Kemal Sayar

Kemal Sayar

8.4/10
573 Kişi
·
1.937
Okunma
·
468
Beğeni
·
18.609
Gösterim
Adı:
Kemal Sayar
Tam adı:
Prof. Dr. M. Kemal Sayar
Unvan:
Türk Psikiyatri Hekimi, Akademisyen, Yazar
Doğum:
Ordu, Türkiye, 26 Mayıs 1966
M. Kemal Sayar (d. 26 Mayıs 1966, Ordu), Türk psikiyatri hekimi (psikiyatr), yazar.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi'nde ve Çorlu Asker Hastanesi'nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000'de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi'nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör unvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo'da ve daha sonra Star televizyonunda "Ruhun Labirentleri" isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT'de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.
Sevmek için zaman ayırmak gerekir. Bilmek için zamana ihtiyaç duyarız. Güzelliği ancak zaman ayırarak fark ederiz. Zamanla olgunlaşırız. Lütfen yavaş gidiniz.
İnsanın kaderi vazgeçmediğinde değişiyor, zira "kader gayrete aşıktır." Yahut, gayrettir kaderin kanatları.
Kemal Sayar
Sayfa 161 - Kapı Yayınları, 2. basım, 2017
İçimizde korkunun tohumları da durur, merhamet, aşk ve nezaketin tohumları da. Hangisine su verirsek o büyür. Neyin yeşereceği bizim seçimimiz. O halde dostum, bırak hakikat incitsin seni, bir yalan avutacağına. Bırak, kendin olduğun için sevmesinler, başkası olduğun için alkışlayacaklarına.
'Sen uçuşu hatırla, kuş ölümlüdür' demiş şair Füruğ, ölüp gideni değil hiç solmayacak olanı, ölmeyecek olanı, güzelliği hatırla. Ruhuna onu nakşet.
Kemal Sayar
Sayfa 123 - Timaş yayınları
Bir binaya bakan mimar, o binanın estetiğine ve mekaniğine odaklanacaktır; onu görecektir. Aynı binaya bakan emlakçı, bu binadaki yatırımları kafasında tasarlayacaktır. Aynı bina bir başkası için sadece oturulacak bir ev'dir. Dünyaya bakış açımız gördüklerimizdir. Veya tam tersi, gördüklerimiz aklın merceğidir. Günümüz dünyasında uzmanlaşma ve rasyonalite insanları dünyayı "olduğu gibi" görmelerini engellemiştir. Bu sebeple Masanobu Fukuoka konuya dair güzel bir önerme sunar ve der ki; dünyayı olduğu gibi gören yalnız çocuklardır...

Yukarıda bahsettiğim kısa açıklamanın sebebi yazarın insan ruhuna bakış açısını ifade edebilmem içindi. Nedir o bakış açısı diye soracak olursanız; terapist gözünden terapi ve özne olarak insan ruhudur. Kemal Sayar, bu eserinde bir terapinin asli unsurlarını ve nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği üzerine yoğunlaşmış, ara ara da bize insan ruhuna dair açıklayıcı ve tamamlayıcı bilgiler vermektedir. Kitap genel okuyucudan ziyade psikoloji profesyonellerine yönelik hazırlanmıştır. Bir terapistin gözünden insan ve ruhu nedir? Nasıl terapi edilmeli ve uygun yaklaşımlar ne olmalıdır? gibi soruların cevaplarını, eserde Kemal Sayar Hoca'nın penceresinden görebilirsiniz. Sıradan bir okursanız eser pek ilginizi çekmeyebilir.

Açıkçası kişisel gelişim v.b. kitaplara ilgi duymuyorum. Çevremde "şunu bir okusana, fikrin nedir" kitlesi olduğu için, bana hediye edilen bu eseri okumak durumunda kaldım. Psikolojiye meraklı olmakla beraber, psikoterapi ve terapiye yönelik etik beni pek ilgilendirmiyor. Yine de pek çok yerde başarılı tespitlere rastladım. Konuya yönelik profesyonel arkadaşlar sanırım eseri daha objektif ve doğru bir şekilde değerlendirecektir. Ben sıradan bir okuyucu olarak ancak kısaca ve kestirme bir şekilde ifade edebilirim. Okuyacak arkadaşlara keyifli okumalar dilerim.
Kitap 4 ana bölümden oluşuyor(Yavaş Güzeldir, Modern Mutsuzluk, Modern Zamanlarda Aile, Benliğin ve Toplumun Krizi). Yazar güncel sosyolojik konuları ve sorunları çok öz, net ve akıcı bir şekilde dile getirmiş. Getirmekle kalmamış her birine çözüm önerisi sunmuş(çözüm odaklı, en sevdiğim).
Sosyolojik ve psikolojik konularla oldukça ilgilenen biri olduğum için kafamdaki düşüncelerin yazarındakilerle destekleniyor oluşuyla zihnimdekilerin daha da olgunlaştığını ve hatta bazı açılardan ufkumun açıldığını söyleyebilirim.
Önemli yerleri çizerek okurum ve şuan bu kitap boyama kitabına döndü :)
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Gerçekten toplum olarak buna ihtiyacımız var....
Olmak Cesareti, yazarın deyimiyle zor zamanlarda yazılmış denemelerden oluşan bir kitap.
Ölümden, şehir hayatının zorluğundan, insanların hoşnutsuzluğundan, kaybedilen değerlerden, teknolojinin ve bilimin hayatımızı tehtid eden taraflarından, mistik durumlar gibi birçok konudan bahsediyor. Yer yer sıkıldım, yer yer hak verdim yazara.
Olmak Cesareti’ne uygun bir deneme bulamadım. Evet, aşikar olan problemlerimizi, düzeltmemiz gereken yönlerimizi anlatıyor lakin sadece şikayet edilmiş, hatırlatma yapılmış gibi geldi. Bizde durumlar böyle, siz olmak cesaretini göstermelisiniz hissi uyandırdı bende. Umuda dair, o cesareti göstermeye dair bir şeyler bulmak isterdim. Daha teşvik edici olmasını...
Birde çoğu denemeyi bir inanç meselesine bağlıyor yazar. Sorun sadece inançsızlıkmış izlenimi verdi bana. Öyle olduğunu düşünmüyorum. Tek sorunumuz bu olamaz.
Sanırım beklentimi yüksek tuttum. Açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Belki de ben bir şeyler alamamışımdır kitaptan...
Yavaşlama"denince(yargılama yetisinden af buyurarak ) sınav dönemlerimi düşündürür; herkesin bir anksiyetesi olduğu dönemde bu anksiyeteyi cevremizdekilere de yansıtmış oluruz ve bazen değerler uğruna irreversbl etkiler bırakmış olabiliyoruz tam bir suda boğulmuş hissi içerisinde olduğumuzu hakikat ışığı arayışını hatırlatır. Hep kopyala yapıştır ilişkilerimiz bizi hırs hastalığına yayılan mikroba karsı bağışıklık sistemimizi azaltıp ; okumaya, dinlemeye sabırsızlık, zamandan tasarruf zaman taşikardisi içinde ;hastanede sıra bekleme,otobüste, bankada hep bir acelecilik hep bir yetişme telaşı içinde" bir dur"deyip bu hengâmda yavaşlayarak tefekkür etmek farklılığı kaybettiğimiz yaşamın nefes alma görme yürüme gibi temel ihtiyaçların nimetine şükretmeyi hatırlatır . Hızın yan etkileri kalbin empati damarlarının tıkanması sonucu oluşan pıhtının beyine atması ile fikir , kişilik ,görememe gibi etkiler oluşturur. Bu eser ile sahip olduklarımız nimetleri tefekkür ederek tamah,tevekkül etmek icin yol gösteriyor."Bazen hayat vahyin kesildiği zaman gibidir"sözünü yaşadığınız dönemde okumanız tavsiye olunur
Modern cağ çok hızlı ilerliyor sevmek, düşünmek ve yaşamak için neredeyse zamanımız yok.

"İçinde bulunduğumuz çağ, "şimdi"yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor." Evet geleceği düşünmekten, planlar yapmaktan an'ı yaşayamıyoruz.

Her şey o kadar hızlı ve yapay ki yaşarken yaşamayı unutmuşuz. Hız yapmaktan başımız dönmüş. Kemal Sayar'ın tavsiyesine kulak verelim "YAVAŞLAYIN! Bu dünyadan bir kere geçeceksiniz!"
Kemal Sayar'ın Psikiyatri ve Kültür kitabı genel olarak toplumdan topluma daha doğrusu kültürden kültüre değişen psikolojik yapıların zihinsel rahatsızlıklara bakış açısının farklı olduğunu hatta toplumlar arası normal ve anormal kavramlarının bile farklılık gösterdiğini anlatmaktadır. Psikoloji kitapları okuyan birisi olmama rağmen bu şekilde bilimsel ve terimlerin çok olduğu bir kitabı ilk defa okudum diyebilirim. Ama yine de öğrenmem gerekenleri öğrendiğimi düşünüyorum. Toplumlar arası farklılıkları psikolojik olarak incelemek o toplum hakkında birçok bilgiyi elde etmeyi sağlıyor bu yüzden psikoloji kitaplarının her zaman okunması gerektiğini düşünüyorum. Bu kitabı; psikolojiye meraklı ve ilgili olanların okuyabileceğini düşünüyorum. Ama isterseniz yine de şansınızı deneyin. :)
Günümüzün nahif ruhlu psikiyatrı Kemal Sayar 'dan nahif bir kitap. Şöyle bir incelemelere bakındım.Kişisel gelişim kitabı denilmiş bu kitap için.Bize birtakım prensip ve öneriler veriyor evet ; fakat hem kişisel hem de toplumsal gelişimimiz için veriyor .Önerileri hap bilgi ,koşulsuz inanç ve dayatmalardan uzak . Mükemmelliği kutsamıyor mesela .Tam tersi buna olan inancımızın yanlışlığını gösteriyor. Bazı kitaplar bize mükemmelliği vadeder. Ruhumuz mükemmel olanı arzular . Fakat şunu görmekte fayda var ; kusurlu olmak ,hata yapmak mükemmele doğru gitmenin önkoşulu. Birdenbire gerçekleşmez.Azim ,istek ve sağlam irade gerekir bu yol için.Ve sonuç her ne olursa olsun kabullenme gerekliliğini hatırlatıyor.

Mesleki tecrübelerine, kişisel ve nihayetinde toplumsal değişime olan isteğini da katarak ortaya güzel bir kitap çıkartmış.

Kapağına ve ismine bakıp pembe dizilerin kitaplaşmış versiyonundan biri veya popüler kültürün sığ bir ürünü şeklindeki düşüncelere de kapilmamanizi öneririm.

Kemal Sayar ' ı bilenler onun o içimizdeki sese ses olmanın mutluluğunu bilir. Bilmeyenler için de şöyle söyleyim ; anlattıkları ,bahsettikleri bize hiç yabancı gelmez.İçimizde bir yerlerde susturulmuş ,horlanmış, yok sayılmış ya da gereğinden fazla konuşturulmuş , önemsenmiş sesleri duymamızı sağlar.Bu kitap da onlardan biri işte.
Doğruları ve yanlışları ,neyin olması, neyin olamamasıni sorgulama imkanı sunuyor yargılamadan, incitmeden ve inandırarak. Kitapta onlarca konu başlığı var, herkes kendine göre bir şeyleri önemli ve anlamlı bulur .Kitaptan kendi hayatıma yansımasını buldugum şey şu olur benim için: Acılarımızdan anlam devşirmeliyiz.

Kitapta değinilen konu başlıkları olarak şunlari söyleyebilirim :Anlam, varoluşumuz ,mutluluk,aşk ,acı,affetme ,ıstırabın anlamı ve önemi vs.
Kısaca kusurlarımızı ve meziyetlerimizi bir arada görebilmemizi sağlamış.
Kitaptaki başlıklardan birkaçı :
Ruhumuzun en derin yaraları affetmekle iyileşir.
Önce kendine kıymaktan vazgeç
Hasar olmadan zafer olmaz
Sessizlik bir başkasının kelimeleriyle düşünmektir.
Yaşamak direnmektir
Dikkat en büyük armağandır
Hak şerleri hayreyler
Bırak hakikat incitsin seni,bir yalan avutacağına
Allah kime hayır murad ederse ona nefsinin ayıplarını gösterir
Mutluluk bir yorum meselesidir
Kemal Sayar'ın
Yağmurun ve rüzgarın, olgunlaştıran ıstırabın, hayatın içinde saklanmış merhamet, iyilik ve güzelliğin izini sürmüş, hayatın 'niçin' ine dair esaslı sorular sorup insanı kendi iç ve dış âlemini bulduğundan daha güzel kılmaya çağırmış ve ruha dokunan kelimelerle yazmış  olduğu bir kitap.
Son sayfasında hocanın kendi diliyle şöyle veda etmesi ayrı güzel..
"Dünyadaki gurbetin 'evinde olamama' hissinin dünyayı bir türlü yurt belleyememenin hüznünü içimde sürekli gezdirdim.
'Suların ötesindeki ülke'yi arayıp duruyorum. Şimdi kendi yazıma karışıp da kaybolma vakti geldi. ALLAHAISMARLADIK"
(Biraz yağmur da ıslanmayı göze alanlar için..)
Kemal Sayar'ın kendine özgü tarzı ve sunuşuyla harmanladığı herkesin kendinden bir şey bulabileceği ve farkındalığı arttıran güzel bir kitaptı. Yitirdiğimiz değerlere ve yaptığımız yanlışlar kitapta çok güzel bir şekilde yer bulmuş
Sayar'ın anlatım tarzı ilk baş farklı gelse de okudukça alışıyor ve ne kadar akıcı olduğunu fark ediyorsunuz, sayfalar su gibi akıp geçiyor. Okurken hayatınıza dışarıdan bakma fırsatı buluyor ve özeleştiri yapmaktan kendinizi alamıyorsunuz.
Kemal SAYAR'ın okuduğum ilk eseriydi. Mükemmel bir üslubu var en az alanı kadar edebi yönününde güçlü olduğu muhakkak. Eser, değişik zamanlarda kaleme aldığı birbirinden güzel ve ehemmiyetli konuları irdelediği yazılarından oluşmaktadır.

"Bu yazılarda 'akleden kalp'e bir şeyler söylemek istedim. Bir yazı üstadı değilim, sözlerimi daha güzel söyleyebilmiş olmayı dilerdim."
"Başka bir ruhtan yankı veren söz, anılmayı hak eder. Gönlüm istiyordu ki bir şey yazmayı becerebildiğim her seferinde kelimelerin bir yaraya merhem olsun, bir ağrıyı dindirsin."
"Hep ruha dokunan yazılar yazmaya çalıştım. Bazen insan öyküleri anlatmaya çalıştım, bazen insana dair güzel sözler söylemeye çabaladım."
"Sonunda insanların sözleri de buharlaşır gider, iyi ki de gider. Kelimelerin esinlediği duygular kalır. Hissedebildiğimiz anda, insanlığımızın eksik kalmış bir tarafını tamamlayan duygular."

Herkese iyi okumalar diliyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kemal Sayar
Tam adı:
Prof. Dr. M. Kemal Sayar
Unvan:
Türk Psikiyatri Hekimi, Akademisyen, Yazar
Doğum:
Ordu, Türkiye, 26 Mayıs 1966
M. Kemal Sayar (d. 26 Mayıs 1966, Ordu), Türk psikiyatri hekimi (psikiyatr), yazar.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi'nde ve Çorlu Asker Hastanesi'nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000'de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi'nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör unvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo'da ve daha sonra Star televizyonunda "Ruhun Labirentleri" isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT'de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 468 okur beğendi.
  • 1.937 okur okudu.
  • 102 okur okuyor.
  • 1.796 okur okuyacak.
  • 21 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları