Ken Grimwood

Ken Grimwood

7.5/10
915 Kişi
·
2.918
Okunma
·
87
Beğeni
·
4.264
Gösterim
Adı:
Ken Grimwood
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
ABD, 27 Şubat 1944
Ölüm:
ABD, 6 Haziran 2003
Bazı eserlerinde Alan Cochran dahil olmak üzere takma isimler kullanarak yayımlamıştır.
Adam ona mahcup bir ifadeyle bakıp gülümsedi. Kadınsa ona tiksinti dolu kısacık bir bakış fırlattı. Hala ne diye yaşıyorsun der gibiydi bu bakışlar. Hadi pes et artık babalık. Gezegende yer aç.
İnsan gördüklerini unutacaktı elbet bir gün,ama duyduklarını hiç unutamayacaktı...
"Müzik insanın canını yakabilir," dedi yumuşakça.
"Hımm."
"En iyisi... comment dit-on oublier?"
"Unutmak."
"Qui, c'est ça. En iyisi unutmak."
"Evet."
"Bir süreliğine."
Ken Grimwood
Sayfa 130 - Koridor, 9. Basım
filmi vardır herhalde bunun?..size bu kitap hakkında verebileceğim garantilerden biri de şudur ki okurken hem okuyor hem izleyeceksiniz size bunun garantisini verebilrim...senaryosu da sürükleyici kendisini okutan ve merak ettiren bi senaryo..yani okunmalı okunması gereken bi kitap diyorum..ama puanının bu kadar olması beni biraz şaşırttı açıkçası ben en az 8.5 falan beklerdim 7.5 olmamış ...ayıp olmuş bu müthiş senaryoya
..
Bu tür kitaplar için yazmakta gerçekten güçlük çekiyorum, bu tür kitapların okur sayısının da fazla olmasını gördükçe hep kendime kuşkuyla bakıyorum. Kitap kötü, başarısız manasında bir fikir beyan etmeyeceğim, lakin gördüğü ilgi kadar mükemmel değil diyeceğim. Ben satın almadım, ev de bulduğum için okudum, kimlerin satın aldığını da biliyorum. 361 sayfa kitap bir günde okunuyorsa, bunu da sorgulamak gerek bence. Lakin hep inandığım bir şey olmuştur, en azından hep inanmak isterim, her kitaptan bir şeyler çıkartılacağına; okurken kitaptaki tema için düşünmedim dersem yalan olur, yaşamla ilgili bir şans daha olsa şunları yapardım gibi düşünceleri hayatın içinde insanlar kendilerine bir şekilde yöneltirler. Kitapta bunu düşündürtüyor, konu sizi meraklandırıyor, en azından sonu nasıl bağlanacak diye merak ediyorsunuz. İnsanlığın yaşadığı felaketleri Amerikan gözüyle de olsa yakın tarihin önemli olaylarını yüzeysel bir şekilde hatırlıyorsunuz kitabı okurken. Benim en çok hoşuma giden iki şeyden birini sizle paylaşayım, gözlerden uzak, iletişimden kopuk, küçük bir kasabada Jeff'in yaşadığı evi hayal ettim. Radyodan tek bir dalgadan aldığı yayınla bazı şeyleri takip etmek dışında tamamen her şeyden uzak bir yaşantı. Sonuç olarak, sahilde şezlong üzerinde okunacak bir kitap benim için.
Genelde bu kitapla ilgili iyi yorumlar görüyoruz.Fakat ben okurken sıkıldığımı hatırlıyorum . Bahsedildiği gibi bi sıradışılık yok ve sonunda da SON diyebileceğimiz bi son yok.
Geçmişe tekrar tekrar dönüp hatalarıyla doğrularıyla anılarını tekrar tekrar yaşamak zorunda kalan biri üzerinden yürüyor eser. Bi süre sonra bi hareket beklediğinizden kitaptan okurken hayıflanmaya başlamıştım ben artık ''Yine mi başa döndü.'' diye.
Belki de başka bi zamanda okumuş olsaydım kitabı daha farklı düşünecektim ama bende bıraktığı izlenimler bunlar oldu eserin.
Okumaya başlamadan önce klasik bir kelebek etkisi -butterfly effect- tarzı olacağını düşünmüştüm ama okurken çok keyif aldım. Zaman zaman ben olsam şöyle yapardım gibi düşüncelere de sevk olduğum gayet hoş bir kitap.
Beklentimin altındaydı, en başta beklentimi yükseltti gittikçe daha sonrada tam bir hayal kırıklığı sanki kitabın orası üstün körü yazılmış gibi en başta ve sonda olan ayrıntılar orta da yoktu üstün körü atlanmıştı. Yinede sonu güzel ve anlamlı biter diye düşündüm oda olmadı.Özetlersek ve örnek vericek olursam
X kişi yatağına uzanmıştı ardından bir ses duydu ürkütücü fakat bir okadarda tanıdıktı ama yataktan çıkamayacak kadar cesaretsizdi duvardaki gölgesi korkmaya değerdi ve ışık açıldı sesin bir sinekten geldiği anlaşıldı
Zaman çarkıda bunun gibi bişiydi.
Keske benim de basima gelse diyerek okuduklarimdan.keyifle ve soluksuzca okumustum. Daha sonra ayni yazarin baska kitaplarini da okudum ancak syni etkiyi bulamamistim...
Hepimizin öyle anları oluyor ki bazen seneler öncesine dönmek istediğimiz zamanlar... Kitabı okurken "keşke yerinde ben olsaydım" dediğim vakitler oldu lakin bazı şeyler tekrarı olmayınca daha güzel ve daha anlamlı hatalarımızın bile bir anlamı ve bize kattığı değerler var.
Ken Grimwoodun sıradışı eseri Sil Baştan, zihninize şu soruyu kazıyor: Geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız?
43 yaşındaki Jeff Winston bu şansı birkaç kez elde eder. Heyecanını yitirdiği evliliği ile geleceği olmayan işi arasında sıkışıp kalmıştır ve hiç beklenmedik bir anda ölüverir. Tekrar hayata gözlerini açtığında ise takvimler 1963 yılını göstermektedir. O sabah 18 yaşında, üniversite yatakhanesinin duvarlarına bakarak uyanır. Her şey eskisi gibidir... tek bir fark dışında: Jeff geleceği avcunun içi gibi bilmektedir. Futbol ligi final maçlarından at yarışlarına kadar kimin kazanacağını, Wall Streette köşeyi dönmek için hangi şirketlere yatırım yapmak gerektiğini... Yalnız, bilmediği bir şey vardır: Neden hayatını sil baştan yaşamak zorundadır? Sevdiği her şeyi ve herkesi kazanıp kaybetmeye daha ne kadar devam edecektir?
Birçok dile çevrilen ve listeleri alt üst eden Sil Baştan hayatın karmaşık döngüsünü sorgularken hayal gücünüzü de sonuna kadar zorluyor.
Kitabı çok merak ederek aldım
Sürükleyici bi kitap ama sonunu beyenmedim, farklı bitmesini beklerdim okuyacak olanlar için büyük bi beklentiye girmemelerini tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ken Grimwood
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
ABD, 27 Şubat 1944
Ölüm:
ABD, 6 Haziran 2003
Bazı eserlerinde Alan Cochran dahil olmak üzere takma isimler kullanarak yayımlamıştır.

Yazar istatistikleri

  • 87 okur beğendi.
  • 2.918 okur okudu.
  • 27 okur okuyor.
  • 797 okur okuyacak.
  • 81 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları