Mahmut Karakaş

Mahmut Karakaş

Yazar
8.0/10
1 Kişi
·
7
Okunma
·
2
Beğeni
·
952
Gösterim
Bedîüzzaman el-Usturlâbî Hibetullah b. Hüseyin b. Ahmed, Ebü'l-Kasım el-Bağdâdî (2-1139)

Doktor, filozof, astronom, şair.

11. yüzyıl sonları ve 12. yüzyıl başlarında yaşamış miislüman Arap âlimlerinin en meşhurlarırıdandır.Adının, Ebü'l-Kasım Hibetullah b. Hüseyin b. Yusuf (veya Ahmed) olduğu da söylenir. Bilhassa astronomide ve usturlap aletinin yapımmda çok meşhur olmuştur.Doğum yeri ve tarihi belli değildir. 1117 yılında İsfahan'da bulunmuş ve daha sonra Bağdat’a yerleşmiştir. Abbâsî Halifesi el-Müsterşid zamanında (1118-1135) astronomi aletleri yaparak, bu sayede çok zengin olmuştur. 1130'da Bağdat’ta Selçuklular sarayındaki astronomi rasathanesini idare etti. Burada hazırladığı Zîc-i Mahmüd'ı'yi, Selçuklu Sultam Ebü’l-Kasım Mahmud b. Muhamed’e (1118-1131) ithaf etti. 1139'da Bağdat’ta vefat etti.

İlk defa icat ettiği cetvel, pergel vesaireden başka, o zamana kadar tamamlanmamış olan kürre-i zat el-kürsînin ek

siklerini tamamladı ve bunun hakkında bir eser yazdı.Yine Hucendî tarafından bir arzda yapılan alet-i şâmilenin noksanlarını tamamlayarak çeşitli arzlar da yaptı.

Bedîüzzaman el-Usturlâbî, şiirde de çok meşhur olmuş, şiirlerini bir divan halinde toplamıştır.

Eserleri

1. el-Mu'ribü'l-Mahmüdî. Astronomiye dair zîcdir.“ 2. Dürretü’t-tâc. Şiirlericlir.
Doktor, astronom, şair.

10. yüzyıl Endülüs’ün meşhur âlimlerinden olan Abdürrabbihi’nin doğum ve vefat tarihleri belli değildir. Aynı devirde yaşayan din âlimi ve şair olan amcası Ebü Ömer Ahmed b. Muhammed İbn Abdürabbihi’den (860-940)“ yaşadığı devir belli olmaktadır. Abdürabbihi, tıp ve astronomi ve ilm-i nücümdan, bilhassa hava değişimi ve rüzgâr esmesinden çok iyi anlardı. Sıtma hastalığmın tedavisinde kendine mahsus bir usulü vardı. Başka doktorların iyileştiremediği birçok sıtmalıyı iyileştirmekte şöhret kazanmıştı. Amcası ile karşılıklı şiir yazarlardı. Ömrünün sonlarına doğru gözleri görmez olmuştu.

Eserleri

1. Kitâbü ’l-Akrâbâzîn. Tıbba dair. 2. Teâlı'k ve mücerrebâtfî’t' tıb. Tıbba dairdir. 3. Ürcüzetünjî’t-tıb. Tıbba dair.
Kimyacı.

9. yüzyıl sonları ve 10. yüzyıl başlarında yaşadığı tahmin edilen İbn Vahşiyye, kimya ve gaybî ilimlerde eserler yazmışhr. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. N erede ve ne zaman doğduğu, nerede ve ne zaman vefat ettiği kesin olarak bilinmemektedir. İslâm AnsikIOpedisi 870 tarihi sıralarında vefat ettiğini bildirdiği gibi 800 yıllarmda yaşadığının tahmin edildiğini340 de zikretmektedir. Hatta 960’ta vefat ettiğini belirten kaynaklar da vardır. Corci Zeydan ise 903 yılında Kitâbü Filâhatü'n-Nabatiyye isimli eserini tercüme ettiğini341 kaydetmektedir. Bağdatlı İsmail Paşa da vefat tarihini 908 olarak vermiştir.

Eserlerini eski Bâbil kaynaklarından yapılmış tercümeler gibi göstererek, onların kıymetli olduğunu sağlamaya çalışmıştır. Aynı zamanda kendisi Nabatîler’den olduğu için, Nabatiler’in kültürünü de göstermek istemiştir.

Eserleri

1. eI-Filâhatü'n-Nabatiyye. 903’te tercüme etmiştir. 2. Sidretü'l-müntehâ jî'l-kimyâ; 3. Kitâbü's-sihri’n-nebati; 4. Kitâbü'ssümüm. Nabatice'den Arapça’ya tercüme etmiştir.343 5. Kitâbü 'l-aşrîn. Kimyaya dairdir. 6. Kenzü ’l-Hikme fî san’ati'l-ilâhiye; 7. et-Tılsımât. Tılsım ilmine dairdir.“ 8. Şevku 'l-müstehâm jî ma’nfeti rumâzi’l-aklâm; 9. Esrârü 'ş-şems ve’l-kamer; 10. el-Fevâidül asrûn fî'I-kimyâ; 11. Kitâbü 'l-hayât ve’l-mevt fî ilâci'I-emrâz.
İslam medeniyetinin müsbet ilimler ve teknikteki hamlesi daha ziyade Emevi halifeliğinin sonlarına doğru miladi 7. asırda göze çarpar. Bu devirde daha çok eski Yunan ve Mısır filozoflarının ve ilim adamlarının kitapları tercüme edilmeye başlanmış ve medeniyetin müsbet ilimler de ki asıl hamlesi için bir hazırlığa girişilmiştir. Abbasi devri ise artık müslüman alimlerinin bütün İslam ülkelerinde kaynaşmaya ilmi faaliyet göstermeye, icat ve keşifler de bulunmaya başladığı devirdir.
İlmin hükmü hak ve emrin bilinmesi ile mukayyeddir.

İlmin Hakkı, hak ve hakikati takip etmesinde, hakka tallukunda, emri hakkı isabetinde ve daima Allah'ın rızasını arayıp ahkam-ı Hakkı idrak ve istinbât etmesinde, hasılı Allah için olmasındadır.

Yoksa vakıa mutabık olmayan, hak esası üzerinde yürümeyen, Allah'ın hükmüne muhalif bulunan, Allah'ın kanunlarına karşı gelmek isteyen kuruntular ne kadar süslenir süslensin ilim değildir.

Ve ulemanın kıymeti haysiyeti ilmiyesi ile mütenasiptir.

• Memun mutezile mezhebine taraftar ve bu fikirleri meclislerde münakaşa ettiren bir halife idi. Onun devrinde "Kur'an mahluk mu değil mi" konusu tartışılıyordu. Memun bu yolı atıldıktan sonra artık bu mezhebin kuvvetlenmesi için deliller aramaya başlandı. Halkın bu mezhebi girmesi için şiddete bile başvurdu.

• halife memun run hükümdarlarından felsefeye dair kitapları istediği zaman hükümdarı önce bunları vermek istemedi. Halife Rum hükümdarının kitapları vermemesine kızarak ordusunu hazırladı. halife memunun asker hazırlayarak üzerine hareket edeceğini duyan hükümdar korkuya kapıldı ve rahiplerini toplayarak bu meseleye bir çare aradı. Rahipleri ona " eğer dini müsliminde inkisar ve tahalhül ve akidelerinde tezelzül olduğunu istersen onları kütüb-i mezbureden men eyleme" cevabını verdiler.

• Gazali felsefecilerin yanlış ve hatalarını belirtmiş onları bu kötü fikirlerinden vazgeçirmek istemiştir. çünkü felsefecilerin bir kısmı İslam akidelerini çiğnemişlerdir. gazali'nin eleştirdiği ibni Sina ile Farabi idi. sonradan İbni rüşd İbni Sina'yı müdafaa için Gazali'ye cevap vermiştir.

• Medeniyet gerilemesine sebep olan Gazali ve Eş'ari değil bilakis bu gibi filozoflardır. halbuki İbni rüşd aristo'nun doğruluğunu Farabi ve İbni Sina ya kabul ettirmek için sık sık İbni Sina ya ve bazen de farabi'ye şiddetle hücum etmiştir.

• İbni rüşd'ün İbni Sina ve Farabi hücum etmesi normal karşılanıyor da gazali'nin İslam'ı müdafaa için yaptığı hareket mi medeniyete darbe olarak kabul ediliyor? felsefe demek dini akideleri reddetmek olmadığına göre bunların dini akidelere saldırmaları nın sebebi nedir? Dine saldırısız felsefe olmuyor mu?

• Bu çeşit hareketler sadece eski Yunan filozoflarının taklitten başka bir şey değildir. Taklitten kurtulamadık ları içinde yeni fikir ileri sürememiş ve bu yüzden gerilemeye asıl kendileri sebep olmuşlardır.
Yunanlılar ve Mısırlılar zamanından beri Güneş ve kum saati kullanılıyordu. Müslümanlar ilk defa bunu geliştirerek su ile çarkları döndürmek veya bir ağırlık vasıtasıyla şartlarına çevirmek suretiyle çalışan saatler yaptılar.

• Abbasi halifesi Harun Reşid'in (786-809) Alman kralı Şarlken'e hediye olarak gönderdiği çalar saat en çok meşhur olan saattir.

• Saatler hakkındaki en önemli eseri İsmail Bin rezzaz el cezeri 1206 yılında yazmıştır.

• Müslüman alimlerin çalışmalarından biri de terazi üzerine olmuştur. Terazinin yapıldığı yer olarak birçok ehliyetli Usta'nın astronomi aletleri yaptığı Harran şehri dakik terazileri ile de meşhur olmuştur.

• Ayrıca Müslüman alimler Can Billur kürelerin üzerine düşen güneş ışığını bir noktada toplayıp yanabilen maddeleri tutuş duruyorlardı.Müslüman alimlerinden ibnü'l Heysem ile Kemalettin el Farisi bu nazarıye üzerinde çalışmış ve yaymışlardır. bu iki alimin elde ettiği sonucu daha sonra yetişen Avrupalı Schllbach da aynı şekilde elde etmiştir.
... Katip Çelebi felsefi yap denilen bu ilimleri şöyle takdim etmiştir:

1. Riyazi ilimler: bu ilimler de aritmetik geometri ilmi nucum ki bu astronomi ve zicler ile ilgilidir ve müzik olmak üzere 4 kısmı ayırmıştır.
2. Mantık ilimleri: bunları da şiir hitabe cedel delil ve mugalata olarak 5 kısma ayırır.
3. Tabii ilimler: bunları da 7 kısmı ayırmıştır ki madenler nebatlar hayvan ilimleri ve tıp ilmi bu bölüme dahildir.
4. İlahiye ilimleri: Katip Çelebi bunları 5 kısmı ayırmıştır.

Ortaçağ İslam ülkelerinde birçok alim bu ilimlerin birkaçını birden öğreniyor ve çalışmalar yapıyordu.
• 770 yılına doğru Siddhanta denilen astronomi kitapları ile birlikte hesap ilmi de Hindistan taraflarından Bağdat saraylarına giriyordu. O devirde mevcut bulunan roman rakamları 4 işleme uygulanamıyor du. Hint rakamı veya Arap rakamı denilen bugünkü rakamlar kullanılmaya başlandı. Matematikte aktif şekli böylece ilk önce İslam medeniyeti devri'nde rastlanır.

• şüphesiz önce Araplar kendileri matematik ilmine sahip değildirler felsefede olduğu gibi temel olarak Yunanlılardan da miras kalmış olan bilgileri güvenmek zorundaydılar. fakat çok geçmeden Yunan matematiği Müslümanların amaçlarına cevap vermekten çok uzak kaldı. Onlar için yeni bilgiler lazımdı. işte bu yüzden bu ilim Müslümanların elinde modern batı biliminin temelini teşkil edecek değişikliğe uğradı.

• işlemlerde birden dokuza kadar sayıların sağ tarafına boşluğu doldurmak için bir yuvarlak işareti konuldu buna boş manasına gelen 0 ismi verildi böylece matematikte onlar hanesi bulunmuş oldu.

• Müslümanlar sıfır ve ondalık sistemi daha 12 yüzyıla gelinceye kadar 250 senedir kullanıyorlardı.

•sıfırın bulunuşu ile matematikte yeni bir devir açılıyordu. İşte cebir ve geometrinin birdenbire parlaması, Bir müslüman alemin sıfırı bulması ile başladı. artık cebirin kullanılışı trigonometri dolayısı ile sinüs kosinüs tanjant ve kotanjant gibi keşifler takip etti, 2 ve 3 dereceden bilinmeyenli denklemler çözülmeye başlandı. bütün bu çalışmalar dünya medeniyetinin nüvesini teşkil ederken astronomi kimya ve fizik bilimlerin gelişmesine de etki ediyordu.

• önceleri toplama ve çıkarma işlemleri en yüksek rakamdan başlanarak yapılırdı.Birler hanesinden başlama usulünü İlk defa Ali el- Kalasadi (ö 1486) takbik etti.

• Kesirler yazılırken iki rakam arasına çizgi konulmazdı. Bunu da 12. yüzyılda Ebubekir el-Hassar ilk defa olarak kesirlerin bugünkü gibi aralarında bir çizgi koyarak ayırdı. böylece matematikteki bu usulü de Müslümanlar keşfetmiş oldu.
Felsefe tıp ve astronomi ilimlerinde Müslüman alimler önce eski Yunan ve Mısır alimlerinin eserlerini tercüme ederek işe başladılar. Bu eserlerin şerhı ve açıklamasını yaparak yeni buluş ve icatlara giriştiler. Yabancı dillerden Arapça edebi ve ilmi eserlerin tercümesi ilk defa Abbasi halifesi Mansur'un emriyle olduğu söylenirse de, daha Emeviler'in ikinci halifesi Yezid'in oğlu Halit ilk defa bazı eserleri Arapçaya tercüme ettirmiştir.

...Mansur ve halefleri zamanında her taraftan İslam ülkesi nasıl yalan gayrimüslimler korundular.
..gayrimüslim alimlerin İslam ülkelerine sığırlamaları daha ilk halife Hazreti Ebubekir (r.a) zamanında başlamıştı.

bu devirde Bizans idarecilerinin Tansu bu yüzünden zor durumda kalan ne Suriye alimleri eğer ona ve Arabistan'a sığınmışlar, Edessa(Urfa) ve Nusaybin'de bulunan felsefe ve tıp okulları da yıktırılmıştı.işte bu ekollere mensup olan bu alimlerin Müslümanlar arasında müspet ilim yayılmasına büyük tesiri olmuştur.
Alimlerimizin tıp alanında en büyük dereceye çıkmaları Abbasi halifeleri devri'nde başlar.

• Orta Çağ ve hatta Yeni Çağda bile Avrupa'da tıpla ilgilenen hemen hemen yok sayılırken Müslüman Doktorlar çeşitli hastalıkları teşhis ediyor ve tedavisini yapıyorlardı.
• Bu arada ameliyatlarda bulunuyor bu ameliyatlarda solunum yoluyla anestezi yapıyor bu maksatla derin bir uyku veren haşhaş ve ona benzer bitkilerden faydalanıyorlardı.
• Hatta sezeryan seksiyon ameliyatı da yapıldığı ve bunun resmini de bulunduğunu Aydın sayılı hocamız bildiriyor.
• Sarılık ve kolera hastalıklarına tarihte ilk defa Müslümanlar ilaç tertip ettiler.
• Deliler için Afyon'u ilk kullananlar yine Müslümanlar oldu.
• Göz hastalıklarında Aksu ibresinin tavsiye ve tarif ettiler.en fazla Mısır'da bulunan göz doktorları bu Aksu hastalığını bugünkü katarakt ameliyatında yapıldığı gibi o suyu gözden çıkarmak ile tedavi ederlerdi.
480 syf.
Müslüman alimlerin 'İki günü eşit olan zarardadır.'' düsturuyla hareket etmeleri ve yunan kaynaklarından yararlanırken sadece ilmi yönden bakarak dini ayrım yapmamaları çağdaşlığın ve medeniyetin zirvesini göstermektedir.
Bu bilgiler ışığında avrupalıların islam medeniyetinden aldığı eserleri kaynak göstermeden neşr etmeleri bilimin kaynağını avrupa gibi göstermektedir, bizlerde yeni nesillere kendi değerlerimiz yerine avrupayı anlatmamız aşağılık duygusunu körükler halde elimizi kolumuzu bağlamıştır. Okunmasını tavsiye ederim...

Yazarın biyografisi

Adı:
Mahmut Karakaş
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 7 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.