Mehmet Işık

Mehmet Işık

Yazar
8.4/10
44 Kişi
·
88
Okunma
·
6
Beğeni
·
934
Gösterim
Adı:
Mehmet Işık
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye, 1982
1982 Kahramanmaraş doğumlu olan yazar Mehmet Işık ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 2000 yılında ODTÜ'deki eğitimini yarıda bırakıp bir yıl sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne girdi. Aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesinde çift ana dal programından yararlanarak Sınıf Öğretmenliği bölümünü bitirdi. 2005 yılında dereceyle mezun oldu.Yazar aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde eğitim bilimleri alanında mastır yaptı. Şu anda özel bir eğitim kurumunda Tarih Dersleri vermektedir. Yazarın akademik olarak hazırladığı ÖSS ve OKS sınavlarıyla ilgili eserleri bulunmaktadır. Yazar birçok dergi ve gazeteye LGS-SBS yayınları hazırlamaktadır. Yazarın tarihi araştırmalara dayalı eserleri bulunmaktadır. Bu eserler şunlardır:

Atatürk Ve Din
1915 Kanla Yazılan Çanakkale Destanı
Atatürk'ü Atatürk Yapan Neydi?
Kaderin Yeniden Yazıldığı Yer Çanakkale
Türklerin Kültür Kökeni Ve Etnik Yapısı
Türkiye'nin Karanlık Penceresi
Laiklik yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir.
Atatürk Arapça bilgisi bir hayli yüksek olan bir insandı. Hem Arap dilini hem Kur'an dilini gördüğü eğitim ve okuduğu kitaplar sayesinde oldukça iyi biliyordu.
Atatürk'e zaman zaman yalakalık ve şirin görünmek amacıyla ona kendi başarısı ve peygamberin başarısı arasında kıyaslamalar yaptırmak istemişlerdir. Bunları çok iyi bilen Atatürk, mütevazılığını her fırsatta korumuş bunu yaparken Peygamber'e olan sonsuz hürmetini de şu sözlerle dile getirmiştir:
" O, Allah'ın birincisi ve en büyük kuludur. Onun izinde bu gün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir; fakat O sonsuza kadar ölümsüzdür."
Atatürk'ü din anlayışını ve bu konuda milletinin hurafelerden uzak gerçek bir iman sahibi olması gayretlerini anlamayanlar bu gün olduğu gibi onun döneminde de mevcuttur.
....O'nun peygamberliği kadar, büyük askeri dehasına hayran olan eşsiz Sakarya Galibi, Bedir Galibini göklere çıkarırken O'nun Hak Peygamber olduğundan şüphe edenler, şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar, diye heyecanlandı. Ata'nın son sözü şu olmuştu:
-Hz. Muhammed (s.a.v)'in bir avuç imanlı müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir meydan muharebesinde kazandığı zafer, fani insanların karı değildir. O'nun Peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır."
Atatürk hiçbir zaman " çağdaşlaşma ve medenileşme" adına din aleyhine konuşmamış ve olumsuz bir davranışta bulunmamıştır.
- Şu halde yeni Türkiye'nin siyasetinde dine aykırı olmayacak demek?
Bu soruya Atatürk şu cevabı veriyor:
-Siyasetimiz dine aykırı olmak şöyle dursun, din bakımından eksik bile hissediyoruz.
Yeni kurulan Genç Türkiye'de Atatürk şu gerçeği görmüştü. 1923 yılına kadar camilerde okunan ve halkı bilinçlendirmek için yapılan hutbeler Arapça okunurdu. Anadolu'daki Türk halkı tamamı Arapça olan bu hutbelerden bir şey anlamıyor, sadece başını önüne eğip dinliyordu. Bu durum hutbenin amacına da uygun değildi. Ortadaki yanlışlığı düzeltmek ve düzenlemenin nasıl yarar getireceğini göstermek için Balıkesir'de Zağanos Paşa Camiinde 7 Kasım 1923 tarihinde öğle namazını kılmış, okunan mevlidden sonra bizzat kendisi bir hutbe irad etmiştir.
Eser bir çok kaynaktan yararlanılarak kaleme alınmış, kısa olması dışında Mustafa Kemal Atatürk'ü yakından tanımamıza sebep olacak niteliklere sahip...

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve dünyadaki bir çok insanın hayran olduğu devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı hakkında yerli ve yabancı kaynaklar ile beraber, yakın çevresindeki insanların onun hakkındaki görüşleri ile beraber kendi el yazmalarından da faydalanılarak yazılmış olan bu kitap, bilmediğim bir çok detayı net ve anlaşılır bir şekilde önüme serdi...

Atatürk, ülkemizde belki de en çok haksızlığa uğramış olan liderdir.Onu anlamaya çalışmaktan ziyade, sevenleri kendince, sevmeyenleri de yine kendilerince onun kişiliğine zarar vermişlerdir. Oysa o bu memleketi küllerinin arasından yeniden inşa etmiştir. İster inançlı olsun ister olmasın o bu ülkenin kurucusudur. Yaptığı inkılaplar ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, o bu millete ve bu topraklara herkesten daha çok değer vermiştir...

Eser, Atatürk'ün inançlı olduğunu cuma namazlarına ve özellikle Kuran dinletilerine çok değer verdiğini kaynaklara dayandırarak yazıyor...

1908 yılında Mason localarını ziyaret ettiği ve 1925 yılında kendisine fahri başkanlık sunulduğunu onları takip edip kapattırdığı da detaylı bir şekilde anlatılmış...

İncelememi, Atatürk'ün sözleri ile bitirmek istiyorum ve onu saygı ve rahmetle anıyorum..

" İnsan yaşayışını düzenleyen temel kurallar hepimizce bilindiği üzere yüce Kur'an'daki yazılı buyruklardır. İnsanlara doğruluğun özünü vermiş olan dinimiz son dindir. Kusursuz ve en mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa ve gerçeklere uygun düşmemiş olsaydı, bununla diğer tabiat kanunları arasında çelişki olması gerekirdi. Çünkü bütün bu mevcut kanunları yapan Allah'tır."
Mehmet Işık, geçmiş tarihimizdeki bir konu veya dönemi işlerken belgelerini de beraberinde sunması kitaba belgesel havası vermiş. Tavsiye ederim.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Gayet akıcı ve sürükleyici bir politik kurgu roman. Yazar ermeni meselesine çok ilginç yaklaşmış. İlgisini çeken herkesin okumasını tavsiye ederim.
Mehmet İşık'tan güzel bir eser daha.
Yalnız bir eleştirim olacak. Çalışmaya saygı duymakla beraber, eğlence ve düğünlerde harcanan paralarla, görevlilere verilen ödenekleri bilmek pek bir şey ifade etmiyor, zira verilen para ile neler satın alınabileceği konusu belirsiz.
Teşkilatı mahsusa uyanıyor kitabının devamı olan bu kitap ilki kadar heyecanlı bir roman.Karakterimiz ajan Ayaz Erdem ilk seriye göre daha aktif. İlk seriyi okuyanlar bu seriye devam etsin derim.
Birkaç gün önce okumama rağmen hâlâ etkisi altındayım. Tek hayatı anlatan birkaç başlıklı bu kitap ; etkileyici anlatımı ve 'lafın yerine oturması ' olarak tabir ettiğimiz lafları ile fazlasıyla kendine bağlayıcı bir kitap . kesinlikle önerilir.
Çanakkale Muharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı, üç kez ve kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu(Atatürk) bulunmuş olsaydı, bu gün tarih, bir Çanakkale Savaşı yerine, karaya ayak basmasıyla beraber, akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi.
M.Şevki Yazman
Yazarımız Mehmet Işık Maraşlı ve bu kitap da Maraş /Elbistan civarında hüküm sürmüş olan, Oğuzların Bozok koluna mensup Dulkadiroğulları Beyliğinin son hükümdarı olan Şehsuvaroğlu Ali Bey'i ve dönemini konu alıyor. Kitap roman olması dolayısıyla gayet akıcı ve sürükleyici bir şekilde ilerliyor. Yazarın okuduğum 5.kitabı ve diğer kitapları gibi bunu da herkese tavsiye ederim. 310 sayfalık bir kitap ve öğlen başladım okumaya ve bitti aynı gün içinde 🤗 Dönemin entrikalarına oldukça güzel bir üslupla değinilmiş. Yavuz Sultan Selim'in sırdaşı olan Şehsuvaroğlu Ali Bey, Yavuz öldükten sonra araya entrikalar girmesi dolayısı ile Kanuni ile aralarında aynı muhabbet, aynı sıcaklık olmuyor. Ve sonrasında oğulları ile beraber öldürülüyor. Velhasıl herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim 🤗
Bu zamana kadar tarih üzerine okuduğum eennn mükemmel kitaplardan biri diyebilirim.
Sultan 2. Abdulhamid hakkında öğrenmek istediğiniz her şey kitabın içinde mükemmel bir akıcılıkla verilmiş. Kitabı okurken tek bir sayfasında bile sıkılmayacağınıza garanti verebilirim.

Saltanatı öncesi Osmanlı'nın durumu, sehzadelik yılları, saltanatının ilk dönemleri, dönemindeki siyasi ve askeri gelişmeler, Abdülhamit'i tahttan indirme teşebbüsleri, darbe girişimleri, suikast girişimi, Hafiye Teşkilatı'nın kuruluşu, önemi, Ermeni meselesi, azınlıklar meselesi, Kızıl Sultan ifadesini kimlerin hangi sebeple çıkardığı, meşrutiyetin ilanı, sürgün yılları, vefatı.... Ve daha birçok şey...

Osmanlı Tarihinin en beğendiğim padişahı Abdülhamid olmasından dolayı, kitabı okumaya büyük bir sevgiyle başladım, ki yazarımız Mehmet Işık bir önceki okuduğum kitap ona aitti, çok iyi bir kalemi olduğunu tekrar dile getirmek istiyorum.
Kitabın önsözünde yazar "Lakin peşinen belirtmek isterim ki amaç çok okunmak, kitabın çok satılmasını sağlamak asla değildir. Gaye, ecdada vefa borcunu ödemeye çalışmak..." Bu yazıyı görünce daha da bir severek devam ettim açıkçası.

Öncelikle Abdülhamit'ten birkaç önceki padişahlardan söz ederek başlıyor yazar anlatmaya. Sultan Abdülaziz'i tahttan indirip yerine psikolojik bunalımda olan ve masonlarla işbirliği içerisinde olan Sultan 5.Murat'ın tahta çıkarılması, onun 3 aylık saltanatı, daha sonra hastalığı nedeniyle tahttan indirilip yerine Sultan 2. Abdülhamid'i padişah yapmaları, ki Abdülhamid'i meşrutiyeti ilan etme şartıyla padişah yapıyorlar. (Başını Mithat Paşa'nın çektiği, Namık Kemal gibi bilindik şahıslarında içinde olduğu Genç Osmanlılar Cemiyeti yapıyor bunu )
Abdülhamid saltanatının ilk dönemlerinde herkesle iyi geçinen (ki özellikle Genç Osmanlılarla) bir siyaset gütmüştür. Onların arzuları üzerine Kanuni Esasi'yi ilan etmiştir. Yine sadrazamlığa Genç Osmanlılardan birilerini getirmiştir. Genç Osmanlılarla iyi geçinirken halkın da desteğini almak için çaba sarf etmiştir. Lakin kitabın güzelliği şurda, Abdülhamit'in keskin zekasından bahsediyor, aslında Genç Osmanlılarla iyi geçinirken onları kendi aralarında birbirlerine düşürmesi üzerine yaptığı mükemmel eylemleri.
Kitabın bir diğer beğendiğim yanı ise şu, yazar tarafsız bir yazar, insancıl bir yazar, her türlü görüşe saygılı bir yazar olduğunu nerdeyse her sayfada belli ediyor. Şöyle ki, ne Genç Osmanlılar hakkında ne Padişahlar hakkında ne İttihat ve Terakkiciler hakkında kötü hiçbir yorum yapmıyor. Tarihi olduğu gibi akıcı bir şekilde anlatıyor bize. Aralarda Dikkat! diye başlık atarak konu hakkında kendi görüşlerine yer veriyor ve kitabın en beğendiğim bölümleri dikkat yazan kısımlar. Emperyalist Devletler hakkında (ki özellikle İngiltere) onların gerçek yüzünü açık bir dille sunuyor bize.
Kitabın incelemesi değilde özeti olsaydı burası, 240 sayfalık kitaptan 200 sayfalık özet çıkartır yazardım buraya, tabi yine yazılır ama ben biraz üşengecim:) yani şiddetle ama büyük bir şiddetle tavsiye ediyorum kitabı. Şunu da eklemeden bitirmek istemiyorum. 200.sayfada bir dikkat bölümünde hem Abdülhamitin yaptığı güzel işlerden bahsediyor, hem Enver Paşa'nın güzel icraatlarından, hem Mustafa Kemal'in hem de Sultan Vahdettin'in devlet için yaptığı fedakarlıklardan bahsediyor. Ve altına şunu yazıyor
" Bu tarih bizim tarihimizdir. Iyisiyle kötüsüyle hepimizin tarihidir. Hakaret etmek, küfürler savurmak bugüne bir fayda sağlamadığı gibi farklı düşünen insanlar arasında kardeşlik bağlarını zayıflatır. "
Yani şunu çok güzel bir şekilde açıklıyor bize yazar, Abdülhamit'i sevmek İttihatçılara düşman olmanızı gerektirmez, keza Mustafa Kemal'i sevmek Vahdettin'e vatan haini demenizi gerektirmez. Hepsini sevmek zorunda değilsiniz ama iyisiyle kötüsüyle bu tarih bizim tarihimiz..
Ve son olarak 2.meşrutiyetin aslında Abdülhamit'in sonu olduğu ve aynı zamanda Osmanlı'nın da sonu olduğu düşüncesi beynimize yerleşiyor.
Kitap hakkında olumsuz hiçbir eleştirim yok ve dediğim gibi akıcı, sade bir dille yazılmış. Herkese ama herkese okumalarını tavsiye ederim. Abdulhamid üzerine okuduğum en güzel ve en verimli kitaptı. Tekrar tekrar okumak isteyeceğim bir kitap. Herkese keyifli okumalar dilerim...)
ilk kitaba göre daha akıcı ve etkileyici bir roman. karakterler daha renkli. zevkle okunacak bir roman. günümüzdeki politik ve siyasi konulu dizilerle benzerlikler var. kitapta devlet-i ebed müddetin izlerine rastlanıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Işık
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye, 1982
1982 Kahramanmaraş doğumlu olan yazar Mehmet Işık ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 2000 yılında ODTÜ'deki eğitimini yarıda bırakıp bir yıl sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne girdi. Aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesinde çift ana dal programından yararlanarak Sınıf Öğretmenliği bölümünü bitirdi. 2005 yılında dereceyle mezun oldu.Yazar aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde eğitim bilimleri alanında mastır yaptı. Şu anda özel bir eğitim kurumunda Tarih Dersleri vermektedir. Yazarın akademik olarak hazırladığı ÖSS ve OKS sınavlarıyla ilgili eserleri bulunmaktadır. Yazar birçok dergi ve gazeteye LGS-SBS yayınları hazırlamaktadır. Yazarın tarihi araştırmalara dayalı eserleri bulunmaktadır. Bu eserler şunlardır:

Atatürk Ve Din
1915 Kanla Yazılan Çanakkale Destanı
Atatürk'ü Atatürk Yapan Neydi?
Kaderin Yeniden Yazıldığı Yer Çanakkale
Türklerin Kültür Kökeni Ve Etnik Yapısı
Türkiye'nin Karanlık Penceresi

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 88 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 88 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.