Malik Bin Nebi

Malik Bin Nebi

Yazar
7.0/10
5 Kişi
·
24
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.213
Gösterim
Adı:
Malik Bin Nebi
Unvan:
cezayir'li mütefekkir (düşünür) yazar
Doğum:
Konstantine, 28 Ocak 1905
Ölüm:
1973
İslam Davası'nın Emektarı: Malik Bin Nebi Mumsema Miladi 1905 yılında Cezayir'de dünyaya geldi. Orta öğretimini kendi ülkesinde başarıyla sürdürdü ve daha o yaşlardayken İslâm üzerine araştırmalar yapmaya başladı. 1930 yılında Paris’e gitti ve orada Yüksek Teknik Okuluna girdi.
Bu okuldan mühendis olarak çıktıktan sonra, sömürgecilerin uşağı gibi bir mühendislik görevi yapmaktansa, fakir ve bilgisiz kalmış kardeşleriyle, memleketinin işçileriyle omuz omuza serbestçe çalışmayı tercih etti. Marsilya’ya göç etmiş Cezayirli hemşehrilerinin yanına gitti ve onlarla birlikte ağır şartlar altında çalıştı ve bir yandan da onlara İslami gerçekleri anlatmak için uğraştı.
Gündüz mesaisi sırasında Müslüman kardeşlerini aydınlatmaya çalışan Malik Bin Nebi gecelerini ve boş vakitlerini İslâm ve İslâm toplumları üzerinde düşünmek ve araştırma yapmakla geçirdi.

1940 yılı sonlarına doğru Marsilya’daki göçmen Cezayir’lilerin eğitimi için bir eğitim merkezi açmaya muvaffak oldu. Burada geceli gündüzlü çalışarak birçok din kardeşinin İslâm konusundaki bilgilerini geliştirdi ve onları sömürge hayatından kurtulmanın tek yolunun, İslâmi ilkelere dönmek ve İslam'ı tatbik etmek olduğu hususunda tamamen ikna etmeyi başardı. Çevresine topladığı genç Müslümanları İslami bilinçle donattıktan sonra her birini bir yana gönderip Müslümanları uyandırmakla görevlendirdi.

1946 yılında ilk kitabı olan “Kur’an Mucizesi” adlı eserini neşretti. İman ve ilim ile ilgili meseleleri derinlemesine bir incelemeye tabi tuttuğu bu eserini, o zamanlar sömürgecilerin propagandaları altında ezilen Müslümanlara bir el kitabı olarak takdim etti.

Daha sonra yazarlık hayatını daha iyi değerlendirebilmek için Paris’e gitti ve bir yandan da çeşitli İslam ülkelerinden tahsil yapmak üzere gelmiş gençlere konferanslar vererek bir İslâmi uyanış havası estirmeye muvaffak oldu.
Sömürgeci Fransızların bütün engellemelerine ve komplolarına rağmen gençliği İslâm dâvasına kazandırmak için bitmez tükenmez bir enerji ve aynı zamanda inanılmaz bir cesaretle çalışan Malik Bin Nebi, 1956’da Paris’ten ayrılıp hemen Kahire’ye koştu. Ardından fikirlerinin boşlukta kalmasına rıza göstermeyen bir adam olduğunu ve gerçekten İslâm davasının bir eri bulunduğunu ispat etmek üzere, Cezayir Millî Kurtuluş Cephesine(FLN) katıldı. Mücadelesini hiç ara vermeden devam ettirdi, nihayet hürriyetine kavuşmuş olan memleketinin imdadına koşmak üzere 1963’de Cezayir’e döndü.

Uzun seneler boyunca Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü vazifesini büyük bir azim ve şevkle yürüttü. 1964’den itibaren mümkün olan her yerde kültür merkezleri, eğitim kurumları açtırarak ve oldukça mükemmel kütüphaneler kurdurarak üniversite öğrencilerinin ve yüksek okul gençliğinin hizmetine sundu.

Bir yandan gençliğin eğitim ve öğretimi için çalışıp çeşitli merkezler açtırırken, öbür yandan sanki savaş alanındaymışçasına, gerek memleketin içinde, gerekse dışında durmadan konferanstan konferansa koştu. Cezayir’de vermiş olduğu en mühim konferanslardan birkaçının ismini verelim: “İdeoloji Üzerine”, “Kültürler ve Kültürümüz”, “Medeniyet nedir, ne değildir?”(1963); ideolojik savaş konusunda “Ara safha ne demektir?”(1970).

Bu arada sürekli olarak diğer İslam ülkeleri tarafından davet edildi ve gittiği her yerde gazetelerin üzerinde uzun münakaşa ettikleri önemli konferanslar verdi. Libya, Ortadoğu, ABD ve Avrupa’daki Müslüman gençlik kuruluşlarının davetlisi olarak üniversite gençliğine şu modern çağda Müslümanların ne yapmaları gerektiğini açık bir dille izah etti.
Şam’da vermiş olduğu son konferanslarından birinin adı şöyledir: “20. yüzyılın son çeyrek asrında Müslümanın vazifesi.”

Malik Bin Nebi, 31 Ekim 1973’de hayata gözlerini yumduğunda 68 yaşındaydı.
Türkçe'ye kazandırılmış bulunan kitapları şunlardır:
1- İslam Davası - Yöneliş Yayınları
2- Cezayir'de İslam'ın Yeniden Doğuşu - Boğaziçi Yayınları
3- Fikir ve Put - Boğaziçi Yayınları
4 - Kur'an-ı Kerim Mucizesi - Diyanet Vakfı Yayınları
5 - İdeolojik Savaş Ajanları - Timaş Yayınları
6 - Yüzyılın Tanığı - Lale Kitabevi
7- Kültür Sorunu ve Bir Toplumun Doğuşu - Ankara Okulu Yayınları
Ali Kureyşi'nin Ekin Yayınları'ndan çıkan "Malik bin Nebi'ye Göre Toplumsal Değişim" adlı kitabı ve Fatih Okumuş'un Denge Yayınları'ndan çıkan "Malik bin Nebi: Yirminci Asrın Tanığı" kitabı da Malik bin Nebi'yi yakından tanımak için okunmasında fayda bulunan eserler.
İnsan,iman gücünü ve himmetini yitirdiğinde, öğrenme açlığı duygusunu ve çalışma isteğini de yitirmektedir.
"Seküler Demokrasi" veya "Laisizm" insana önce haklar ve sosyal güvenceler sunsa da onu iki tehlikeyle baş başa bırakır: İnsan ya belli çıkar gruplarının, dev sermaye topluluklarının komplolarına kurban olup köleleşir. Ya da diğer insanları sınıfsal bir diktatörlüğün baskısı altında ezer.
Malik Bin Nebi
Sayfa 97 - Mana yayınları
"Avrupalı için bilimsel ilerleme, sadece kendi aklına özgü bir ayrıcalık, uygarlık onun yaratılıştan gelen fıtratı, sömürgecilik ise uygarlığının Avrupa sınırları ötesine taşınmasıydı."
Malik Bin Nebi
Sayfa 58 - Mana yayınları
"İslam medeniyeti... Grek kültürüyle, Hint ve İran Medeniyetleriyle etkileşime girmiş onlardan beslenmiş ve etkilenmiştir. Çünkü hiçbir medeniyet, dışarıdan bir şey gelmeksizin cam fanusta doğup gelişmez."
Malik Bin Nebi
Sayfa 245 - Mana yayınları
"Batı toplumu, varlığının temellerini oluşturan geleneksel dayanaklarını yitirmiş durumdadır. Ondokuzuncu yüzyılda Avrupalıyı 'gerilim'in zirvesine taşıyan dayanakların yerinde yeller esmektedir."
Malik Bin Nebi
Sayfa 58 - Mana yayınları
268 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Malik Bin Nebi, modern dönemde İslam coğrafyasının resmini çekebilecek, Batı ile karşılaştırmalı tahlilini yapabilecek, içinde bulunduğu sorunlardan nasıl kurtulabileceğine dair makul öneriler ortaya koyabilecek ender isimlerden birisidir. Bunu gerçekleştirebilecek fikri derinliğe sahip düşünürlerin sayısının neredeyse bir elin parmağını geçmeyecek derecede az olması onun kıymetini daha da arttırmaktadır. Malik Bin Nebi, bu çizgide kendisini takip ettiği Cemalettin Afgani, Muhammed Abduh ve Reşit Rıza'yı liderler olarak takdim etmekte (s. 201), onların bizi uyaran ve uyandıran seslerine kulak vememiz ve çizdikleri rotayı takip etmemiz gereğine işaret etmektedir.

Kitap, kalem oynatmanın zor olduğu meselelere el atmakta, gelir düzeyi, kalkınma, demokrasi, yönetim biçimleri, kültür, verimlilik, ideal toplum ve dünyadaki misyonumuza dair enfes değerlendirmeler yapmaktadır. Konuşmalarındaki orijinallik, onun hasbi bir Batı karşıtı tavır takınmaktan kaçınması kadar, sorunları oluşturan bağlamın bileşenlerini tek tek analiz edebilecek vukufiyete sahip olması ve slogan üretmekten ziyade çözüm için kafa yormasından da kaynaklanmaktadır. Nitekim mesela o 'sömürü'yü bir problem olarak kabul etmekle birlikte, Batılı sömürgeci unsurlara lanet etmek yerine, dikkatini sömürülen halkların sorumluluklarına yoğunlaştırmakta ve bu yüzden de asıl sorunun "sömürü"den ziyade "sömürülebilirlik" olduğunu kaydetmektedir.

Kitap, okuru, Cahiliye Araplarından modern Müslüman coğrafyaya, Amerika'dan Avrupa'ya, oradan Asya'ya, Hindistan'dan Afrika'ya, Cezayir'e, Endonezya'ya, Fransa'ya, Rusya'ya, Japonya'ya, Cakarta'ya, Filistin'e götürmekte; temel sorunlar (ekonomik, sosyal, ahlaki, siyasi) verilen örneklerle karşılaştırmalı bir şekilde incelenmektedir. Böylece dinleyicide sorunların geniş bir perspektiften değerlendirilmesine imkan tanıyacak bir bakış açısı bir derin ufuk oluşturulmakta, kitaptaki son iki konuşmada ise nasıl uyanılacağı ve ana misyonumuzun ne olduğu üzerinde durulmaktadır.

Kültürün tanımlanmasına ve önemine özellikle yer verilen konuşmalarda kültürün dört temel unsuru olarak ahlak, estetik, pratik mantık ve bilim gösterilmekte; kölelik, milli gelir, inan hakları beyannamesi, Sıffın savaşı, birinci ve ikinci dünya savaşları, demokrasi, sömürü, devlet yönetimleri gibi uzak görünen onlarca husus, açık ve akıcı sohbetin içerisine serpiştirilerek yön taşlarına dönüştürülmektedir.

Uyanış için sorumlulukların ve kullanılabilir güç ve kaynakların tespitinin yapılması gerektiğine vurgu yapan düşünür (s. 219), bununla birlikte dikkat çekici bir şekilde, uyanış ya da kurtuluş reçetelerinin yalnızca gelir düzeyi/ekonomik refah göstergelerine bağlı olamayacağını, tek başına maddi refah seviyesinin bir toplumun ya da ümmetin uyanışına ya da sorunlarını azaltmasına yaramayacağını belirtmektedir.

Misyonumuzun ne olduğuyla ilgili son konuşmada yazar, bilhassa demokrasi ve özgürlük gibi kilit önemdeki kavramların anlamlarına dair kitap boyunca sürdürdüğü çıkarımlarını bir daha yinelemekte, bu kavramların, batılı oldukları için görmezden gelinmemesi gerektiğini ama batılı biçimleriyle değil, uyarlanmış ve kendi değerlerimizle yoğrulmuş formlarda önemsenmesi gerektiğini belirtmektedir. "Bence en doğrusu, bizi bu krizden çıkaracak araçlar üzerinde düşünmeden önce bizi buraya düşüren nedenler üzerinde düşünmektir." (s. 261) diyerek öncelikle sorumluluk üstlenmemiz gereğine değinerek, misyonumuzu da iyilik ve güzelliği temel alan yaklaşım olarak belirtir.

Kitapta derlenen ve yaklaşık 70 yıl önce yapılan konuşmaların bugün yapılmış gibi durmaları bir yandan düşünürün tespitlerindeki isabet oranını gösteriyorken bir yandan da o günden bugüne Müslüman coğrafyanın sorun alanlarında pek de bir değişiklik yaşanmadığının göstergesi olarak değerlendirilebilir.
220 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kur'an'ı Kerim'i farklı boyuttan ele alınarak incelendiği bir araştırma denemesi. Yazarı bu kitabı ile tanıdım. Hocamın tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitap oldu. İyi okumuşum diyeceğim kitaplardan biri.

Yazarın biyografisi

Adı:
Malik Bin Nebi
Unvan:
cezayir'li mütefekkir (düşünür) yazar
Doğum:
Konstantine, 28 Ocak 1905
Ölüm:
1973
İslam Davası'nın Emektarı: Malik Bin Nebi Mumsema Miladi 1905 yılında Cezayir'de dünyaya geldi. Orta öğretimini kendi ülkesinde başarıyla sürdürdü ve daha o yaşlardayken İslâm üzerine araştırmalar yapmaya başladı. 1930 yılında Paris’e gitti ve orada Yüksek Teknik Okuluna girdi.
Bu okuldan mühendis olarak çıktıktan sonra, sömürgecilerin uşağı gibi bir mühendislik görevi yapmaktansa, fakir ve bilgisiz kalmış kardeşleriyle, memleketinin işçileriyle omuz omuza serbestçe çalışmayı tercih etti. Marsilya’ya göç etmiş Cezayirli hemşehrilerinin yanına gitti ve onlarla birlikte ağır şartlar altında çalıştı ve bir yandan da onlara İslami gerçekleri anlatmak için uğraştı.
Gündüz mesaisi sırasında Müslüman kardeşlerini aydınlatmaya çalışan Malik Bin Nebi gecelerini ve boş vakitlerini İslâm ve İslâm toplumları üzerinde düşünmek ve araştırma yapmakla geçirdi.

1940 yılı sonlarına doğru Marsilya’daki göçmen Cezayir’lilerin eğitimi için bir eğitim merkezi açmaya muvaffak oldu. Burada geceli gündüzlü çalışarak birçok din kardeşinin İslâm konusundaki bilgilerini geliştirdi ve onları sömürge hayatından kurtulmanın tek yolunun, İslâmi ilkelere dönmek ve İslam'ı tatbik etmek olduğu hususunda tamamen ikna etmeyi başardı. Çevresine topladığı genç Müslümanları İslami bilinçle donattıktan sonra her birini bir yana gönderip Müslümanları uyandırmakla görevlendirdi.

1946 yılında ilk kitabı olan “Kur’an Mucizesi” adlı eserini neşretti. İman ve ilim ile ilgili meseleleri derinlemesine bir incelemeye tabi tuttuğu bu eserini, o zamanlar sömürgecilerin propagandaları altında ezilen Müslümanlara bir el kitabı olarak takdim etti.

Daha sonra yazarlık hayatını daha iyi değerlendirebilmek için Paris’e gitti ve bir yandan da çeşitli İslam ülkelerinden tahsil yapmak üzere gelmiş gençlere konferanslar vererek bir İslâmi uyanış havası estirmeye muvaffak oldu.
Sömürgeci Fransızların bütün engellemelerine ve komplolarına rağmen gençliği İslâm dâvasına kazandırmak için bitmez tükenmez bir enerji ve aynı zamanda inanılmaz bir cesaretle çalışan Malik Bin Nebi, 1956’da Paris’ten ayrılıp hemen Kahire’ye koştu. Ardından fikirlerinin boşlukta kalmasına rıza göstermeyen bir adam olduğunu ve gerçekten İslâm davasının bir eri bulunduğunu ispat etmek üzere, Cezayir Millî Kurtuluş Cephesine(FLN) katıldı. Mücadelesini hiç ara vermeden devam ettirdi, nihayet hürriyetine kavuşmuş olan memleketinin imdadına koşmak üzere 1963’de Cezayir’e döndü.

Uzun seneler boyunca Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü vazifesini büyük bir azim ve şevkle yürüttü. 1964’den itibaren mümkün olan her yerde kültür merkezleri, eğitim kurumları açtırarak ve oldukça mükemmel kütüphaneler kurdurarak üniversite öğrencilerinin ve yüksek okul gençliğinin hizmetine sundu.

Bir yandan gençliğin eğitim ve öğretimi için çalışıp çeşitli merkezler açtırırken, öbür yandan sanki savaş alanındaymışçasına, gerek memleketin içinde, gerekse dışında durmadan konferanstan konferansa koştu. Cezayir’de vermiş olduğu en mühim konferanslardan birkaçının ismini verelim: “İdeoloji Üzerine”, “Kültürler ve Kültürümüz”, “Medeniyet nedir, ne değildir?”(1963); ideolojik savaş konusunda “Ara safha ne demektir?”(1970).

Bu arada sürekli olarak diğer İslam ülkeleri tarafından davet edildi ve gittiği her yerde gazetelerin üzerinde uzun münakaşa ettikleri önemli konferanslar verdi. Libya, Ortadoğu, ABD ve Avrupa’daki Müslüman gençlik kuruluşlarının davetlisi olarak üniversite gençliğine şu modern çağda Müslümanların ne yapmaları gerektiğini açık bir dille izah etti.
Şam’da vermiş olduğu son konferanslarından birinin adı şöyledir: “20. yüzyılın son çeyrek asrında Müslümanın vazifesi.”

Malik Bin Nebi, 31 Ekim 1973’de hayata gözlerini yumduğunda 68 yaşındaydı.
Türkçe'ye kazandırılmış bulunan kitapları şunlardır:
1- İslam Davası - Yöneliş Yayınları
2- Cezayir'de İslam'ın Yeniden Doğuşu - Boğaziçi Yayınları
3- Fikir ve Put - Boğaziçi Yayınları
4 - Kur'an-ı Kerim Mucizesi - Diyanet Vakfı Yayınları
5 - İdeolojik Savaş Ajanları - Timaş Yayınları
6 - Yüzyılın Tanığı - Lale Kitabevi
7- Kültür Sorunu ve Bir Toplumun Doğuşu - Ankara Okulu Yayınları
Ali Kureyşi'nin Ekin Yayınları'ndan çıkan "Malik bin Nebi'ye Göre Toplumsal Değişim" adlı kitabı ve Fatih Okumuş'un Denge Yayınları'ndan çıkan "Malik bin Nebi: Yirminci Asrın Tanığı" kitabı da Malik bin Nebi'yi yakından tanımak için okunmasında fayda bulunan eserler.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 24 okur okudu.
  • 30 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.