Kadir Mısıroğlu

Kadir Mısıroğlu

7.8/10
185 Kişi
·
415
Okunma
·
161
Beğeni
·
4.483
Gösterim
Adı:
Kadir Mısıroğlu
Tam adı:
Kadir Mısıroğlu
Unvan:
Türk Tarih Araştırmacısı, Yazar, Şair, Osmanlı Münevveri, Hukukçu ve Gazeteci
Doğum:
Trabzon, 24 Ocak 1933
Türk tarih araştırmacısı, yazar, şair, hukukçu ve eski gazeteci. Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı mütevelli heyeti başkanı ve Sebil Yayınevi kurucusu ve sahibi. 1933 yılında Trabzon'un Akçaabat İlçesi'nde doğdu.İlk ve orta tahsilini Akçaabat'ta, liseyi Trabzon'da tamamladı. 1954 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Talebeliliği müddetince birçok yurt açıp çalıştıran Mısıroğlu, fakülte yıllarından itibaren hukukçuluktan çok tarihçiliğe meylederek yakın tarih ile alakalı araştırmalara başladı. Mısıroğlu, 1964 yılında, ilk eseri olan Lozan; Zafer mi, Hezimet mi?! kitabının birinci cildini kaleme aldı ve aynı sene Sebil Yayınevini kurdu. 1970 Yılının ocak ayında Milli Türk Talebe Birliği'nde Harf Inkılabı ile alakalı verdiği bir konferansı dava mevzuu yapılarak hakkında Eskişehir Örfi İdare Mahkemesi'nce mahkumiyet kararı verildi. Daha sonra 1976 yılı başından itibaren İslami bir dergi olan Sebil Dergisi ni çıkarmaya başladı. Bu dergideki birtakım yazılarından dolayı kısa bir müddet sonra hakkında 163. maddeye istinaden sayısız dava açıldı. 1980 ihtilali ile Mısıroğlu'nun da vazifeli bulunduğu MSP Merkezi Umumi Heyeti hakkında tevkif kararı verilince, hakkında daha evvel açılmış olan davaların, MSP davasıyla birleşmesinden doğacak ağırlıktan dolayı bazı arkadaşlarının ısrarı ile yurt dışına gitmek zorunda kaldı. 11 yıllık gurbet hayatından sonra 1991 yılında Türkiye'ye geri dönen Kadir Mısıroğlu, çalışmalarına devam etti. Mısıroğlu, evli ve üç çocuk babasıdır. Şu anda Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı'nın da başkanıdır. Mısıroğlu bu vakıfta cumartesi günleri Cumartesi Sohbetleri adıyla konuşma yapmaktadır. Bu konuşmalarında hem takipçilerinden gelen tarih, siyaset, din, edebiyat ve gündemle ilgili birçok soruyu cevaplandırmakta ve tarihi konularda konuşmalar yapmaktadır.

Uluslararası Faaliyetleri ve Ödülleri

Kendi eserinde beyan ettiği üzere bir İslam Şurası toplamıştır. Bu uluslararası kongreye, Nazım Kıbrısi, İsa Al, Musa Serdar Çelebi, Ali Batman, Cemaleddin Kaplan ve İslam aleminden pek çok kişi katılmıştır. Birinci İslam Şurası 25 ve 26 Aralık tarihinde Gelsenkirchen Dickamp str'da eskiden cami olarak kullanılmış geniş bir salonda tertip edilmiştir. Kongre bir bildiri de yayımlamış, bildiride imzası geçen İslam adamları şunlardır: Aslan Tok (İsviçre), Şerafettin Özkan (Fed. Almanya), Kadir Mısıroğlu (İngiltere) (çünkü o sıralarda Türk vatandaşlığından atılmış ve mavi pasaport ile İngiltere merkez olarak Almanya'da yurtsuz yaşıyordu), Muharrem Beyhan (Danimarka), Hanefi Ağırman (Fed. Almanya), A. İbrahim Savaş (Avusturya), Nadir Erbil (Fed. Almanya), Osman Deveci (Fed. Almanya), Atıf Yüksel (Hollanda), Ali Öztürk (Fransa), Enver Töre (Fed. Almanya).

Mısıroğlu Macar İhtilali isimli kitabı üzerine Hür Macar Yazarlar Birliği'nin en büyük ödüllerinden olan Gümüş Madalya ile taltif edilmiştir. Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başkanlığını yaptığı Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından Osmanoğullarının Dramı isimli eserinden dolayı Juri Hususi Ödülüne layık görülmüştür.
Kütüphânesiz münevver olmaz. Kitaplar, insan hayatını seviyelendiren en ehemmiyetli müessirlerdir. Ancak bu seviyelendiriş, müsbet de, menfî de olabilir. Zira kitap, iki ağızlı bir bıçak gibidir.
Bunca yanlış ve yalan
Arasında tek kalan
Bir gerçek şudur ancak:
Her fâni bir oyuncak !
Ki, kırılmaya mahkum !..
İstisnasız bir hüküm !..
Bir kânûn-i ezeldir,
Meşhur darb-ı meseldir:
Yeter !..
Tüketme nefes,
"Allah bes, bâkî heves !.. "
Kadir Mısıroğlu
Sayfa 44 - Sebil yayınevi
Bir memleketin kadınları ne kadar tekâmül etmişse, o memlekette o derece ilerlemiştir. Kadının okutulmadığı, geriye itildiği yerlerde bütün bölge geri, cahil ve az gelişmiştir. Kadınların tahsile teşvik edildikleri, cemiyet hayatında faal bir rol sahibi bulundukları yerlerde, cemiyet ilerlemiştir. Bu açıkça şu demektir ki; müslüman halkın, bilhassa kadınların tahsilleri üzerinde şiddetle durulmalıdır.
Eski bir afrika atasözü şöyle der;
<<Erkek tahsil görünce bir tek kişi tahsilli olur. Kadın tahsil görünce, bütün aile tahsil görmüş duruma yükselir>>
İslam fıkhına göre, mesela bir parkta bulunmuş bir çocuğa, babalık veya analık iddia eden iki insan mevcud olsa , bunlardan biri müslim, diğeri gayri müslim olsa fakat müslim köle olsa , kadı, çocuğu gayri müslim fakat hür olan insana verir. Çünkü bu takdirde çocuk gayri müslim fakat <<hür>> olacaktır.
Tek başına şu misal bile, islam'da hürriyete atfedilen ehemmiyeti göstermeye kâfidir.
"Ben müslümanların halifesiyim. Bu makamda bulunmamamı isteyip istememek müslümanlar için bir haktır. Lakin bu yahudi Karasu Efendi bu heyette ne sıfatla bulunmaktadır!?" sualini tevcih edince, heyetteki gafiller başlarını önlerine eğmek mecburiyetinde kalmışlardı.
Şeyhlikten şahlığa sıçramayı murad ederken kendisini bahtının tahtı olan darağacında bulmuştu.
Yeni dünya'nın bu suretle başlayan iskânı, zengin tabiat kaynaklarının hızla işletilmeye başlanılmasını gerektirdi. Bu herşeyden önce <<emek>> e bağlı idi. Amerikada ise bütün göçlere rağmen bu emek kâfi miktarda yoktu. Önceleri pek kendini hissettirmeyen veya yeni göçlere nispeten karşılanabilen bu eksik, daha sonra , işletmelerin genişlemesi, büyük çiftliklerin ve sınâî tesislerinin kurulmasıyla had safhaya yükseldi. Bilhassa yavaş yavaş zenginleşen bu yeni dünyanın yeni sahipleri ağır ve âdi işleri gördürecek <<hizmetçi>> nev'inden elemanlar aramaya koyuldular. İşte bu suretle Amerika kıt'asını bir iç harbe bile sürükleyecek olan esir ticareti ve bundan doğan zenci mes'elesi ortaya çıkmış oluyordu.
...İngilizler,Lozan'da imzalanan muahedeyi tam yedi buçuk ay tasdik etmeyerek Hilafet'in ilgası keyfiyetinin gerçekleşmesini görene kadar beklemişlerdir. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan muahedesinin İngiliz Parlamentosu'ndaki müzakere ve tasdiki 6 Mart 1924'tür.
Çok eski zamanlarda okuduğum bir kitabın incelemesiyle daha sizlerleyim. Bu kitap için de sizden ricam, sol görüşlü Oral Çalışlar 'ın eserinde olduğu gibi veya sağ görüşlü Necmettin Hacıeminoğlu 'nun eserinde olduğu gibi; siyasi ve sosyal görüşlerinizi bir kenara bırakarak sadece eserde anlatılanları göz önüne almanız...

Keza bilenler bilir, Kadir Mısıroğlu Osmanlıcı, İslamcı düşünceleri; Atatürk karşıtı ve ideolojik propogandalarıyla bazı kesimlerim kendine yakın hissedip sevdiği, bazı kesimlerinse ciddi manada tepki gösterdiği bir isim.

Bana soracak olursanız, ben şahsen pek kendisinden haz etmesem de çok kez işittiğimiz "Batı'nın iyi yanlarını alıcan, kötü yanlarından uzak durucan!" söylemlerine benzer bir tutumla hareket etmekteyim Zira her görüşü bilmek hem bakış açımızı genişletir, hem empati kurabilmemize olanak sağlar...

Zira KKTC Eski Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Rauf Denktaş'ın bile okuyup teşekkür mektubu yazdığı bir kitapla karşı karşıyayız. Ki Rauf Denktaş'ın da siyasi düşüncelerinin, yaşam biçiminin, söylemlerinin vs Kadir Mısıroğlu ile örtüşmediğini, aksine zıt olduğunu düşünürsek, bu kitabı önyargısız bir şekilde okumak gerektiğini de daha iyi özümsemiş oluruz.

Kadir Mısıroğlu isminin yaratabileceği önyargıyı biraz olsun hafifletebildiğimi umarak, kitapla ilgili detaylara geçiyorum.

Kitap ne günümüzü ne de günümüzde ki siyasi olayları ele alıyor. İlk baskısı 1966 yılında yayınlanmış olan bu kitap, 1976 yılı baskısı ile güncellenmiş olup, milli mücadele yıllarında ve Kıbrıs Harekâtı dönemlerinde Yunanlılar'ın Türkler'e yaptığı zulümleri ve o zulümlere dair belgeleri içeriyor.

Kitap anlatım bakımından akıcı ve coşkulu bir anlatıma sahip... Fakat kitapta Arapça ve Farsça'dan dilimize geçen birçok kelime kullanıldığı için bazı cümleleri tam manası ile anlamakta güçlük çekebilirsiniz. Bunun dışında kitapla ilgili olumsuz gördüğüm bir nokta, doğrudan başka bir milleti bu denli sert bir dille ele alıyor olması. Bu cümleme tepki gösterenleriniz olacaktır ancak hiçbir millet -hele ki günümüzde, olaylarla alakası olmayan nesilleri-, doğrudan doğruya hedef alınmamalıdır. Yunanlar'ın sebep olduğu şeyler tabii ki de kitap haline getirilebilir ancak bunu yaparken cümlelerde seçici olmak ve bütün bir milleti zan altında bırakmamak gerektiğini düşünüyorum.

Bu tarz kitapları sevenler için güzel gelebilir ancak birçoğunuzun okurken ara ara sıkılabileceğini düşünüyorum. Ama okunmaya değer bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Herkese iyi okumalar!

* Bahsini ettiğim Oral Çalışlar ve Necmettin Hacıeminoğlu'nun kitapları için yaptığım incelemelere sırasıyla
(bkz: Oral Çalışlar / Liderler Hapishanesi (12 Eylül Günlükleri))
(bkz: Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu / MİLLİYETÇİLİK - ÜLKÜCÜLÜK - AYDINLAR)
bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Doğru türkçe ve elifba ya yapılan bu rezil saldırıyı anlatan bir kitap. Okurken sinirden şakaklarımın terlemesi ve acınacak duruma , yapılan saçma işlere ince bir tebessüm ettirecek bir kitap.
Harika bir biçimde hazırlanmış. Açık ve anlaşılır. Bunun dışında vesikalardan oluşması hoş. Yakın tarihimizin üstü örtülmek istenen gerçekleri. Ağızları açık bırakan cinsten gazete ve kitap alıntılarıyla dolu, bir arşiv çalışması. Fazla yorum katılmadan yani geneli yoruma kapalı belgelerle yazılan bir kitap, tartışmasız tarihe düşülen notların en iyilerinden.
Filistin'in kısa tarihi, yahudilerin kısa tarihi, yahudilerin bugünü ve dünü. Gelecekte olabilecek durumlar incelenmiş. Bende yazarla aynı fikirleri paylaşıyormuşum.
Yazar bu kitabında dört bölüm olarak Kurtuluş Savaşında ( günümüzde okullarda okutulan tarih kitaplarında belirtilmemesine karşın ) düşmanlarla mücadele etmiş olan çok sayıdaki hoca,imam ve müftülerden örnekler sunuyor.
İzmir işgali,Meclisin açılması,Zafer ve sonrası bölüm başlıkları olarak dikkat çekerken,bu konularda adları geçen bu kişilerin tutumlarını belgelerle anlatıyor.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Aşıklar ölmez velhasıl toprağa kök , göğe aydınlık , kalplere nur olur. Üstad Kadir Mısıroğlu bu kitabında muazzam tesbit ve dünya görüşüyle devlet meseleri, dilin tahribatı , İman vb. Bir çok konuda çok güzel yazılar kaleme almış bil hassa büyük bir milletin ölmediğini ( TÜRK MİLLETİ) dahada güçlü olduğunu zamanın ve tarihin bu milleti yeniden zirveye çıkaracağının iman dolu hakikatlerine dokunmuş , bendeki iman ve vatan sevgisine bir yenisini eklemiştir. Mutlaka okunması gereken güzel hayır çok güzel bir eser.
üstad kadir mısıroğlunun osmanlı tarihininin yükselme dönemi sonuna kadar anlattığı bu eser, incelendiğinde son derece muhteşem bir eser olarak yıllarca kütüphanenizde saklayabileceğiniz ve defaaten açıp bakabileceğiniz ve miras bırakabileceğiniz nadide bir eserdir arkadaşlar. muhakkak alıp okuyup okutturup gelecek neslinize de saklamanız gereken bir eser
mutlaka okunması gereken şahane bir eser. Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta çıkışı ile başlamakta ve Sultan İbrahim'in ölümü ile bitmektedir. Bir solukta okuyacağınız nadir kitaplardan biri.
Tarihçi bir haber spikeri gibi olmalı. (Haber-tarihi olay) çıplak, yalın, olduğu gibi verilmeli. Tarihçi taraf tutmamalı, yanlı olmamalı, aksi durumda inandırıcılığı sorgulanır hale gelir. Bu yazar da bir hayli taraflı bir üslup kullanmış...
Sekiz bölüm halinde olan bu kitapta ; Yunanlıların işgal sürecinde yaptıkları ( bir insanın okumaya dahi tiksindiği...) zulümleri,itirafları,ihanetleri,mektupları okuyabilirsiniz...

Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kadir Mısıroğlu
Tam adı:
Kadir Mısıroğlu
Unvan:
Türk Tarih Araştırmacısı, Yazar, Şair, Osmanlı Münevveri, Hukukçu ve Gazeteci
Doğum:
Trabzon, 24 Ocak 1933
Türk tarih araştırmacısı, yazar, şair, hukukçu ve eski gazeteci. Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı mütevelli heyeti başkanı ve Sebil Yayınevi kurucusu ve sahibi. 1933 yılında Trabzon'un Akçaabat İlçesi'nde doğdu.İlk ve orta tahsilini Akçaabat'ta, liseyi Trabzon'da tamamladı. 1954 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Talebeliliği müddetince birçok yurt açıp çalıştıran Mısıroğlu, fakülte yıllarından itibaren hukukçuluktan çok tarihçiliğe meylederek yakın tarih ile alakalı araştırmalara başladı. Mısıroğlu, 1964 yılında, ilk eseri olan Lozan; Zafer mi, Hezimet mi?! kitabının birinci cildini kaleme aldı ve aynı sene Sebil Yayınevini kurdu. 1970 Yılının ocak ayında Milli Türk Talebe Birliği'nde Harf Inkılabı ile alakalı verdiği bir konferansı dava mevzuu yapılarak hakkında Eskişehir Örfi İdare Mahkemesi'nce mahkumiyet kararı verildi. Daha sonra 1976 yılı başından itibaren İslami bir dergi olan Sebil Dergisi ni çıkarmaya başladı. Bu dergideki birtakım yazılarından dolayı kısa bir müddet sonra hakkında 163. maddeye istinaden sayısız dava açıldı. 1980 ihtilali ile Mısıroğlu'nun da vazifeli bulunduğu MSP Merkezi Umumi Heyeti hakkında tevkif kararı verilince, hakkında daha evvel açılmış olan davaların, MSP davasıyla birleşmesinden doğacak ağırlıktan dolayı bazı arkadaşlarının ısrarı ile yurt dışına gitmek zorunda kaldı. 11 yıllık gurbet hayatından sonra 1991 yılında Türkiye'ye geri dönen Kadir Mısıroğlu, çalışmalarına devam etti. Mısıroğlu, evli ve üç çocuk babasıdır. Şu anda Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı'nın da başkanıdır. Mısıroğlu bu vakıfta cumartesi günleri Cumartesi Sohbetleri adıyla konuşma yapmaktadır. Bu konuşmalarında hem takipçilerinden gelen tarih, siyaset, din, edebiyat ve gündemle ilgili birçok soruyu cevaplandırmakta ve tarihi konularda konuşmalar yapmaktadır.

Uluslararası Faaliyetleri ve Ödülleri

Kendi eserinde beyan ettiği üzere bir İslam Şurası toplamıştır. Bu uluslararası kongreye, Nazım Kıbrısi, İsa Al, Musa Serdar Çelebi, Ali Batman, Cemaleddin Kaplan ve İslam aleminden pek çok kişi katılmıştır. Birinci İslam Şurası 25 ve 26 Aralık tarihinde Gelsenkirchen Dickamp str'da eskiden cami olarak kullanılmış geniş bir salonda tertip edilmiştir. Kongre bir bildiri de yayımlamış, bildiride imzası geçen İslam adamları şunlardır: Aslan Tok (İsviçre), Şerafettin Özkan (Fed. Almanya), Kadir Mısıroğlu (İngiltere) (çünkü o sıralarda Türk vatandaşlığından atılmış ve mavi pasaport ile İngiltere merkez olarak Almanya'da yurtsuz yaşıyordu), Muharrem Beyhan (Danimarka), Hanefi Ağırman (Fed. Almanya), A. İbrahim Savaş (Avusturya), Nadir Erbil (Fed. Almanya), Osman Deveci (Fed. Almanya), Atıf Yüksel (Hollanda), Ali Öztürk (Fransa), Enver Töre (Fed. Almanya).

Mısıroğlu Macar İhtilali isimli kitabı üzerine Hür Macar Yazarlar Birliği'nin en büyük ödüllerinden olan Gümüş Madalya ile taltif edilmiştir. Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başkanlığını yaptığı Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından Osmanoğullarının Dramı isimli eserinden dolayı Juri Hususi Ödülüne layık görülmüştür.

Yazar istatistikleri

  • 161 okur beğendi.
  • 415 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 567 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları