Maxime Chattam

Maxime Chattam

Yazar
8.2/10
340 Kişi
·
1.109
Okunma
·
88
Beğeni
·
3.533
Gösterim
Adı:
Maxime Chattam
Unvan:
Fransız Roman Yazarı
Doğum:
Fransa, 19 Şubat 1976
Maxime Chattam (d. 19 Şubat 1976 , Fransa ) Fransız roman yazarı. Fransa'nın Herblay kentinde doğdu. Çocukluğunu Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdi, 1987 yılında geri geldiğinde ilk romanının fikirleri kafasında oluşmuştu. Gençlik döneminde bir aktör olmak istediği için komedi dersleri aldı. Polisiye ile ilgilendiği dönemde bir yıl kriminoloji dersleri gördü. İlk romanı Kötü Ruhu 2002 yılında yayımladı. 2003 yılında bir önceki romanın hikâyesi ve kişilerinden oluşan yeni kitabını yayınladı. Her iki kitabı da Türkiye'de yayımlandı.

Lise yıllarında tiyatro dersleri almaya başladı. Üniversite yılları küçük rollerle geçti, ancak bu arada öykü ve roman denemeleri yazmaya başlamıştı. Daha sonra polisiye tutkusunu gerçekleştirmek için bir yıl kriminoloji eğitimi aldı. Adlî tıp, suçlu psikolojisi ve kriminal polislik konularında da kendini geliştirdi. Ve ilk romanı “L’ame du Mal” (Kötü Ruh) 2002 yılında yayımlandı. Onu aynı kahramanın hikâyelerini anlatan iki roman izledi: “In Tenebris / Karanlığın Soluğu” (2003) ve “Malefices / Kara Büyü” (2004). Yazarın Türkiye'de Doğan Kitap tarafından çıkarılan öteki yapıtları şunlardır: "Le sang du temps / Zamanın Kanı" (Mart 2008), "Les Arcanes du Chaos / Kaosun Sırları" (Temmuz 2008), Le theorie Gaia / Gaia Teorisi" (Ağustos 2009.)
Bu küçük hisler yaşamın kendisine özgü şeylerdir,her birinin açıklamasını da yalnızca bir kişi yapabilir.
Ölüm şaşırtıcı bir şeydir, Bay Brolin, onunla her gün karşı karşıya kaldığımız için bize yabancı değildir ama öte yandan müthiş gizemlidir.
"Abraham Lincoln 1846 yılında kongreye seçildi.
John F. Kennedy ise 1946 yılında kongre üyesi oldu.
Abraham Lincoln 1860 yılında ABD Başkanı oldu.John F. Kennedy 1960 yılında ABD Başkanı seçildi.
Lincoln ve Kennedy isimlerinin ikisi de 7 harften oluşuyor.
İkisi de Beyaz Saray'da yaşarken birer evlatlarını kaybettiler.
İki başkan da bir cuma günü suikasta kurban gitti.
İki başkan da kafasından vurularak öldü.
Lincoln Ford Tiyatrosu'nda,Kennedy Ford tarafından üretilen bir Lincoln marka otomobilde öldürülmüş.
Lincoln'ün sekreterinin adı Kennedy'ydi.
Kennedy'nin sekreterinin adı ise Lincoln'dü.
İkisi de birer güneyli tarafından vuruldular.
İkisinin ölümünden sonra da yerlerine bir güneyli başkan atandı.
Her ikisinden sonra başkan atanan kişinin adı Johnson'du.
Lincoln'den sonra başkan olan Andrew Johnson 1808 doğumluydu.
Kennedy'den sonra başkan olan Lyndon Johnson 1908 tarihinde doğmuştu.
Lincoln'ü vuran John Wilkes Booth 1839 yılında doğmuştu.
Kennedy'yi vuran Lee Harvey Oswald ise 1939 yılnda dünyaya gelmişti.
Her iki katilin de üç isimden oluşan adı vardı.
Her ikisinin isminde de toplam 15 harf var.
Suikasttan sonra Booth, tiyatro salonundan kaçmış ve bir depoda yakalanmıştı.
Oswald ise depodan kaçmış ve bir sinema salonunda yakalanmıştı.
Hem Booth hem de Oswald mahkemelerinden önce konuşamadan vuruldular.
Vurulmadan bir hafta önce Lincoln'ün Maryland'de Monroe Kasabası'nın içinde olduğu tespit edildi.
Kennedy'nin ise vurulmadan bir hafta önce Marilyn Monroe'nun içinde olduğu kesin olarak tespit edildi.
Elime bulaşan kanı Neptün'ün tüm okyanusları temizleyebilir mi? Hayır, tersine, yeşil denizin sayısız dalgalarını kızıl bir okyanusa dönüştüren , bu el olacak.
Fiziksel olarak değil , duygusal olarak da değil , yalnızca onun varlığı ve kendi acılarının yokluğuydu söz konusu olan.Bunlar onun kendisine benzemesini sağlayan şeylerdi.
"İnsanların işte bu halini seviyorum!" diye düşündü. "Sadece burunlarının dibini görürlerken. Yürüdüğünüz zemine bakmaya devam edin. Çok daha yukarılardaki pisliği biz temizleriz."
322 syf.
Polisiyenin içine gerilimi ve gizemi çok güzel yerleştirmiş Maxime Chattam, güzel ve etkileyici bi son bekliyor sizi kitabın sonunda ki bu polisiye bir roman için çok önemli, okurken nasıl kasıldığımı hatırlıyorum :) Ve kitapta adı geçen Mont Saint Michel'e hayran kalabilirsiniz benim gibi.. Fotoğraflarına bakmanızı tavsiye ederim :)
416 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
#kitapyorumu

Okuduğum en iyi gerilim kitabı desem abartmış olmam.
Şeytanın bile aklına gelmeyecek bir katliam yüzlerce insanın etini kemiğinden ayıran 4 kişilik bir çete, çetenin başı bir polis,diğeri bataklık katili adı verilen ve bulunamayan bir cani,diğer ikisi çaylak şimdilik...
İnsan eti yiyen yamyamlar,dünyanın her yerine insan eti pazarlayan,onları bir hayvan gibi semirten sapkın bir caliban çetesi...
Göz koleksiyonu,kemik dolu bir vagon,kafa derileri yüzülmüş kadınlar,kurban gibi asılan insanlar...
Katilli kitabın son noktası budur
424 syf.
Aslında devam kitabıymış ama ilk kitaptaki bütün ipuçları verilmiş. O yüzden ilk kitap okunmadan da okunabilir. Esrarengiz cinayetler semtte kol gezerken, bu durum yıllar önce birlikte çalışan ve birbirlerini duşünen başarılı iki dedektifi bir araya getirir. Tanınmayacak hale gelen cesetler, örümcek ağıyla ağaçta asılı bulunan cansız bedenler ve otopsi esnasında tüm vücudu açılmışken hayat belirtisi gösteren cinayete kurban gitmiş insanlar. Korku duymadım ama gerilim oldukça yüksekti.
424 syf.
Kitabım ismiyle hiç bir alakası yok, öncelikle bunu belirteyim. Klasik bir polisiye roman. Daha çok örümceklerle ilgili, örümcekler hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Bana biraz basit gibi geldi. Yinede gençler için okumaya deger...
424 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Enfes bir kitaptı.Her sayfasında yeni bir heyecan yeni bir gizem ve güzel betimlemeler ile bezenmiş okuyucuya sıkmayan bir üslup ile yazılmış kimi zamanda sakin olan müthiş bir polisiye romanı.
372 syf.
·Beğendi·8/10
Şaka maka kaos ve sırları.
Maxime Chattam diliyle polisiye gerilimde kendine önemli bir yer tutmuş durumda.
Ve bu yeteneğini böylesine bir kitapta kullanmasıyla kendisine olan hayranlığımı daha da bir artırdı.
Cesaret isteyen bir roman.
Ve ne yalan söyleyelim, iki tip okuyucusu var. Gözleri kapalı okuyup kendini bu gerçeklikten izole edenler ya da bu gerçekliğe tutunup daha fazlasını öğrenme yolunda Chattam'a müteşekkir olanlar.
Eğer ikinci tipe adaysanız, dünyaya anlam yükleyenlere isyan edip kendi anlamlarınızı yaratacak ve önünüze serilen gerçeklik perdesini ellerinizi kirleterek aralayacaksınız.
Her bir sayfa da kaosun sırları için zihninizde yer açacak ve gereksiz ne varsa bir an önce kurtulacaksınız.
Yani adam yapmış hacılar.
322 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kahire sokaklarında gezdip mezarlığın ıssızlığında ürperten akıp giden bir kitaptı. Okumaya yeni başladığım dönemlerde gözlerim bulanıp görmeyinceye kadar okuyup acaba ne olacak diye meraktan başka bir şey düşündürtmedi. Ve o kadar seneye rağmen o betimlemeler hâlâ capcanlı duruyor hafızamda. Okuyun, ne demek istediğimi anlayacaksınız.
424 syf.
·Beğendi·10/10
Önce bir işçi, yüzü dehşet içinde ölü bulunur. Katilden hiçbir iz yoktur. Aynı günlerde, geceyarısı kadınlar uyuyan kocalarının yanındayken kaybolmaya başlar. Hem de evlerinde hiçbir zorlanma izine rastlanmamışken. Oregon ormanlarında endişe verici bir gölge dolaşıp durmaktadır. Sonra garip bir salgın hastalık baş gösterir. Portland’da evler ölümcül örümcekler tarafından işgal edilir. Ailelerden birbiri ardına ölenler ve yaralananlar olurken, ormanın içinde dev örümcek ağları içinde mumyalaşmış kadınlar bulunur. Ardı ardına gelen felaketler kent ve çevresini dehşete düşürür. Bütün bu önüne geçilmez olayların arkasında acaba kim ya da kimler vardır? Yoksa bir "yaratık" mıdır söz konusu olan? Eski FBI ajanı, yeni özel dedektif Joshua Brolin ve New York Polis Teşkilatı’ndan Annabel O’Donnel, her şeyi göze alarak dalarlar dev boyutlu örümcek ağlarının içine ve "yeni nesil" bir katille karşılaşırlar!..
Aynı zamanda bir kriminoloji uzmanı olan Maxime Chattam, her satırı tüyler ürperten bir gerilime daha imza atıyor "Kara Büyü"yle. Ve tüm eleştirmenlerin birleştiği bir uyarıyı tekrarlamakta yarar var:
Örümcek korkunuz varsa bu romanı okumayın!..

Hayatımda okuduğum en muhteşem kitaplardan biri.Kesinlikle tavsiye ederim.Aşırı derecede bağımlılık yapiyor.Olay çok akıcı bir şekilde anlatılmış bu yüzden elinizden dusuremiyorsunuz.Şahsen ben dusuremedim.Cümlelerin kuruluşu,üslubu,teması,kullandığı kelimeler bakımından muhteşem bir eser ortaya çıkmış.
 
416 syf.
·Beğendi·9/10
Anlatım, sürükleyicilik Grange kitaplarına yakın. Ama acımasızlık ve şaşırtma daha fazla. En güzeli de mistik hava yok. İşi sonunda fantastik bir yere bağlamıyor ya da başka bir deyişle "doğa üstü olaylara".
430 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Bana kalırsa Kötü Ruh polisiye geriliminde ötesinde bir romandı. Kitap gerçekten tüyler ürpertiyor. Yazar okuru nerede nasıl etkileyeceğini gerçekten iyi biliyor. Ve bu yüzden kitaptaki kurgu olaylar bütün her şey okuru içine alıp götürüyor. Bağladıkça bağlıyor adeta.
Şahsen benim için böyleydi. Kitabın daha ilk bölümünden itibaren şaşırmaya başladım. Açıkcası ürktüm, gerildim hatta korktuğumu da söyleyebilirim ve kitaptaki yaşanan bazı olaylar beni etkilediğini söyleyebilirim.
Kitabı böyle anlatarak asla bitiremem ancak içindeki olayları da özetleyemem bunun için sadece arka kapağını okumanız yeter de artar. Eğer bir polisiye gerilim tutkunuzsanız pişman olmaycağınız türden bir kitap.
Maxime Chattam’ın okuduğum ilk romanıydı ve bir hediye olarak elime ulaşmıştı Kötü Ruh :)
Şu saatten sonra daha fazla Maxime Chattam okuyacağım kesinleşmiş bulunmakta bu etkileyici kitap sayesinde. Asla pişman olunmayacak bir kitap, sizlere de tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Maxime Chattam
Unvan:
Fransız Roman Yazarı
Doğum:
Fransa, 19 Şubat 1976
Maxime Chattam (d. 19 Şubat 1976 , Fransa ) Fransız roman yazarı. Fransa'nın Herblay kentinde doğdu. Çocukluğunu Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdi, 1987 yılında geri geldiğinde ilk romanının fikirleri kafasında oluşmuştu. Gençlik döneminde bir aktör olmak istediği için komedi dersleri aldı. Polisiye ile ilgilendiği dönemde bir yıl kriminoloji dersleri gördü. İlk romanı Kötü Ruhu 2002 yılında yayımladı. 2003 yılında bir önceki romanın hikâyesi ve kişilerinden oluşan yeni kitabını yayınladı. Her iki kitabı da Türkiye'de yayımlandı.

Lise yıllarında tiyatro dersleri almaya başladı. Üniversite yılları küçük rollerle geçti, ancak bu arada öykü ve roman denemeleri yazmaya başlamıştı. Daha sonra polisiye tutkusunu gerçekleştirmek için bir yıl kriminoloji eğitimi aldı. Adlî tıp, suçlu psikolojisi ve kriminal polislik konularında da kendini geliştirdi. Ve ilk romanı “L’ame du Mal” (Kötü Ruh) 2002 yılında yayımlandı. Onu aynı kahramanın hikâyelerini anlatan iki roman izledi: “In Tenebris / Karanlığın Soluğu” (2003) ve “Malefices / Kara Büyü” (2004). Yazarın Türkiye'de Doğan Kitap tarafından çıkarılan öteki yapıtları şunlardır: "Le sang du temps / Zamanın Kanı" (Mart 2008), "Les Arcanes du Chaos / Kaosun Sırları" (Temmuz 2008), Le theorie Gaia / Gaia Teorisi" (Ağustos 2009.)

Yazar istatistikleri

  • 88 okur beğendi.
  • 1.109 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 305 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları