Kristin Cast

Kristin Cast

7.7/10
1.843 Kişi
·
10.186
Okunma
·
83
Beğeni
·
4.047
Gösterim
Adı:
Kristin Cast
Unvan:
Yazar
Doğum:
Oklahoma, 4 Kasım 1986
Kristen Cast (d. 4 Kasım, 1986) genç yetişkinler için olan Gece Evi serisinin ortak yazarıdır.Serinin diğer yazarı annesi P. C. Cast'tır.Kasım 2008'de Variety, yapımcı Michael Birnbaum ve Jeremiah S. Chechik'in Gece Evi serisinin sinema haklarını elde etmek için bir seçenek bulundurduğunu bildirdi.
Hayat bir şeyleri yüzüne gözüne bulaştırmaktan ibaret.Ve eğer mükemmel olsaydık , bu kadar heyecanlı olmazdı..
Kalbinin , senin için de , benim için olduğu kadar önemli olduğuna karar verdiğin zaman gel ve beni bul.Kolay olması lazım.Kalbini takip et , yeter..
Karanlık her zaman kötülük demek değildir. Tıpkı, aydınlığın da her zaman iyilik getirmemesi gibi.
Nefretle dolu olan insanlar, sevgiyle nasıl baş edeceklerini bilemezler.
Kristin Cast
Sayfa 404 - Pegasus Yayınları
"..Güç arıyorum ama başkalarından büyük olmak için değil, en büyük düşmanla, kendi içimdeki şüphelerle savaşmak için.."
"..Karanlık her zaman kötülük demek değildir. Tıpkı, ışığın da her zaman iyilik getirmemesi gibi.."
Spoiler İçerebilir.
Bir toplantı ile giriş yaptık. Geçen kitaptan kalan şu aile ziyaretleri bölümü yani. Bunun akabinde geçen sene çok tartıştıkları kızın bu sene ailesinden çektiklerini göz önüne aldığımızda bir gariplik sezdim. Özellikle kızın -Afrodit- sessiz kalmasına. Çünkü ileri bölümlerden birinde Afrodit, Zoey’e kendisini dinlemesini yoksa büyük annesinin öleceğini söylüyordu. Hatta bir köprünün yıkılacağını ve suyun altında kalarak öleceğini söylüyordu.
Ancak dikkatimi çeken nokta burada bu olaylardan ziyade Zoey’in ilişkileri diyebilirim. Yani kardeşim her önüne gelene de aynı anda nasıl aşık olabiliyorsun nasıl hemen yakınlaşabiliyorsun ? Sizce de mantıksız değil mi ? Hem de karaktere o kadar ısınmışken. Heath, Erik ve Loren’den bahsediyorum.
Hemen akabinde de Chris diye bir çocuk kayboluyor. Bizimkilerin de tanıdığı ünlü biri. Tabi çocuk ölmüştü. Bu sefer de Brad diye bir çocuk kayboluyordu. Bunlar ‘Birlik Takımı’ oyuncularıydı. Ekibe ise Jack diye bir çocuk katılıyordu.
Bu çocuk ölümlerinin yanında bir de Afrodit’in makam istemediğini ama Zoey’in ona borçlu olduğunu söylemesi vardı. Bu daha beter bir durumdu. Düşmanına borçlu kalmak. Ancak Zoey söz vermişti.
Elliott’u hatırlarsınız. Önceki kitapta öldüğünü öğrenmiştik. Yani çocuklara söylenen; vampir olamayanların öldüğüydü ama durum gerçekten bu değildi. Neferet yani okulun ve aynı zamanda Zoey’in eğitmeni o çocukla gizlice buluşmuş, bununla da kalmamış kanını emmiş ve Zoey hepsini görmüştü.
Sadece bu kitaba özel olarak ilgimi çeken bir diğer nokta da boyunlarındaki kolyelerin 3 Hilal şeklinde olmasıydı. Bu ayrıntıyı vermezsem rahat edemem tabi ki. [Simge]
Akşam toplantısında Zoey’de toplanan 5 özellikten Ruh özelliği hariç 4 özellik 4 arkadaşında toplanmıştı. Bu da çok güzel bir ayrıntıydı ve sanırım gelecek kitapta da bu ayrıntı daha farklı şekilde kullanılacaktı.
Ardından akşam yemeğinde çok üzücü bir olay gerçekleşiyor ve Zoey’in en yakın arkadaşı Stevie Rae öksürük nöbetleriyle başlayan süreci geçiriyor ardından da ölüyordu. Bu ölümlerin ardındaki sır neydi ? Ölümlerin Zoey ile alakası var mıydı ? Zoey için çember daralıyor muydu ?
Bir çocuk daha ortadan kayboluyor, finale doğru heyecan dozu artıyordu. Bu sefer de Kırık Ok takımından Jeath Luck’un kayıp haberi geliyordu. Ancak benim gene dikkatimi çeken nokta Zoey’in eski sevgilisi Heath’ın kaybolması ve bunu rüyasında Zoey’in görmesiydi. Gerçekte de böyle bir şey olduğunu öğrenmesiyle kısa süreli “Neler Oluyor” sorusu gündeme geliyordu !
Herşey bir yana Heath kurtulabilmiş miydi ? Zoey başarabilecek miydi sorularıyla finale girdik ve bir kısım merakımız çözüldü ama gene bir takım sorularla muhatap olmak zorunda kaldık. Stevie yeniden kurtulabilir miydi, kurtarılabilir miydi? Belki de en büyük soru buydu. Neferet’i bundan sonra ne bekliyordu ve Zoey ile aralarında ne yaşanıyordu? Dizi senaryosu gibi gidiyoruz. Tek günde İki kitap birden. Kör olacağımı bilmesem devam edeceğim, beni acayip sardı. [Simge]
Kitapla kalmanız dileklerimle..
Spoiler İçerebilir.
Kitabımıza Zoey’in doğum günü ile başlıyoruz. Erik ile bir gece muhabbeti sonrası Zoey’in kaldığı yerden devam ettiğini söylemek mümkün. Bu sefer de Profesör Blake’e yakalandılar.  Şu kıza hayırlı bir kısmet bulsalar da biz de rahat nefes alsak. 
Şala bir yana polisiye kitaplardan sonra Vampir kitaplarına geçiş yapmak oldukça değişik geldi. Buradaki kanlı ritüellerde insanlar zevk alırken hem de cinsel zevk (!) önceden mide bulandırıcı sahnelere şahit oluyorduk.
Diğer yandan Zoey de bildiğimiz gibi formunda başladı. Bi yandan Erik diğer yandan Loren. 
Afrodit bu sefer ekibe dahil oluyor. Toprak elementini simgeleyebiliyor. Bunun yanımda Zoey’e haber getiriyor. Stevie ölürse vampir ölümlerinin artacağını ve bunu Neferet’in yapacağını. Hatta nasıl öleceğini de söylüyor. Peki gerçekten böyle mi olacaktı ? Stevie gerçekten ölecek miydi ?
Gece yarısı tam geldiklerinde Afrodit gene kötü şeyler olacağını hissetmişti. Keza oldu da. Profesör Nolan haç şekilde asılmış ve başı koparılmış şekilde öldürülmüştü. Okulun Drama dersi öğretmeniydi. Bu saldırının karşılığı olacak mıydı ? İnsanlar ve vampirler karşı karşıya gelecek miydi?
Zoey bu sefer de Heath’a gitmişti. Ancak kan ritüeli bozulmuş, Zoey 2 kişiyi rüzgarın gücünü kullanarak caddenin ortasına atmış ve canlarına kıymıştı.
Vay be dedim. Erik dönüşüm geçirdi. Heath onun için neredeyse ölüyordu. Zoey hepsiyle beraber olduktan sonra Loren ile kanlı bir ritüel gerçekleştirerek yattı. Hem de Heath’ın gözü önünde. Aslan kardeşime çok üzüldüm diyebilirim. Benim adamım oydu. Karşılıksız seven. Ancak sevdiği tarafınca sevilmeyen. İçler acısı, çok içler acısı. Şana eseri gerçeği kendi kulaklarıyla dinlediğinde Heath’e yaptıklarının acısının oldukça erken -ve çok da iyi oldu, ders olsun- çıktığını söyleyebilirim.
Herkes ona olan güvenini yitirsede Tanrı onunla beraberdi ve Stevie 5 elementin gücü ile kurtarılmıştı. Ancak dostları, ona olan güvenini kaybettiğinde Tanrı’nın bir önemi yoktu. (Onun için tabi)
Afrodit’in de izi gitmişti. Normal bir insana dönüyordu ve Stevie iyileşebilecek miydi ? Tam zamanlı. Göreceğiz.
Zoey’in midesine kramplar girmeye başlamıştı. Bu aşamadan sonra o da mı vampir olamayacaktı yoksa değişim mi geçiriyordu ? Şu son toplantı da neyin nesiydi ? Neferet ne yapmaya çalışıyordu ? Zoey ve Neferet yani rahibe adayımız ve zamanın en güçlü rahibesi arasında artık bir savaş açılmıştı.
Peki beni gelecek kitap adına ne umutlandırıyor ? Zoey istenmeyen birine dönüşüyor, Neferet insanlara savaş açıyor, aralarındaki kanlı bıçaklı mücadele de şiddet artıyordu. Resmen kitap gel beni oku diye yalvarıyor. Seri bitince inşallah büyük bir çıkmaza girmem demeye şimdiden başladım. Keyifli okumalar..
Spoiler !
Geldik 12. ve son kitabımıza. Zoey artık nezarette ve vampirlerden uzak kaldığından, ölümü beklemektedir. Kimseyle görüşmek istemediğini söylese de babannemiz (!) buna dahil değildir.  Tabi şunu hepiniz biliyorsunuz ki cinayeti işleyen Zoey değildi. O öyle zannediyordu.
Üstelik değişimi reddetmemesi için vampirlerden biri de sürekli orada duracaktı ve diğer yandan Neferet de boş durmamıştı hatırlarsanız bir katliam gerçekleşmişti ve polis güçleri oraya akın ediyordu.
Yine Neferet boş durmamış ve Kylee diye bir kızı da ele geçirip ilk insan kulu yapmıştı. Tabi kitaptan çok fazla bahsetmeyeceğim çünkü dopdolu bir kitaptı.
Ancak biraz odak noktası şeklinde bakarsak olaylar hep Tulsa denilen yerde geçiyor. Yani evrensel bir durum değil de Yerel şekilde kalınmış. Çok muhteşem bir seri olmayabilir ama dedikleri gibi dünya çapında bir eser için sadece belli bir bölgede kalınması da oldukça şaşırtıcıydı.
Lynette de Neferet’in yeni elemanlarından. Ancak o tam olarak ondan değil ve bayağı da kanım ısındı ona.
Diğer yandan bir takıntım da ‘1968’ model Ford Mustang için Eleanor benzetmesi yapılmasıydı ama benim aklıma o modelin 1967 olduğu geldi. Shelby Mustang Eleanor 1967 model benim en hayran olduğum modellerinden biridir. Karıştırdıysam da kusura bakmayın.
Afrodit, Kalona’nın ölümünü gözleriyle görür. Bunun gerçekleşeceğini belirtir. Çemberin içine hapsedilen Neferet’in de amacı öncelikle Kalona sonra da diğerlerini öldürmektir. Peki Kalona gerçekten ölecek miydi ? Yoksa kurtulacaklar mıydı ? Ara sıra heyecan yavaşlasa da bu kitap diğerlerinin aksine oldukça heyecanlıydı. Baştan aşağı final havası ve enerjisini hissedebiliyorsunuz.
Finalin de çok güzel olduğunu ve güzel bitmediğini söyleyeceğim. Evet bitmediğini. Çünkü öyle bir tamamlama olmuş ki hani yazar belki de ‘Gene devam ederiz yaa’ kafasında bir final yapmış, alışkanlıktan olsa gerek. Tabi buraya kadar 12 kitabı 2 hafta olmadan okuduğumu da belirtmek isterim. Özellikle bazı günler es geçip okumadığım veya günün belli bir anında kitlenip bitirdiğimi de söyleyebilirim.
Bunun haricinde söyleyebileceklerim biraz olumsuz kaçabilir. Mesela kitapta bazı hadiseler çok sık tekrar ediyor veya belli bir düşmana odaklanıp o düşman, onun etrafındakiler teker teker dost oluyor gibi ya da kitabın ortalarında neredeyse uyuyakalacak olmamın verdiği hisleri ekleyebilirim.
Genel hatlarıyla ise oldukça başarılı bulduğum bir kitap diyebilirim. Edebi yönü var mı yok mu tartışılır ama bence yok. Tabi bu tarz şeyleri seviyor ve uzun seriler de ilginizi çekiyorsa okumanız da doğal. Son olarak da şunu demem gerek. Kadınlara, Erkeklerden daha fazla hitap eden bir kitap. Kitapla kalmanız dileğimle, keyifli okumalar..
Spoiler !
Kitabımız, geçen kitapta kararlaştırılan gece okulundaki bağış etkinliği ile başlıyor. Tabi bu bile kötü gitmek zorunda yazarımız için ki kedilere başlayan bir örümcek saldırısı ve kurulan element çemberi de bunu destekliyor. Gene bir Neferet olmazsa olmazımız yani. Bununla beraber gelen bir ölümle de hikayemizin girişini tamamlamış oluyoruz.
Ardından bu sefer de herkesi tanıttık bir de Neferet’i tanıtalım hesabına kim olduğu ilk ismine -Emily Wheiler- kadar anlatılıyor. Ve bu sefer de Afrodit’in babası öldürülüyordu. Sizce kim tarafından? Tabi sadece bu değil. Kitabın son bölümüne kadar Neferet ve geçmişten günümüze tüm hayatı bölüm bölüm aktarılıyor. Zoey’i tamamen yok etme planını yaptığı geceye kadar her durum !
Afrodit’in Zoey ile ilgili gördükleri ve ruhen de bizzat hissettikleri, bir sıkıntı çıkacağı ve bunun Zoey olacağını görmesi de merak konusuydu. Bunu biraz gerçeklikle bağdaştırırsak, bir öfke kontrolü sıkıntısıyla haklıdan haksıza düşme durumu vardı. Yüksek Konsey olsun, bu zorlu şartlarda yanlarında olan tek rahibe Thanatos olsun. O kadar agresif olmuştu ki cesedin üzerinde bulunan DNA örneğinden bahsetmeyi dahi akıl edememişti.
Hikayemize bir de Jason ve Zack adında iki kafadar dahil oluyor. Şans eseri bizim Aurox ile karşılaştılar ve bizimki de onlardan olduğunu belli etmeden onlarla takıldı ve kendini de rahat hissetmişti. Ancak başta dikkatini çekmeyen bir durum vardı. Aurox çocukların yanına Stark’ı getirecekti ve çocuklardan biri ona Heath demişti. O bunu fark etmemişti.
Sonra biraz daha heyecan seviyesinin arttığını görüyorduk. Kırmızılardan Dallas, Stevie’e felaket bir tuzak kuruyordu. Onu güneşte kızartmak gibi. Son anda Rephaim yetişti hem de bir kuzgun olarak. Ucu ucuna kurtuldu diyebiliriz ve tabii ki bunun bir karşılığı olacaktı.
Finale odaklanacak olursak dudak uçuklatacak cinstendi. Zoey bir gece dışarı çıkar ve o gece Richard Williams ve David Brown karşısına çıkıp ona askıntılık ederler. Daha doğrusu para isterler. Ancak Zoey onların üzerinde –sinirli olmasının etkisiyle fark etmeyerek- kahin taşını kullanır. Perşembe'nin gelişi çarşambadan belli derler ya o durum burada da geçerli. Çünkü adamlar öldü. Bundan sonrası ne olacaktı ? Zoey yakalanacak veya teslim olacak mıydı ? Yoksa Vampir Konseyi tarafından kurtarılacak mıydı ? Diğer yandan Neferet bir kiliseyi kuruttu. Ona ne olacağı da merak konusuydu. Gelecek kitabın önceki 11 kitabın aksine tamamen dolu dolu geçmesini bekliyorum. Tamamının dolu dolu olacağına inanıyorum. Bakalım, kitapla kalmanız dileğimle..
Anne kız Cast'lerin yazmaya başladığı gece evi serisi ne yazık ki sonlara doğru kar gayesine heba edilen muhteşem bir seri. Vampir ekolüne güzel bir tarzla taze bir tat getiren gece evi serisinde baş kahramanı Zoey'nin problemli aile yaşantısının ardından dahil olduğu vampir yaşamı ve bu yaşam içindeki arkadaşlık, aşk ve savaş dolu mücadelesi keyifli bir yazımla karşımıza çıkıyor. Seçilerek işaretlenen (seçilenlerde dövme oluşuyor) ve bu şekilde vampir olanların toplandığı gece evi adlı bir okulda yaşanan kimlik mücadeleleri, uyum süreçleri, aşkları ve ardından gelen hem okullarını hem de yaşadıkları dünyayı kurtarma savaşları heyecan dozajı gittikçe artan bir yazımla anlatılıyor. Kan bağı serisinde olduğu gibi burada da doğa üstü türler sadece vampirlerle kısıtlı değil. Bu seriye hem renk katmış hem de olayları daha da genişleyebilir kılmış. Bu seriyi şimdi okumaya başlayanlar ilk çıktığı zaman başlayanlara göre oldukça şanslı çünkü bekleyecekleri sadece serinin 12. ve final kitabı (söylentiye göre tabi ki) Ben serinin bu denli uzatılmasını ticari amaçlı bulmanın dışında gereksiz de gördüm. Okuyanlar bilir okuyacaklara da kısmi spoiler olacak seriyi uzatmak adına kahramanları öldürüp öldürüp diriltmek ya da başka canlı türevleri şeklinde karşımıza çıkarmak bence gereksizdi. Seri çok daha öncesinde olayları derlenip toparlanarak sonlandırılabilirdi. Zaten ilginç bir şekilde serinin sonlarına doğru yazım tarzında bir tat farkı var ki söylentiler yazarların kendilerine hayalet yazar tutup seriyi devam ettirdiği yönünde. Ben bunu çok da tuhaf bulmadım şahsen çünkü iki kişilik yazar grubu da olsa yazmak eyleminin de bir maksimum sınırı var ve maşallah bu Cast gillerin de neredeyse yılda üç beş eser piyasaya sürdüğü göz önünde tutulursa dedikoduların aslı var gibi geliyor insana. Gelelim sadede; tavsiye ediyor muyum?... Dediğim gibi seriyi topluca alma şansına sahip olduğunuz için bekleme sorunu ortadan kalkmış oluyor ve siz serinin 11.kitabını okuyana kadar final de muhakkak yayınlanmış olur. Evet vampir esaslı roman ekolüne farklı bir tarz katmıştı. Heyecan, macera, aşk ziyadesiyle vardı (Laf aramızda dozajının kaçtığını düşündüğüm çok an oldu). Her şeyden önce çok akıcıydı. Başlamanızla bitirmeniz arasında geçen zamanın farkına bile varamayabilirsiniz. Bir şey katıyor mu? :) Bu tarzdaki romanlar insana ne katıyorsa bu da o kadar bir şeyler katıyor işte. Okuma zevkinizi pekiştiriyor, hoş zaman geçirmenizi sağlıyor. Bunca sözden sonra karar size kalmış;)
Spoiler İçerebilir.
Okulda toplanan çocuklar -kitabın da adını alan- ilk “İşaret” yani bir ölümle yaşam arası, ölmesi veya yaşadığından emin olunamayan bir Vampir gördüğünü söyler. Yazarımız böyle bir girişi uygun bulmuş.
O vampir de aralarından taşıyıcı olarak çıkar ve Zoey vampir olur. Aslında herkes tarafından hikaye biliniyor olsa da kendime göre de notlar almaya karar verdim. Zoey’in vampir olduktan sonra yaşadığı zorluklar biraz fazla dramatik olmuştu.
Akabinde ‘Nyx’ yani Vampir Tanrıçası ile görüşen bir Joey ve bizzat onun tarafından seçildiğini belirten içi dolu Hilali taşıyan kişi olunca da yavaş yavaş bir şeyler olur gibi hissediliyordu.
Biraz kötü tanıştığı ve kanının ısınmadığı Afrodit ile oda arkadaşı Stevie burada kitaba dahil oluyor. Herkesin merak ettiği tek bir konu var; Zoey’in alnındaki işaret ne anlama geliyor?
Okul zamanı da derslere geçiyorlar -vampir eklemeli- ve Zoey orada Erik’i görüyor. Afrodit’in yanında gördüğü çocuk ve çocuktan hoşlanıyordu.
Diğer yandan karanlık bir ritüele katılıyor ve ilk kez kanın tadına bakıyordu. Ancak daha o zaman dikkatimi çeken şey kandan nefret etmesi değil de aklından, gökyüzündeki bulutların dağılmasını ve ay ışığı istemesini geçirmesiyle beraber bulutların dağışması olmuştu. Oldukça uzun serilik bir kitaba göre bence fena olmayan bir gelişme aşaması vardı. Daha şimdiden gelecek kitaplar ne olacak ? Mezun olunca nelerle uğraşacaklar gibi fikirlere kapılıyordum.
Diğer yandan bir Çember Ayini söz konusu ve burada Zoey’in tüm rahibeler arasında bir ilk olarak 5 elementin tamamını hissetmesi var ki bu da Afrodit’i yerinden edecek bir şey ama dikkatimi çeken asıl nokta neden bu kadınlara ‘Rahibe’ denmesi diyebilirim.
Diğer yandan 2 kişinin de ölümü söz konusuydu. Vampirliği reddeden vücutların ölümü diye biliniyordu. Peki ya gerçekte böyle miydi ? Elizabeth be Elliott.
Son ve en güzel ritüel sonrası elementlerin ve ruhların kontrolü ile Zoey bir evrim geçirmişti diyebiliriz. Yüzündeki iz gelişmiş, omzunda da bir çaylağın asla ulaşamayacağı bir dövme belirmişti.
Yeni rahibe kim olacaktı? Rahibelik eğitimi yer değiştirecek miydi ? Oldukça heyecanlı ve gerilimi yüksek, sert bir final geçirdik. Ayrıca gelecek kitap için de umutluyum. Böyle bir tanışma faslı veren kitap sonrası ölen çocuklar adına bilinmeyen sır neydi ? Gelecek kitap adına umudumsa Gece Evi denilen yerde öldürülen küçük çocuklara ne olduğu ve bunun Zoey’in yetenekleriyle bağlantısı neydi ? Sabırsızlıkla bekliyorum..
Serimizin devamına bir rüya ile başlıyoruz. Kalona’nın rüyaya sızması ve Zoey’in A-ya olduğundan bahsetmesi de –rüya bile olsa- hem garip hem de gerçekçiydi.
Ardından Stevie’i iyileştirme süreci ve Kırmızı Çaylaklar denilen ve Stevie’nin de ilk zaman aralarında olduğu grupla tanışma ve birlik olma dönemi geliyordu.
Erik ile yeniden sevgili olsalar da Heath onların saklandığı yere kadar gelmişti. Çocuk uyuz gibi yapıştı ama bu çocukta hoşuma giden bazı huylar halen var. İmkansız da olsa aşkından vazgeçmemek gibi. Bana çok tanıdık birisini hatırlatıyor sadece.  Tabi bu seferde de Zoey’e sinir olduğumu –bu konuda hemfikiriz- söyleyebilirim. Hayatında yeniden 3 erkek ve hatta fazladan da Kalona olma ihtimali vardı. Gerçekten de Aşk Tanrıçası gibi. Hepsi bir yana Zoey’i kesinlikle tek bırakmamak gerekli bana göre. Şu bizim ünlü zincire bağlasan kilitle oynaşır sözünden hareketle –seyretmediğim halde- bu kitabın dizisinde Zoey rolünü üstlenen kıza eğer kitaptaki gibiyse çok büyük sabır diliyorum. Gerçek hayatta da. 
Şaka bir yana tabi ki –çok gülen çok ağlar- yüzümüzün gülmesi uzun sürmedi, Neferet ve Alaycı Kuzgunlar da oraya gelmişlerdi. Tek dertleri Zoey’i alıp efendilerine -Kalona- götürmekti. Ancak hem Heart hem de Erik aralarındaki düşmanlığı dahi unutacaklardı çünkü Zoey oldukça sert yaralanmıştı. Bir insanın değil dayanabileceği, bakmaya bile 2 tane midesi olsa kaldıramayacağı bir durumdaydı. Peki kurtulabilecek miydi ? Müdahalelerin yanında kurtulmak içinse tek bir şansı vardı. Gece Evi !
Bu sefer hedefte Nxy yani Vampirler Yüksek Konseyi var ve bizimkiler gece evinden kaçarak hem konseyi uyarmak hem de bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya çalışacaklardı. Tabi önce okuldan kaçmaları gerekiyordu.
Geriye son bir hamle kalıyordu. Madem ki Kalona ölümsüzdü onu öldüremiyorlardı, o halde çözüm ikisini de sonsuza kadar uzaklaştırmak ve kaçınılmazı mümkün oldukça ertelemek olacaktı. Güzel bir aldatmaca ile kaçışı da başarmışlardı. Sağlam ve büyük (!) ekip de toplanmıştı nasılsa. Ve amaçlarına ulaştıklarında aklımda sadece 2 soru kaldı. Gelecek kitapta bizi bekleyen neydi ? Zoey’in yeni dövmeleri neyi ifade ediyordu ? Aslında ilk 5 kitapta ettiğim meraklı devam senaryosunun yanında 6. Kitapta da bir saldırı hemen beklemediğimden merak etmiştim diyebilirim. Keyifli okumalar..
Spoiler İçerebilir !


Benediktin Manastırı. Her şeyin değiştiği yer. Stevie bir Alaycı Kuzgun görüyor. Onunla da konuşuyor da ve hatta Kuzgun ondan kendisini öldürmesini istiyor. Ancak Stevie öldürmüyor ve onu götürüyor. Ne yapacağını bilmeden.


Stevie, Rephaim’e bakıyor ve onu kurtarıyor. Rephaim bu arada alaycı kuzgun dedikleri şeyin adı. Kendi düşmanının hayatını kurtaran Stevie bunu en yakını Zoey’e anlatmamıştı. Diğer sırlarıyla beraber. Bu büyük bir tezat oluşturuyordu. Çünkü kuzgun tek başına kaldığında ilk düşüncesi Stevie ve ekibini öldürmekti ama babası Kalona’nın Stevie hakkında söyledikleri de neydi ?


Diğer yandan Zoey sürekli Kalona tarafından çağırılıyordu. Rüya da olsa bayağı gerçeğe yakın bir olay ve Kalona’nın rüyalara girebilme gücünü düşününce gerçek gibi geliyordu.


Bir yandan da Rephaim, diğer kızıl vampirlerle -Stevie’den olmayanlarla- karşılaşıyor ve onu öldürmek istediklerini öğreniyor, kendisi de onlara katılıyordu. Ancak düşmanların bilmediği çok önemli bir durum vardı. Rephaim ona bir can borçluydu ve zor da olsa o can borcunu ödeyecekti. Ve Sürpriz bir damgalanma.


Kitabın sonu da -hatta şöyle söylemeliyim ki- ilk 400 sayfanın tamamından daha değerliydi. Yüksek Konsey ile yüzleşme. Bir tarafta iyiler, diğer tarafta kötüler ama kötü oldukları eğitmenler tarafından bile algılanamayacak kadar zihne etki edenler. Yüksek Konsey bundan nasıl etkilenecekti ve bizimkilerin akibeti ne olacaktı ? Göreceğiz.


7 kişilik yüksek konseyin tamamının kadınlardan oluşması da en çok Feministleri mutlu etmiş olsa gerek. :) Bu arada kitabın da kadınlar için yazıldığını inkar edemeyeceğim. Çünkü genel itibarıyla kitaplar kadınlar içindir.


Yüksek Konsey bir yanda, bizimkiler başka bir yanda ve en önemlisi Neferet ve Kalona'da orada olunca bekletiye girmemek hayal gibi geliyordu.


Son olarak Zoey'in yokluğundan bahsetmek mümkün. Öyle ki Heath maalesef Kalona tarafından öldürülmüş ama Zoey de ölmüştü. Ya da ölümü görmüştü diyelim. Zaten gelecek kitabın içeriğinin ne olduğunu araştırdığımızda da Zoey'den oldukça az bahsedildiğini ve bunun yanında Stevie ve Afrodit üzerine yoğunlaşan bi anlatım olduğunu görüyoruz. Bakalım neler olacak. Birkaç gün içerisinde kitaba ulaşıp başlamayı düşünüyorum. İyi okumalar..
Belki Spoiler !
Neferet’in, Kalona’yı ruhlar alemine Zoey’i öldürmeye göndermesi ile başlıyoruz romanımıza.
Diğer yandan da Stevie için bir baskı söz konusu. Kırmızıların yüksek rahibesiydi ama Zoey artık yok diyerek genel itibariyle onu istiyorlardı.
Öte yandan Stevie ve Rephaim de damgalandıkları için birbirlerini hissediyorlar ve birlikte hareket ediyorlardı. Biri babasını diğeri de en yakın arkadaşını kurtarmak istiyordu ama sakıncalı olan durum her iki kurtarılacak (Zoey ve Kalona) kişinin birbiriyle can düşmanı olmalarıydı.
Sıkıcı bir Stevie romanı olmuştu resmen bu roman. Ara sıra ayıp olmasın diye Zoey verilmiş, bazen de –oldukça nadir- Afrodit ve arkadaşlarından bahsedilmişti.
Tabi bunların yanında iyi şeyler yok mu ? Var. İşte “bir ara hatırladın da hep beraber kusalım” veya “çifte kavrulmuş gerizekalı”, ikizler için “siz aynı beyni ortak mı kullanıyorsunuz veya sağ ve sol beyin” gibi sokak ağzı kullanımı olsun, Afrodit’e ait jeneriklik –ve bol küfürlü- sözler olsun, en azından buralarda bir çekim hissetmek mümkün.
Bir de hep unuttuğum bahsetmediğim biri var. Şiirleriyle gelecekten haber veren Kramisha. Onu eklemezsem bayağı ayıp ederdim herhalde.
Stark bir patlama yapıyor, olaylara İskoçlar dahil oluyor, Zoey'i kurtarmak için kalan günler göz önüne alındığında söylenebilecek en güzel sözü Stark söylüyor ve bu bir dönüm noktası oluyordu. Rahibe ölmesiydi Elementler Kraliçesi olacaktı. İşte bu tahminimce –gelecek kitapla birlikte- bir dönüm noktası olacaktı.
Stark'da arkadaşlarıyla toplanmış ve kutsal ruh ayini ile koruyucusu olduğu Zoey'i geri getirmek için ruhunu bedeninden ayırıp Zoey'e koşuyordu.
Kalona ve Zoey'den finalde efsane yüzleşme. Tabi ben tüm bunları bir kenara bırakarak Heath için biraz üzüldüm ama final de oldukça iyiydi bence. Ancak genel itibariyle de serinin diğer kitaplarına nazaran geri kaldığını belirtmem gerek.
Son olarak Zoey adına gelecek kitap böyle olmazsa çok daha iyi olacak demem gerekiyor. Bunun yanında bir de son kitapta gördüğüm üzere Tanrıça serisinin reklamı yapılıyor. Sanırım bu 12 kitaplık seri sonrasında bir de Tanrıça serisine -araştırmalarım sonucu- başlama olasılığım var. Hatta bu konuda sizlerin de çok değerli fikirlerinden faydalanmak istediğimi belirtmeliyim. Keyifli okumalar dilerim..
Spoiler İçerebilir.
Kitabımıza Zoey’in tripleriyle başlıyoruz. Kimse benimle konuşmuyor diye tabi ki. Etrafında sadece azılı düşmanı -eski- Afrodit ve kurtarmayı başardığı Stevie kalmıştı. Karanlıkta Zoey’in elini çizen güç neydi? Bir zararı var mıydı ?
Ekibe Stark diye bir çocuk katılıyor. Bu çocuğun özelliği ise herhangi bir şey düşündüğü zaman okunu hedefe gönderip, düşündüğü nesneyi vurabiliyor. Tabi bunun yanında daha önemli olan ise Afrodit, Zoey ve Stevie toplanmıştı. Afrodit gene bir ölüm görmüştü. Vampir ve İnsan savaşlarını. Ancak can alıcı nokta, bunları Zoey’in ölümüyle birlikte görmüş olmasıydı. Zoey ölecek miydi ?
Afrodit ve Zoey öyle güzel anlaşıyordu ki; En sonunda Tanrıça Nyx onlara gelmişti. Kaçınılmazdan korunmak için.
Diğer yandan da vampirler büyük bir sürpriz yaşamıştı. Shekinah yani tüm vampirlerin yüksek rahibesi onlara gelmişti. Bir diğer noktada da Stark aniden gelen kasılmalar sonrası ölüyordu ama ölmeden önce bizim Zoey onu da sevgili hanesine kısa süreli de olsa yazmayı başarmıştı.
Olaylara dönecek olursak; bizim Afrodit gene bir rüya görüyor. Oradaki şiiri yazıyor. Büyükanne'yi aradıklarında kadın çok korkuyor ve şiirdeki Tsi Sgili ve Kalona bölümlerine dikkat çekerek bunların Cherooke şeytanları olduğunu söylüyor. Bunların güçlü medyumlar olduklarını öğrendiklerinde ve zihin gücüyle bile öldürebildiklerini duyduklarında Afrodit ve Zoey'in aklına tek bir isim gelmişti: Neferet ! Ancak onunla mı bağlantısı var mı yoksa tamamen başka bir konu muydu kimse karar veremiyordu.
Son ritüel de tam da beklenen olmuş, Neferet kendi ağzından Tsi Sgili olduğunu itiraf etmiş ve yüce rahibe de dahil herkezi şoka uğratmış, Stevie’i de okla kalbinden vurdurmuştu. Kaçış başlamıştı ama başarılı olabilecekler miydi ?
Finali çok sağlamdı. İlk seferde kaçmayı başaran bu çocuklar şimdi başarılı olabilecekler miydi ? Zoey, Darius, Afrodit, Jack, Damien, Shaunee, Stevie ve Erik. Bunların yanında dışarıda büyükanne ve Heath. Gelecek kitapta ise tek bir amaç var; Gece evini geri almak ve Neferet illetinden kurtulmak. Tabi ona itaat eden diğer çaylakları da kurtarmak. Gelecek kitap adına da oldukça umutluyum..

Yazarın biyografisi

Adı:
Kristin Cast
Unvan:
Yazar
Doğum:
Oklahoma, 4 Kasım 1986
Kristen Cast (d. 4 Kasım, 1986) genç yetişkinler için olan Gece Evi serisinin ortak yazarıdır.Serinin diğer yazarı annesi P. C. Cast'tır.Kasım 2008'de Variety, yapımcı Michael Birnbaum ve Jeremiah S. Chechik'in Gece Evi serisinin sinema haklarını elde etmek için bir seçenek bulundurduğunu bildirdi.

Yazar istatistikleri

  • 83 okur beğendi.
  • 10.186 okur okudu.
  • 43 okur okuyor.
  • 1.804 okur okuyacak.
  • 58 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları