Kostas Mourselas

Kostas Mourselas

Yazar
7.4/10
114 Kişi
·
443
Okunma
·
8
Beğeni
·
1462
Gösterim
Adı:
Kostas Mourselas
Unvan:
Yazar
Doğum:
Atina, 1932
Atina, Pire'de doğdu ve lise öğrenimini aynı yerde tamamladı. 1951'de Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıfında okurken EPON gençlik örgütü üyesi olmakla suçlandı ve dönemin askeri mahkemesi tarafından yargılandı. (Beloyanis davası). Yıllardır aldığı keman eğitimini tiyatro aşkı baskın çıkınca bıraktı. Hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra, baroya kaydını yaptırmadan avukatlığı bıraktı ve Albaylar Cuntası tarafından 1969 yılında işine son verilene kadar devlet memuru olarak çalıştı. Bu tarihten sonra kendini tamamen yazarlık mesleğine adadı ve tiyatro yapıtları, televizyon metinleri, senaryolar, denemeler ve romanlar yazdı; aynı zamanda da gazetecilikle ilgilendi. Tiyatro oyunları; Elefhero Theatro, Ethniko Theatro, Theatro Technis, Kuzey Yunanistan Devlet Tiyatrosu, Belediye Tiyatroları tarafından ve yurtdışında da Fransa, Almanya ve Kıbrıs'ta da sergilenmişti.
...Konstandis, genellikle rüşvet kabul eden devlet dairelerinindeki memurların zamanla yüzü dönüşüme uğruyor. Onlara bakarsan anlarsın. Burunları büyür, daha eğri olur, biraz daha kelleşir ve yüzlerine şeytani bir gülümseme eklenir. Dikkat edersen , hepsinin küçük ve sıkı dudakları, bozuk dişleri, kartal gibi gözleri vardır ve hafif kamburdurlar. Kuzen, hayatımda rüşvet alıp da hafif kambur ve sinsi bir gülümsemesi olmayan bir adama rastlamadım.Ciddiyim.
''Sefil düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı... Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol, başka bir anlam mı arıyordun?"
...Manolopulos, bir tebeşir var.Tebeşir kimin elinde önemli değil. Ama tebeşiri tutan, senin hareket alanının sınırlarını çizecek güce sahip. Sınırlar içinde herşeye izin var. Dışındaysa her şey yasak.
O günden beri onu ne zaman görsem hep gözlerini öpmek isterdim. Gözleri o kadar acı , o kadar hüzün doluydu ki! Sanki hep göz kenarlarından bir damla gözyaşı akacaktı, ama hiç akmazdı.
456 syf.
·7/10
Romanın ana teması; insanın sefilliklere, küçük çıkar çatışmalarına, egemen sisteme karşı bağımsızlığı ve özgürlüğü. Anlatım tarzına göre, Kostas, kendi hatıralarını, yaşamını, arkadaş grubunun özellikle de dostu Luis'in yaşadıklarını aktarıyor.Dili akıcı, sürükleyici. Zaman zaman ileri-geri zaman atlamalı üslubu ile dikkati diri tutmayı başarmış. Alaycı, esprili, bayağı, iğrenç, çılgın veya erotik anlatım tarzları denemiş. Tavsiye ediyorum.
456 syf.
bazı bölümleri defalarca okuduğumu ve her bölümün farklı bir kitabı çağrıştırdığını itiraf edeyim öncelikle. özgürlük üzerine adıyla içine kapandığımız kafesi keşfetme duygusu uyandırıyor. luis'in seçtiği "yaşama" biçimi kaçak göçek, sorumsuzca ve pratikte uygulanmaz olabilir ama o yaşatması gerekenin hayat değil de kendi olduğunu vurgular her devinimiyle. kendimiz için seçtiğimiz yaşam adacığı gerçekten bize mi ait yoksa tapusu başka ellerdeyken ruhumuzu kiraya mı verdik. "...Ormana gittim çünkü bilerek yaşamak istedim.. yaşamın yalnızca asıl gerçeklerine yönelmek ve öğretmiş olduğu şeyleri öğrenip öğrenemediğini görmek için ve bir de ölüm kapımı çaldığında , aslında hiç yaşamamış olduğumu düşünmemek için gittim ormana.. " der Henry David Thoreau. Ormana çıkan kestirme yollardan biri bu kitap. Yazarın cinselliğe teşne anlatımına gelince sadece bu yönüyle ele almak saçma olur. bunu da arayışın bir parçası ve aracı olarak kabul etmek gerekir
456 syf.
·Beğendi·9/10
Sanırım on beş sene oldu okuyalı. Hala romanın etkisini hissedebiliyorum. Bu açıdan benim için ender kitaplardandır.

Sadece bir insanın ilişki sürecini masaya yatırdığımızda ideal olan nedir?

Artık bir ızdıraba dönen evliliğin içinde bunalmak mı?
Yoksa zaptedilemeyen bir özgürlük mü.

Kitap; güven duygusunu, teslimiyeti, zorunlu ve hapsedilmiş hayatı, zaafları ve ikili ilişkileri masaya yatırıyor.

Aklımda kalan ve beni en çok etkileyen şey ise anlatıcının kafasında yarattığı engeller nedeni ile kendi sefil evliliğinde (kendisi bu şekilde tanımlıyor. )hapis olması ve tam tersi karakteri olan luis'in yaşadığı ben olma duygusu.
456 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Tam anlamıyla carpe diem tarzı özgürlüğüne düşkün, hafif serseri mi desem ne ise işte Luis ve anlatıcının yaşadıklarını anlatıldığı hızla okunan sade anlatımlı roman.
456 syf.
·Beğendi·10/10
Kızıla Boyalı Saçlar anlatımın doruğa çıktığı nefis bir roman.Bu kitabı anlamayanlara üzülüyorum.
456 syf.
·Beğendi·9/10
nerde gördüğümü hatırlamıyorum, ahmet necdet sezer'in kitaplığında olduğunu ve bu kitabı çok beğendiğini okumuştum.edinip okuduğumda ise aslında yunanlıların da bizden farklı olmadığını anlamıştım.kural tanımazlık, prensipsizlik, oportünistliğin tillahı ve illa ki luis !! öyle bir karakter ki anlatılmaz, okunur :))
456 syf.
·47 günde·Puan vermedi
Aslında okumak istemiyorum bu kitabı ama tuhaf bir şekilde kendine çekiyor. Luis acaba daha neler yapacak? Bu çocuğun sonunu gerçekten çok merak ediyorum.
456 syf.
·Beğendi·10/10
Okumaya bıkmayacağım,
İlk okuduğumda Lise 2. Sınıfa gidiyordum,
En son 3 ay önce 4. Kez okudum,
Ve en çok hediye ettiğim kitaptır.
1. El bulma şansınız çok yok, temiz 2.el bulup okunması gereken bir kitaptır
478 syf.
carlos castaneda' nın don juan' ı modern dünyada nasıl olurdu?
varlığı şüpheli, yazarı tarafından uydurulmuş olduğu düşünülen don juan' ı şehir hayatında görebilmenin keyfini sürün.
456 syf.
·Puan vermedi
Bence bir kitapta bu kadar cinsellik olmamalı..Kitabın dikkat çeken yanları olmasına rağmen anlatımın daha çok erotizm üzerine yoğunlaşması beni kitaptan uzaklaştırdı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kostas Mourselas
Unvan:
Yazar
Doğum:
Atina, 1932
Atina, Pire'de doğdu ve lise öğrenimini aynı yerde tamamladı. 1951'de Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıfında okurken EPON gençlik örgütü üyesi olmakla suçlandı ve dönemin askeri mahkemesi tarafından yargılandı. (Beloyanis davası). Yıllardır aldığı keman eğitimini tiyatro aşkı baskın çıkınca bıraktı. Hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra, baroya kaydını yaptırmadan avukatlığı bıraktı ve Albaylar Cuntası tarafından 1969 yılında işine son verilene kadar devlet memuru olarak çalıştı. Bu tarihten sonra kendini tamamen yazarlık mesleğine adadı ve tiyatro yapıtları, televizyon metinleri, senaryolar, denemeler ve romanlar yazdı; aynı zamanda da gazetecilikle ilgilendi. Tiyatro oyunları; Elefhero Theatro, Ethniko Theatro, Theatro Technis, Kuzey Yunanistan Devlet Tiyatrosu, Belediye Tiyatroları tarafından ve yurtdışında da Fransa, Almanya ve Kıbrıs'ta da sergilenmişti.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 443 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 102 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.