Katherine Mansfield

Katherine Mansfield

Yazar
7.0/10
140 Kişi
·
403
Okunma
·
42
Beğeni
·
2623
Gösterim
Adı:
Katherine Mansfield
Tam adı:
Kathleen Mansfield Murry
Unvan:
Yeni Zellandalı Yazar
Doğum:
Wellington, Yeni Zelanda, 14 Ekim 1888
Ölüm:
Fontainebleau, Fransa, 9 Ocak 1923
Katherine Mansfield, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918’de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922’de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.
“Biri, onu sevmemin nedenini ille de açıklamamı isterse, bunu ancak şöyle yanıtlayabilirim, sanıyorum: Çünkü o, oydu, ben de bendim. (Montaigne)”
Katherine Mansfield
Sayfa 21 - Can Yayınları
Sabahın dördünde kalktım, o zamandan beri trafik gürültüsünden başka bir şey işitmedim. Duyduğum tek şey, kırlara, ormana, bahçelere, ilkbahar orkestrasının korosuna büyük bir özlem.
280 syf.
·Beğendi·9/10
İlk bir kaç öyküde sıkılarak okumuş olsamda aslına bakılırsa bazıları var ki içimi sızlattı derinden etkiledi.Dokunduğum her bir satırda kendimi onların yerine koyarak okudum,onlarla bütünleştim nasıl bittiğini bile anlayamadım...Okumanızı tavsiye ederim, hikaye sevenler için mükemmel bir derleme.Keyifli okumalar diliyorum.

Kadınların çocukluklarından yaşlılıklarına ömürleri boyunca içinde yer aldıkları çeşitli durumları gösteren öyküler bunlar; yaşam boyu verdikleri var olma savaşı; anne, eş, kız çocuğu, sevgili, metres olarak sürekli kendilerini bir erkek üzerinden tarif etmenin ağır, uzun yolu; bu uğurda onları çoğu kez karşı karşıya getiren ilişkilerin eşitsiz aritmetiği? 

Durumların bir aradalıklarından, öykülerin art arda dizilişlerinden bir üst cümle kurmak istedim. Dönüp tek tek hikayeleri, durumları yeniden gözden geçirmemizi sağlayacak olan bir üst cümle? Edebiyatın asıl gücünün burada saklı olduğunu düşünüyorum. Akıp gideni durup görmemizi sağlayacak olan bir atmosfer yaratmak, bir dünya kurmak. Öğrenmiş gözlerle bize hayatı yeniden iade etmek. Yazdıklarım bir yana okuduklarımı okurla paylaşma isteğim de bu yüzden... 

Yazarlar 
Roald Dahl - Margaret Atwood - Flannery O'Connor - Judith Hermann - Jean Rhys - Katherine Mansfield - Dorothy Parker - Tama Janowitz - Doris Dörrie - Hanif Kureishi - Charles Bukowski - I. Bachmann - Italo Calvino - V. S. Pritchett - Marta Lynch - Vasco Pratolini - G. G. Marquez - D. Lessing - Alice Walker - Jhumpa Lahiri - Elsa Morante
(Tanıtım Bülteninden)
208 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yeni Zelanda doğumlu Kathrine Mansfield İngiltere'de edebiyat eğitimi gördükten sonra Otuz dört yaşında hayatını kaybediyor. Erken yaşta kaybedilen Mansfield şüphesiz edebiyat dünyası için çok büyük kayıptır. Virginia Woolf'un da kıskandığım tek yazar demesi onun ne kadar değerli bir yazar olduğunu kanıtlar nitelikte. Tabii ki, burada Woolf'un Mansfield'ın yazım tarzıyla kendine yakın bulması da şüphesiz etken rol oynamıştır belki.

Efendim kitaba gelecek olursak; kitap on sekiz tane kısa öyküden oluşuyor. Yazım tarzına gelince; Mansfield bir çok yerde bilinçakışını kullanmış. Bu teknikle yazılan roman ya da öyküyü okuyanlar bilir. Belli bir olay örgüsüne bağlı kalmadan kahramanı yada kişiyi eş zamanlı deneyimleme imkanı bulursunuz. Bu da takip etmesi zor ama bir o kadar da gizem taşıyan bir olaydır.

Öyküleri okurken bir anda hikayenin içindeki derin hayallere doğru dalışa geçiverirsiniz. Kendinizi bambaşka dünyalarda bulmanız olasıdır. Kitap anlaması zor öykülerden oluşsa da Mansfield'ın büyüleyici betimlemeleri sizi kesinlikle kitaba yapıştırıyor diyebilirim. Mansfield'in kalemini Woolf kadar etkileyici gizem dolu ve akıcı buldum.

Mutlaka okunacak kitaplara girer mi bilmem ama bu kitabı okumak size ayrı bir deneyim, gizem ve bilgi katacağı şüphesizdir. Altı çizilecek kelimelerin bazen sizi sarsma noktasına kadar taşıyabilecek olması bu kitabı seçilir yapıyor. Kitabın on altı öyküsünü okuduktan sonra sabırsızlıktan hemen bu incelemeyi yazmayı uygun buldum. Zira daha fazla sabredemezdim. :)) Alın okuyun, deneyimleyin farklı bir şeyler yaşayın. Keyifli Okumalar :))
216 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sessiz, sakin, yorucu olmayan 25 kısa öyküden oluşan çok naif bir kitaptı.
Çocukluğumun ilkbahar akşamlarına götürüp getirmiş gibi öyle hoş bir his bıraktı geride. :)
248 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Mansfield'in "Bahçe Partisi" isimli on beş öyküden oluşan kitabı okuduğum en güzel öykü kitaplarından biridir. Bunun en temel nedeni edebiyatta ve öyküde klasik tarzı benimsemiş olmamla ve özel nedeni ise Mansfield'in çok sevdiğim Çehov tarzı öykünün en önemli temsilcilerinden birisi olmasıyla fazlasıyla ilgilidir.

Günümüz öykülerinin ve yazarların öykü anlayışları fazlasıyla bireysel olduğu gibi hazzı, hayâl kırıklıklarını ve kendi yaşamlarını öne çıkararak öykülerini inşa etmekte pek mahirler. Tabii bu yaklaşımın görmezden gelinmeyecek avantajları vardır bunu küçümsemiyorum ama salt kişisel deneyime, onun yaşamına odaklanan öykü tarzını çok garip karşıladığımı belirtmeliyim. Öykü, anlatıcının salt kendini değil toplumun her kesiminden her tabakasından insanları anlatarak ancak ve ancak gerçek anlamda "edebî" bir değer kazanabilir diye düşünüyorum. Aksi takdirde kişisel bir şey olmaktan öteye gidemez.

Mansfield'in öykü anlayışı izinden gittiği Çehov gibi sıkı gözleme dayanır. Her kesimden insanların dramlarını, trajedilerini yansıtmaya çalışır. Çehov'dan en önemli farkı ise çoğunlukla karamsar öyküler yazmasıdır. Çehov komik durumları da yansıtırdı. Mansfield hayâl kırıklıklarını, aradığını bulamama hâllerini ve bilhassa insanî değerleri ve duyguları çok çarpıcı biçimde yansıtmıştır. Bahçe Partisi öyküsünde yakın mahallede bir ölüm olduğu için partinin yapılmaması gerektiğini söyleyen ve "aşağı sınıftan" insanların ölü evini ziyaret karakterin bu duygusu Mansfield'in karakterlerinin tipik bir hâlidir.

Mansfield'in "Bahçe Partisi" kitabının on beş öyküden oluştuğunu belirtmiştik. Öykülere yakından bakıldığında, Koyda, Bahçe Partisi, Ölü Albayın Kızları, Bay ve Bayan Kumru, Parker Ana'nın Yaşamı, Yeni Moda Evlilik, Yolculuk, Müzik Dersi, Yabancı, İdeal Bir Aile adlı öyküleri çok beğendiğimi belirtmeliyim. İlk üç öyküden Koyda isimli öykü ayrı bir kitap olarak yayımlanmış. Ölü Albayın Kızları zaten klâsik bir öykü. Bahçe Partisi çok etkileyici. Diğer öykülere tek tek değinmeye gereken yok, klâsik öykünün, Çehov tarzı öykünün tüm özelliklerini müthiş bir biçimde yansıtıyorlar.

Katherine Mansfield, Çehov tarzı öykünün Çehov'dan sonra en büyük temsilcisi. Benim öyküde benimsediğim bu tarzın en yetkin temsilcisini okumak isteyenler için Bahçe Partisi ideal. Virginia Woolf'un kıskandığım tek yazar dediği Mansfield mutlaka okunmalıdır. Trajik sonu Çehov ile aynı olan Mansfield gelmiş geçmiş öykü yazarlarının en başta gelenlerinden biridir.
256 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Öykü okumayı çok seven biri olarak beni tatmin eden bir kitap oldu Bahtiyarlık. Genel olarak insan ilişkilerini ve bu ilişkilerin bireyler üzerindeki olumlu ya da olumsuz psikolojik etkilerini konu alan 14 öykü var kitapta. Kitaba ismini veren Bahtiyarlık adlı öykü beni derinden sarstı. Görüntünün ne kadar aldatıcı olduğunu, sonsuz güvenin ne kadar tehlikeli olduğunu okuyucunun yüzüne çarpan bir öyküydü. Çok sevdiğim diğer bir öykü Psikoloji’ydi. 10 sayfada anlatılamaz diyeceğim duyguları öyle güzel anlatmış ki yazar, etkilenmemem mümkün değildi. Öykü severlere şiddetle tavsiye edeceğim güzellikte bir kitap, okuyunuz.
236 syf.
·17 günde
15 hikayeden oluşan, sürükleyici bir anlatımı ile okuru alıp başka diyarlara götüren güzel bir kitap. Her bir hikayede ayrı bir heyecan uyandıran bu kitap, bizleri merakla kitaba bağlamayı sağlıyor bile ;)
256 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
On dört kısa öykü... Her birinde yalnızlık, mutsuzluk ya da acı vardı. Çok fazla kurgusu olmayan genellikle karakterlerinin iç dünyasını ele alan öykülerdi
80 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Koyda, Mansfield'in şaşırtıcı güzellikte uzun öyküsü. Öykü, Wellington'un dışında, deniz kıyısında bir yerde geçer. Bungalov evlerde yaşayan ailelerin yaşamından kesitleri etkileyici bir betimleme ve psikolojik durum analizi ile yapar. Evli-bekar, çocuklu-çocuksuz ailelerin, gençlerin yaşamlarına objektif tutar. Mansfield'in öykülerinde genel olarak kadın karakterler öne çıkar ki bu öykü de öyledir. O yaşamdan bu yaşama göz gezdirerek, bize kısmi boyutlarıyla da olsa göstererek ve özdeşlik kurmamıza da engel olmadan ilerler. Mansfield'in büyük bir öykücüdür. Öykü okuyucuları, yazarları, meraklıları mutlaka okumalıdırlar.
256 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Virginia wooolf guncesinde övgüyle bahsettiği ve çok beğendiğini soyledigi bu yazarın okuduğum ilk kitabı .Öykü severlere tavsiye edebileceğim içinde 14 öykü bulunan bir kitap.Bazı öykülerinde psikolojik çatışmalar ön planda çoğunlukta kadın ve çocuk karakterler üzerinden öyküleri yazmış .Genel anlamda hoş bı öykü kitabı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Katherine Mansfield
Tam adı:
Kathleen Mansfield Murry
Unvan:
Yeni Zellandalı Yazar
Doğum:
Wellington, Yeni Zelanda, 14 Ekim 1888
Ölüm:
Fontainebleau, Fransa, 9 Ocak 1923
Katherine Mansfield, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918’de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922’de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.

Yazar istatistikleri

  • 42 okur beğendi.
  • 403 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 540 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.