Jülide Sevim

Jülide Sevim

Yazar
8.3/10
15 Kişi
·
45
Okunma
·
1
Beğeni
·
869
Gösterim
Adı:
Jülide Sevim
Unvan:
Psikolog, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1968
Jülide Sevim, 1968’de İstanbul’da doğdu. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu. 1993’ten bu yana, AMBE adını verdiği merkezinde danışmanlık hizmeti sunuyor. 1993-99 yıllar arasında TRT, HBB, ATV kanallarında “psikolojik” içerikli danışmanlık programlar hazırlayıp sundu. 1999-2000 arasında Milliyet’te “İnsana Dair” ve “İçimden Geldiği Gibi” köşelerinde yazdı. 2001’in başında, ilk kitabı olan Bir Erkek Ağladığında çıktı; aynı yıl, tarih boyunca cinsel rollerin oluşumunu incelediği, Tanrı’nın Sesi Kadın; 2002’de çocukta cinsel gelişimi anlattığı Anne Bu Ne? adlı kitapları yayımlandı.
Yenilenmeyen, gelişmeyen hiçbir ilişki varlığını sürdüremez. Daha doğrusu sağlıklı bir halde varlığını sürdüremez; çünkü dokunmaya , bakmaya doyar insan. Başka şeyler arar.
Unuttun! Seni ben var ettim!
Yüklediğim anlamlarla, bu kadar değerli hale geldin.
Artık içimde tutmuyorum sevgimi.
Seni sevmekten vazgeçtim.
Ve kendimi özgür bırakıyorum.
Bekleyeceğim bir Pazartesi,
Yeni bir yaş, yıl, olay yok!
Bir yolculuğa çıkıyorum...
Geçmişten vazgeçiyorum,
Yanıma aldığım tek şey, kaybettiklerimden çıkarttığım sonuçlarım;
Gelecek için endişelenmeyi bırakıyorum geride.
Bir avucumda sonuçlarım,
Diğerinde umutlarım,
Bagajsızım,
içimdeki sese, giydireceğim elbiselere ihtiyacım yok bundan böyle.
Çırılçıplağım,
Canım neyi isterse onu giydireceğim.
Olgunlaşmamış insanların tipik bir başka özelliği de; "yalnızlık'ı kurtulunması gereken bir durum olarak görüp, gidermek için başkasıyla ilişkiye girmeleri"dir.
Bildik insanların kafasındaki genel anlamıyla, Tanrı'ya inanmam.
Tanrı'ya inanmayı, kişisel güçsüzleri için dayanak seçmiş insanları, çözemedikleri için yardım dilenmeyi küçümserim. Hiçlik içinde, hiç bile olmayışı simgeleyen bir davranıştır yakarmak. Mutluyken, gülerken yok, zavallıyken çok.
Bilin bakalım bu ne? Tanrı!
Ölüm halkının da bireyin elinde olması gerektiğine inananlardanım. Bu yüzden de intihara teşebbüs edenleri zayıflıkla suçlamam ya da herkesin ömrü yettiğince yaşaması gerektiğini savunmam...
Annemle babam birbirlerine aşık olmuşlar. Sonunda evlenip bir yuva kurmuşlar. Birbirlerine dokunmak öpmek öyle hoşlarına gitmiş ki, bir bebekleri olsun istemişler. Çok güzel öpüştükleri, birbirlerini sevdikleri bir gün,annemin karnının altındaki özel bir odacığa yerleşmişim ben.
Ben iyice büyüyünce, annemin karnına sığmaz olmuşum. Bir doktorun yardımıyla hastanede doğmuşum. Annem ile babam çok sevinmişler. Beni çok güzel bulmuşlar. Aslında doğduğum günlerdeki fotoğraflara baktığımda, hiç anlamıyorum. O kadar çirkinmişim ki...
Yüzüm buruş buruşmuş. Saçım yokmuş. Nasıl sevmişler beni?
Babam diyor ki:
"Bütün bebeklerin yüzü, doğduklarında buruş buruş ve kırmızıdır. Annelerinin karnındaki odacıkta ışık yoktur. Işığa alışınca, sütlerini emip, uyudukça büyür ve güzelleşirler.
Annem diyor ki:
"Resim yaptığında, sen ne kadar çok beğeniyorsun. Babanla ben de, isteyerek yaptık seni. O yüzden; bizim için, çok güzeldin sen." Sevgiyle bakınca, her şey güzel gözükürmüş insanın gözüne.
79 syf.
·9/10
2-14 yaş arasındaki çocukların cinsellikle alakalı sorularına açıklayıcı ve net cevaplar verilmiş. Ayrıca görsellerle desteklenmesi de cevaplarla yetinmeyen çocuklara yardımcı olabilmek adına işimizi kolaylaştırmış.
92 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bebekler ve çocuklar sevimli varlıklardır. Onlarla vakit geçirmeye, onları sevmeye doyamayız. Hiç büyümesini istemediğimiz ve bir melek olarak nitelendirebileceğimiz bu saf varlıklar bir gün büyüyecek,dünya, yaşam, insanlar ve daha birçok konu hakkında bizleri soru yağmuruna tutacak. Bu konular arasında cinsellik önemli bir yere sahiptir. bireysel farklılıklar da göz önünde bulundurulacak olursa çocuk, hemen hemen 2-3 yaştan itibaren kendi bedeni ve karşı cinsten akranlarının bedenlerini, yetişkin bedeni ile kendi bedeni arasındaki farkları sorgulamaya başlar. Çocuklar bizlere cinsellikle ilgili sorular yönelttiiğinde paniğe kapılıp, nasıl cevap vereceğimizi bilemeyebilir, neden bu konuyu merak ettiklerini anlamaz, hatta onlara kızabiliriz.
Psikolog Jülide Sevim,cinsellik konusunda çocukları yaş özelliklerine uygun, doğru bir şekilde bilgilendirmek açısından her ebeveynin okuması gereken bir kitap hazırlamış bizler için. İçerisinde çocukların anne babalarına yönelttiği sorular ve anne babaların da bu sorular karşısında nasıl bir tavır ve tutum sergilemeleri gerektiğini anlatan bilgiler derlenmiş. Unutulmamalıdır ki çocukken yaşadığımız şeyler ileriki yaşamımızı derinden etkiler. Çocukların sordukları sorulara sordukları anda cevap vermek çok önemlidir. Bu yüzden çocuklarımızın bizlere yönelteceği sorulara hazırlıklı olmalı önceden bilgi edinmeliyiz.


Not: Kitap içerisinde yer alan çizimlerin çocuklar için uygunsuz olduğunu düşünüyorum. Kitaptaki görseller okul öncesi çağdaki bir çocuk için oldukça ağır gelebilir.
79 syf.
Cinsellik hakkında çocuklara doğru bilgiler vermeleri açısından, anne ve babaların yararlanacakları bir kitap.
Korktuğumuz "Anne bu ne?" sorusu ile karşılaştığımızda ne cevap vereceğiz?
Soruların cevaplarının gelişim çağını ve yetişkin yaşamını direkt etkilediğini öğreniyoruz.
79 syf.
·1 günde·8/10
Çocukların cinsel gelişim ve cinsellikle ilgili sorularını tamamen zihinsel gelişim ve yaşa uygunluk esasına dayanarak ustalıkla savuşturmanızı sağlayacak izahları ve cevapları içeren pratikte uygulanabilirliği yüksek güzel bir kitap :) çocuklarda cinsel istismara yatkınlık kriterlerine ve istismar belirtilerine de açıklık getirmiş. Kısa ve öz, tekrara düşmemiş, görev adamı bir metin. Çocukların sorunlarını ve cevap bekleyen sorularını ötelemekten kaçınan her ebeveynin faydalanabileceğini düşünüyorum.
24 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
4-7 yaş çocuğuna yönelik, günümüz çocuklarına, " Ben nasıl doğdum." sorusunun cevabını anlayacağı seviyede verebilecek bir kitap. İçi bol resimli, hani okuma yazma bilmiyorken ana sınıfı öğretmeni içindeki resimleri göstererek çocuğun ilgisini çekmesini sağlayabilir. Büyüklük olarak çocuğun rahatlıkla taşıyabileceği büyüklükte ve hafif bir kitap. Yazarın girişte belirttiği gibi, eski masallar artık çocukların dünyasına hitap etmiyor. Kimi mistik öğeler korkmalarına sebep olabiliyor.
Eski masallarda cinsiyetçi yaklaşımları sıklıkla görebiliriz.Ayrıca anne-babası ayrılmış bir çocuğa üvey anneli masallar okumak ne derece doğrudur?
Kitap içerisinde tekerlemede yer alıyor. Bu o çocuğun ana diliyle ilgili becerilerinin gelişimine katkı sağlayacaktır.

Yazıların puntosuda çocuğun okuyacağı sıra gözünü yormayacak büyüklüktedir.
Düşünen Çocuk Serisi'ne ait olan bu kitabın dışında diğer kitaplarında böyle güzel olacağını düşünüyorum. Bir psikolog tarafından yazılmış güncel bir masal tadında hikaye aslında.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jülide Sevim
Unvan:
Psikolog, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1968
Jülide Sevim, 1968’de İstanbul’da doğdu. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu. 1993’ten bu yana, AMBE adını verdiği merkezinde danışmanlık hizmeti sunuyor. 1993-99 yıllar arasında TRT, HBB, ATV kanallarında “psikolojik” içerikli danışmanlık programlar hazırlayıp sundu. 1999-2000 arasında Milliyet’te “İnsana Dair” ve “İçimden Geldiği Gibi” köşelerinde yazdı. 2001’in başında, ilk kitabı olan Bir Erkek Ağladığında çıktı; aynı yıl, tarih boyunca cinsel rollerin oluşumunu incelediği, Tanrı’nın Sesi Kadın; 2002’de çocukta cinsel gelişimi anlattığı Anne Bu Ne? adlı kitapları yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 45 okur okudu.
  • 40 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.