Leigh Bardugo

Leigh Bardugo

Yazar
8.5/10
590 Kişi
·
1.116
Okunma
·
83
Beğeni
·
3.987
Gösterim
Adı:
Leigh Bardugo
Unvan:
Reklamcı, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Kudüs, İsrail, 6 Nisan 1975
Leigh Bardugo Jerusalem de doğmuş, Los Angeles’da büyümüştür ve Yale Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Şu günler de ise Hollywood’da yaşıyor; sevgisini şımartabilmek için sihri, hortlakları ve diğer hayatı olan makyaj sanatçısı L.B. Benson’ı giydirebileceği bir yerde. Bazen de o, müzik grubu, Captain Automis, ile şarkılarını duyurabilir.

İlk romanı olan Gölge ve Kemik – New York Times Çok Satanı- yazarın ilk kitabı olup, The Grisha Üçlemesi’nin başlangıcıdır. İkinci kitap, Siege ve Storm, 2013 yılında yayınlanacaktır. O, Joanna Stampfel-Volpe of New Leaf tarafından temsil edilmektedir.
"Sen hiç bir şeyi ciddiye almaz mısın?"
"Elimden gelmiyor ne yapayım. Hayat böyle daha güzel."
“Çok tuhaf,” dedim bir süre sonra. “Oysa güzelliğin her zaman insanın hayatını kolaylaştıracağını sanırdım.”
“Canlarıma iyi bak,” dedi Jesper onları Dirix’e verirken.“En ufak bir çizik falan görürsem göğsüne kurşunlarla, bağışla beni, yazarım.”
Leigh Bardugo
Sayfa 32 - Novella Dinamik Yayınları
384 syf.
·21 günde·7/10
Nihayet orjinal bir hikaye ile karşılaştım.. Dili gereksiz betimlemelerden uzak sadece anlatılması gerekeni anlatan bir yapıda olduğu için 1 günde bitirebilirsin. Ama;
Ben güçsüz,zayıf karakterli, şıpsevdi, gereksiz gururlu, ve hayır o seçilmiş kişi ben olamam tarzında ortalıkta dolaşan ana kahramanları sevmiyorum..
Harry potter'a Nimbus 2000 hediye edildiğinde "Aa yok ben bunu alamam göze batmak istemiyorum zaten sağ kalan çocuğum" demiş miydi kızım. Bu neyin artistliği. Alsana o siyah keftayı !
528 syf.
·Beğendi·10/10
Merhaba sevgili dostlarım inceleme yazamadığım uzun bir aradan sonra :)

Nerden başlasam bilmiyorum. Bu kitaba baaaaa-yıllllll-mışşşş-tımmmmm okuduğumda. O kadar da çok olmadı biteli aslında. Kitap benim için öyle heyecanlıydı ki. Okurken yaşadım her satırı kahramanlarımızla birlikte resmen ben de. Başları tehlikeye girdiğinde kalp atışlarım mı hızlanmadı, gözlerimi sıkıca kapatıp devamını okumak mı istemedim? Birbirlerini üzdüğünü sandığım anlarda ağlamamazlık mı ettim? Hepsini bizzat derinlerimde hissettim ve yaşadım. İhanet sandığım an öylesine korktuğum kısımların aslında çok masum bir güzellikte olduğunu görünce mutluluktan mı gözlerim yaşarmadı? Sorularımdaki olumsuzluk eklerini çıkartıp atın geriye kalanlar bilin ki cevabımdır... Kargalar meclisi kitabının hırsızlar çetesi büyük bir görev üstlenirler, bunun altından kalkabilecekler mi ki? Dostluk mu kazanacak? Dost sandıklarımız aslında düşman mı?

KAZ
Gizemli kahramanım benim duygusuz gibi algılanan çoğu zaman çevresindekiler tarafından aslında arkadaşlarını önemseyen güzel yürekli dostum. Çocukluğundan kalma sırrının intikamıyla yanan Kaz, bu hırsız çetesinin lideri... Peki abisiyle ilgili olan onu bu kadar üzen anısı neydi? Ve o hiç çıkarmadığın eldivenlerin. Karakterin, her zorlukta o güçlü duruşunla itiraf ediyorum etkiledin beni :)

INEJ
Kaz'ın gölgesi, sevgili hayaletimiz, onun da hikâyesi çok değerli, Kaz' a aşık mı ki? Ya Kaz onu seviyor mu? Derin bir yara alır Inej. Peki ya Kaz onu kurtarabilecek mi? Inej büyük görevde üstüne düşeni yapabilecek kadar yaşayacak mı?

MATTHİAS
Yakışıklı drüskelle o bir asker vatanı için her şeyini veren. Neden cehennem kapısına atıldı ve feci bir cezaya mahkum edildi? Nina yüzünden mi?
Nina'ya aşık mı? Yoksa ölesiye nefret mi ediyor? En büyük aşklar nefretten mi doğar? Duyulan nefret bir insanı öldürmek isteyecek kadar büyük müdür?
Kaz, Nina ve diğerleri onu cehennem kapısından kurtarabilecek mi? O Nina'ya, rağmen, belki de vatanına karşı olan bu göreve katılmayı kabul edecek mi? Nina'dan intikam mı alacak yoksa ona olan aşkı üstün mü gelecek nefretine?

NİNA
O hem bir grisha hem de cellat. Sevdim ben seni. Neden iftira attın ki seni kurtaran Matthias'a. Matthias için bir cadı mıydı sadece Nina ya da onun aşkı? Peki Matthias'ı önce cehennem kapısına mahkum etmek sonra onu çıkarmaya yardım etmek neden Nina? Bu göreve katılmayı bu yüzden mi istedin, onu kurtarmak geçmişin kötü izlerini silebilmek için? Matthias ona kendisi yüzünden yaşadıklarının bedelini ödetecek mi?
Nina arkadaşları için hayatını tehlikeye atan bir şey mi yapacak? Hayatta kalabilecek mi? Yoksa gücü onu yiyip bitirecek mi? Matthias'a en güvendiği anda Nina sırtından mı bıçaklanacak? Nefret dolu bu aşk kederle mi bitecek, yoksa sevgi mi kazanacak?

JESPER
Kumar oynamadan duramazsın değil mi sen? Biraz söz dinle, Kaz'ı dinle... Çetemizin sevgili nişancısı...

WYLAN
Babanın düşmanın olduğunu düşün, ne yapardın sen onun yerinde olsan? Ekiple bir olup babasına ders vermesinin zamanı gelmişti belki de Wylan'ın? Gerçek yüzünü görecekti babasının, babası gözlerinin önünde onu görmezken hem de... Diğerlerine kıyasla ana kuzusu gibi görünse de sevgili bombacımızdı o bizim.

Serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum çokça. Şu an finallerime çalışmalıyım ama söz vermiştim bu kitaba inceleme yazacağım sana diye dayanamadım döktüm yine böyle bir yoğunlukta hislerimi. Okuyun okutturun bu kitabı yoksa çok ayıp edersiniz.

Birlikte başladık ama birlikte bitiremedik olsun Nausicaä'm. Bu kitapla tanıştırdığın için ne kadar teşekkür etsem az sana, iyi ki varsın...

İncelememden sonra Leylim Leylim'i okuyanları görünce öylesine mutlu olmuştum ki aynı hisleri bu kitapta da yaşamak isterim. Beni bu güzel duygudan mahrum bırakmazsınız umarım...

Biraz da alıntı...

"Her kalbin kendine has bir atışı var."
(Anlamlı)

... bir gülümsemesi neden elli kişininkine bedeldi?
(Özel)

“Senin çeneni kapayıp yolumdan çekilme anlayışın bu mu?” ...
“Senin teşekkür etme anlayışın bu mu?”
(Tatliş)

"Ah, ..., seni o kadar özledim ki."
(Özlem dolu)

"Bırak beni."
"Bırakamam."
(Bağlılık)

"Ben seni korumak için varım. Buna ancak ölüm engel olabilir."
...
"Buradan sağ çıkarsak seni çılgınca öpeceğim."
(Cesaret ve aşk)

"... şimdi de aynı şeyi yapıyordu. Onu bir kez daha terk ediyordu."
(Ayrılık)

"... Gülüşün beni uyandırıyordu."
"Gülüşümden hep nefret ederdin."
"Gülüşünü severdim, ... Seni de sevebilirdim."
Sevebilirdi. Bir zamanlar.
(Pişmanlık)

"... senin yaşamana ihtiyacım var."
"... bensiz de yapabilirsin, biliyorsun."
... "Sensiz yapmak istemiyorum ama."
(Hüzün)

“Gitme,” dedi nefes nefese. Gözlerinden yaşlar süzüldü. “Sonuna kadar kal.”
“Ve sonrasında,” dedi. “Ve daima.”

SONNN

Mutlu akşamlar eklemiyor musun listene, ayıp ediyorsun şayet gerçekten düşündüysen böyle bana Kaz'a, Nina'ya, Matthias'a, Inej'e ve diğer herkese :)
Bu arada okuyan yüreğine en içten sevgilerimle...
Fıçı'ya davetlisiniz, bu macera bu kitapla bitmiyor, siz de okuyun serinin ilk kitabını sonra kaldığımız yerden hep birlikte devam edelim hem daha güzel olmaz mı? Beklerim sizi :)
384 syf.
·Beğendi·9/10
Öncelikle, kitabın konusu çok farklı. Sevdiğim tarzda bir kitap. Grishalar, çok etkileyici bir unsur. Farklı tarzda yazılmış, yazımı güzel ve akıcı bir kitaptı. Karakterlerine ısındım. Yani yazar karakterleri çok güzel yazmış çünkü en kötü karakteri bile çok sevdim. Baş karakter Alina'yı da çok sevdim. Çok etkileyiic bir kitaptı. İlk kitabını okuduktan sonra içimi kötü bir his kaplamıştı serini diğer kitaplarını bulamayacağım diye ama hepsini buldum ve bitirdim. Seriye bayıldım.

Yazar harika bir iş çıkarmış.

Benden size ufacık bir bilgi: Duyduğum kadarıyla filmi çıkacakmış. Daha tam kesin değil ama anlaşma yapılmış. Ne zaman çıkar bilmiyorum ama çıkarsa bence gayet hoş olur.
384 syf.
·9/10
Allahtan serinin diğer kitaplarını almışım da beklemek zorunda değilim beklemeyi hiç sevmiyorum. :)
Kitabımız gerçekten çok güzel konusu gayet ilgi çekici fantastik türde bir kitap. Gayet akıcı bir dili var gereksiz ayrıntılar yok ki kitaptan sıkılacağınız sayfa dahi yok neredeyse. Benim çok hoşuma gitti daha fazla dayanamayıp Alina ve Malyen'in macerasına 2.kitapla devam edeyim. :)

Keyifli okumalar dilerim seveceğinize eminim.
432 syf.
·10/10
Sonunda seriyi bitirdim. Bu kitapla hem güldüm hem ağladım. Hatta şuan bittiği için ağlamak üzereyim.

Mükemmel bir seri bitirdim. Resmen karakterlerle birlikte yaşadım. Sanki ben de Ravka'daydım. İlk kitabından itibaren müthiş bir kurguyla düzenlenmiş. Olaylar öyle bir gelişiyor ki hele son kitap son kısımlar inanılmazdı. Yazar gerçekten çok iyi iş çıkarmış. Kitapların kapaklarındaki ayrıntıları da bu kitaba başladığımda fark ettim güzel ayrıntılar :)
Alina ile birlikte gücü hissediyorsunuz. Malyen ile aşkı ve sadakati.. Karanlıklar Efendisini bile özleyeceğimi düşünüyorum.
Ayrıca yazar çok düşünceli kitabın sonunda herkese ayrı ayrı teşekkür ediyor ve cok samimi :) Bunu kitabın dilinden de anlıyorum o adrenalinli zamanlarda bile güldürebiliyordu bazen.
Çok uzattım sanırım ama hala çok duyguluyum bu seriyi çok seveceksiniz.
624 syf.
·40 günde·10/10
Selamlar sevgiler, 40 günde biten bir kitapla karşınızdayım.
Seri devamı olduğu için konudan bahsetmek niyetinde değilim ama kitapla ilgili düşüncelerimi paylaşacağım tabii ki.

Öncelikle söylemek istediğim bir şey var o da bu seriye başlamadan önce - Gölge ve Kemik - Kuşatma ve Fırtına -
Çöküş ve Yükseliş - şu üç kitabı içeren Grisha serisinin okunması gerektiği, kitabı okurken durmaksızın olaydan ve mekandan kopmalar yaşadım. Tasvirleri anlayamadım, yakaladığım noktaların içinde minicik ama size asıl hazzı verecek noktaları kaçırdım. Bağıntılı olmadıkları söyleniyor ama bu kitaplara konu olan milletlerin ve mekanların Grisha serisinde temelleri atılıyor.

Kendimi tanımadığım birinin dedikodusunu dinlermiş gibi hissettim desem doğru olur herhalde, kitabın bu kadar uzun sürmesinin asıl sebebi de budur.

Bunun dışında bir ana karakter düşünün Sherlock Holmes'un zekasını kötü niyetle kullananı, o kadar ki asla kestirilemiyor ve onun kapana kısıldığını düşündüğünüz her an kapanın içinde kendinizi buluyorsunuz. Aksiyon hiç bitmiyor, dram hiç bitmiyor, intikamın soğuk cılız ateşinin göğsünüze inen yansıması hiç bitmiyor.

Kitaba puan verirken biraz kararsız kaldım, 10 verdim çünkü diğer seriyi okumamak benim hatamdı ve kitap geçmişi bilmememe rağmen kusursuz bir kurguya sahipti bana kalırsa, tadından yenmezdi bilseydim o ayrı.

Kitabın sonundaki teşekkür kısmında kitaba nasıl emek verildiğini görebiliyorsunuz, fantastik öğelerin içine yerleştirilmiş gerçek bilim insana tuhaf bir haz veriyor, kurgu diye okuduğum çoğu şeyin gerçek çıkmasına şaşırdım ve sevindim açıkçası. ,

Kafanızda imkansız olarak şartlandırdıklarınızın parçalanmasına şahit olabilirsiniz bu kitapla, saf kötülüğe, saf zekaya, hırslara ve entrikalara.

Son olarak kıvrak ve kestirilemeyen zekalardan, hırsızlardan, haklı intikamlardan, para ve saygı savaşlarından hoşlanan herkesin bir göz atmasını isterim bu serilere.

Keyifli okumalar.
528 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bu, Kargalar Meclisi'ni ikinci defa okuyuşum ama kitabı sanki ilk defa okumuş gibiyim. Arada sadece tek bir fark var. Bu sefer Sahte Krallık yanı başımda duruyor. Kargalar Meclisi, her karakterine bayıldığım nadir kitaplardan. Bu kitabı o kadar çok seviyorum ki, anlatamam.
Kaz, Inej, Matthias, Wylan, Jesper, Nina... Hepsinin kendine ait bir hikayesi ve hepsinin kendince bir mücadelesi var. Bu altı serserinin bir araya gelmesindeki en büyük etken ise hepsinin önünde otuz milyon kruge var. Şaka şaka, kimim ben Kaz mı?
Kitabı övmeye- pardon anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Bahsedilecek o kadar çok şey var ki. Öncelikle, kitaba Grisha Serisi'ni okumadan başlayabilirsiniz. Kanımca çoğumuz öyle başladık.
Kargalar Meclisi, bir yandan olaylar tüm hızıyla devam ederken öbür yandan da sakince karakterlerimizin -Kaz'ın bile- geçmişini öğrenebildiğimiz ve öğrendiklerimizi hızlıca olaylarla birleştirebildiğimiz bir kitap. Sanırım karakterinden sonra kitapla ilgili en sevdiğim şey bu.
Kaz ve Inej şüphesiz kitabın favori karakterleri. Kaz'ın anlatıldığı bölümlerde Inej'i görmek her daim harika bir alıntı, en tatlısından bir kalp çarpıntısı demek.
Olaylar kitabın ilk bölümünde başlıyor ve kırk altıncı bölüme kadar büyüyüp çığ gibi bir sorun haline geliyo. Ve şimdi ikinci kitapta bu sorunların hepsini nasıl çözecekler o kadar çok merak ediyorum ki.
kitabın kilit karakterleri Nina, Matthias ve Jesper'dı bence. Evet Wylan'da kitabın sonuyla beraber büyük bir rol oynadı ama onun asıl rolü ikinci kitapta. Bana güvenin.
Nina ve Matthias hem ülkeleri hem de kendi yaptıkları yüzünden kitabın başında karşı karşıya. Ama olayların gelişmesi ve Matthias'ın hem kendi ülkesi hem de Nina ile ilgili gerçekleri öğrenmesi ile birlikte olaylar bu durum değişiyor. Tabii ki ikisinin kilit karakter olmasının tek sebebi bu değil. Asıl sebep Nina'nın bir Corporalki ve Matthias'ın da bir Drüskelle olması. Jesper'ın sebebi ise yine bu duruma bağlı olarak onunla ilgili öğrendiğimiz gerçek.
İlk okuduğumda kitabın sonunun çok oldu bittiye geldiğini düşünmüştüm ama bu sefer hiç öyle düşünmedim. Belki de bu durumun sebebi spoiler yememe rağmen -ki bu tamamiyle benim hatam- olayları hazmedememiş olmamdır.
Uzun lafın kısası Kargalar Meclisi'nin kesinlikle en sevdiğim kitaplar ve seriler arasında kimsenin sarsamayacağı bir yeri var. Hala okumayı düşünmüyorsanız hayatınızın hatasını yapıyorsunuz benden söylemesi.
384 syf.
·Beğendi·9/10
Seri bilimkurgu sevenler için harika bir eser. Hayallerin;aciların ,mutluluğun ve en acısi da vazgeçmenin biriken gözyaşları gibi sağanak sağanak ıslattığı yerleşik notalar...
432 syf.
·4 günde·9/10
Bir çoğumuz biliyoruz ki serilerin ilk kitapları genelde çok iyi olur ama diğer kitaplarda istediğimizi bulamayız. Grisha serisinde ise benim için bunun tersi oldu. İlk kitabı okuduğumda ortalama bir seri diye düşünmüştüm. Ama ikinci ve üçüncü kitap harikaydı. Okuyan insanların neden bu kadar çok beğendiğini anladım.

Öyle bir seri düşünün ki sonunda kötü adama bile üzülüyorsunuz. Ki ben kendisine en baştan beri büyük bir hayranlık duyuyorum. İlk kitapta sinir olduğum karakterler olmasına rağmen seri sonunda hepsini çok sevdim. Olaylar istediğim gibi gelişmedi belki ama son sayfayı okuduğumda böyle olması daha iyi oldu dedim. Bir de bazı kitaplar biter ama içinizde buruk bir taraf bırakır ya hani Grisha serisi benim için aynen öyle bitti.

Karanlıklar Efendisi, Güneşin Elçisi, Nikolai, Malyen ve diğerleri benim için unutulmayacak karakterler arasına girdi. Özellikle Nikolai.. Duyduğum kadarıyla yazar ona özel bir seri yazıyormuş.. Ben hazırım, gönder gelsin.
384 syf.
·2 günde·7/10
Uzun süredir okumak istediğim Grisha serisine nihayet başladım! Seriyi hem hakkında güzel yorumlar okuduğum hem de Kargalar Meclisi'ni okumaya başlamadan önce o dünyayı tanımak istediğim için okumak istiyordum. Ve maalesef beklediğim gibi olmadı!
Şöyle ki yazarın yarattığı yeni dünya ve varlıklar çok güzel olmuş. Ayakta alkışlanacak cinste hatta. Ama bu dünya ve varlıklar yeterince detaylı anlatılmamış bence. Grishalar kim, nasıl çıktı ortaya? Belki devam kitaplarında vardır bu soruların cevabı ama şimdilik bende kocaman bir soru işareti bunlar.
Bir diğer ve beni yıkan sorun ise en sevdiğim adamın kötü adam çıkması! Adam tam bir pislik çıktı Rıza baba! NE? Ben bu dertle nasıl yaşarım a dostlar sorarım size. Atın beni denizlere. Tabi ben bu şokla hemen gidip diğer kitaplardan spoiler okudum çünkü dertsever bir insanım. Okudukça kederlendim!
Bu arada değinmeden geçemeyeceğim kitapların kapak tasarımları çok güzel olmuş. Serinin devamını ne zaman okurum bilmiyorum ama önce kendime gelmem lazım onu biliyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Leigh Bardugo
Unvan:
Reklamcı, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Kudüs, İsrail, 6 Nisan 1975
Leigh Bardugo Jerusalem de doğmuş, Los Angeles’da büyümüştür ve Yale Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Şu günler de ise Hollywood’da yaşıyor; sevgisini şımartabilmek için sihri, hortlakları ve diğer hayatı olan makyaj sanatçısı L.B. Benson’ı giydirebileceği bir yerde. Bazen de o, müzik grubu, Captain Automis, ile şarkılarını duyurabilir.

İlk romanı olan Gölge ve Kemik – New York Times Çok Satanı- yazarın ilk kitabı olup, The Grisha Üçlemesi’nin başlangıcıdır. İkinci kitap, Siege ve Storm, 2013 yılında yayınlanacaktır. O, Joanna Stampfel-Volpe of New Leaf tarafından temsil edilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 83 okur beğendi.
  • 1.116 okur okudu.
  • 33 okur okuyor.
  • 752 okur okuyacak.
  • 30 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları