Kostas Mourselas

Kostas Mourselas

7.4/10
61 Kişi
·
263
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.306
Gösterim
Adı:
Kostas Mourselas
Unvan:
Yazar
Doğum:
Atina, 1932
Atina, Pire'de doğdu ve lise öğrenimini aynı yerde tamamladı. 1951'de Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıfında okurken EPON gençlik örgütü üyesi olmakla suçlandı ve dönemin askeri mahkemesi tarafından yargılandı. (Beloyanis davası). Yıllardır aldığı keman eğitimini tiyatro aşkı baskın çıkınca bıraktı. Hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra, baroya kaydını yaptırmadan avukatlığı bıraktı ve Albaylar Cuntası tarafından 1969 yılında işine son verilene kadar devlet memuru olarak çalıştı. Bu tarihten sonra kendini tamamen yazarlık mesleğine adadı ve tiyatro yapıtları, televizyon metinleri, senaryolar, denemeler ve romanlar yazdı; aynı zamanda da gazetecilikle ilgilendi. Tiyatro oyunları; Elefhero Theatro, Ethniko Theatro, Theatro Technis, Kuzey Yunanistan Devlet Tiyatrosu, Belediye Tiyatroları tarafından ve yurtdışında da Fransa, Almanya ve Kıbrıs'ta da sergilenmişti.
...Konstandis, genellikle rüşvet kabul eden devlet dairelerinindeki memurların zamanla yüzü dönüşüme uğruyor. Onlara bakarsan anlarsın. Burunları büyür, daha eğri olur, biraz daha kelleşir ve yüzlerine şeytani bir gülümseme eklenir. Dikkat edersen , hepsinin küçük ve sıkı dudakları, bozuk dişleri, kartal gibi gözleri vardır ve hafif kamburdurlar. Kuzen, hayatımda rüşvet alıp da hafif kambur ve sinsi bir gülümsemesi olmayan bir adama rastlamadım.Ciddiyim.
''Sefil düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı... Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol, başka bir anlam mı arıyordun?"
...Manolopulos, bir tebeşir var.Tebeşir kimin elinde önemli değil. Ama tebeşiri tutan, senin hareket alanının sınırlarını çizecek güce sahip. Sınırlar içinde herşeye izin var. Dışındaysa her şey yasak.
O günden beri onu ne zaman görsem hep gözlerini öpmek isterdim. Gözleri o kadar acı , o kadar hüzün doluydu ki! Sanki hep göz kenarlarından bir damla gözyaşı akacaktı, ama hiç akmazdı.
Evlenmek iyi gelirmiş. Spor yapmak iyi gelir deriz ya, annem de evliliği bu gözle görüyordu.
Zaten neden hayatın bir anlamı olsun ki? Anlama ne gerek var? Hiçbir anlamı yok. Olur da hayata bir anlam verirsen doğallığı öldürüp anlam içinde hapsolursun. Bir anlam aramaktan, anlamdan konuşanları duymaktan bıktım!
"Olay yarat. Zamanın böyle rastgele, boşa geçmesine izin verme. Telefon et, randevu ver, yolları ve ofisleri arşınla. Kim bilir belki de bir voli vurusun. Böyle oturarak boğulur, durgunlaşır, hep her şeyin boş olduğunu ve ölümü düşünürsün, sararıp solarsın" (Luis)
Romanın ana teması; insanın sefilliklere, küçük çıkar çatışmalarına, egemen sisteme karşı bağımsızlığı ve özgürlüğü. Anlatım tarzına göre, Kostas, kendi hatıralarını, yaşamını, arkadaş grubunun özellikle de dostu Luis'in yaşadıklarını aktarıyor.Dili akıcı, sürükleyici. Zaman zaman ileri-geri zaman atlamalı üslubu ile dikkati diri tutmayı başarmış. Alaycı, esprili, bayağı, iğrenç, çılgın veya erotik anlatım tarzları denemiş. Tavsiye ediyorum.
bazı bölümleri defalarca okuduğumu ve her bölümün farklı bir kitabı çağrıştırdığını itiraf edeyim öncelikle. özgürlük üzerine adıyla içine kapandığımız kafesi keşfetme duygusu uyandırıyor. luis'in seçtiği "yaşama" biçimi kaçak göçek, sorumsuzca ve pratikte uygulanmaz olabilir ama o yaşatması gerekenin hayat değil de kendi olduğunu vurgular her devinimiyle. kendimiz için seçtiğimiz yaşam adacığı gerçekten bize mi ait yoksa tapusu başka ellerdeyken ruhumuzu kiraya mı verdik. "...Ormana gittim çünkü bilerek yaşamak istedim.. yaşamın yalnızca asıl gerçeklerine yönelmek ve öğretmiş olduğu şeyleri öğrenip öğrenemediğini görmek için ve bir de ölüm kapımı çaldığında , aslında hiç yaşamamış olduğumu düşünmemek için gittim ormana.. " der Henry David Thoreau. Ormana çıkan kestirme yollardan biri bu kitap. Yazarın cinselliğe teşne anlatımına gelince sadece bu yönüyle ele almak saçma olur. bunu da arayışın bir parçası ve aracı olarak kabul etmek gerekir
Sanırım on beş sene oldu okuyalı. Hala romanın etkisini hissedebiliyorum. Bu açıdan benim için ender kitaplardandır.

Sadece bir insanın ilişki sürecini masaya yatırdığımızda ideal olan nedir?

Artık bir ızdıraba dönen evliliğin içinde bunalmak mı?
Yoksa zaptedilemeyen bir özgürlük mü.

Kitap; güven duygusunu, teslimiyeti, zorunlu ve hapsedilmiş hayatı, zaafları ve ikili ilişkileri masaya yatırıyor.

Aklımda kalan ve beni en çok etkileyen şey ise anlatıcının kafasında yarattığı engeller nedeni ile kendi sefil evliliğinde (kendisi bu şekilde tanımlıyor. )hapis olması ve tam tersi karakteri olan luis'in yaşadığı ben olma duygusu.
Okumaya bıkmayacağım,
İlk okuduğumda Lise 2. Sınıfa gidiyordum,
En son 3 ay önce 4. Kez okudum,
Ve en çok hediye ettiğim kitaptır.
1. El bulma şansınız çok yok, temiz 2.el bulup okunması gereken bir kitaptır
Kızıla Boyalı Saçlar anlatımın doruğa çıktığı nefis bir roman.Bu kitabı anlamayanlara üzülüyorum.
Kitabın sıkıcı olduğunu düşünmüyorum, ancak alışılagelmiş anlatımın biraz dışında.. Daldan dala atlaması da biraz kafa karıştırıcı olabilir, ama yinede zevk alarak okunabilecek bir kitap.. Erotizmi sevenler içinde keyifli...
Kızıla boyalalı saçlar kitanından çok etkilenmiş ve bunu da yansıtmış olsam gerek ki kız arkadaşımın hediye ettiği kitabı başta hevesle sonrasında hayal kırıklığı yaşayarak okudum. Sıradan bir mahalledeki sıradan insanlar yine sıradan hayatlarına devam ediyorlar.
Bence bir kitapta bu kadar cinsellik olmamalı..Kitabın dikkat çeken yanları olmasına rağmen anlatımın daha çok erotizm üzerine yoğunlaşması beni kitaptan uzaklaştırdı.
Aslında okumak istemiyorum bu kitabı ama tuhaf bir şekilde kendine çekiyor. Luis acaba daha neler yapacak? Bu çocuğun sonunu gerçekten çok merak ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kostas Mourselas
Unvan:
Yazar
Doğum:
Atina, 1932
Atina, Pire'de doğdu ve lise öğrenimini aynı yerde tamamladı. 1951'de Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıfında okurken EPON gençlik örgütü üyesi olmakla suçlandı ve dönemin askeri mahkemesi tarafından yargılandı. (Beloyanis davası). Yıllardır aldığı keman eğitimini tiyatro aşkı baskın çıkınca bıraktı. Hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra, baroya kaydını yaptırmadan avukatlığı bıraktı ve Albaylar Cuntası tarafından 1969 yılında işine son verilene kadar devlet memuru olarak çalıştı. Bu tarihten sonra kendini tamamen yazarlık mesleğine adadı ve tiyatro yapıtları, televizyon metinleri, senaryolar, denemeler ve romanlar yazdı; aynı zamanda da gazetecilikle ilgilendi. Tiyatro oyunları; Elefhero Theatro, Ethniko Theatro, Theatro Technis, Kuzey Yunanistan Devlet Tiyatrosu, Belediye Tiyatroları tarafından ve yurtdışında da Fransa, Almanya ve Kıbrıs'ta da sergilenmişti.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 263 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 63 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.