Liane Moriarty

Liane Moriarty

Yazar
7.5/10
80 Kişi
·
178
Okunma
·
7
Beğeni
·
966
Gösterim
Adı:
Liane Moriarty
Unvan:
Avustralyalı yazar
Doğum:
Kasım 1966 Sydney
Moriarty yasal yayıncılık şirketinde reklam ve pazarlama alanında çalıştıktan sonra serbest reklam yazarı olarak çalıştı 2004 yılında, Sydney derecesi parçası olarak yazılı ilk romanı Three Wishes, Macquarie Üniversitesi'nde yüksek lisans aldıktan sonra, yayımlandı.
"Ben o kadar cesur olamazdım yani. Bütün bunlara değmez diye düşünürdüm. Duvarın arkasında kalmışsak kalmışız, en azından hayattayız ya, çocuklarımız yaşıyor ya, ben ona bakarım. Özgürlük için ölmek fazlasıyla yüksek bir bedel bence."
"Herkes trajedilerin insanı daha bilgeleştirdiğini, ruhsal anlamda daha yüksek bir seviyeye taşıdığını düşünüyordu, ama Rachel'a tam tersi olmuştu. Ona göre trajedi insanı küçültüyor, nefretle dolduruyordu. Öyle aman aman bir bilgi ve hoşgörü de vermiyordu. Hayatla ilgili, başına buyruk ve acımasız olmasının haricinde başka hiçbir şey bilmiyordu. Bazıları cinayetten bile yırtarken, bazıları yaptıkları küçücük bir hatanın bedelini çok acı ödüyordu."
Liane Moriarty
Sayfa 181 - Neo Kitap, 2015
"Balık beynimiz için yararlıdır,"dedi John-Paul."Daha zeki olmamızı sağlar."
"Madem öyle neden Eskimolar dünyanın en zeki insanları değiller?"diye sordu Esther.
512 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bir solukta biten bir roman. Üç güçlü kadının hayatlarındaki zorluklar ve bunları atlatış biçimleri anlatılıyor. Ve bir mektupla ortaya çıkıp herkesin hayatını etkileyecek bir sırdan bahsediliyor. Hepimizin hayatında kendine kalmış sırlar vardır sanırım romanı okudukça söylemek mi yoksa söylememek mi
Daha iyi diye düşünmemek elde değil. Romanda tek sevmediğim bölüm artık normalleştirilmeye çalışılan hatta normalleşmiş bile diye bileceğimiz aldatma en yakınınla aldatma konusu. Keşke o bölüm daha farklı olsaydı. Ve bizler artık böyle olayları okumayıp duymasak ne kadar güzel olur.
416 syf.
·Beğendi·10/10
Her ne kadar ilk önce dizisini izlemiş olsamda kitabı daha sürükleyiciydi.Dizide olmayan sahneler vardı bu yüzden kesinlikle kitabıda okunmalı.
512 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Arkasındaki 24tl baskısına rağmen, market rafında 5.90 etiketiyle görünce alıvermiştim. Çok farklı bir hikaye ya da yeni bir bakış açısı gibi bir beklentiniz yoksa (ve buna rağmen 507 sayfa okumayı göze alıyorsanız), dramatik hikayelere de ilginiz varsa, sizin için bir seçenek olabilir. Beklentinizi yüksek tutmamanızda fayda var.
490 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Simdiki zamanin iyi yazarlarindan.Yazarin daha önceki eserinide begenmistim.Anlatim tarzi ,konunun ilgi cekici olmasi, yazarin secici ve ayni zamanda samimi dolaysiz acik bir dille önyargisiz anlatmasi ,onun eserlerini sevmeme etken. Uc cocuk annesi Alice'nin gecirdigi bir kaza sonucu hafizasini gecici olarak kaybetmesi ve 40 yasina girme hazirliklari yaparken kendini bir anda 29 yasinda bulmasi. Kitapdaki bazi bölumleri sevmedim diyebilirim ki zaten sanirim yazarda bazi okuyucularinin buna benzer duygulari olacagini dusunup o sevmedigim bölumlerle ilgili sorular sormus kitabin sonunda. Manevi buyukannenin yazdigi blog sacmaliklari ve Alice'nin ablasinin ruhsal danismaniyla yaptigi monologlar oldukca sig geldi bana.yani kitapda onlara ayrica yer acana kadar onlari kitabin icindeki olaylarla kaynastirabilirdi.
Kitabin guzel yani insana kitap bitince sorular sordurmasi hatta okurken daha ben olsam nasil yapardim gibi. Tavsiye edecegim bir eser kesinlikle.
448 syf.
·7 günde·5/10
“Sıradan bir günün aslında ne kadar sıra dışı olabileceğini hiçbiri tahmin edemezdi.” Cümlesi odağında ilerleyen kitap, tek kelime ile ortalamaydı. Çoğu yorumun aksine sıkıcı değildi, fakat bu kadar gizem yaratıldığı halde; olay akışını gereksiz betimlemeler ile doldurmak yerine daha farklı ve çarpıcı bir hale getirilebilirdi. Ancak beklentiyi yüksek tutmadan, kafa dağıtmak için okunabileceğini düşünüyorum.
416 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap, bir okulun bağış gecesinde işlenen bir cinayetle başlıyor. Ama katil kim, kurban kim belli değil. Kitabı okurken bir yandan cinayete kurban giden kişinin kim ve neden öldürüldüğü sorusunun cevabını ararken bir yandan da her biri mükemmel hayata sahip üç kadının aslında hiç de mutlu olmadıklarını; pişmanlıklarını, evliliklerini, çocukları ile olan ilişkilerini, sorgulanan dostluklarını ve travmalarını okuyoruz.
Aslında kitap bize daha çok aile ilişkileri, şiddet ve kavganın çocuklar üzerine etkisini ve dışarıdan bakınca mükemmel bir hayata sahip insanların aslında ne kadar mutsuz olduklarını ve yaşadıkları bunca talihsizliklerine rağmen ayakta kalıp güçlü olmaya çalışan kadınları anlatmış.
Konu, kesinlikle ilginç ve orijinal. Uzun zamandır okuduğum en mükemmel en gizemli kitaplardan biriydi.
Ayrıca Kitabın Nicole Kidman'ın başrolde olduğu Big Little Lies isimli dizisi var. İzleyen herkesin beğenisini almış. Başta Primetime Emmy – En İyi Mini Dizi dahil olmak üzere birçok ödül kazanmış.
Son zamanlarda sık sık karşıma çıkan bir kitaptı Suçlu Hem De Çok Suçlu.
Kitabın konusu, okuyucu yorumları ve 2016 goodreads okur ödülü almış olması kitabı almamdaki en büyük etken oldu.
Çok merak ettiğim bir kitap olduğundan gelir gelmez büyük bir hevesle okumaya başladım.
Başlarda yazarın anlatmak istediği şeyler çok anlamsız geldi bana. Yarım mı bıraksam ne yapsam diye düşündüm ve "konuya adapte olamadım sanırım, hata bende" diyerek baştan alıp tekrar okudum. Yine beni zorlayınca yabancı sitelerde araştırma yaptım ve okuduğum bu kitabın düşük puanlı kitaplar arasında yer aldığını gördüm...
Kitabı seven arkadaşların hepsine saygı duyuyorum. Bana hitap etmedi maalesef. Kişiler ve olaylar o kadar karışık anlatılmış ki, neyin ne olduğunu anlayamadım.
448 sayfalık bir kitap, sayfa 153' te okumayı bıraktım.
512 syf.
·8 günde·8/10
okuoku1 güzel bir hediyesi ve ilk defa okuduğum bir yazar olan kitabın kapağı ve adı içeriği ile uyumlu okunması keyifli bir romandı. Konu olarak da ilgi çekici bir konusu vardı. Biraz bahsedecek olursam, hayatlarımız ile ilgili hiç bir zaman öğrenemeyeceğimiz o kadar çok sır var ki. Hayatlarımızın gidebileceği, hatta gitmesi gereken yolları hiç birimiz bilemeyiz. Belki de böylesi daha iyidir. Bazı sırların sonsuza kadar sır kalması gerekiyordur. Kitabın son sayfaları kitap boyunca merak ettiğiniz soruların cevaplarını tek tek bulacak aslında gördüğümüz, duyduğumuz ve bildiğimiz şeylerin her zaman göründüğü gibi olmayabileceğini ve ön yargılı olmamamız gerektiğini akıcı bir üslup ile anlatılmış hoş bir roman. Tavsiye ederim.
448 syf.
·3 günde·8/10
Selam, inceleme yazmadan evvel hadi biraz daha okuyayım biraz daha ilerleyeyim diye bekledim ki dayanamadım. Ne zamandır bestseller okumayan ben aldığı güzel övgülere dayanamayıp okumaya başladım kitabı ve çok sevdim. Dört nala koşmayan ama bir an evvel öğrenmek için can attığınız bir barbekü gününden bahseden kitap 3 ailenin ilişkilerini seriyor önümüze. Okudukça karakterleri çok daha iyi analiz edip bütünleşiyorsunuz. Sorguluyor ve bazen kızıyorsunuz. Değinilen konular o kadar normal ki bu bile beni heyecanlandırıyor. Gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.

*spoiler; istifçilik, yumurta bağışı gibi konulara daha önce hiç denk gelmemiştim açıkçası. Clementine'nin ve Erika'nın yerine kendimi koyduğumda hangisine hak verebileceğimi bilemedim. Kitabın Avustralya'da geçiyor olması bile başlı başına bir değişiklik benim için.
490 syf.
·6/10
Umut dolu bir kitap ara ara kendini tekrarlasada insanın içinde bir hoşluk bırakıyor. Tam bir genç kız edebiyatı. Okumak isteyen genç kızlara tavsiye edebilirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Liane Moriarty
Unvan:
Avustralyalı yazar
Doğum:
Kasım 1966 Sydney
Moriarty yasal yayıncılık şirketinde reklam ve pazarlama alanında çalıştıktan sonra serbest reklam yazarı olarak çalıştı 2004 yılında, Sydney derecesi parçası olarak yazılı ilk romanı Three Wishes, Macquarie Üniversitesi'nde yüksek lisans aldıktan sonra, yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 178 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 77 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.