1000Kitap Logosu
Mahir Ünsal Eriş

Mahir Ünsal Eriş

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.2
2.376 Kişi
7,1bin
Okunma
459
Beğeni
13,4bin
Gösterim
Unvan
Türk Yazar, Çevirmen
Doğum
Çanakkale, 1980
Yaşamı
1980 yılında Çanakkale'de doğdu. Trakya Üniversitesi Grafik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Halen aynı üniversitede doktora öğrencisidir. Genç yaşlardan beri çevirmenlik yapan Eriş, çeşitli dillerden çok sayıda kitap, makale ve öyküyü dilimize kazandırmıştır. Öykülerini topladığı Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde adlı kitabı ise 2012 yılında İletişim Yayınları'ndan çıktı. Öykülerinde naifliği ve yalın diliyle dikkat çeken Eriş halen öykü yazma uğraşını çeşitli edebiyat dergilerinde sürdürmektedir. Bunun yanı sıra SoL gazetesindeki "Alan Savunması" adlı köşesinde haftalık futbol yazıları yazmaya devam etmektedir. Gençlerbirliği taraftarıdır.

Çevirdiği kitaplar

Savaşı Bitiren Sinek
OKUYACAKLARIMA EKLE
Zaman Hırsızı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Leon
OKUYACAKLARIMA EKLE
Uzun Yeleli Kedi Çocuk
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yahuda'ya Göre İncil
OKUYACAKLARIMA EKLE
Leon 2
OKUYACAKLARIMA EKLE
Duygular
OKUYACAKLARIMA EKLE
Büyümek
OKUYACAKLARIMA EKLE
Sınıfa Hoş Geldiniz
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yaşasın Kitaplar!
OKUYACAKLARIMA EKLE
Ben Annemi İsterim
OKUYACAKLARIMA EKLE
Eyvah Yemekhane
OKUYACAKLARIMA EKLE
136 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Sarı bir kum fırtınası, sarı bir duman, heryeri eski fotoğraflardaki gibi bir kasvete, hüzne ve yoksunluğa boyar. Sarı duman herkesi alır, radyodan cızırtıyla şarkı dinlenilen, kapı önlerinde birlikte oturulan zamanlara götürür. Sihirli bir duman değildir bu kuşkusuz, olabildiğince olasıdır. Tıpkı hemen arkasından gelen deprem gibi. Mahir Eriş bir tabloya bu sarı dumanı çizmiş, sonra depremi ve tablonun orasında burasında sallanıp duran insanları. Çocuk, genç, yaşlı, kadın erkek, az mutsuz, mutsuz, ışıltılı ağlarda çırpınıp duran balıklar gibi çırpınan insanlar. Hepsinin hikayesi, tasası, hüznü, gülüşü ve çırpınışı birbirinden farklı. Aynı olan tek şey, hepsinin birbirinden habersiz aynı tabloda yer almaları. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen o kadar hikayenin kitabın sonunda tıpkı bir yapboz gibi tamamlanması insanı şaşkınlıkla karışık bir duygu yumağına sokuyor. Sanki kenarı yırtılmış bir fotoğrafı birleştirmiş, kesik bir kolun sahibini bulmuş gibi oluyorsunuz. Birbirini tanımasa da insanların birbirlerinin hayatlarına kıyısından köşesinden dokunduğunu, birbirinin hikayelerini tamamladığını düşünüyorsunuz. Düşünürken damağınızda iyi yazılmış öykü tadı.. Mahir Ünsal Eriş ’in karakterlere farklı açılarından ışık tutan, ters köşeleri yerinde kullanan, kurduğu bağları ustaca bir kurguyla bütünleştiren hikayeceliğini çok sevdim. Hikayelerin geçtiği yerler anılarımda yer aldığı için belki, biraz fazla sevmiş olabilirim. Biga’daki üniversite yıllarıma, Trakya’nın en güzel kitapçısı ve sarı sıcak bir kız çocuğuyla bir kitap tezgahının başında geçirdiğimiz Erdek yazına, yağmurlu bir Bandırma gününe gidip geldim. ️Kitabı bitirince, keşke dedim, bütün iyi öykücülerimizin öyküleri gibi bunların hepsi de acıyla bitmeseydi. Mutlu sonlar da olsaydı. Oralarda iyi biten sonları sever insanlar çünkü. “Aman beya” deyip tasaları bir kenara fırlatmayı, sokaklarda dans ederek gezmeyi, gürültülü gülmeyi sever. Bu öyküler de biraz Çingene tasasızlığı bulaştırsaydı bize..Ne çok ihtiyacımız var biraz tasasızca gülmeye çünkü..
Sarıyaz
8.4/10
· 2.097 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
62
136 syf.
·
3 günde
·
8/10 puan
Şehrin üstüne sarı bir toz bulutu gelir ve tüm şehir garip bir havaya bürünür. Ardından gelen deprem ise yöre halkını daha tedirgin eder. Deprem akşamı 8 hikaye karakterin de hayatlarında sarsıntılar gerçekleşir. Bu sarsıntılar da garip tesadüflerle birbirleriyle bağlantılı. Yurdum insanının yaşadığı hüsranı, kalp yorgunluğunu, sevgiyi onların diliyle çok güzel aktarmış yazarımız. Mahir Ünsal Eriş
Sarıyaz
8.4/10
· 2.097 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
18