Leigh Bardugo

Leigh Bardugo

8.7/10
437 Kişi
·
793
Okunma
·
56
Beğeni
·
3.199
Gösterim
Adı:
Leigh Bardugo
Unvan:
Reklamcı, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Kudüs, İsrail, 6 Nisan 1975
Leigh Bardugo Jerusalem de doğmuş, Los Angeles’da büyümüştür ve Yale Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Şu günler de ise Hollywood’da yaşıyor; sevgisini şımartabilmek için sihri, hortlakları ve diğer hayatı olan makyaj sanatçısı L.B. Benson’ı giydirebileceği bir yerde. Bazen de o, müzik grubu, Captain Automis, ile şarkılarını duyurabilir.

İlk romanı olan Gölge ve Kemik – New York Times Çok Satanı- yazarın ilk kitabı olup, The Grisha Üçlemesi’nin başlangıcıdır. İkinci kitap, Siege ve Storm, 2013 yılında yayınlanacaktır. O, Joanna Stampfel-Volpe of New Leaf tarafından temsil edilmektedir.
Nihayet orjinal bir hikaye ile karşılaştım.. Dili gereksiz betimlemelerden uzak sadece anlatılması gerekeni anlatan bir yapıda olduğu için 1 günde bitirebilirsin. Ama;
Ben güçsüz,zayıf karakterli, şıpsevdi, gereksiz gururlu, ve hayır o seçilmiş kişi ben olamam tarzında ortalıkta dolaşan ana kahramanları sevmiyorum..
Harry potter'a Nimbus 2000 hediye edildiğinde "Aa yok ben bunu alamam göze batmak istemiyorum zaten sağ kalan çocuğum" demiş miydi kızım. Bu neyin artistliği. Alsana o siyah keftayı !
Öncelikle, kitabın konusu çok farklı. Sevdiğim tarzda bir kitap. Grishalar, çok etkileyici bir unsur. Farklı tarzda yazılmış, yazımı güzel ve akıcı bir kitaptı. Karakterlerine ısındım. Yani yazar karakterleri çok güzel yazmış çünkü en kötü karakteri bile çok sevdim. Baş karakter Alina'yı da çok sevdim. Çok etkileyiic bir kitaptı. İlk kitabını okuduktan sonra içimi kötü bir his kaplamıştı serini diğer kitaplarını bulamayacağım diye ama hepsini buldum ve bitirdim. Seriye bayıldım.

Yazar harika bir iş çıkarmış.

Benden size ufacık bir bilgi: Duyduğum kadarıyla filmi çıkacakmış. Daha tam kesin değil ama anlaşma yapılmış. Ne zaman çıkar bilmiyorum ama çıkarsa bence gayet hoş olur.
Allahtan serinin diğer kitaplarını almışım da beklemek zorunda değilim beklemeyi hiç sevmiyorum. :)
Kitabımız gerçekten çok güzel konusu gayet ilgi çekici fantastik türde bir kitap. Gayet akıcı bir dili var gereksiz ayrıntılar yok ki kitaptan sıkılacağınız sayfa dahi yok neredeyse. Benim çok hoşuma gitti daha fazla dayanamayıp Alina ve Malyen'in macerasına 2.kitapla devam edeyim. :)

Keyifli okumalar dilerim seveceğinize eminim.
Sonunda seriyi bitirdim. Bu kitapla hem güldüm hem ağladım. Hatta şuan bittiği için ağlamak üzereyim.

Mükemmel bir seri bitirdim. Resmen karakterlerle birlikte yaşadım. Sanki ben de Ravka'daydım. İlk kitabından itibaren müthiş bir kurguyla düzenlenmiş. Olaylar öyle bir gelişiyor ki hele son kitap son kısımlar inanılmazdı. Yazar gerçekten çok iyi iş çıkarmış. Kitapların kapaklarındaki ayrıntıları da bu kitaba başladığımda fark ettim güzel ayrıntılar :)
Alina ile birlikte gücü hissediyorsunuz. Malyen ile aşkı ve sadakati.. Karanlıklar Efendisini bile özleyeceğimi düşünüyorum.
Ayrıca yazar çok düşünceli kitabın sonunda herkese ayrı ayrı teşekkür ediyor ve cok samimi :) Bunu kitabın dilinden de anlıyorum o adrenalinli zamanlarda bile güldürebiliyordu bazen.
Çok uzattım sanırım ama hala çok duyguluyum bu seriyi çok seveceksiniz.
Selamlar sevgiler, 40 günde biten bir kitapla karşınızdayım.
Seri devamı olduğu için konudan bahsetmek niyetinde değilim ama kitapla ilgili düşüncelerimi paylaşacağım tabii ki.

Öncelikle söylemek istediğim bir şey var o da bu seriye başlamadan önce - Gölge ve Kemik - Kuşatma ve Fırtına -
Çöküş ve Yükseliş - şu üç kitabı içeren Grisha serisinin okunması gerektiği, kitabı okurken durmaksızın olaydan ve mekandan kopmalar yaşadım. Tasvirleri anlayamadım, yakaladığım noktaların içinde minicik ama size asıl hazzı verecek noktaları kaçırdım. Bağıntılı olmadıkları söyleniyor ama bu kitaplara konu olan milletlerin ve mekanların Grisha serisinde temelleri atılıyor.

Kendimi tanımadığım birinin dedikodusunu dinlermiş gibi hissettim desem doğru olur herhalde, kitabın bu kadar uzun sürmesinin asıl sebebi de budur.

Bunun dışında bir ana karakter düşünün Sherlock Holmes'un zekasını kötü niyetle kullananı, o kadar ki asla kestirilemiyor ve onun kapana kısıldığını düşündüğünüz her an kapanın içinde kendinizi buluyorsunuz. Aksiyon hiç bitmiyor, dram hiç bitmiyor, intikamın soğuk cılız ateşinin göğsünüze inen yansıması hiç bitmiyor.

Kitaba puan verirken biraz kararsız kaldım, 10 verdim çünkü diğer seriyi okumamak benim hatamdı ve kitap geçmişi bilmememe rağmen kusursuz bir kurguya sahipti bana kalırsa, tadından yenmezdi bilseydim o ayrı.

Kitabın sonundaki teşekkür kısmında kitaba nasıl emek verildiğini görebiliyorsunuz, fantastik öğelerin içine yerleştirilmiş gerçek bilim insana tuhaf bir haz veriyor, kurgu diye okuduğum çoğu şeyin gerçek çıkmasına şaşırdım ve sevindim açıkçası. ,

Kafanızda imkansız olarak şartlandırdıklarınızın parçalanmasına şahit olabilirsiniz bu kitapla, saf kötülüğe, saf zekaya, hırslara ve entrikalara.

Son olarak kıvrak ve kestirilemeyen zekalardan, hırsızlardan, haklı intikamlardan, para ve saygı savaşlarından hoşlanan herkesin bir göz atmasını isterim bu serilere.

Keyifli okumalar.
Seri bilimkurgu sevenler için harika bir eser. Hayallerin;aciların ,mutluluğun ve en acısi da vazgeçmenin biriken gözyaşları gibi sağanak sağanak ıslattığı yerleşik notalar...
Bir fantastik seriyi bu kadar iyi göremezdim sanırım. Geçen yaz okuduğum Gölgelerin Efendisi tadında bir seri oldukça uzun zamandır arıyordum, henüz o seviyeye ulaşmasa da oldukça güzel bir kitap. Daha saat 9 değil, gene bir tatil günü sabahın köründen kalkıp dün ki yeri bitirdim, dayanamadım. Bugün de serinin devam kitabını bir aksilik olmazsa okuyacağım.
Kitaptaki karakterler oldukça ilgi çekici ve gene çocuklardan oluşuyor. Özellikle ‘Kaz’ dikkat çekenler arasında da lider. Yazarımızın hastalığının neticesinde Kaz’a özel bir muamele yapmasını da göz ardı edemeyiz. Hasta olan gerçekten de yazar arkadaşlar. Şimdiden Allah şifa versin diyelim ona da.
Kitabımızda karakterlerin yaptıkları, ayrı başlık altındaki yaşam öyküleri ve özellikle beğendiğim hapishane sahneleri çok güzeldi. Beni sıkmadı. Tam sıkıldığımda bölüm bitiyordu açıkçası. Final kısmında pek memnun olamadım, daha doğrusu mutlu olamadım. Gelecek kitap için oldukça heyecan katıyordu tabi ama mutlu bitsin isterdim. Yani en azından benim için.
Şimdilik söyleyeceğim bu kadar, kahvaltımı yapıp başlıyorum bir engel çıkmazsa. Şimdiden herkese keyifli okumalar. Unutmadan! Mutlu hafta sonları diliyorum hepimize..
Bu, Kargalar Meclisi'ni ikinci defa okuyuşum ama kitabı sanki ilk defa okumuş gibiyim. Arada sadece tek bir fark var. Bu sefer Sahte Krallık yanı başımda duruyor. Kargalar Meclisi, her karakterine bayıldığım nadir kitaplardan. Bu kitabı o kadar çok seviyorum ki, anlatamam.
Kaz, Inej, Matthias, Wylan, Jesper, Nina... Hepsinin kendine ait bir hikayesi ve hepsinin kendince bir mücadelesi var. Bu altı serserinin bir araya gelmesindeki en büyük etken ise hepsinin önünde otuz milyon kruge var. Şaka şaka, kimim ben Kaz mı?
Kitabı övmeye- pardon anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Bahsedilecek o kadar çok şey var ki. Öncelikle, kitaba Grisha Serisi'ni okumadan başlayabilirsiniz. Kanımca çoğumuz öyle başladık.
Kargalar Meclisi, bir yandan olaylar tüm hızıyla devam ederken öbür yandan da sakince karakterlerimizin -Kaz'ın bile- geçmişini öğrenebildiğimiz ve öğrendiklerimizi hızlıca olaylarla birleştirebildiğimiz bir kitap. Sanırım karakterinden sonra kitapla ilgili en sevdiğim şey bu.
Kaz ve Inej şüphesiz kitabın favori karakterleri. Kaz'ın anlatıldığı bölümlerde Inej'i görmek her daim harika bir alıntı, en tatlısından bir kalp çarpıntısı demek.
Olaylar kitabın ilk bölümünde başlıyor ve kırk altıncı bölüme kadar büyüyüp çığ gibi bir sorun haline geliyo. Ve şimdi ikinci kitapta bu sorunların hepsini nasıl çözecekler o kadar çok merak ediyorum ki.
kitabın kilit karakterleri Nina, Matthias ve Jesper'dı bence. Evet Wylan'da kitabın sonuyla beraber büyük bir rol oynadı ama onun asıl rolü ikinci kitapta. Bana güvenin.
Nina ve Matthias hem ülkeleri hem de kendi yaptıkları yüzünden kitabın başında karşı karşıya. Ama olayların gelişmesi ve Matthias'ın hem kendi ülkesi hem de Nina ile ilgili gerçekleri öğrenmesi ile birlikte olaylar bu durum değişiyor. Tabii ki ikisinin kilit karakter olmasının tek sebebi bu değil. Asıl sebep Nina'nın bir Corporalki ve Matthias'ın da bir Drüskelle olması. Jesper'ın sebebi ise yine bu duruma bağlı olarak onunla ilgili öğrendiğimiz gerçek.
İlk okuduğumda kitabın sonunun çok oldu bittiye geldiğini düşünmüştüm ama bu sefer hiç öyle düşünmedim. Belki de bu durumun sebebi spoiler yememe rağmen -ki bu tamamiyle benim hatam- olayları hazmedememiş olmamdır.
Uzun lafın kısası Kargalar Meclisi'nin kesinlikle en sevdiğim kitaplar ve seriler arasında kimsenin sarsamayacağı bir yeri var. Hala okumayı düşünmüyorsanız hayatınızın hatasını yapıyorsunuz benden söylemesi.
Uzun süredir okumak istediğim Grisha serisine nihayet başladım! Seriyi hem hakkında güzel yorumlar okuduğum hem de Kargalar Meclisi'ni okumaya başlamadan önce o dünyayı tanımak istediğim için okumak istiyordum. Ve maalesef beklediğim gibi olmadı!
Şöyle ki yazarın yarattığı yeni dünya ve varlıklar çok güzel olmuş. Ayakta alkışlanacak cinste hatta. Ama bu dünya ve varlıklar yeterince detaylı anlatılmamış bence. Grishalar kim, nasıl çıktı ortaya? Belki devam kitaplarında vardır bu soruların cevabı ama şimdilik bende kocaman bir soru işareti bunlar.
Bir diğer ve beni yıkan sorun ise en sevdiğim adamın kötü adam çıkması! Adam tam bir pislik çıktı Rıza baba! NE? Ben bu dertle nasıl yaşarım a dostlar sorarım size. Atın beni denizlere. Tabi ben bu şokla hemen gidip diğer kitaplardan spoiler okudum çünkü dertsever bir insanım. Okudukça kederlendim!
Bu arada değinmeden geçemeyeceğim kitapların kapak tasarımları çok güzel olmuş. Serinin devamını ne zaman okurum bilmiyorum ama önce kendime gelmem lazım onu biliyorum.
Kuşatma ve Fırtına 2.kitabımızda bol aksiyonluydu. Gerçekten Bardugo'nun hayal gücüne hayran kaldım. Yarattığı karakterler de ilgi çekici. Ne olacağını hiç bilemiyorsunuz. Malyen ve Alina'yı çok sevdim. Gerçi bazen Alina'yı yumruklayasım gelmiyor değil :))
Hikayeye öyle bir dalıyorsunuz ki bırakamıyorsunuz yani ben bırakamadım gece bitirdim ve rüyama girdi.
3.kitapla devam edeyim. Keyifli okumalar :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Leigh Bardugo
Unvan:
Reklamcı, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Kudüs, İsrail, 6 Nisan 1975
Leigh Bardugo Jerusalem de doğmuş, Los Angeles’da büyümüştür ve Yale Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Şu günler de ise Hollywood’da yaşıyor; sevgisini şımartabilmek için sihri, hortlakları ve diğer hayatı olan makyaj sanatçısı L.B. Benson’ı giydirebileceği bir yerde. Bazen de o, müzik grubu, Captain Automis, ile şarkılarını duyurabilir.

İlk romanı olan Gölge ve Kemik – New York Times Çok Satanı- yazarın ilk kitabı olup, The Grisha Üçlemesi’nin başlangıcıdır. İkinci kitap, Siege ve Storm, 2013 yılında yayınlanacaktır. O, Joanna Stampfel-Volpe of New Leaf tarafından temsil edilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 56 okur beğendi.
  • 793 okur okudu.
  • 26 okur okuyor.
  • 532 okur okuyacak.
  • 24 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları