Leyla Navaro

Leyla Navaro

Yazar
8.5/10
61 Kişi
·
222
Okunma
·
24
Beğeni
·
4.052
Gösterim
Adı:
Leyla Navaro
Unvan:
Türk Psikolog ve Psikoloji Yazarı
Leyla Navaro, Türk psikolog ve psikoloji yazarı.

İstanbul Üniversitesi psikoloji lisans, Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Yüksek Lisans mezunu olan Leyla Navaro, kişisel gelişim ve bireysel potansiyel oluşumu konusunda çalıştı. Yurt içi ve yurt dışında, yazılarla ve uygulamalarla seminer ve grup çalışmalarında bulundu.
İlk kitabını 1987 yılında yazan Navaro, Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmakta, kurucusu olduğu Nirengi Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde sürdürmektedir. Yazarın ayrıca; IAGP Uluslararası Grup Psikoterapileri Derneği yönetim kurulu üyeliği, ve Türk Psikologlar Derneği Akademik Kurul üyeliği bulunmaktadır.

Leyla Navaro'nun tanınması, Beni Duyuyor musun kitabıyla olmuştur.
Ben diliyle konuşmak, kişinin sadece kendinden konuşması veya kendini övmesi, öne sürmesi demek değildir. Ben dili, kişinin o anda, karşılaştığı durum veya davranış karşısında, kişisel tepkisini duygu ve düşüncelerle açıklayan ifade tarzıdır, yanı duygu ve düşüncelerimizi içtenlikle ifade eden sözcüklerdir.
Ödül zamanla çocukta bağımlılık yaratır. Çocuk sadece ödülü almak için istenilen davranışta bulunur, gerçekten o davranışı yapması gerektiğine inandığı için değil.
Sürekli ödül almaya alışık çocuk maddiyatçı olur, her yaptıği davranışa bir karşılık bekler.
Takdir ve teşvik, ödülden daha önemlidir.
Toplumumuzun, " erkekler ağlamaz " anlayışı, küçük yaştan itibaren erkek çocukların duygularını yaşamalarına ve ifade etmelerine getirilen kültürel engeller, "Sen ne biçim erkeksin? " küçümsemeleri, erkeklerin duygularını bastırmalarına , yaşadıklarına İSİM ve TANI koyamamalarına yol açmıştır. Bu çarpık eğitim anlayışı, erkeklerin ilişkilerinde duygusuz olduğu, duygularını yaşayamadığı gibi oldukça yanlış değerlendirmelere de yol açar, ne yazık ki... Oysa erkekler duygularını,her insan gibi, çokça yaşarlar ancak tanım koyamazlar.
Leyla Navaro
Sayfa 124 - REMZİ KİTABEVİ
Mekânlar, kişilerin davranışlarına otomatiklik, alışkanlık kazandırır, düşünmeden tekrarlanan davranışları kolaylıkla çağrıştırırlar.
Kızgın insan bir şekilde yaralanmış, küçük düşmüş, reddedilmiş, duyulmamış, belki de istediği şekilde anlaşılmamıştır.
200 syf.
Bu tarz kitapları okurken genelde dikkat ettiğim nokta anlatılan sorunun yanında çözüm de verilmesidir. Bu kitap tam da bunu yapmış. Çocuğu veya çocukları olan anne-baba bu kitabı mutlaka okumalı diye düşünüyorum. Çocuklara disiplin nasıl öğretilir,ceza nasıl olmalı,iletişim dilini nasıl kullanmalı vb. Konularda bir başucu kitabı. Eğitim sadece istenmeyen davranışı öğretmek değil, çocuğun sosyal, duygusal ve kişilik yapısını göz önünde tutarak istenen davranışı öğrenmesini sağlamaktır diyerek okuyucuya yöntemler göstermektedir. İyi okumalar..
200 syf.
·Puan vermedi
Anne olanlara en faydalı hediye bu olsa gerek mutlaka alın okuyun sağlıklı, mutlu çoçuk için mutlu nesiller için.
200 syf.
·Beğendi·10/10
tüm öğretmen, ebeveyn ve çocuklarla iletişim halinde olan herkesin başucunda durması gereken mükemmel bir kitap.
Disiplin adı altında çocuklara aslında yaptırım uygulandığını, gerçek disiplinin düzenli bir yaşam sistemi olduğunu ve bunu çocuklara nasıl adapte etmemiz gerektiğini anlattığı bölümde yetişkinlerin ‘dediğimi yap, yaptığımı yapma’ felsefesiyle kendinde disipline edemediği şeyleri çocukları zorlamanın yanlışlığı, örnek olmanın önemi örneklerle çok güzel açıklanmıştı.
Kızmadan, bağırmadan, öğreterek ve yardım ederek, empati kurarak, çocuğun duygularını anlamaya ve özümsemeye çalışarak hareket etmenin hayati önemini anlıyorsunuz okurken.
Kitapta her konu bölümlere ayrılmış ve bölüm içlerine uygulamalar,sonlarına hatırlatmalar ve karşılaşabileceğiniz olayları karikatürize ederek görselleştirme eklenerek durumun daha net bir şekilde anlaşılması sağlanmış.
Bizim genelde verdiğimiz tepkiler ve aslında olması gerekenler gösterilmiş.
Önemli olanın kızgınlık, kırgınlık ve tedirginliği ifade etmemek değil ifade ederken yapıcı olmak, çocuğun özgüvenini ve benliğini incitmeden, kalıcı hasarlar bırakmadan kendini ifade etmenin önemi vurgulanmış.
Ne yaptığımız değil NASIL yaptığımız önemli!
Bu kitap benim için bir hazine
200 syf.
#okudumbitti
.
Her insanın değer verdiği şeyler vardır yaşantısında. Benim de en değer verdiğim iki husus Aile ve Çocuklar.. Her ikisi de toplumu oluşturan temel yapı taşlarıdır. Tıpki bir binanın temeli sağlam olursa dışarıdan gelecek etkenlere karşı o denli dirayetli olması gibi.
Kitapta daha çok çocuk yetiştirirken yaptığımız bir çok hatanın bir psikolog anne tarafından kaleme alınışını okuyacaksınız. Onun herşeyden önce bir anne olduğunu görüyorsunuz.
Yetişmiş bireyler olarak çocukların anlam dünyalarını algılamakta yetersiz kalırız. Bu aslında bize küçüklüğümüzden bu yana gerek toplumsal yapı, gerek sosyal çevre, gerekse aile fertleri tarafından bir meta gibi aktarılmasından kaynaklanıyor olabilir.
Birini sevmeniz için size benzemesi şart mı? Çocuğunuzun sizinle aynı duyguda, düşüncede olmaması onu daha az sevmenize mi sebep oluyor. Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla. Çünkü onların kendi düşünceleri vardır.
Karanlıktan korkan bir çocuğa "Korkacak ne var" demeniz çocuk tarafından nasıl karşılanıyor hiç düşündünüz mü? Ona bu cümleyi kuruyorsunuz ama altında ne anlamlar barındırdığını, hangi duygulara yol açtığını biliyor musunuz? Bu cümleyle aslında şunu söylemeye çalışıyorsunuz " ben karanlıktan korkmam, o yüzden senin de korkmaman gerekiyor". Bu çocuğa kendi algılarını, duygularını, düşüncelerine inanmamasını onların yanlış olduğunu ve ebeveyninkileri kabul etmesi gerektiğini dikte etmektedir.
Çocuğa bir davranış kazandırılırken onun en yalın haliyle anlatılmasının önemini, sorunu olduğunda can kulağıyla dinlemenin kıymetini, yargılamadan eleştirmeden onun duugularını isimlendirerek çözümü kendisinin bulmasını sağlamanın çok faydalı olduğunu göreceksiniz. Kitap hali hazırda anne-baba olanların ve ileride ebeveyn olacak adayların alıp okumasının gerekliliğine inanıyorum. Bu kitap bana çok şey kazandırdı. Sizlerinde heybenize alacağı güzel anekdotlarla donatılmış.
Zevkli okumalar dilerim şimdiden...
200 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Çocukların neden söz dinlemediği, çocuğun kabul edilemez davranışlarına nasıl engel olabileceğimiz, nasıl bir disiplin uygulamak gerektiği gibi tam da anne babaların merak ettiği konular çok net bir şekilde, örneklerle anlatılmakta olup, uygulanabilir yöntemler sunulmaktadır.
İnteraktif bir kitap, arada konuyu daha da pekiştirebilmek için alıştırmalar, kendimizi keşfedebilmemiz için sorular bulunmaktadır. Anne babalara rehber olacak niteliktedir, öneririm.
Daha detaylı bir yorum okumak isterseniz: http://yenidogananne.blogspot.com.tr/...yor-musun-leyla.html
214 syf.
·93 günde·8/10
Yazarın okuduğum ikinci kitabı bu. İlkini dersim için okumam gerekmişti ve yazarı böyle tanıdım. İyi ki de tanımışım ben sevdim.

Bu kitabında kızgınlığın belirtilerinden, kızgınlığımızı nasıl ifade edebileceğimizden, kızgınlık duygusunu nasıl olumlu enerjiye çevirebileceğimizden bahsediyor. Yaşanmış örnek olaylarla durumu daha iyi anlamamızı sağlamış. Bir de bu kızgınlığı kadın ve erkek açısından gözler önüne seriyor. Çifte standart olmasından ve çevre tarafından nasıl algılandığını dile getirmiş.

Dili sade ve kolaylıkla anlaşılıyor.
200 syf.
·3 günde
4. basım kitap sistem yayıncılıktan çıkmış. Kapak tasarımı tebessüm sağlatıyor.
Kitap 2000 yılından beri kütüphanemizde bulunmakta. Çocuğunuz olsun olmasın Zaman zaman açıp okunmalı denecek bir kitap. içerisinde hatırlatmalar,öğütler,örnekler (sözlü ve resimli) empati alanları ve tanımlamalar var.

Kitabın sonunda da bir anket bulunmaktadır. Ben anketi lise öğrencisi iken doldurmuşum :) kitabı okuyup bitirdikten sonra ankete göz attım ve bayağı tebessüm ettim :)

Ankette kitapla ilgili düşünceleriniz neler diye bir soru bulunmaktadır. Ben bu soruya Hoş,güzel bir kitap. Gerçeklerden bahsedilmiş. Buradaki örnekleri denedim ve hepsi olumlu oldu. (Kardeşim o zamanlar ilkokulda. sanıyorum onun üzerinde denedim.)
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Gerçekten Beni Duyuyor musun? Kitabı tekrar okumak an büyük bir keyif vermekte. Başucu kitabı olmayı hak ediyor. Sadece çocuklar için mi tamda öyle değil, anne/baba olan ve çocukları kaç yaşında olursa olsun onlara yaklaşım tarzı ve onlarla kurulan iletişimin kalitesi üzerinde durmakta.
Çocuklarınıza duygularınızı aktarırken neden bu duyguya sahip olduğunuzu onlara da anlatın ki neden sonuç ilişkisi kurabilsin. Düzeltmeler ve ikazlar davranışa dönük olmalı çocuğun kişiliğine değil.
Ve en önemli hususlardan biride 'empati' yapın der yazar.
Çocuklarınızı takdir ve teşvik edin.
Kitapda yakaladığım bir diğer ayrıntı tam da ülkemin kadınlarını bire bir anlatması, sanki bizi daha çok buldum bu kitapta.
Bu defa okurken kitaptan da küçük küçük notlar araya sıkıştıracağım. Kitabın ilk sayfası olan "en önsöz" çocuklardaki soru sorma heyecenlarının ve merakının ne kadar önemli olduğu üzerinde durmakta. Ne diyor yazar: " Sorular düşünce gücüdür, diriliktir, meraktır, cevap alındığı için devam ediyordur; bunlar anne/babayla, öğretmenle iletişimdir.
200 syf.
·Beğendi·8/10
Verdiği yönergeler çok iyi ve kullanılabilir. Hem aile de anne ve babanın okuyacağı hem de psikoloji, pdr ve çocuk gelişimi bölümün de okuyan kişilere tavsiye edebilirim.
200 syf.
·4 günde·9/10
''Çocuk yetiştiren aileler için bir kılavuz niteliğinde eser. Oldukça realist ve kültürümüze de oldukça yakından ilgili bir kitap olmuş baştan sona. Kitapta kendi perspektifimiz için ayrılan soru-cevap kısmı da çok yerinde olmuş. tam bir yol rehberi olmuş:)

Yazarın biyografisi

Adı:
Leyla Navaro
Unvan:
Türk Psikolog ve Psikoloji Yazarı
Leyla Navaro, Türk psikolog ve psikoloji yazarı.

İstanbul Üniversitesi psikoloji lisans, Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Yüksek Lisans mezunu olan Leyla Navaro, kişisel gelişim ve bireysel potansiyel oluşumu konusunda çalıştı. Yurt içi ve yurt dışında, yazılarla ve uygulamalarla seminer ve grup çalışmalarında bulundu.
İlk kitabını 1987 yılında yazan Navaro, Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmakta, kurucusu olduğu Nirengi Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde sürdürmektedir. Yazarın ayrıca; IAGP Uluslararası Grup Psikoterapileri Derneği yönetim kurulu üyeliği, ve Türk Psikologlar Derneği Akademik Kurul üyeliği bulunmaktadır.

Leyla Navaro'nun tanınması, Beni Duyuyor musun kitabıyla olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 24 okur beğendi.
  • 222 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 132 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları