Mehmet Alagaş

Mehmet Alagaş

8.6/10
159 Kişi
·
580
Okunma
·
47
Beğeni
·
4.818
Gösterim
Adı:
Mehmet Alagaş
Unvan:
Yazar,dergici,din adamı
Doğum:
İzmir, 1953
Mehmet Alagaş,güzel bir müslüman olmak için nasıl düşünülmesi ve nasıl yaşanılması gerektiği sorusunu Kuran-ı Kerimde arayan ve bulduğu Kurani gerçekleri insanlarla paylaşmaya çalışan Allahın bir kuludur.
-Bana niye öyle bakıyorsun.Sana birini mi hatırlatıyorum?
İhtiyar kendisini dalgınlıktan kurtararak cevap verdi.
- Söylememi ister misin?
-Söyle
-Bana birisini veya bir insanı değil.Etrafı ateşle çevrilip, kurtuluş umudu kalmayınca kendisini sokan akrepleri hatırlatıyorsun!
-Burada ne yapıyorsun?
...
-Yaşıyorum.
-Yalnız mi?
-Hayır,sadece insanlar yok!
-Bunun adı yalnızlık değil mi?
-Değil!.Yalnızlık, bütün iletişim bağlarının kopması, koparılması demektir.
....... Dünya ile iletişim bağlarını koparan insan, kalabalıklar arasında bile yalnız insandır.
Günümüz şartlarında evliliğin önündeki en büyük engellerden birisi, müslümanlara da sirayet etmiş olan ihtiyaç ve tüketim kültürüdür. Bir ev için zaruri olan ihtiyaçlara elbetteki bir şey demiyoruz. Fakat evin en güzel ve en geniş olan odasının koltuk takımı, vitrin, yemek takımı gibi şeylerle doldurularak ev halkının kullanımına kapatılması, faydalarından çok zararları olan bu eşyaların bir toz beziyle ve özenle silinmesi; evlerinin bir bölümünü puthane yapan ve buradaki ağaç oyma putların hergün tozunu alan cahiliye dönemi kadınlarının yaptıkları saçmalığı çağrıştırmaktadır!.
Nasıl bir İslam ve nasıl bir İslami yaşam anlayışıdır ki,
oturmak için koltuk takımına,
yemek için yemek odası takımına,
yatmak için yatak odası takımına ihtiyaç duyulmaktadır!.Bunları ihtiyaç kabul eden bir bacıyı almak ve onun böylesi ihtiyaçlarını karşılayarak ona bakmak, hiç şüphesiz ki asr ı saadet dönemindeki dört kadını yakın akrabasıyla birlikte alıp bakmaktan çok daha zordur.
Evet sizler.
İslam dinini sadece bazı ferdi ibadetler olarak algılıyorsanız, kominizme veya sosyalizme karşı çıkmak adına kapitalizmi desteklemeyi İslami bir vecibe görüyorsanız, ağzından “Allah” lafzı çıkan bütün politikacılan, bu politikacıların icraatlarına bakmadan müslüman kabul ediyorsanız, bu politikacıları din kardeşi görüp, bu politikacılara din adına itaat ediyorsanız.
İslam hukukunu geçmişe, beşeri hukukları günümüze nisbet ediyorsanız, tağuti sistemlerin çanak yalayıcıları olan ve tağutun maslahatını gözeten resmi din görevlilerini, dininize göre müftü veya imam kabul ediyorsanız, dünya emperyalizmine din adına karşı çıkan müslümanlara, aşın dinci veya terörist diyorsanız, kafire şer, müşriğe ehven-i şer olarak bakıyorsanız.
Evet bütün bu meselelere, böylesi yaklaşımlarda bulunuyorsanız.Biz sizleri gerçekten yeni bir dine, ismi “İslam” olan, fakat atalannız tarafından tahrif edilen, değiştirilen, dejenere edilen geleneksel dinle herhangi bir ilgisi olmayan yepyeni bir dine davet ediyoruz.
İşte bu yeni dinde, zulme nza göstermek yoktur.
İşte bu yeni dinde, ahiret için Allah'a, dünya için tağuta kulluk etmek yoktur.
İşte bu yeni dinde, göklerin hakimiyetini Yaratıcıya, yerlerin hakimiyetini yaratılmışlara bırakmak yoktur.
İşte bu yepyeni dinde, “Ben hem müslümanirn, hem kapitalisttim”, “Ben hem müslümanım, hem faşisttim”, “Ben hem müslümanım, hem sosyalisttim” demek, İslam ile birlikte başka bir dini, başka bir ideolojiyi, başka bir izmi de kabul etmek, kesinlikle ve kesinlikle yoktur..
İşte bu yepyeni dinin adı, Resulullah (s.a.v.)'in tebliğ ettiği İslam'dır. Davet edilmekten ve davet etmekten onur duyduğumuz İSLAM gerçeğidir...
Mehmet Alagaş
İNSAN DERGİSİ YAYINLARI
Başkalarının açacağı yoldan bir tren beklemişti
Oysa başkaları yoktu!
Fakat herkes başkanlarından bekliyor ve başkalarından umutlanıyordu...
O başkaları kim' di...?
Mehmet Alagaş
Sayfa 34 - İnsan Dergisi
Geniş ve galilesiz insanlar, yarından hiç bir endişe duymadan bugünü yaşayan insanlardır.. Günümüze nazaran çok daha itidalli çok daha temkinli olduklarını söyleyebiliriz.
"Bugün buldum, bugün yerim, Hak Kerim'dir yarına" ifadesi, böylesi rahat insanlara atfedilen bir ifadedir.
...

Tüketime dayalı ekonomik sistemler, insanların bugünkü emekleriyle yetinmemekte, onların yarınki emeklerini, yarınki gelirlerini de bugünden tüketmektedirler.

Nitekim çek, senet ve vadeli anlaşmalarla yapılan böylesi satışlar, yarınki emeğin bugünden pazarlanması ve bugünden satılmasıdır.
...

Yarınki emeklerinin karşılığını bugünden yiyen insanlar, hiç şüphesiz ki "Bugün bulup , bugün yiyen" insanlar değildir.
Çünkü bunlar; bugünlerini değil, yarınlarını yiyen insanlardır.
Mehmet Alagaş
Sayfa 72 - İnsan Dergisi Yayınları, 4. Baskı
Bir insanın yaşatılması için gerekirse vücudunun yansını kesmek tıbben doğru bir yaklaşım oluyor da, hırsızlığa ve hırsızlık yönelişine kurban giden yüzlerce insanı yaşatmak için birkaç el kesilmesi yanlış mı oluyor?
Tıbda doğru olan bu yaklaşım, sosyal hukukta yanlış mı?
Artık sözü, “Şeriat İnsanların elini kesiyor” diyerek çığırtkanlık yapanlara bırakıyoruz.
Mehmet Alagaş
İNSAN DERGİSİ YAYINLARI
Üçyüz yılda birkaç elin kesilmesine mi acıyalım, yoksa bir yılda üçyüzden fazla olan ölümlere mi? Cüzdanı için boğazı kesilen adamcağız, bilezikleri için kolu kopanlan kadıncağız, merhamete daha layık değil mi?
Hem bu durumları önleyici ve hem de merhamete dayalı bir tercih yapmamız gerekirse, tercihimiz hangi yönde olmalıdır?
Mehmet Alagaş
İNSAN DERGİSİ YAYINLARI
az bildiklerini çok yaşayanlar, çok bildiklerini az yaşayanlardan daha kıymetli, çok daha kıymetliydi Rahman'ın katında.
Makale tarzı yazılmış küçük az sayfalı bir kitap olmasına rağmen anlatmak istediklerinin özünü verip kimsenin söylemeye cesaret edemeyip kelimelere dökemediği gerçekleri insanın yüzüne bam bam söylemiştir. Okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyor ve tavsiye ediyorum
Kitapta o kadar gzl noktalara değinilmiş ki... okurken sıkılmıyorsunuz olay örgüsü gzl anlatılmış. olayları anlatırken konuşma diyologları şeklinde verilen bilgiler , tespitler muhteşem... İslamı yaşayan insanları görünce bizim yaşadığımız müslümanlık mı? diyesi geliyor insanın.. Sadece sevmediğim tek nokta var. Yazar kendi adını kendi kimliğini çok öne çıkarmış ve biraz gözüme battı. Yoksa kitabı çok beğendim. Okunması gereken bir eser, hatta aralıklarda insanın okuyup sindirmesi gereken bir eser...
Çıkmaza giren hayatin anlamını yitiren bir genç intihar etmek kendini uçurumdan atmak için veda tepesi adını verdiği yere giderken tepenin yakınında bir ihtiyar görür. Onunla konuşurken hayatındaki eksikliği, cevapsız sorularına cevap ve ateist düşüncesinin ne kadar mantıksız olduğunu görür. Kitap kısa bir kitap olmasına rağmen anlattıkları değerli bilimsel şeyler. Olunması gereken insanı düşündüren bir kitap okunası bir kitap ...
Lise de Öğretmeninden ödünç alıp okuduğum ve hayran kaldığım bir kitap. Bana okumayı sevdiren eserlerden biri. Hatta aradan onca yıl geçmesine rağmen ,kitabin ismi ve içeri aklımda yer etmiş ama yazarının ismini unutmuştum.Kİtaplarımın arasında olması gerekiyor deyip araştırarak bulduğum ve satın alıp tekrar okuduğu ve yine aynı zevki veren başucu eseri.
Hayat koşturmasında yaşamın anlamını yitiren İntihar etmek isteyin yani kaybolmuş biri. Karşısına çıkan yaşlı amcanın ona yaşamın gayesini dini yollarla anlatıp onu var olmanın nedenlerini açıkladığı bir kitap. Okunması gereken bir kitap. Çok kalın değil. Kısa ve öz anlatımıyla çok etkilendim. Eminim okuyanlar pişman olmamıştır.
İnandıgı gibi yaşamayan bir insanın yaşadıgı gibi inanmaya başlaması sonucu gelişen ve gelişebilecek olaylar ve ahiret kaygısı alıp başını gidiyor.pişman olacak bir iş yapmayan için önemli degil ,(biz inanmıyoruz ama birde ya varsa sorusunu soran adem ölümcül bir rahatsızlık karşısında ne hissederse atık bilemem ama) değişik bir bakış açısı ve yaşama değişik mana ve yorum getirmiş yazarımız
Kitabı anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Öncelikle kitapta bahsedilmeye değer 3 adet karakter var. İhtiyar, otobüs muavini ki sadece 1 diyalogda yer alıyor. Ve esas karakter. Sayfa sayısı az, gayet basit kurguya ve sıradan bir olay örgüsüne sahip. Dindar ihtiyar, ateist genç ve oraya varıp intihar etmek için yanıp tutuştuğu veda tepesi. Kitabı okuduğumda bilmiyorum nötr hislere sahiptim. Okumayı bitirdim ve öylece kaldı.
ateist bir gencin inançsızlığını sorgulayan bir kitap. niye inanmıyorumun gerekçesini bir taşa bağlayan bir serüven. ozellikle mantık oyunlarıyla inanmayan kişilerin mantığını anlamaya ve cevaplamaya yardımcı bir kitap.........mutlaka okunmalı. 
Divane ile kanımın kaynadığı bir dönemde tanıştım. Aşk, sokaktaki arkadaş çekişmeleri, yanlış ortamlar vs vs... Yakup hocanın nasihetleri beni baya toparlamıştı. Allah'ın El Vedud ismini bu kitapta öğrenmiştim. Vedud esmasının anlamı ‘’Sevilmeye çok layık olan’’ anlamındadır. Oysa biz gönlümüzü nelerle meşgul etmiştik. Baya içerlemiştim. Divanenin gülbenaza olan aşkı. Sonrasındaki olaylar silsilesi. Mutlaka tavsiye ediyorum. Bir solukta okunacak bir eser...
Kısa ama etkili bir kitap. Aslında dini yaşamayı unutan bizler için biçilmiş kaftan. Herkese ikinci bir fırsat verilir. Sanki müsvedde yaşadığımız hayatı temize çekme fırsatı gibi. Kuran i teyp gibi düz düz okumak dinlemek degil onu yaşama fırsatını görebilmeli. Bu fırsatın farkına varabilmeli...
Ortaokuldayken öğretmenim okumam icin ödünç olarak vermişti. Kitapta konu neydi nasıl anlaşılmıştı hatırlamıyorum ama kitabı çok beğenerek okuduğum hâlâ aklımda. Ve bende güzel izler bırakmıştı. Şimdi 1k kitapları arasında tevafüken bunu görünce mutlu oldum ve inşallah en kısa zamanda temin edip yeniden okuyacağım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Alagaş
Unvan:
Yazar,dergici,din adamı
Doğum:
İzmir, 1953
Mehmet Alagaş,güzel bir müslüman olmak için nasıl düşünülmesi ve nasıl yaşanılması gerektiği sorusunu Kuran-ı Kerimde arayan ve bulduğu Kurani gerçekleri insanlarla paylaşmaya çalışan Allahın bir kuludur.

Yazar istatistikleri

  • 47 okur beğendi.
  • 580 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 219 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları