küçük leydi Frannie'den bahsetmeden geçemezdim. Tek bir şey söyleyeceğim: Ona ve tek boynuzlu atına bayılacaksınız ;)
368 syf.
·2 günde·5/10
Uzun zamandır güzel bir tarihi aşk kitabı okumamıştım. Bu türde çok sevilen fakat benim okumadığım bir yazar ararken Julia Quinn'e denk geldim. Kitaplarına bakarken de Cennet Gibi çok ilgimi çekti. Zira arka kapak yazısı çok eğlenceli bir tarihi aşk kitabı okuyacağıma dair vaatler içeriyordu. Kitap hakkında olumsuz tek bir yoruma da denk gelmeyince, hevesle okumaya başladım.

Kitabı başlarda çok sevdim. Eğlenerek, gülerek kitabı okuyordum ve seveceğimden emindim. Konusu güzeldi, karakterleri -özellike Marcus- tarihi aşk kitaplarının bilindik klişe tiplerinden çok uzaktı. Sadece bu kitapla, Julia Quinn'i, favori tarihi aşk kitabı yazarlarımın arasına koyabilirdim. Ama, ama işte...

Karakterlerin atışmalarını okumak güzeldi fakat işin içine aşk girince kitaba olan beğenim yavaş yavaş azalmaya başladı. Halbuki bu ikilinin âşık hâllerini okumak için sabırsızlanıyordum. Gel gelelim yazar mevzu aşka gelince her şeyi o kadar aceleye getirdi ki baştan savma bir kitap okuyormuş gibi hissetmekten kendimi alamadım.

Keşke kitap daha uzun olsaydı da yazar konuyu aceleye getirmeseydi. Her şey o kadar pat pat oldu ki bir noktada olaylar benim için samimiyetini yitirdi. Karakterlere olan sevgim azaldı. İlk 200 sayfası ne kadar severek okuduysam, geri kalan sayfaları da o kadar sevmeyerek okudum. Yazar ikilinin hislerine o kadar az yer verdi ki kitapta müzikal olayı bile ikilinin ilişkisinden daha detaylı anlatılmıştı. Ayrıca bu müzikal olayından da cidden nefret ettim. Müzikalin olduğu bölümleri okurken çok sıkıldım. Merak ettiğim fakat havada kalan da bir çok şey oldu. Durum böyle olunca kitap hafif bir hayal kırıklığı yarattı bende.

Kitap okurken eğlensem de sevmediğim bir çok yeri vardı. Hiç sevmedim diyemem fakat önerir miyim? Hayır. Belki benim beklentim çok yüksekti. Merak ediyorsanız beklentisiz başlayıp okumanızı öneririm.
416 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Bridgerton serisinin en güzel romanıdır bence. Hikayenin yarısı Külkedisi masalından alıntılarla gidiyor ama o bölümlerde bile bir özgünlük kendini belli ediyor. Külkedisi hikayesinden sonra hikaye daha da güzelleşiyor. Sophie'nin sakar halleri kadar göründüğü gibi saf olmaması, çektiği acılar, Benedict'e duyduğu büyük sevgi beni çok etkilemiştir. Ve Benedict Bridgerton... O nasıl bir adamdır! 3 sene boyunca sevdiği kadının peşinden koşan, sanatçı ruhuna sahip, çapkınlığı tamamen geride bırakan, erkek kardeşleri arasında en olgun olan aşık olunası,canımın içi!! En sevdiğim Bridgerton o oldu benim için. Sonlara doğru Benedict gerçeği tesadüf sonucu öğrenince Sophie'yle tartışmaları çok üzücüydü ama tatlıya bağlandı.

Ah o Sophie'nin üvey annesi yok mu? İnanın Külkedisi üvey annesinden bu kadar çekmemiştir. Sonunda hak ettiğini buldu ama geberisice.
416 syf.
·Puan vermedi
Külkedisinin bir versiyonu işte, zalim üvey anne, hain üvey kardeşler, hizmetçilik yapan güzel kıza kadar hikaye esinlenilmiş !

İtiraf etmeli ama kendini okutturuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Julia Quinn
Tam adı:
Julie Cotler Pottinger
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York ABD, 1970
Julia Quinn 1970 doğumlu ABD'li Best Seller aşk romanı yazarıdır. Asıl adı Julie Cotler Pottinger olan yazar, kitaplarının başarılı yazar Amanda Quick ile aynı raflarda olmasını istediği için Julia Quinn takma adını kullanmıştır. Romanları 13 farklı dile çevrilen yazar New York Times çok satanlar listesine dokuz kez girdi.

Harvard ve Radcliffe Üniversitelerinde tarih ve sanat eğitimi almıştır.Önceleri hukuk sonra tıp eğitimi almaya karar veren Quinn, Ben & Jerry isimli romanı okuduktan sonra bir roman yazmaya karar verir.

Yale Üniversitesinde Eczacılık ya da Columbia Üniversitesinde Fizyoterapi okumak arasında kalmışken, yazdığı ilk iki roman olan Splendid ve Dancing at Midnightın yayın evi tarafından basılacağı haberini alır. Eczacılık ya da tıp eğitimi almayı kenara koyup kitap yazmaya devam eder.

Yazar istatistikleri

  • 160 okur beğendi.
  • 3.876 okur okudu.
  • 27 okur okuyor.
  • 820 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları