1000Kitap Logosu
Resim
Marguerite Yourcenar

Marguerite Yourcenar

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.3
424 Kişi
1.201
Okunma
165
Beğeni
7,1bin
Gösterim
Tam adı
Marguerite Antoinette Jeanne Marie Ghislaine Cleenewerck de Crayencour
Unvan
Belçika Asıllı Fransız Romancı ve Deneme Yazarı
Doğum
Brüksel, Belçika, 8 Haziran 1903
Ölüm
Northeast Harbor, Maine, Amerika Birleşik Devletleri, 17 Aralık 1987
Yaşamı
Marguerite Yourcenar, asıl adı Marguerite de Crayencour (d. 8 Haziran 1903, Brüksel, Belçika- ö. 17 Aralık 1987, Northeast Harbor, Maine, ABD),romancı, deneme, öykü yazarı ve çevirmen. Üye sayısı 40'la sınırlı olan Académie française'e seçilen (6 Mart 1980) ilk kadın üyedir. Akademi üyeliği yalnızca Fransız vatandaşlarına verildiğinden, Amerikan uyruklu Yourcenar, Fransız cumhurbaşkanının özel izniyle çift uyrukluluk kazanmıştır. Baba tarafından Flandre bölgesinin Fransız kesiminde yerleşmiş eski bir aileden, anne tarafından ise Belçika'ya çok sayıda edebiyatçı ve siyaset adamı vermiş Valon bir ailenin soyundan gelen Crayencour, Flandre'ın Fransızca konuşulan kesiminde bulunan evinde özel eğitim gördü. Çocukluğunun çoğu, daha sonra "tanıdığım en iyi dost ve en özgür insan" olarak tanımlayacağı babasıyla birlikte gittiği gezilerde geçti. Genç yaşta yazmaya başladı. 1927'de babası öldükten sonra kalan miras, Crayencour'a istediği gibi yazma özgürlüğü kazandırdı, uzun dünya gezilerine çıktı. İlk romanı Alexis'i 1929'da yayımladı. II. Dünya Savaşı çıkana değin bir göçebe gibi yaşadı.Sonra ABD'ye yerleşti; 1947'de Fransız vatandaşlığından çıkmadan ABD vatandaşlığına geçti. Asıl adı Crayencour'u değiştirerek yaptığı Yourcenar adını kullanmaya başladı. Yapıtları Yourcenar'ın yapıtları, kusursuz klasik üslupları, içerdikleri geniş bilgi ve psikolojik incelikle dikkati çeker. En önemli yapıtlarında geçmiş dönemleri ve kişilikleri yeniden yaratmış, insanlığın kaderi, ahlak ve iktidara ilişkin düşünceler ileri sürmüştür. Başyapıtı Mémoires d'Hadrien (1951; Hadrianus'un Anıları, 1984) 2. yüzyılda hüküm sürmüş bir Roma imparatorunun öykülerle zenginleştirilmiş anılarını içeren tarihsel bir romandır. Başka bir tarihsel roman olan L'Œuvre au noir (1968; Zenon, 1985) ise 16. yüzyılda yaşamış bir simyacı ve bilim adamının düşsel yaşamöyküsüdür. Yourcenar'ın öteki yapıtları arasında kısa öykülerini topladığı Nouvelles orientales (1938; Doğu Öyküleri, 1985), düzyazı bir şiir olan Feux (1936; Ateşler) ve Le Coup de grâce (1939; Bir Ölüm Bağışlamak, 1988) adlı kısa roman sayılabilir. Ayrıca denemeler (Sous bénéfice d'inventaire (1962)), ailesine ilişkin anı kitapları (Souvenirs pieux (1973)), (Archives du Nord (1977)) ve Hindu gizemciliğine olduğu kadar eski ve modern Yunanistan'ın lirizmine duyduğu ilgiyi belirten çeviriler yayımladı. Ölüm teması (Mishima ou la Vision du vide (1981)) ile herşeyin gelip geçiciliği teması (Comme l'eau qui coule (1982), Le Temps, ce grand sculpteur (1984)) sanatın ve yalnızlığın ayna oyunlarına temel oldu. Birçok deneme yazan Yourcenar, Siyahların spiritual'ları ile çeşitli İngiliz ve Amerikan romancılarının yapıtlarını Fransızcaya çevirmiştir.
112 syf.
Doğu Masalları
"Marguerite Yourcenar, Doğu Öyküleri’nde Batılı bir gözle Doğu’yu yorumlamış. Zaman zaman İstanbul’dan, Balkanlar’daki Türklerden söz etmiş ama özellikle Müslüman Doğu’ya değil farklı bir Doğu’ya bakmış. Bir süre Yunanistan’da yaşaması ve Yunan kültürüne sıkı sıkıya bağlılığı onda kimi kabullenilemez bakışın oluşmasına neden olmuş gibi." ! Hindistan,Çin, Arnavutluk, Yunanistan gibi ülkelerin kimi destanlarını yeniden yorumlamış yazarımız. Kitabın içinde 10 kısacık masalcıktan oluşuyor. Bu öykücükler sırasıyla; 1_ Wang - Fo Nasıl Kurtuldu 2_Marko'nun Gülümseyişi 3_Ölü Kadının Sütü 4_Prens Genci'nin Son Aşkı 5_Nereus Kızları'nı Seven Adam 6_Kırlangıçlar Meryemi 7_Dul Afrodisya 8_Boynu Vurulan Kali 9_ Marko Kraliyeviç'in Sonu 10_Cornelius Berg'in Hüznü !!! İki hikayeyi oluşturan Marko Mrnjavčević ( Kraliyeviç) Güney Slav halklarının ulusal kahramanıdır. Bu konuda çok yükselmeyin çünkü ulus yüceltmesine dayalı bu efsanelerde her ulus kendi mitini başka ulusların düşmanlığı üzerine kurguladığı bilinmeli ve gerçeğin çarpıtıldığı ve olayların abartıldığı unutulmamalıdır diye düşünüyorum. Ben bu kısacık hikayeleri çok severek okudum. Ancakkk nerdeyse her hikaye de kadına karşı ufaktan bir aşağılama yok değil. Kadınsı enerji, doğurganlığın tanrısı Kali bile nasibini almış. Ölü kadının sütünde hem aşağılama hem yüceltme var o ayrı.… ” Çünkü “mutsuzlukla yaşlılığa karşı, kılı kırk yaran titizlikle korunan kadınlarımız bundan böyle yaşamıyor artık. İnsanın çocuğu olmaktan gurur duyduğu, o bol sütlü yaratıklara artık yalnız barbar ülkelerin destanlarında rastlanır oldu.” Helikopter yayıncılığın sayfa yapısı, kapak ve cilt kalitesi göz doyurucuydu. Ayrıca çevirmen sayesinde Türkçe bir yazarı okuyormuşum hissi ile okumama sebep olan çevirmenimiz
Hür Yumer
'e ayrıca teşekkürü bir borç bilirim. youtu.be/lmSZ8c1dm6U
Okuyacaklarıma Ekle
89 syf.
·
Puan vermedi
Şimdiye kadar okuduğum en naif, en içten, en dokunaklı veda mektubu… Alexis’in beyhude mücadelesi “kendiyle”dir. Aile, din, toplumsal ahlak normları belirlese de hayatımızın büyük bir kısmını mücadelemiz aslında kendimizledir ve bu beyhude çabayı anlatırken Alexis’in sesi bazen sizin de iç sesinize dönüşecektir.
Okuyacaklarıma Ekle
89 syf.
·
Puan vermedi
Öncelikle, karakterin cinsel yönelimle ilgili bir sorunu olduğu çok zor anlaşılıyordu. Bu sebeple yaşadığı buhran çokça dile getirilmişti ama sebebi hiç bir zaman açıkça belirtilmediği için anlaşılır değildi. Bazı yerlerde laf kalabalığı yaptığını düşündüm. Kitap hızlıca okuyup geçeceğiniz bir kitap değil. Duygu yüklü bir dille yazıldığı için yavaşça okursanız keyfini çıkarabilirsiniz. Son olarak eleştirim şu ki, konuyu daha açık bir şekilde işlemesini isterdim. Ne yazık ki öyle olmadı...
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.