Kadir Mısıroğlu

Kadir Mısıroğlu

Yazar
7.7/10
245 Kişi
·
613
Okunma
·
200
Beğeni
·
5.475
Gösterim
Adı:
Kadir Mısıroğlu
Tam adı:
Kadir Mısıroğlu
Unvan:
Türk Tarih Araştırmacısı, Yazar, Şair, Osmanlı Münevveri, Hukukçu ve Gazeteci
Doğum:
Trabzon, 24 Ocak 1933
Türk tarih araştırmacısı, yazar, şair, hukukçu ve eski gazeteci. Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı mütevelli heyeti başkanı ve Sebil Yayınevi kurucusu ve sahibi. 1933 yılında Trabzon'un Akçaabat İlçesi'nde doğdu.İlk ve orta tahsilini Akçaabat'ta, liseyi Trabzon'da tamamladı. 1954 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Talebeliliği müddetince birçok yurt açıp çalıştıran Mısıroğlu, fakülte yıllarından itibaren hukukçuluktan çok tarihçiliğe meylederek yakın tarih ile alakalı araştırmalara başladı. Mısıroğlu, 1964 yılında, ilk eseri olan Lozan; Zafer mi, Hezimet mi?! kitabının birinci cildini kaleme aldı ve aynı sene Sebil Yayınevini kurdu. 1970 Yılının ocak ayında Milli Türk Talebe Birliği'nde Harf Inkılabı ile alakalı verdiği bir konferansı dava mevzuu yapılarak hakkında Eskişehir Örfi İdare Mahkemesi'nce mahkumiyet kararı verildi. Daha sonra 1976 yılı başından itibaren İslami bir dergi olan Sebil Dergisi ni çıkarmaya başladı. Bu dergideki birtakım yazılarından dolayı kısa bir müddet sonra hakkında 163. maddeye istinaden sayısız dava açıldı. 1980 ihtilali ile Mısıroğlu'nun da vazifeli bulunduğu MSP Merkezi Umumi Heyeti hakkında tevkif kararı verilince, hakkında daha evvel açılmış olan davaların, MSP davasıyla birleşmesinden doğacak ağırlıktan dolayı bazı arkadaşlarının ısrarı ile yurt dışına gitmek zorunda kaldı. 11 yıllık gurbet hayatından sonra 1991 yılında Türkiye'ye geri dönen Kadir Mısıroğlu, çalışmalarına devam etti. Mısıroğlu, evli ve üç çocuk babasıdır. Şu anda Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı'nın da başkanıdır. Mısıroğlu bu vakıfta cumartesi günleri Cumartesi Sohbetleri adıyla konuşma yapmaktadır. Bu konuşmalarında hem takipçilerinden gelen tarih, siyaset, din, edebiyat ve gündemle ilgili birçok soruyu cevaplandırmakta ve tarihi konularda konuşmalar yapmaktadır.

Uluslararası Faaliyetleri ve Ödülleri

Kendi eserinde beyan ettiği üzere bir İslam Şurası toplamıştır. Bu uluslararası kongreye, Nazım Kıbrısi, İsa Al, Musa Serdar Çelebi, Ali Batman, Cemaleddin Kaplan ve İslam aleminden pek çok kişi katılmıştır. Birinci İslam Şurası 25 ve 26 Aralık tarihinde Gelsenkirchen Dickamp str'da eskiden cami olarak kullanılmış geniş bir salonda tertip edilmiştir. Kongre bir bildiri de yayımlamış, bildiride imzası geçen İslam adamları şunlardır: Aslan Tok (İsviçre), Şerafettin Özkan (Fed. Almanya), Kadir Mısıroğlu (İngiltere) (çünkü o sıralarda Türk vatandaşlığından atılmış ve mavi pasaport ile İngiltere merkez olarak Almanya'da yurtsuz yaşıyordu), Muharrem Beyhan (Danimarka), Hanefi Ağırman (Fed. Almanya), A. İbrahim Savaş (Avusturya), Nadir Erbil (Fed. Almanya), Osman Deveci (Fed. Almanya), Atıf Yüksel (Hollanda), Ali Öztürk (Fransa), Enver Töre (Fed. Almanya).

Mısıroğlu Macar İhtilali isimli kitabı üzerine Hür Macar Yazarlar Birliği'nin en büyük ödüllerinden olan Gümüş Madalya ile taltif edilmiştir. Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başkanlığını yaptığı Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından Osmanoğullarının Dramı isimli eserinden dolayı Juri Hususi Ödülüne layık görülmüştür.
Kütüphânesiz münevver olmaz. Kitaplar, insan hayatını seviyelendiren en ehemmiyetli müessirlerdir. Ancak bu seviyelendiriş, müsbet de, menfî de olabilir. Zira kitap, iki ağızlı bir bıçak gibidir.
Bunca yanlış ve yalan
Arasında tek kalan
Bir gerçek şudur ancak:
Her fâni bir oyuncak !
Ki, kırılmaya mahkum !..
İstisnasız bir hüküm !..
Bir kânûn-i ezeldir,
Meşhur darb-ı meseldir:
Yeter !..
Tüketme nefes,
"Allah bes, bâkî heves !.. "
Kadir Mısıroğlu
Sayfa 44 - Sebil yayınevi
Bir memleketin kadınları ne kadar tekâmül etmişse, o memlekette o derece ilerlemiştir. Kadının okutulmadığı, geriye itildiği yerlerde bütün bölge geri, cahil ve az gelişmiştir. Kadınların tahsile teşvik edildikleri, cemiyet hayatında faal bir rol sahibi bulundukları yerlerde, cemiyet ilerlemiştir. Bu açıkça şu demektir ki; müslüman halkın, bilhassa kadınların tahsilleri üzerinde şiddetle durulmalıdır.
Eski bir afrika atasözü şöyle der;
<<Erkek tahsil görünce bir tek kişi tahsilli olur. Kadın tahsil görünce, bütün aile tahsil görmüş duruma yükselir>>
Sırtında veya göğsünde gavur harfleriyle reklam ihtiva eden gömlek veya tişört giyme! Göğsün reklam tahtası değil, iman tahtasıdır!..
"Ben devlet ve memleketime bir hizmet etmek ümidinde bulunmasaydım, Çengelköyü'nde rahat rahat otururken, bu bâr-ı azîmi (ağır yükü) kabul etmezdim. Bu yaştan sonra mezarıma 'padişah' diye yazdırmak emelinde değilim!"
Sultan Vahiddedin Han
"Mâdem ölüme kadar,
Verilmiş bir mühlet var!..
Donanıp tekrar aşkla,
Sefere baştan başla!..
Silkinip fırlasana,
Zaman dar yapışsana!..
Tekrar yüce Kur'ân'a!..
Tekrar yüce Kur'ân'a!.."
... kendi hizmet şansımı azaltmamak için bazı ehemmiyetli vukuatı mahfuz tuttum. Henüz ne Türkiye'de o derecede hürriyet var ne de ben bu ölçüde çıplak gerçeği takdim etmemin lüzumuna inanmaktayım.
405 syf.
·2 günde·7/10
Çok eski zamanlarda okuduğum bir kitabın incelemesiyle daha sizlerleyim. Bu kitap için de sizden ricam, sol görüşlü Oral Çalışlar 'ın eserinde olduğu gibi veya sağ görüşlü Necmettin Hacıeminoğlu 'nun eserinde olduğu gibi; siyasi ve sosyal görüşlerinizi bir kenara bırakarak sadece eserde anlatılanları göz önüne almanız...

Keza bilenler bilir, Kadir Mısıroğlu Osmanlıcı, İslamcı düşünceleri; Atatürk karşıtı ve ideolojik propogandalarıyla bazı kesimlerim kendine yakın hissedip sevdiği, bazı kesimlerinse ciddi manada tepki gösterdiği bir isim.

Bana soracak olursanız, ben şahsen pek kendisinden haz etmesem de çok kez işittiğimiz "Batı'nın iyi yanlarını alıcan, kötü yanlarından uzak durucan!" söylemlerine benzer bir tutumla hareket etmekteyim Zira her görüşü bilmek hem bakış açımızı genişletir, hem empati kurabilmemize olanak sağlar...

Zira KKTC Eski Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Rauf Denktaş'ın bile okuyup teşekkür mektubu yazdığı bir kitapla karşı karşıyayız. Ki Rauf Denktaş'ın da siyasi düşüncelerinin, yaşam biçiminin, söylemlerinin vs Kadir Mısıroğlu ile örtüşmediğini, aksine zıt olduğunu düşünürsek, bu kitabı önyargısız bir şekilde okumak gerektiğini de daha iyi özümsemiş oluruz.

Kadir Mısıroğlu isminin yaratabileceği önyargıyı biraz olsun hafifletebildiğimi umarak, kitapla ilgili detaylara geçiyorum.

Kitap ne günümüzü ne de günümüzde ki siyasi olayları ele alıyor. İlk baskısı 1966 yılında yayınlanmış olan bu kitap, 1976 yılı baskısı ile güncellenmiş olup, milli mücadele yıllarında ve Kıbrıs Harekâtı dönemlerinde Yunanlılar'ın Türkler'e yaptığı zulümleri ve o zulümlere dair belgeleri içeriyor.

Kitap anlatım bakımından akıcı ve coşkulu bir anlatıma sahip... Fakat kitapta Arapça ve Farsça'dan dilimize geçen birçok kelime kullanıldığı için bazı cümleleri tam manası ile anlamakta güçlük çekebilirsiniz. Bunun dışında kitapla ilgili olumsuz gördüğüm bir nokta, doğrudan başka bir milleti bu denli sert bir dille ele alıyor olması. Bu cümleme tepki gösterenleriniz olacaktır ancak hiçbir millet -hele ki günümüzde, olaylarla alakası olmayan nesilleri-, doğrudan doğruya hedef alınmamalıdır. Yunanlar'ın sebep olduğu şeyler tabii ki de kitap haline getirilebilir ancak bunu yaparken cümlelerde seçici olmak ve bütün bir milleti zan altında bırakmamak gerektiğini düşünüyorum.

Bu tarz kitapları sevenler için güzel gelebilir ancak birçoğunuzun okurken ara ara sıkılabileceğini düşünüyorum. Ama okunmaya değer bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Herkese iyi okumalar!

* Bahsini ettiğim Oral Çalışlar ve Necmettin Hacıeminoğlu'nun kitapları için yaptığım incelemelere sırasıyla
(bkz: Oral Çalışlar / Liderler Hapishanesi (12 Eylül Günlükleri))
(bkz: Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu / MİLLİYETÇİLİK - ÜLKÜCÜLÜK - AYDINLAR)
bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
635 syf.
·1/10
Öncelikle kitabın yazarından kısaca bahsedecek olursak;
" Shakespeare müslümandır, Karl Marx cinnidir, Mehmet Akif Ersoy peze..nk, Kurtuluş Savaşında keşke yunan galip gelseydi, komünist Stalin askerlerine, kumlara Ayetel Kürsi okuyarak Almanlara serpilmesini emretti ve böylece maneviyat kazandı..." diyerek, zihnin ve/veya milli şuurun, muhtemelen yaşa bağlı cıvıyarak çamurlaşmaya başladığını tasdik eden açıklamaların sahibi, Sayın Kadir Mısıroğlu.


Bir zamanlar(70-80 li yıllarda ki o zamanlarda kitaplarında Cüneyt Emiroğlu mahlasını kullanıyordu...) yaptığı konuşmalar ve çıkardığı bühtan dolu kitaplar neticesinde kesinleşen cezalardan kurtulmak adına, hakkında -sahte olduğu iddia edilen- deli raporu çıkartılan, fakat adına çıkartılan bu rapordaki sahteliği hiç de belli etmeyen, zamanında Erbakanın dahi prim yaptırmayarak tasfiye ettiği yazarımızın en meşhur eserinin incelemesinden ziyade, kitapta gösterilen kaynakların incelenmesini daha doğru buluyorum. Zira, yüzlerce sayfa saçma sapan, aslı astarı olmayan, fütursuzca atılan iftiraları tashih etmeye bu satırlar yetmeyecektir.


Kitabın ana konusu olan Lozan ile ilgili kaynak gösterilen kişilerin büyük bir kısmı, gelecek Cumhuriyet düzenine karşı olacak olan, ve sonrasında Atatürke karşı hazırlanan İzmir Suikastinde yargılanıp ceza alan kişiler olduğunu hatırlatmak isterim. Kalan kısımlarda, kaynak olarak gösterilen kişiler ise; amiyane tabirle kilimcinin kör oğlu olarak adlandırılabilecek ki Cumhuriyetin İlanı ile tasfiye edilecek, özellikle 1. meclisin bazı mebus ve düşünürlerinden ve valilerden faydalanılmış. İstisna denilebilecek küçük bir kısım kaynak ise gazetelerden ve yeni devlette mevki sahibi kişilerden alınmış...Bunların dışındaki fikriyat ve muhassala, incelemenin girişinde yaptığım bazı nevrotik alıntıların ve kitabın sahibi, Kadir Mısıroğlu tarafından yazılmış.

Bir anlaşmayı, rus ruleti edasıyla kesin olarak zafer veya hezimet olarak tasnif etmeye çalışan, sohbetlerinde ekseriyetle hayta liselileri andıran yamuk kravatı ve panayır dondurmacısı çırağı fesiyle arz-ı endam ederek, muhtemel bunama belirtileri zuhur eden yazar, kitapta; kendi hatıratında küçük yaşlardan beri taciz edildiğini açıklayan, kendisini eşcinsel olarak tanımlayan ve cinsiyet değiştirmek istediğini söyleyerek dinsiz olduğunu belirten Dr. Rıza Nurun söylevlerine ve hatıratına çokça yer vermiş...(Düşmanımın düşmanı olsun çamurdan olsun, dostumdur, mantığı ile sarınılmış oldukça müstesna! ve sağlam! bir kaynak!)


Dünü, bugünün koşullarıyla yorumlama gafletine düşmeden, kronolojik hataya varmadan, tarafsız bir biçimde doğru kaynaklardan yorumlayarak tefekkür edecek olanların, "Lozan Antlaşmasının zafer mi hezimet mi yoksa uzlaşma mı olduğu" sorusuna vereceği cevap, hiç şüphesiz ki muteber olacaktır...


Ek: Stalinin Rus Gizli Servisinden(KGB) sızdırılan konuşması.
https://youtu.be/07Fel0y4hdk
160 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Doğru türkçe ve elifba ya yapılan bu rezil saldırıyı anlatan bir kitap. Okurken sinirden şakaklarımın terlemesi ve acınacak duruma , yapılan saçma işlere ince bir tebessüm ettirecek bir kitap.
208 syf.
·Beğendi·9/10
Farkındalığı seviyorum.Bir şeye bakarken binbir türlü anlam çıkartmayı da seviyorum. Etrafına boş boş bakmayan baktığı yerden hikmet çıkartan insanları alınlarından öpmek istiyorum.Bu da öyle güzel bir kitap.
176 syf.
·Beğendi·8/10
Filistin'in kısa tarihi, yahudilerin kısa tarihi, yahudilerin bugünü ve dünü. Gelecekte olabilecek durumlar incelenmiş. Bende yazarla aynı fikirleri paylaşıyormuşum.
512 syf.
·6 günde·Beğendi·6/10
Yazar bu kitabında dört bölüm olarak Kurtuluş Savaşında ( günümüzde okullarda okutulan tarih kitaplarında belirtilmemesine karşın ) düşmanlarla mücadele etmiş olan çok sayıdaki hoca,imam ve müftülerden örnekler sunuyor.
İzmir işgali,Meclisin açılması,Zafer ve sonrası bölüm başlıkları olarak dikkat çekerken,bu konularda adları geçen bu kişilerin tutumlarını belgelerle anlatıyor.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
224 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Aşıklar ölmez velhasıl toprağa kök , göğe aydınlık , kalplere nur olur. Üstad Kadir Mısıroğlu bu kitabında muazzam tesbit ve dünya görüşüyle devlet meseleri, dilin tahribatı , İman vb. Bir çok konuda çok güzel yazılar kaleme almış bil hassa büyük bir milletin ölmediğini ( TÜRK MİLLETİ) dahada güçlü olduğunu zamanın ve tarihin bu milleti yeniden zirveye çıkaracağının iman dolu hakikatlerine dokunmuş , bendeki iman ve vatan sevgisine bir yenisini eklemiştir. Mutlaka okunması gereken güzel hayır çok güzel bir eser.
656 syf.
·Puan vermedi
'Sultan Abdülhamid'i anlamak herşeyi anlamak olacaktır' diyen Üstad Necip Fazıl ne kadar isabetli söylemiş... Ah koca padişah ah.. Kızıl Sultan deyip de bu milleti sana düşman edenler tarihin affetmeyeceğini hesaba katmadı.. Bu kitap bana sadece Hamid Han'ın hayatını değil aynı zamanda siyonizm vb batılın askerlerini de tanıttı.. Tarihimizi bilmek adına herkesin okuması gereken okunduğunda günümüzde cereyan eden olaylara bakış açımızı değiştirecek çok kapsamlı bir eser..
635 syf.
·3/10
Tarihçi bir haber spikeri gibi olmalı. (Haber-tarihi olay) çıplak, yalın, olduğu gibi verilmeli. Tarihçi taraf tutmamalı, yanlı olmamalı, aksi durumda inandırıcılığı sorgulanır hale gelir. Bu yazar da bir hayli taraflı bir üslup kullanmış...
512 syf.
·3/10
Tarihçi bir haber spikeri gibi olmalı. (Haber-tarihi olay) çıplak, yalın, olduğu gibi verilmeli. Tarihçi taraf tutmamalı, yanlı olmamalı, aksi durumda inandırıcılığı sorgulanır hale gelir. Bu yazar da bir hayli taraflı bir üslup kullanmış...

Yazarın biyografisi

Adı:
Kadir Mısıroğlu
Tam adı:
Kadir Mısıroğlu
Unvan:
Türk Tarih Araştırmacısı, Yazar, Şair, Osmanlı Münevveri, Hukukçu ve Gazeteci
Doğum:
Trabzon, 24 Ocak 1933
Türk tarih araştırmacısı, yazar, şair, hukukçu ve eski gazeteci. Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı mütevelli heyeti başkanı ve Sebil Yayınevi kurucusu ve sahibi. 1933 yılında Trabzon'un Akçaabat İlçesi'nde doğdu.İlk ve orta tahsilini Akçaabat'ta, liseyi Trabzon'da tamamladı. 1954 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Talebeliliği müddetince birçok yurt açıp çalıştıran Mısıroğlu, fakülte yıllarından itibaren hukukçuluktan çok tarihçiliğe meylederek yakın tarih ile alakalı araştırmalara başladı. Mısıroğlu, 1964 yılında, ilk eseri olan Lozan; Zafer mi, Hezimet mi?! kitabının birinci cildini kaleme aldı ve aynı sene Sebil Yayınevini kurdu. 1970 Yılının ocak ayında Milli Türk Talebe Birliği'nde Harf Inkılabı ile alakalı verdiği bir konferansı dava mevzuu yapılarak hakkında Eskişehir Örfi İdare Mahkemesi'nce mahkumiyet kararı verildi. Daha sonra 1976 yılı başından itibaren İslami bir dergi olan Sebil Dergisi ni çıkarmaya başladı. Bu dergideki birtakım yazılarından dolayı kısa bir müddet sonra hakkında 163. maddeye istinaden sayısız dava açıldı. 1980 ihtilali ile Mısıroğlu'nun da vazifeli bulunduğu MSP Merkezi Umumi Heyeti hakkında tevkif kararı verilince, hakkında daha evvel açılmış olan davaların, MSP davasıyla birleşmesinden doğacak ağırlıktan dolayı bazı arkadaşlarının ısrarı ile yurt dışına gitmek zorunda kaldı. 11 yıllık gurbet hayatından sonra 1991 yılında Türkiye'ye geri dönen Kadir Mısıroğlu, çalışmalarına devam etti. Mısıroğlu, evli ve üç çocuk babasıdır. Şu anda Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı'nın da başkanıdır. Mısıroğlu bu vakıfta cumartesi günleri Cumartesi Sohbetleri adıyla konuşma yapmaktadır. Bu konuşmalarında hem takipçilerinden gelen tarih, siyaset, din, edebiyat ve gündemle ilgili birçok soruyu cevaplandırmakta ve tarihi konularda konuşmalar yapmaktadır.

Uluslararası Faaliyetleri ve Ödülleri

Kendi eserinde beyan ettiği üzere bir İslam Şurası toplamıştır. Bu uluslararası kongreye, Nazım Kıbrısi, İsa Al, Musa Serdar Çelebi, Ali Batman, Cemaleddin Kaplan ve İslam aleminden pek çok kişi katılmıştır. Birinci İslam Şurası 25 ve 26 Aralık tarihinde Gelsenkirchen Dickamp str'da eskiden cami olarak kullanılmış geniş bir salonda tertip edilmiştir. Kongre bir bildiri de yayımlamış, bildiride imzası geçen İslam adamları şunlardır: Aslan Tok (İsviçre), Şerafettin Özkan (Fed. Almanya), Kadir Mısıroğlu (İngiltere) (çünkü o sıralarda Türk vatandaşlığından atılmış ve mavi pasaport ile İngiltere merkez olarak Almanya'da yurtsuz yaşıyordu), Muharrem Beyhan (Danimarka), Hanefi Ağırman (Fed. Almanya), A. İbrahim Savaş (Avusturya), Nadir Erbil (Fed. Almanya), Osman Deveci (Fed. Almanya), Atıf Yüksel (Hollanda), Ali Öztürk (Fransa), Enver Töre (Fed. Almanya).

Mısıroğlu Macar İhtilali isimli kitabı üzerine Hür Macar Yazarlar Birliği'nin en büyük ödüllerinden olan Gümüş Madalya ile taltif edilmiştir. Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başkanlığını yaptığı Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından Osmanoğullarının Dramı isimli eserinden dolayı Juri Hususi Ödülüne layık görülmüştür.

Yazar istatistikleri

  • 200 okur beğendi.
  • 613 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 723 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları