Lucy Robinson

Lucy Robinson

Yazar
7.4/10
16 Kişi
·
34
Okunma
·
0
Beğeni
·
703
Gösterim
Hayatta asıl önemli şey, istediğini almak değildir; aldıktan sonra onu hala istemektir...

~ Love Affair ~
432 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Tüm Zamanların En Güzel Aşk Hikayesi kitabını okurken yer yer gülecek yer yer düşüneceksiniz.Romantik, neşe ve kahkaha dolu… Kitap romantizmi, dostluğu, cinselliği zekice anlatan gerçek bir romantik komedi diye düşünüyorum. Ayrıca yalın anlatımının yanında zekice esprilerle süslenmiş bu roman... Kitabı elime aldığım gibi bırakamadım ve bir solukta bitirdim.
Fran, sevgilisinin Yani Michael'in 30. yaş gününde kendisine evlenme teklifi edeceğinden emindir. Ama işler beklediği gibi gitmez ve Fran, gecenin sonunda kendini nişanını kutlamak yerine sevgilisi tarafından 3 ay ayrı kalmaları istenmişti yani bir terk edilmiş olarak bulur…
Fran'nin kalbi kırılmıştır günlerce evinden, yatağından çıkmadan yaşar.Tam bir aşk acısı çekmektedir. Fran umutsuz bir vaka gibi görünür. Neyse ki onun mükemmel dostları vardır. Çılgın, ama bir o kadar da sevgi dolu ve iş arkadaşı olan Dave, Leonie ve Stefania. Fran’in daha fazla üzülmesine izin vermezler. Kapıyı kırarak Fran’in evine girerler.
Fran’in arkadaşları çılgınca bir plan yaparlar: 8 Randevu..... Fran öncelikle internette ki bir çöpçatanlık sitesine üye olur ve mesajlar almaya başlar. Plana göre Fran’in 8 farklı günde 8 ayrı erkekle buluşması gerekmektedir. Fran Freddy adında biriyle yazışmaya başlar. uzun süre yazışırlar ve fark eder ki Freddy ile çok ortak noktaları vardır Fran Freddy den çok hoşlanır. Fran Michael'ı geri kazanmakla uğraşmasa ve Onun peşine bir dedektif gibi düşmese ama ne dedektif. Pabucumun dedektifi her şeyi yanlış anlar. Sonunda Michael'i gaeri kazanır Michael Paris te Ona evlenme teklifi eder... Ama aynı zamanda Michael'ın gerçek yüzünü görür. Boşu boşuna o kadar acı çekmiştir.... Arkadaşı Leonie nin sözleri ... TANRI AŞKINA FRAN. SEN ŞU BOKTAN DÜNYADAKİ EN SİNİR BOZUCU İNSANSIN. NEDEN GÖREMİYORSUN? LANET BURNUNUN DİBİNDE Kİ ŞEYİ . NEDEN GÖREMİYORSUN. işte bu sözler Fran'ın gerçekleri görmesini sağlar ... BURNUNUN DİBİNDE Kİ GERÇEK AŞKI...
432 syf.
Biraz zorlama yazılmış bir kitap gibi geldi. Charley'nin daldan dala atlaması, bir buluşmaya dahil olmak için yaptıkları bende sinir duygusu oluşturdu. Chick lit okumayacağım dedikçe aldığım kitaplardan bir tanesiydi. Beni gülümsetmedi ama kafamı dağıttı.
432 syf.
·7 günde·4/10
Ben yine nereden buldum, nasıl buldum da böyle bir kitap okudum acaba? Bazen gerçekten bir şanssızlık abidesiymişim gibi hissediyorum. Elime hakkında hiçbir şey bilmediğim bir kitap alıyor, ay galiba güzel bir şey buldum diye umutlanıyor ve kafamı duvara vurma isteğiyle kitabı bitiriyorum. Yoruldum hakikaten.

Yazarın neden bir kitaba bu kadar çok olay, karakter ve detay sığdırdığını hâlâ anlayabilmiş değilim. Size biraz tuhaf bir şekilde kitabı anlatmak istiyorum. Eğer sebebini anlarsanız, beni aydınlatın.

Charley 32 yaşında, kendine "İskoç Amazonu" diyen, çalışkan ve düzenli, mükemmeliyetçi, başak burcunu anımsatan bir kadın(yazara göre öyle en azından). Bir ilaç şirketinde iletişim müdürlüğü yapıyor. İşini ve çalışmayı deli gibi seviyor. Patronuna âşık. Adamı gördüğü gün ona âşık olduğunu anlıyor ve o sıralar sevgilisi olan adamdan ayrılmaya karar veriyor. Sevgilisinden 4 yıl sonra ancak ayrılıyor. Patronunu uzaktan sevmeye devam ediyor. Adama aşkının 7. yılındayız.

Sam, Charley'nin 14 yıllık arkadaşı ve aynı zamanda ev arkadaşı. Pasaklı, düşüncesiz, düzensiz, mahremiyet yoksunu, zampara, tembel, boş herifin teki. Ama aynı zamanda çok iyi kalpli olduğunu düşünüyor Charley. Sebebi? Bence kitabın ilk kısmında ortada bir sebep yok. Neyse.

Sam çapkın hayatını geride bırakıp nişanlanıyor ve Charley bunun kutlaması yapılırken düşüp kalça kemiğini ve bacağını kırıyor. Aylarca yatağa mahkum edilince işinden izin alıyor ve Sam ile evde takılırken bir site kuruyorlar. (Site fikri orijinal değil. Amerika'da var olan bir kurumu taklit ediyorlar. Kurum bununla ilgili niyeyse bir yaptırım yapmıyor ve Charley bu kurumun ve patronunun gıcık olduğunu falan düşünüyor ama somut bir sebebimiz yok. O mesele muamma.) Sitenin adı: Acil Randevu Hattı. İnternette birisiyle tanışıp derdini anlatmayı beceremeyen kadın ve erkekler, kendini anlatacak bir kişi ile anlaşıyor ve böylece Sam ya da Charley sizin adınıza, hoşlandığınız kişi ile sanal muhabbeti sürdürüp gerçek hayatta buluşmanızı sağlıyor. Çok üzgünüm ama duyduğum en aptalca şeylerden biri. Size sadece biyografisini gönderen birinin karakterine bürünüp karşınızdaki kişiyle nasıl bir ilişkiyi temellendirebilirsiniz ki? Her neyse.

Charley, ayağını kırdığında patronunun evlendiğini öğreniyor. 7 yıldır onunla flört eden, 3 yıldır evli bir kadınla ilişkisi olan ve çok iyi, karakterli, asil olduğunu iddia ettiği John evlenince epeyce yıkılıyor. Ancak açtığı sohbet sitesi sayesinde kendine benzettiği işkolik bir müşterisinin konuşmak istediği William isimli bir adamla tanışıyor. Birkaç yüzeysel mailin ardından aniden profesyonelliği bir kenara bırakıyor ve William'ın ruh eşi olduğunu, müşterisi Shelley yerine kendisinin onunla olması gerektiğini düşünmeye başlıyor. 7 yıllık platonik aşk anında bitiyor. Saçma sapan dümenler çevirip kendini ikna ediyor ve ilk buluşmalarından önce bir şekilde William'ı etkilemek için buluşmaya katılıyor. Birtakım olaylar olaylar. İnanın ben size şu an çok az bir parçasını anlatıyorum kitabın. Kitapta bitmek bilmeyen olaylar ve entrikalar dönüyor. Neyse.

Bu esnada arkadaşı Sam ve kız kardeşiyle mekanda karşılaşıyor. Birlikte alemlere akıyorlar. 14 yıldır tanıyıp güvendiği arkadaşına karşı tek bir uyarısı vardır yıllardır: Biliyoruz çapkınsın ama benim kız kardeşlerim olmaz falan. Neyse. Sam o gece onun bu kuralına nanik yapar. Çok güçlü, karakterli yetişkinimiz de onu şöyle uyarır: Bak, eğer bunu yaparsan bir daha asla seninle konuşmam. Arkadaşlığımız biter. Sam âdeta dil çıkarır. Kızımız eve gider ve ne görür? Meğerse William diye yazışıp âşık olduğu kişi aslında Sam'miş. William da onun yerine konuşsun diye Sam'i işe almışmış. Charley şok olur tabii ve der ki ıyk, o olamaz, iğrenç. Demek ki bu aşk değilmiş.

Charley iyileşir, kendini tekrar işine adamaya çalışır. Bir yandan yeni evli platonik aşkı John'ın flörtöz halleri, bir yandan yardımcısı Margot'nun işine göz dikmesi, bir yandan da aniden değişmeye başlayan Sam derken kafası karışır. Sam gittikçe düzenli, tertipli, sağlıklı ve sorumluluk sahibi bir insan oluyordur. Otuzundan sonra büyümeye başlamıştır falan. Ama tek gecelik ilişkiler de ara sıra devam etmektedir.

Buralarda yine dramlar, entrikalar. Ben size sadece yuh, dediğim kısımları anlatıyorum, özet bile diyemeyiz bence ya neyse.

John, Charley'e eşiyle mutlu olmadığını ve ayrıldıklarını, boşanacakları söyler. Aniden ne Sam kalır ne William. Charley yine 7 yıllık aşkına döner. Sam kariyeri ile uğraşır. Derken yine olaylar olaylar. Charley'nin işi sallantıdadır, psikolojisi bozuktur, John yalancıdır falan. Neyse ortada amazon kadını falan yoktur. İradesizlik, bencillik, kararsızlık, dilemma, haksızlığa uğrayınca ağzını bile açamama, arkadaşlarına karşı bile ezilip büzülme, kimseye hiçbir şey için hayır diyememe, istediği hiçbir şeyi yapacak gücü olmama amazon kadınları için kullanılıyorsa o ayrı. Charley nihayet işini bırakır, John'dan ayrılır ve büyükannesinin cenazesinde ailesiyle takılır. Ertesi sabah Sam'i görür. Sam ona veda eder ve evinden ayrılır. Kariyeri için farklı bir şehre taşınacaktır. Ayrı mekanlarda oldukları bir süre içinde Sam kadına e posta gönderir ve Charley şöyle olur: Sam'e aşığım. Bunu nasıl da anlayamamışım? William / Sam / Obama... Kim olduğu önemli değil. Önemli olan şu maili yazan kişi. Ben ona aşığım.

Sam gider. Charley tek kalır. Bu esnada daha da güçsüz, takıntılı, depresif birisi olmuştur. Derken Sam'in ilişikisi olduğu izlenimine kapılır. Ağlar zırlar. Bolca. (Ve bunlar, tekrar ediyor olacağım ama, cidden olayların çok az bir kısmı. Daha anlatmadığım bolca saçmalık var kitapta.) Neyse. Bir şekilde büyükannesinin eşiyle 70 yıl önceki mektuplarını bulur ve kendini gaza getirir, gidip Sam'e açılmaya karar verir. Sam de kabul eder ve mutlu son.

Şimdi diyeceksiniz ki bu yorum değil. Aslında bir bakıma öyle. Satır aralarındaki bıkkınlık, göz devirmeler, sinir, stres kitabı okurken hissettiklerimi yansıtıyor. Bunun dışında kolay okunan, bazı yerlerine güldüğüm, beni entrikasıyla bir hayli şaşırttığı için bitirdiğim bir kitap oldu. Şaşırmak derken iyi manada sanmayın lütfen. Gündüz dizisi tadında onlarca entrika okuyunca şey oldum biraz: Vay be, ne kafalar var şu dünyada. Bakalım daha ne kadar saçmalayabilirler?

Açıkçası nefret etmesem de beni bir hayli yoran bir kitap olduğu için bu kitabı tavsiye etmiyorum. Chick-lit dediğimiz tür kafa dağıtmak, eğlendirmek vs. için okunur. Bu kitap ne yazık ki kafanızı yalnızca duvara vururken dağıtabilir. Sevgiler.
496 syf.
·6/10
Bitmeyen Senfoni'nin bitmesi uzun sürdü ama asıl sebebi araya bir webtoon'un girmesiydi.
Kitaba gelirsek hikayesi güzeldi.Ama zaman zaman geçmiş-gelecek arasında geçen süre benim canımı sıktı.Daha doğrusu sıkıldım :)
Kitaba karşı çok nötrüm.İşlenen hikaye çok iyiydi.Bir insanın kendine güvenmesi, hedeflerine ulaşması, bu yolda ki çabaları vs.Ama dediğim gibi nötrüm.Ne desem bilemiyorum :)
496 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Romantik bir roman...
Sıra dışı bir yeteneği olan sıradan bir kadının çarpıcı ve muhteşem hikâyesi.
Sally, 7 yaşından beri operaya aşık, olağanüstü bir yeteneğe sahiptir ama yalnızca kimsenin kendisini duymadığından emin olduğu giysi dolabında şarkı söylemektedir.
Sally'nin ailesi Onun şarkı söylemesine karşıdır. Sally'nin bir de Fiona adında bir kuzeni vardır. Fiona çok sorunlu bir kuzendir hem de Sally'nin en yakın arkadaşıdır. Hatta ailesinden bile önce gelir Fiona Onun için .Ama Fiona içki ve uyuşturucunun ağına düşer Sally kendini Fiona'ya karşı hep sorumlu hissetmiştir ama Fiona'nın ölümü her şeyi değiştirir.
Newyork'a iş için giden Sally burada hayatının aşkı ile tanışır. Julian ile muhteşem bir beraberlik yaşamaya başlarlar tabi Fiona'nın ölümü işleri değiştirir. Sally Fiona'nın ölümünden Julian'ı sorumlu tutar ve Julian ortadan kaybolur.
Sally Fiona'ya verdiği sözü tutar ve Opera okuluna burslu olarak kabul edilir. Ama Onu orada bir sürpriz beklemektedir. Julian eğitmen olarak orada çalışmaktadır. Hayatının aşkını tekrardan görmek Onu çok sarsar hatta okulu bırakmayı düşünür ...
İşte kitap böyle devam ediyor Romantik bazen komik güzel bir kitap kesinlikle tavsiye ederim...
Bitmeyen Senfoni gerçekten de bitmedi kitap sarmadı beni belki okurum diye bekledim ara verdim tekrar okudum ama bende gitmedi.
Yinede yazarın emeğine sağlık diyorum 400 küsur sayfalık yazmış.
432 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Romantik bir hikaye. Aşık olan insanın ruh halini çok güzel anlatmış. Arkadaşlık, dostluk, aşk yanılgısı, gerçek aşk anlatılmış. Beğenerek okudum. Süpriz sona ise bayıldım.
432 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Yazarın ilk kitabıymıs ve bence gayet basarılı. Sıkıcı bir kitap degil, kendini okutmayı biliyor. Eglenceli ve degisik. Tavsiye ederim. Kısa sürede bitirilebilecek bir kitap
432 syf.
·Puan vermedi
Eğlenceli bir roman ama çevirisi o kadar kötü ki, romana yabancılaşıyorsunuz. Çeviri yaparken dümdüz İngilizce'den çevrilmiş ve dolayısıyla Türkçe'de karşılaşmadığımız bazı kullanımlar var. Bir de bağlaç olan de ve da'lara da hiç özen gösterilmemiş, hepsi bitişik yazılmış. Yani son kez editörün elinden geçerken de belli ki hiç özenilmemiş. Çok klasik bir şekilde sonlansa da, sonunda gözleriniz dolabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Lucy Robinson
Unvan:
Yazar,blog yazarı

Yazar istatistikleri

  • 34 okur okudu.
  • 27 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.