1000Kitap Logosu
Marcus Tullius Cicero
Marcus Tullius Cicero
Marcus Tullius Cicero

Marcus Tullius Cicero

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.1
912 Kişi
3.051
Okunma
419
Beğeni
14,1bin
Gösterim
Unvan
Romalı Devlet Adamı, Bilgin, Hatip ve Yazar
Doğum
Arpinum, 3 Ocak 106
Ölüm
Formia, İtalya, 7 Aralık 43
Yaşamı
Marcus Tullius Cicero (MÖ 106 - MÖ 43), (Latin) Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar. Felsefe öğrenimini, Epikürosçu Phaedros, Stoacı Diodotos ve Akademi'ye bağlı Philon'dan almış olan Cicero'nun önemi, Yunan düşüncesini daha sonraki kuşaklara aktarmasından oluşur. Bilgi kuramı açısından, kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların yolunu izlemeyi yeğleyen, buna karşın ahlak alanında, dogmatik bir tavır sergileyip, Stoacılara ve bu arada Sokrates'e yönelen Cicero, Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine katkı yapmış ve bu arada, dinsel görüşleri açısından daima agnostik kalmıştır. Hayatı 3 Ocak MÖ 106 yılında Arpinum'da doğmuştur. Çocukluğundan itibaren harika bir öğrenci olmuş, eğitime olan tutkusu ve sevgisi ile ünlenmiştir. Yoğun bir hukuk öğrenimi görmüş, daha sonraları ise edebiyat ve felsefeyle daha çok ilgilenmeye başlamıştır. Savaşı hiç sevmezdi, yine de orduya katıldı. Mahkemelere başkanlık yaptı, ünlü ve başarılı bir hukukçu oldu. Daha sonraları ise konsül oldu, daha önce ailesinden hiçbir kimse konsül olmamıştı, yani o bir homo novus idi. MÖ 60 yılında Sezar, ilk Triumvirliği başlattı. MÖ 58 yılında Publius Clodius Pulcher'in koyduğu yasa ve aralarında gelişen sürekli muhalefet yüzünden İtalya'yı bir yıllığına terk etti. MÖ 50'li yıllarda, Cicero popülist Milo'yu Clodius'a karşı destekledi. Sonra 50'li yılların ortasında Clodius Milo'nun gladyatörleri tarafından Via Appia'da öldürüldü. Cicero Milo'yu savundu, bariz kanıtlar yüzünden pek başarılı olduğu söylenemez. Nitekim Milo sürgüne gitti ve uzun bir süre Marsilya'da yaşadı. MÖ 50 yılında Sezar ile Pompey arasındaki gerilim iyice artmıştı, Cicero bu yıllarda Pompeius'in tarafını tuttu, yine de Caesar'ın düşmanı olmak istemiyor buna göre daha yumuşak bir politika izliyordu. MÖ 49 yılında Caesar İtalya'yı işgal ettiğinde, Cicero kaçmak zorunda kaldı. Daha sonraları Caesar onun geri dönmesi için ikna etmeye çalışınca, Cicero İtalya'yı terk ederek Selanik'e gitti. MÖ 48 yılında Pompeius taraftarlarıylaydı, bu dönemde onlarla arası açıldı, Ceasar'ın Pharsalus'daki zaferinin ardından Roma'ya geri döndü. Caesar'ın hükümranlığı altında sesini çıkarmadı, yazılarına konsantre olmuştu. MÖ 45 yılının Şubatında kızı Tullia öldü. Hayatı boyunca bu şoktan kurtulamadı. MÖ 44 yılında Caesar öldürüldü. Bu dönemde popülaritesi arttı; Senato'nun en güçlü, en sözü geçer adamı haline geldi. Sezar'dan sonra giderek güçlenen Marcus Antonius'yi sevmiyordu. Yine de Marcus Antonius ve Cicero dönemin en güçlü iki adamı olarak diğerlerinden daha öne çıkıyordu. Caesar'ın veliahtı Octavianus İtalya'ya varınca, Cicero Antonius'a karşı onu savunmaya başladı. Sürekli Antonius'u eleştiriyor, Octavianius'u ise övüyordu. Senatus'u da Antonius'a karşı kışkırtmıştı. Cicero'nun ününün doruğuydu bu dönemler. Zamanla Cicero'nun Antonius'a olan kini arttı, kafasındaki plan hem Octavianus hem de Antonius'u aradan çıkarmaktı. Ama bu ikisi Lepidus ile beraber ikinci Triumvirliği kurunca, Cicero'u devlet düşmanı ilân ettiler. Cicero kaçtı, fakat yakalandı. MÖ 43 yılının 7 Aralık günü başı kesilerek idam edildi. Başı Forum Romanum'daki Rostra'da halka teşhir edildi, elleri ise Senato binasının kapısına çivilendi.
Miss Nobody
Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine'yi inceledi.
68 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Yaşlanmadan okunması gereken kitap
●Kitabın içeriğine geçmeden önce yazarından bahsetmek isterim kısaca. Cicero, M.Ö. 106'nın Ocak ayında doğmuş, hukuk eğitimi almış bir avukattır. Yaşamı boyunca da çeşitli devlet görevlerinde yer almış ancak Cumhuriyet yanlısı olmasından dolayı 63 yaşında evinde öldürülmüştür. Ne tesadüftür ki eserlerini peşpeşe okuduğum ve idam edildiğini öğrendiğim yazarlardan üçüncüsüdür Cicero. Bahsettiğim kitabını ise 62 yaşında, yani ölmeden bir yıl önce yazmış ve bize kazandırmıştır. Cicero'nun yaşadığı yıllarda kültür; Yunanca bilmek ve Yunan filozof ve tarihçilerinin eserlerine ve düşüncelerine hakim olmak üzerinden ölçülüyordu. Bu sebeple Yunanca neredeyse ana dil Latince kadar önemli görülüyordu.Doğaldır ki Cicero'nun eserlerinde Platon'un izleri görülür. Bu durum, gerek ruha ilişkin düşüncelerinde gerek kitabını diyaloglar halinde yazması gerekse diyaloglarda kendi konuşmayıp Cato'yu konuşturması şeklinde kendini gösterir. ●Cicero bu eserinde insan yaşamının yaşlılık çağı üzerinde durmuş, gelenek üzere iyi düşünceler beslenmeyen bu çağa karşı ekseriyetle korumacı bir tavır takınmıştır. Öncelikle bu çağın çocukluk, gençlik ve olgunluk gibi olağan bir dönem olduğunu hatırlatır. Yaşlılarla ilgili şikayet edilen konuların, ömrün bu çağına değil, bizzat kişinin karakterine isnat edilmesi gerektiğini savunur. Çünkü ona göre saygın bir yaşlı olmak da saygı görmeyen bir yaşlı olmak da kişinin elindedir. ●Cicero kitabında 4 konu üzerinde durmuş ve cevaplarını bu konular üzerinden sistematiğe oturtmuştur. Bu konular şöyle sıralanır: 1-yaşlıların iş yapmaktan alıkoyulması 2-yaşlılığın bedeni zayıflatması 3-yaşlılığın insanı tüm hazlardan yoksun bırakması 4-yaşlılığın ölümden uzak olmayışı ●Yaşlılık insanı tüm işlerden değil ancak gençlik ve kuvvetle yapılan işlerden alıkoyabilir. Ancak 'Büyük işler kuvvet, hız ya da çeviklikle değil, düşünce, otorite ve karar verme yeteneği ile yapılır, bunlar da yaşlılıkta azalmak şöyle dursun daha da artar genellikle' der Cicero. Yaşlılardan düşünce, akıl, karar verme yeteneği gibi konularda yararlanılabilir. Yaşlılar bu yeteneklere sahip olduğu için ülke yönetiminde söz sahibi olurlar ve gençlere nazaran daha iyi bir yönetim ortaya koyarlar, çünkü yaşlılar ihtiyatlı ve sağduyuludurlar. Hafızanın zayıflamasının yaşlılığa değil tembelliğe isnad edilmesi gerektiğini söyler. Hazin ve çalışma sonuçu yaşlıların bile zihinsel yeteneklerinin kalıcı olacağını savunur. Bu düşüncesini yaşlılığında eser veren yazar ve düşünürlerle destekler.Yaşlıların bütün bir ömür boyunca elde ettiği birikimleri gençlere aktarmak konusunda hevesli olduğunu söyler. ●Yine; bedeni zayıflatanın yaşlılık değil, gençlikte benimsenen yaşam biçimi olduğunu söyler. "Şehvet düşkün olan, ölçüsüz gençlik, yaşlılığa dermansız bir beden bırakır."ancak yaşlıların ne kadar da olsa gençlerin kuvvetli bedenlerine sahip olamayacağını bilir. Ona göre her dönemin kendisine has bir yapısı vardır: Çocuklar zayıftır, gençler haşindir, orta yaş ağırbaşlı ve yaşlılık olgundur. Önemli olan bunu bilmek ve bunlara göre hareket etmektir. Üstelik Cicero'ya göre gençler bile bazen zayıf düşebiliyorken yaşlıların zayıf olmasında şaşılacak bir şey yoktur. Sağlıklı bir beden önemlidir ve sağlıklı olmanın yolu ölçülü olmaktır. ●Yaşlılığın insana hazlardan yoksun bırakmasını Bir kusuru değil aksine bir armağan olarak kabul eder Cicero. Çünkü ona göre yapılan kötülüklerin çoğunun temelinde bir haz yatar. Vatana ihanet, devleti yıkma girişimleri, düşmanla yapılan gizli anlaşmalar… Haz; akıl, ölçülülük, erdem gibi olguları da yanında barındıramaz. Yaşlılığın hazzı bünyesinde barındırmadığı için saygı duyulası olduğunu belirtir. Ancak yaşlıların da haz aldığı konular vardır ve bu hazlar gençlikteki gibi uygunsuz hazlar değildir. Yaşlıların da haz aldığı konular vardır ve bu hazlar gençlikteki gibi uygunsuz hazlar değildir. Yaşlılıkta duyulan hazlar zihnin hazlarıdır ve gençlikteki gibi sofraların, oyunların ya da hayat kadınlarının verdiği hazlar gibi değildir.yaşlılık insanın vaktinin bol olduğu bir dönem olması sebebiyle zihnî faaliyetlere en uygun dönemdir. Cicero bu bölümde, yazılmış ünlü tragedyalardan, şiirlerden, araştırma ve çalışmalardan bolca örnekler verir. Ve çoğunun yaşlılık ürünü olduğunu hatırlatır. Diğer bir haz kaynağının ise çiftçilik olduğunu söyler ve çiftçiliği bolca över. Yaşlılığın çiftçilik yapmaya engel olmadığını ve çiftçiliğin insana mutluluk verdiğini belirtir. ●Ölüme uzak olmayışını ise şöyle değerlendirir: Eğer ölüm ruhu yok eden bir olaysa onu umursamaya, düşünmeye ve endişelenmeye gerek yoktur. Ancak eğer ölüm insana ebediyete taşıyorsa o halde onu arzulamalıyızdır. Ölüm bir sorunsa bu sadece yaşlılıkta görülen bir sorun olmadığına göre niçin yalnızca yaşlılığın sorunuymuş gibi gösterilir,der Cicero. Gençken ölenler yok mudur? Bütün gençler uzun bir hayat sürmeyi arzular ancak bu onlar için belirsizdir. Yaşlılarsa arzulanan bu döneme ulaşmış ve onu yaşamaktadırlar, bu sebeple yaşlılar gençlerden daha iyi durumdadır, der yazar, ancak ben bütün gençlerin uzun yaşamayı arzuladığı konusunda yazara katılamıyorum. Cicero tıpkı Platon gibi ruhun ölümsüz olduğunu düşünür ve insanların bilgiyi sonradan kazanmadığını aslında doğduklarında bilgi sahibi olduklarını ve zamanla bunu anımsadıklarını savunur.İnsanın kendini gençliğinden itibaren ölüme hazırlaması gerektiğini savunur ve "Evimden değilde, misafirhaneden ayrılır gibi bu yaşamdan ayrılıyorum" diyerek bu dünyaya sıkı sıkıya bağlanılmaması gerektiğini öğretir bize. ●Kitabı okurken, fakültede ders olarak gördüğüm 'Roma hukuku' bilgilerimi anımsadım çokça; censor, consul, praetor, senatus, dictator,tribunus plebis, quaestor...Kimi zaman akıcılığı zorlasa da herkesin ama bilhassa gençlerin okuması gereken bir kitap olduğunu söylemek ister, okuyacak herkese şimdiden iyi okumalar dilerim:)
Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine
OKUYACAKLARIMA EKLE
54
Abdullah Özkaya
Dostluk Üzerine'yi inceledi.
120 syf.
·
10/10 puan
Okuduğum dostluk üzerine en iyi kitap , retorik sanatının,en iyi hatibi Cicero eşsiz nasihat ve analizleri ,tatli üslubu sanatsal ve felsefik düşünceleri , Erdem i bizati baş tacı yapması beni oldukça etkiledi ,,,, Düşündükden SONRA dostluk kurun, dostluk kurduktan sonra düşünmek birşeye yaramaz,, Sizi evrenin en güzel manzaralarını gösterseler bile,, alacağın haz kısıtlıdır ama bir dostuna yeryüzünde en güzel manzarayı anlatmak en büyük manzaradir... Dostluk erdemin dewamidir Erdemsizlerde dostluk yoktur.. karşılıklı erdemin birleştiği şey Dostluktur...!!
Dostluk Üzerine
8.3/10
· 1.048 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Selanik
Yasalar Üzerine'yi inceledi.
152 syf.
·
Puan vermedi
Kötü son..
Sevdiğim bir sözü var, eğer bir bahçe ve bir kitaplığa sahipseniz başkaca bir şeye ihtiyacınız yoktur. Stoacı Cicero bir dönem memleket Selanik'te yaşamıştır. Marcus Antonius'un triumvirliği kabulü ile MÖ 43 yılında başı kesilerek idam edilir. Başı Forum Romanum'daki Rostra'da teşhir edilir, elleri ise senato binasının kapısına çivilenir. Kitabında uyguladığı yöntem diyalog yöntemidir ve Platon etkisi ile bu yöntemi seçmiştir. Yasalar Üzerine Marcus Tullius Cicero
Yasalar Üzerine
OKUYACAKLARIMA EKLE
11