Mehmet Başaran

Mehmet Başaran

Yazar
8.6/10
18 Kişi
·
35
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.899
Gösterim
Adı:
Mehmet Başaran
Unvan:
Türk Ozan, Eğitimci ve Yazar.
Doğum:
Kırklareli, 1926
Mehmet Başaran (d. 1926, Kırklareli) Köy Edebiyatı hareketin şiirdeki temsilcilerinden biri olan ozan, eğitimci ve yazar.
1926'da Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Ceylanköy'de doğdu. Kepirtepe Köy Enstitüsü'nü (1943) ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'nü bitirdi (1946). Köy Enstitülü Hatun Birsen Başaran ile evlendi. Askerliğini yaparken Yedeksubay Okulu'ndan çavuşa çıkarıldı. Köy enstitüsü öğretmenliği, gezici başöğretmenlik, ilkokul öğretmenliği, Türkçe öğretmenliği yaptı, Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın (TÖS) kuruluş çalışmalarına katıldı, 1979'da emekli oldu. 1950'li ve 1960'lı yıllarda güçlenen Köy Edebiyatı hareketinin şiirdeki önde gelen temsilcilerinden biri. İlk şiiri Köy Enstitüleri Dergisi'nde yer aldı. Adam Sanat, Gösteri, Kıyı, Varlık, Yansıma, Yazko Edebiyat, Yeditepe, Yeni Biçem, Yeni Ufuklar, Yücel gibi dergilerde şiirleri yayınlandı. Toplumcu düşünceyi didaktizme düşmeden şiirlerine sindirmeyi bildi. Şiirlerinde direnme ve umut temalarını iç içe işledi. Aynı temalar gözlem ve deneyimleriyle bütünleşmiş olarak "Ahlat Ağacı" ve "Nisan Haritası"ndan sonra şiir kitaplarına damgasını vurdu.

Ödülleri

1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması başarı ödülü
1979 Orhan Kemal Roman Armağanı

Kitapları

Ahlat Ağacı 1953
Karşılama 1958
Nisan Haritasi 1960
Kocakent 1963
Pıtraklı Memleket 1969
Gök Ekin 1975
Meşe Seli 1982
Günler Tuz Rengi 1986
Sis Dağı'nın Başında Borana Bak Borana 1990
Yasaklı - Acının ve Sevginin Yurttaşı 2. baskı 2003 Cumhuriyet Kitapları
Köy Enstitüleri Özgürleşme Eylemi 3. Baskı 2003 Cumhuriyet Kitapları
Kuşatılmış Yaşam Günaydın Aşk 2006 Cumhuriyet Kitapları
Eylülün Kızgın Soluğu 2007 Cumhuriyet Kitapları
Yüreğinin Sesi Zeytin Ülkesi 2007 Cumhuriyet Kitapları
Karı dövenlere kızıyordu en çok. "Lan kafasızlar, cibiliyetsizler! Adam mısınız be? Karıya kürek sapıyla girişivermekle dolumuveriyo ambarlarınız? Borçlarınız ödenimiveriyo?"
Mehmet Başaran
Sayfa 75 - Papirüs Yayınları 2002 Basım
Rüzgarlar ne değin sert eserse essin, dağ başında dimdik durur meşeler.
Mehmet Başaran
Sayfa 113 - Papirüs Yayınları 2002 Basım
Zordur doğup büyüdüğü yerden kopması insanın... Yaşadığı sürece düşlerinde hep oralardadır...
Mehmet Başaran
Sayfa 107 - Papirüs Yayınları 2002 Basım
Hey bee, şu bizim üç günlük ömür, yolda düşünmek, tarlada eşinmek, evde kaşınmakla mı geçecekti?
Mehmet Başaran
Sayfa 17 - Papirüs Yayınları 2002 Basım
Usul usul hazırlanmalı.. Gökyüzüyle, kırlarla, ağaçlarla, yollarla, yakınlarımla vedalaşmalı gizlice.. Olura olmazsa kızmayı, üzülmeyi bırakmalı. Doya doya bakmalı her şeye..
Mehmet Başaran
Sayfa 83 - Papirüs Yayınları 2002 Basım
Ali Çuhadar, Anadolu bozkırından,
Çorum’un bir köyünden Hasanoğlan’a
öğrenci olarak gelir. Öğretmeni ona basımevinin sobasını yakma görevi verir. Yakıt kömürdür. Ali, köyünde tezek,
odun yakar. Kömürü öğretmeni anlatmıştır ama nasıl yakılacağını bilmez.

Çocuk acemi. Kömürü sobaya doldurur, altından kibriti çakar, kömür bir türlü yanmaz.
Bir kutu kibrit biter ama çocuk sobayı yakamaz. Odada bulunan orta yaşlı
bir adam küçük Ali’yi izler ve;
"Oğlum, sobayı yakamadın.
Beraber yakalım mı?" der.
Ali, öğretmenine mahçup olmamak için odadaki adamın teklifini hemen kabul eder. İçten içe çok sevinir.

Kömürü birlikte boşaltırlar.
Adam: "Bak oğlum, şu köşede tahta parçaları var, onları getir. Orada keser var, onu da getir."
Getirilir ve tahtalar birlikte kırılır,
sobaya yerleştirilir. Aralarına kağıt konur.
Ve kibrit çakılır kağıtlar anında tutuşur.

Adam: "Nerelisin?"
Ali Çuhadar: "Çorumluyum, amca."
Adam: "Kızlar da geldi mi?"
Ali Çuhadar: "Gelmedi amca."

Odunlar iyice tutuşur odadaki adam
bir kürek kömürü sobaya koyar.
O sırada okulla ilgili sorular da
sorulur Ali Çuhadar'a...
Ve adam, Ali'ye bir kürek kömür attırır
ve soba yanmaya devam eder.

Ali Çuhadar, odadaki adamın bir an önce gitmesini ve öğretmeninin başarıyla
sobayı yaktığını görmesini ister.
Tam o sırada soba yakma görevini
veren öğretmen içeri girer.
Odadaki adamı görünce "hazır ola" geçer.
Ali şaşırır...
Adam; "Allaha ısmarladık" diyerek Ali'nin
elini sıkar ve dışarı çıkarken Ali merak içinde öğretmenin ceketini çekiştirir ve
"BU AMCA KİM?" diye sorar..
Öğretmenin cevabı:
Hasan Ali Yücel, oğlum.
Milli Eğitim Bakanımız.
Okulumuzu ziyarete gelmiş.
Ama hepsi de çıplak giriyordu toprağa... Neydi insanlardaki bu tutku? Sessiz bir başak gibi erdiremezler miydi içlerindekini?
Mehmet Başaran
Sayfa 23 - Papirüs Yayınları 2002 Basım
127 syf.
OTOGAR KİTAPÇILARI...

Saatlerce yolculuktan sonra muavinin "30 dakika ihtiyaç ve yemek molası" anonsunu heyecanla bekleyenlerimiz olmuştur. Bu molalarda fırsat bu fırsat deyip yan koltuğa hemen yatanlarımız da vardır aşağıya inip etrafı keşfetmek isteyenler de. Ben aşağıya inip etrafı keşfetmek isteyen tayfadanım.

İlçeden merkez'deki otogara bir buçuk iki saatlik yolculuktan sonra gelip, bavulumu otobüs peronunun yakınına bırakıp az dinlendikten sonra başladım dolanmaya.
Her zaman ilgimi çekmiştir, ama bu zamana kadar da hiç yakından incelememişimdir o 'otogarlarda ki kitapçıları', uzaktan şöyle bir bakarım, okuyabildiğim kitap adlarını okur, "aman bunlar da okunur mu?" der geçer giderim. Bu sefer öyle yapmayıp zamanı da çabuk geçirmek adına iyice yaklaşıp incelemeye başladım kitapları çok farklı kitaplar var oralarda, kitapçılarda bulamayacaklarımız desem yeridir herhalde. Birkaç kitap inceleyip bıraktıktan sonra elime 'Aç Harmanı' nı aldım arka kapağı okuyunca dikkatimi çekti ve yine bir ilke imza atarak kitabı aldım bayağı da uygun bir fiyata.
...
Mehmet Başaran Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı kurucularındanmış. Kendisi de zaten okul hayatını Köy Enstitülerinde tamamlanmış bir insan. Enstitülere karşı suçlamalar, saldırılar artınca kendisi de sorguya, incelemeye alınmış ve hatta sürgüne gönderilmiş, kitabın ilk öyküsü olan Aç Harmanı'nda da bu konuya değinmiş.
Gerek ödülleri'ne, gerek yazdığı kitaplara gerekse de hayatına baktığımız zaman Mehmet Başaran öğretmenliğe büyük bir önem vermiş, bunu görebiliyoruz. Ve yaşadığı döneme büyük bir ayna tutmuş yazdıklarında.

Okuduğum ilk kitabı bu kitap, ve içeriğindeki öyküler köylerin sıkıntılarını, zorluklarını açıkça ortaya koymuş o dönemki. Bazı öyküleri de yine köyden şehirlere göç etmek zorunda kalan insanları ele almış, bakış açılarını ortaya koymuş. Bazılarında da tüm herkesi etkileyen konuları işlemiş. (Çakır'ın Öfkesi)

Düşününce şimdinin de o dönemden bir farkının olmadığını gördüm. Ben de bir köy çocuğu olarak ve hâlâ köyde yaşayan biri olarak kitapta geçen bir çok sorunla karşılaştım.

" Çiftçilik öldü... Boşuna boğuşmamız. Uğraş didin boşuna.. Diyelim yıl uygun gitti borcuna yetmez kaldırdığın. Ayıbını zor örter sattığınla..
Kentin hamalı, boyacısı bizden iyi valla.."

Yazım dili olarak oldukça açık ve anlaşılır bir dili var yazarın. Yine tabii bir çok köy ve köylüyü işleyen kitap gibi bu kitapta da yöresel şiveler oldukça çok kullanılmış.

Okunası bir kitap...
165 syf.
·10/10
Lise çağından itibaren her gencin, herkesin okuması gereken bir eser. Elde-avuçta, üstte-başta bir şey yokken azimle bir araya gelerek gerçek bir aile gibi kenetlenen, ortaya pek çok güzellikler çıkaran bir oluşumun sırf kötücül amaçlarla, art niyetlerle, kişisel hırslarla nasıl yerle bir edildiğini görün.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Başaran
Unvan:
Türk Ozan, Eğitimci ve Yazar.
Doğum:
Kırklareli, 1926
Mehmet Başaran (d. 1926, Kırklareli) Köy Edebiyatı hareketin şiirdeki temsilcilerinden biri olan ozan, eğitimci ve yazar.
1926'da Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Ceylanköy'de doğdu. Kepirtepe Köy Enstitüsü'nü (1943) ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'nü bitirdi (1946). Köy Enstitülü Hatun Birsen Başaran ile evlendi. Askerliğini yaparken Yedeksubay Okulu'ndan çavuşa çıkarıldı. Köy enstitüsü öğretmenliği, gezici başöğretmenlik, ilkokul öğretmenliği, Türkçe öğretmenliği yaptı, Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın (TÖS) kuruluş çalışmalarına katıldı, 1979'da emekli oldu. 1950'li ve 1960'lı yıllarda güçlenen Köy Edebiyatı hareketinin şiirdeki önde gelen temsilcilerinden biri. İlk şiiri Köy Enstitüleri Dergisi'nde yer aldı. Adam Sanat, Gösteri, Kıyı, Varlık, Yansıma, Yazko Edebiyat, Yeditepe, Yeni Biçem, Yeni Ufuklar, Yücel gibi dergilerde şiirleri yayınlandı. Toplumcu düşünceyi didaktizme düşmeden şiirlerine sindirmeyi bildi. Şiirlerinde direnme ve umut temalarını iç içe işledi. Aynı temalar gözlem ve deneyimleriyle bütünleşmiş olarak "Ahlat Ağacı" ve "Nisan Haritası"ndan sonra şiir kitaplarına damgasını vurdu.

Ödülleri

1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması başarı ödülü
1979 Orhan Kemal Roman Armağanı

Kitapları

Ahlat Ağacı 1953
Karşılama 1958
Nisan Haritasi 1960
Kocakent 1963
Pıtraklı Memleket 1969
Gök Ekin 1975
Meşe Seli 1982
Günler Tuz Rengi 1986
Sis Dağı'nın Başında Borana Bak Borana 1990
Yasaklı - Acının ve Sevginin Yurttaşı 2. baskı 2003 Cumhuriyet Kitapları
Köy Enstitüleri Özgürleşme Eylemi 3. Baskı 2003 Cumhuriyet Kitapları
Kuşatılmış Yaşam Günaydın Aşk 2006 Cumhuriyet Kitapları
Eylülün Kızgın Soluğu 2007 Cumhuriyet Kitapları
Yüreğinin Sesi Zeytin Ülkesi 2007 Cumhuriyet Kitapları

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.