Leigh Bardugo

Leigh Bardugo

Yazar
8.3/10
3.885 Kişi
·
7,8bin
Okunma
·
304
Beğeni
·
11,8bin
Gösterim
Adı:
Leigh Bardugo
Unvan:
Reklamcı, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Kudüs, İsrail, 6 Nisan 1975
Leigh Bardugo Jerusalem de doğmuş, Los Angeles’da büyümüştür ve Yale Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Şu günler de ise Hollywood’da yaşıyor; sevgisini şımartabilmek için sihri, hortlakları ve diğer hayatı olan makyaj sanatçısı L.B. Benson’ı giydirebileceği bir yerde. Bazen de o, müzik grubu, Captain Automis, ile şarkılarını duyurabilir.

İlk romanı olan Gölge ve Kemik – New York Times Çok Satanı- yazarın ilk kitabı olup, The Grisha Üçlemesi’nin başlangıcıdır. İkinci kitap, Siege ve Storm, 2013 yılında yayınlanacaktır. O, Joanna Stampfel-Volpe of New Leaf tarafından temsil edilmektedir.
“Canlarıma iyi bak,” dedi Jesper onları Dirix’e verirken.“En ufak bir çizik falan görürsem göğsüne kurşunlarla, bağışla beni, yazarım.”
Leigh Bardugo
Sayfa 32 - Novella Dinamik Yayınları
“İçinizden biri hayatta kalırsa tabutumun üstü açık kalsın mutlaka,” ... “Dünya bu güzel yüzü birkaç saniye daha görmeyi hak ediyor.”
384 syf.
·21 günde·7/10 puan
Nihayet orjinal bir hikaye ile karşılaştım.. Dili gereksiz betimlemelerden uzak sadece anlatılması gerekeni anlatan bir yapıda olduğu için 1 günde bitirebilirsin. Ama;
Ben güçsüz,zayıf karakterli, şıpsevdi, gereksiz gururlu, ve hayır o seçilmiş kişi ben olamam tarzında ortalıkta dolaşan ana kahramanları sevmiyorum..
Harry potter'a Nimbus 2000 hediye edildiğinde "Aa yok ben bunu alamam göze batmak istemiyorum zaten sağ kalan çocuğum" demiş miydi kızım. Bu neyin artistliği. Alsana o siyah keftayı !
517 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
-Yuyeh sesh (kalbinden nefret et)
-Ni weh sesh (kalbim yok)
***
Hiç bitmesin istedim... Ancak seri elinizde su gibi akıyor. Bitirdikten 2 gün sonra incelemesini giriyor olsam da daha etkisinden çıkamadım. Çıkmak da istemedim açıkçası. Böyle güzel bir seriyi kitaplığımda aylarca tuttuğuma üzülürüm. Çoğu kitapta giriş-gelişme-sonuç üçlüsünde ilerlerken durgunluğa erişir seri; uzatayım derken kitap bitmek bilmez. Bana göre bir tane bile boş sayfa yoktu. Sürekli bir hareket halindeydi kitap. Kesinlikle okumadıysanız bir şansı hak ediyor.
***
Serinin 3. kitabı haliyle bundan sonraki kısımlarda spoiler bulunmakta.
Serinin 3. kitabı haliyle bundan sonraki kısımlarda spoiler bulunmakta.
***
2. kitapta da bunda da en sevdiğim karakter yine Nikolai oldu. Zekanın getirdiği gıcıklığı seviyorum sanırım. Kitap çoğu kişiye göre mutlu sonla bitmiş olabilir ancak benim için mutsuz sonla bitti. Hep çok farklı hayal etmiştim. Fazla yorum yapmayacağım sadece okuyun ve hislerime tercüman olun...
***
Son olarak kitabın sonunda sevgili karanlıklar efendimizin kalbinin neden bu denli karardığını da öğreniyoruz. Ben olsam ortada normal insan bırakmamıştım sen gene iyi kalpliymişsin de haberimiz yokmuş...
384 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Grishalar dünyadaki özü kullanabilen insanlardır. rüzgar, ateş... Bunlara ek özel alanları da olabilmekte 'terzi' gibi insanların kusurlarını belli bir süreliğine yok edebilen... Her çocuk küçükken grisha testine tabi tutulur ve eğer yeteneği varsa ordu içinde bollukla yaşar, çocukken harika bir eğitim alma şansını yakalar.
Alina ve Malyen savaştan sağ kaçabilmiş 2 yetimdir. Beraber büyürler ve grisha testleri negatif çıktığında beraber orduya katılırlar. Karanlık diyardan geçen ordu yaratıkların saldırısına uğrar. Ölümle burun buruna gelen ikiliyi kurtaran ise çok güçlü bir ışıktır. Diyardaki tek güneş büyücüsü bulunmuştur. Kendi gücünden bir haberdar büyümüş çocuk artık çok farklı bir konumdadır. Geleceğin ona ne göstereceğinden habersiz, hayatı artık tamamen farklı bir yönde ilerlemektedir...
528 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba sevgili dostlarım inceleme yazamadığım uzun bir aradan sonra :)

Nerden başlasam bilmiyorum. Bu kitaba baaaaa-yıllllll-mışşşş-tımmmmm okuduğumda. O kadar da çok olmadı biteli aslında. Kitap benim için öyle heyecanlıydı ki. Okurken yaşadım her satırı kahramanlarımızla birlikte resmen ben de. Başları tehlikeye girdiğinde kalp atışlarım mı hızlanmadı, gözlerimi sıkıca kapatıp devamını okumak mı istemedim? Birbirlerini üzdüğünü sandığım anlarda ağlamamazlık mı ettim? Hepsini bizzat derinlerimde hissettim ve yaşadım. İhanet sandığım an öylesine korktuğum kısımların aslında çok masum bir güzellikte olduğunu görünce mutluluktan mı gözlerim yaşarmadı? Sorularımdaki olumsuzluk eklerini çıkartıp atın geriye kalanlar bilin ki cevabımdır... Kargalar meclisi kitabının hırsızlar çetesi büyük bir görev üstlenirler, bunun altından kalkabilecekler mi ki? Dostluk mu kazanacak? Dost sandıklarımız aslında düşman mı?

KAZ
Gizemli kahramanım benim duygusuz gibi algılanan çoğu zaman çevresindekiler tarafından aslında arkadaşlarını önemseyen güzel yürekli dostum. Çocukluğundan kalma sırrının intikamıyla yanan Kaz, bu hırsız çetesinin lideri... Peki abisiyle ilgili olan onu bu kadar üzen anısı neydi? Ve o hiç çıkarmadığın eldivenlerin. Karakterin, her zorlukta o güçlü duruşunla itiraf ediyorum etkiledin beni :)

INEJ
Kaz'ın gölgesi, sevgili hayaletimiz, onun da hikâyesi çok değerli, Kaz' a aşık mı ki? Ya Kaz onu seviyor mu? Derin bir yara alır Inej. Peki ya Kaz onu kurtarabilecek mi? Inej büyük görevde üstüne düşeni yapabilecek kadar yaşayacak mı?

MATTHİAS
Yakışıklı drüskelle o bir asker vatanı için her şeyini veren. Neden cehennem kapısına atıldı ve feci bir cezaya mahkum edildi? Nina yüzünden mi?
Nina'ya aşık mı? Yoksa ölesiye nefret mi ediyor? En büyük aşklar nefretten mi doğar? Duyulan nefret bir insanı öldürmek isteyecek kadar büyük müdür?
Kaz, Nina ve diğerleri onu cehennem kapısından kurtarabilecek mi? O Nina'ya, rağmen, belki de vatanına karşı olan bu göreve katılmayı kabul edecek mi? Nina'dan intikam mı alacak yoksa ona olan aşkı üstün mü gelecek nefretine?

NİNA
O hem bir grisha hem de cellat. Sevdim ben seni. Neden iftira attın ki seni kurtaran Matthias'a. Matthias için bir cadı mıydı sadece Nina ya da onun aşkı? Peki Matthias'ı önce cehennem kapısına mahkum etmek sonra onu çıkarmaya yardım etmek neden Nina? Bu göreve katılmayı bu yüzden mi istedin, onu kurtarmak geçmişin kötü izlerini silebilmek için? Matthias ona kendisi yüzünden yaşadıklarının bedelini ödetecek mi?
Nina arkadaşları için hayatını tehlikeye atan bir şey mi yapacak? Hayatta kalabilecek mi? Yoksa gücü onu yiyip bitirecek mi? Matthias'a en güvendiği anda Nina sırtından mı bıçaklanacak? Nefret dolu bu aşk kederle mi bitecek, yoksa sevgi mi kazanacak?

JESPER
Kumar oynamadan duramazsın değil mi sen? Biraz söz dinle, Kaz'ı dinle... Çetemizin sevgili nişancısı...

WYLAN
Babanın düşmanın olduğunu düşün, ne yapardın sen onun yerinde olsan? Ekiple bir olup babasına ders vermesinin zamanı gelmişti belki de Wylan'ın? Gerçek yüzünü görecekti babasının, babası gözlerinin önünde onu görmezken hem de... Diğerlerine kıyasla ana kuzusu gibi görünse de sevgili bombacımızdı o bizim.

Serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum çokça. Şu an finallerime çalışmalıyım ama söz vermiştim bu kitaba inceleme yazacağım sana diye dayanamadım döktüm yine böyle bir yoğunlukta hislerimi. Okuyun okutturun bu kitabı yoksa çok ayıp edersiniz.

Birlikte başladık ama birlikte bitiremedik olsun teto'm. Bu kitapla tanıştırdığın için ne kadar teşekkür etsem az sana, iyi ki varsın...

İncelememden sonra Leylim Leylim'i okuyanları görünce öylesine mutlu olmuştum ki aynı hisleri bu kitapta da yaşamak isterim. Beni bu güzel duygudan mahrum bırakmazsınız umarım...

Biraz da alıntı...

"Her kalbin kendine has bir atışı var."
(Anlamlı)

... bir gülümsemesi neden elli kişininkine bedeldi?
(Özel)

“Senin çeneni kapayıp yolumdan çekilme anlayışın bu mu?” ...
“Senin teşekkür etme anlayışın bu mu?”
(Tatliş)

"Ah, ..., seni o kadar özledim ki."
(Özlem dolu)

"Bırak beni."
"Bırakamam."
(Bağlılık)

"Ben seni korumak için varım. Buna ancak ölüm engel olabilir."
...
"Buradan sağ çıkarsak seni çılgınca öpeceğim."
(Cesaret ve aşk)

"... şimdi de aynı şeyi yapıyordu. Onu bir kez daha terk ediyordu."
(Ayrılık)

"... Gülüşün beni uyandırıyordu."
"Gülüşümden hep nefret ederdin."
"Gülüşünü severdim, ... Seni de sevebilirdim."
Sevebilirdi. Bir zamanlar.
(Pişmanlık)

"... senin yaşamana ihtiyacım var."
"... bensiz de yapabilirsin, biliyorsun."
... "Sensiz yapmak istemiyorum ama."
(Hüzün)

“Gitme,” dedi nefes nefese. Gözlerinden yaşlar süzüldü. “Sonuna kadar kal.”
“Ve sonrasında,” dedi. “Ve daima.”

SONNN

Mutlu akşamlar eklemiyor musun listene, ayıp ediyorsun şayet gerçekten düşündüysen böyle bana Kaz'a, Nina'ya, Matthias'a, Inej'e ve diğer herkese :)
Bu arada okuyan yüreğine en içten sevgilerimle...
Fıçı'ya davetlisiniz, bu macera bu kitapla bitmiyor, siz de okuyun serinin ilk kitabını sonra kaldığımız yerden hep birlikte devam edelim hem daha güzel olmaz mı? Beklerim sizi :)
528 syf.
·18 günde·10/10 puan
Kargalar Meclisi | Kitap Yorumu

Bu seriye başlamadan önce ilk Grisha serisini okudum. En çok sevdiğim serilerden birisinin o olduğunu düşünürken aynı evrende geçen bu seri ise onu resmen solladı. Alina ve Malyen gibi çekilmez ana karakterleri görmeden, yavaş yavaş okumadığım daha doğrusu okuyamadığım bir kitap oldu.

Önceden yarım bırakmıştım çünkü okuma zamanının gelmediğini düşünüyordum. 2 gün önce “Bir devam edeyim şuna. Zaten Nisan’da dizisi gelecek.” diyip elime aldığımdan beri bırakamadım resmen.

6 ana karakterin hepsine bayıldım. Grisha serisindeki gibi karakterleri iyi-kötü diye ayırmayıp onları birer insan olarak okumak gerçekten çok güzeldi. Kaz Brekker’a hayran olmamak elde değil zaten. Inej ve Nina gibi güçlü kadın karakterleri okumayı çok özlemişim. Jesper’ın bitmek bilmeyen enerjisinde kendimi gördüm. Okurken eğlendiğim çoğu sahnede başı zaten o çekiyordu. Matthias’ın içindeki çatışmalar, intikam alma duygusunun önüne geçmeye çalışması ve bazen buna engel olamaması çok gerçekçiydi. Onun karakter gelişimini görmek çok zevkliydi. Wylan’ın hikayesi ise en arkada kalan oldu. Son sahnelere kadar geri planda kaldığı için tam olarak tanımlayamadım onu. Onu Sahte Krallık’ta daha çok görmeyi istiyorum.

Aksiyon sahneleri o kadar sürükleyiciydi ki kitabı elimden bırakamadım. Nina’yla tanıştığımız andan itibaren kitap, sonuna kadar hiç durulmadı. Okuduğumuz karakterlerin geçmişleri de çok güzel yedirilmişti. Grisha serisinden karakterlerin adlarını gördüğümde heyecanlanmadım desem yalan söylemiş olurum. İyi ki ilk onu okumuşum çünkü Grishaların güçlerini daha iyi anlamama, Ravka içsavaşını okuduğum için ve neyin nasıl gerçekleştiğini hatırladığım için karakterlerin psikolojilerini de daha iyi yorumlamama sebep oldu. Bence ilk o seriyi okuyun. Sonra buna başlayın.

Şu an Sahte Krallık’ı okuyorum çünkü Kargalar Meclisi’nin sonu çok fena bir yerde bitti. Benden size bir tavsiye: İkinci kitap elinizde olmadan ilk kitaba sakın başlamayın. Sonunda heyecandan kafayı yiyebilirsiniz. :)

Görüşürüz!

10/10
624 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10 puan
Sahte Krallık | Kitap Yorumu

Seriye başlamadan önce serinin iki kitabı da elimde olduğu için ilkini bitirdiğim gece hemen ikincisine başladım. İkinci kitabın temposunun daha düşük olacağını düşünerek biraz daha yavaş okurum diye bir düşünceye kapıldım ama 3 gün içerisinde 420 geldim. Kitabı elimden bırakamadım, aksiyon hiç dinmedi.

Yapılan planlarda sürekli bir terslik çıkıyordu ve bu kitabı bırakamamamın en büyük sebebi olabilir. “Şimdi nasıl kurtulacaklar bu durumdan? Nasıl kaçacaklar?” diye diye okudum resmen. Sonunu beğendim ama o karakterleri birkaç kitap daha okuma şansım olsaydı kesinlikle okurdum. Grisha serisindeki karakterler de dahil olunca daha çok keyif aldım.

Bu seriyi daha okumadıysanız kesinlikle listenize ekleyin. Çok eşsiz bir seriyle karşılaşıcaksınız. 23 Nisan’da da dizisi çıkıyor Netflix’te. Karakterlere uygun oyuncular seçildiğini görünce ve fragmanı da izleyince “İyi ki şu zamanda okumuşum.” dedim. Hayal ettiğim sahnelerin birebir aynısını fragmanda görmek beklentimi daha da yukarı taşıdı. Çok güzel bir şey geliyor kısacası.

Görüşürüz!

10/10
384 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Öncelikle, kitabın konusu çok farklı. Sevdiğim tarzda bir kitap. Grishalar, çok etkileyici bir unsur. Farklı tarzda yazılmış, yazımı güzel ve akıcı bir kitaptı. Karakterlerine ısındım. Yani yazar karakterleri çok güzel yazmış çünkü en kötü karakteri bile çok sevdim. Baş karakter Alina'yı da çok sevdim. Çok etkileyiic bir kitaptı. İlk kitabını okuduktan sonra içimi kötü bir his kaplamıştı serini diğer kitaplarını bulamayacağım diye ama hepsini buldum ve bitirdim. Seriye bayıldım.

Yazar harika bir iş çıkarmış.

Benden size ufacık bir bilgi: Duyduğum kadarıyla filmi çıkacakmış. Daha tam kesin değil ama anlaşma yapılmış. Ne zaman çıkar bilmiyorum ama çıkarsa bence gayet hoş olur.
496 syf.
·4 günde·9/10 puan
Serinin 2.kitabı dolayısıyla yazdıklarım spoiler içermektedir.
Serinin 2.kitabı dolayısıyla yazdıklarım spoiler içermektedir.
Serinin 2.kitabı dolayısıyla yazdıklarım spoiler içermektedir.
Serinin 2.kitabı dolayısıyla yazdıklarım spoiler içermektedir.
Serinin 2.kitabı dolayısıyla yazdıklarım spoiler içermektedir.
Serinin 2.kitabı dolayısıyla yazdıklarım spoiler içermektedir.
Güneşin elçisi Alina Starkov, Karanlıklar diyarındaki karmaşayı ardında bırakarak bambaşka topraklara doğru yola çıkar... (Arka kapak)
....
Geçmişimizi ardımızda bırakıp kaçmaya çalışsak da biz kendimizi de orada bırakmadığımız, yeni biri olmadığımız sürece geçmiş de bizim peşimizde gölge gibi gezecektir. Bu kitapta da Alina kendisine sırtını dönüp Malyen ile kaçar ama Karanlıklar Efendisi ve diğer kişiler peşini asla bırakacak gibi durmuyordur. En sonunda saraya döndüğünde artık bambaşka bir statü söz konusudur...
Çoğu kişi "ilk kitaba göre durgundu" , "ikinci kitap sıkıcılığı vardı" vs vs yazmış ama benim duygularım tamamen pozitif. Çok severek okudum. Buna en büyük etki kitaba yeni katılan Korsan gemisi kaptanımız oldu. Bence tamamen sürprizlerle ve beklenmedik olaylarla dolu bir kitaptı. Üçüncü kitaba başlamak için sabırsızlanıyorum.
432 syf.
·4 günde·9/10 puan
Bir çoğumuz biliyoruz ki serilerin ilk kitapları genelde çok iyi olur ama diğer kitaplarda istediğimizi bulamayız. Grisha serisinde ise benim için bunun tersi oldu. İlk kitabı okuduğumda ortalama bir seri diye düşünmüştüm. Ama ikinci ve üçüncü kitap harikaydı. Okuyan insanların neden bu kadar çok beğendiğini anladım.

Öyle bir seri düşünün ki sonunda kötü adama bile üzülüyorsunuz. Ki ben kendisine en baştan beri büyük bir hayranlık duyuyorum. İlk kitapta sinir olduğum karakterler olmasına rağmen seri sonunda hepsini çok sevdim. Olaylar istediğim gibi gelişmedi belki ama son sayfayı okuduğumda böyle olması daha iyi oldu dedim. Bir de bazı kitaplar biter ama içinizde buruk bir taraf bırakır ya hani Grisha serisi benim için aynen öyle bitti.

Karanlıklar Efendisi, Güneşin Elçisi, Nikolai, Malyen ve diğerleri benim için unutulmayacak karakterler arasına girdi. Özellikle Nikolai.. Duyduğum kadarıyla yazar ona özel bir seri yazıyormuş.. Ben hazırım, gönder gelsin.

Yazarın biyografisi

Adı:
Leigh Bardugo
Unvan:
Reklamcı, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Kudüs, İsrail, 6 Nisan 1975
Leigh Bardugo Jerusalem de doğmuş, Los Angeles’da büyümüştür ve Yale Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Şu günler de ise Hollywood’da yaşıyor; sevgisini şımartabilmek için sihri, hortlakları ve diğer hayatı olan makyaj sanatçısı L.B. Benson’ı giydirebileceği bir yerde. Bazen de o, müzik grubu, Captain Automis, ile şarkılarını duyurabilir.

İlk romanı olan Gölge ve Kemik – New York Times Çok Satanı- yazarın ilk kitabı olup, The Grisha Üçlemesi’nin başlangıcıdır. İkinci kitap, Siege ve Storm, 2013 yılında yayınlanacaktır. O, Joanna Stampfel-Volpe of New Leaf tarafından temsil edilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 304 okur beğendi.
  • 7,8bin okur okudu.
  • 336 okur okuyor.
  • 3.527 okur okuyacak.
  • 141 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları