Mehmet Murat Somer

Mehmet Murat Somer

Yazar
7.5/10
59 Kişi
·
182
Okunma
·
11
Beğeni
·
1273
Gösterim
Adı:
Mehmet Murat Somer
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1959
1959 Ankara doğumlu Mehmet Murat Somer, ODTÜ'de mühendislik eğitimi aldı. Kısa süre mühendis, uzun zaman bankacı olarak çalıştı. 1994 yılından bu yana kurumlara yönetim ve bireysel gelişim eğitimleri veriyor ve yönetim danışmanlığı yapıyor. Tamamı ısmarlama sinema filmi ve TV dizi senaryoları yazdı, gazete ve dergilerde klasik müzik eleştirileri yayımlandı.
Paranoya faydalıdır, temkinli yaşamayı sağlar. Bugüne kadar zararını görmedim. Belli bir doz paranoyası olmayan insanlardan nefret ederim. Nedir o gereksiz rahatlık, genişlik? Çok saçma bulurum. İnsanın hayatta bazı şeylere kuşkuyla yaklaşması sağlıklıdır. Hem zaten birazcık bile niyet olunca kuşkulanacak, kaygılanacak ne çok şey vardır aslında.
Yalvaranı sevmem, sevemem. Erkeklerin gururlu olanını severim. Askıntı tarzını değil. Çok istiyorsa kolumdan çeker, sürükleyip istediğini elde ederdi.
Beklemeyi sevmem. Gerginlik yapıyor. Beklerken ne yapacağımı şaşırırım. Hangi işe başlasam yarım kalacak gibi gelir. Oturup bekleyince de zaman daha bir geçmez olur. Yani beklemek benim için tam bir çıkmazdır.
184 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Dikkat spoiler içerir.
Deniz kuvvetleri bünyesinde çalışan amiral Bülent Ali Gedikli, sosyete pezevenki olarak bilinen eski arkadaşı Mustafa Onur'dan Abant gölü yakınındaki bir çalıştay sırasında eğlenmek için yakışıklı erkekler ister. Albay Sencer, Kenan, Tuğrul da general gibi eşcinsel eğilimi olan askerlerdir ve gelen çocuklarla eğlenirler. Amiral bir bale hastasıdır ve o gün Pembe bir tütü giyerek daha ederken ölür. Odadaki askerler olayı örtbas etmeye çalışır ama Tuna olayı gizlice videoya çekip basından Selim adındaki arkadaşına gönderir. Demir lady Firdevs'in kanalında çalışan Selim sayesinde gece haberlerine girer. Bu arada Bolu savcısı olan ve abisi irtica yüzünden ordudan atıldığı için askerî sevmeyen Ahmet Kartal intikam için hemen soruşturma başlatır. Olaylar basında ve internette büyüyünce diğer albay Sencer de intihar eder. İş çığrından çıkmıştır. Genelkurmay ve istihbarat acilen toplanır. Acaba bu toplantıdan ne gibi bir karar çıkacaktır? Video silinecek midir? Ekibin başına ne gelecektir? Ordunun onuru nasıl kurtulacaktır? Keyifle bir solukta okunan bir roman.
318 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kesinlikle okunmalı, yer yer gülmeli.. Kitapta travestilerin yaşamına şahit oluyorsunuz. Agatha Christie kitaplarını aratmayacak bir Türk polisiyesi. Kitap bittiğinde Mehmet Murat Somer’in diğer kitaplarınıda okumak isteyeceksiniz.
296 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ajda’nın elmasları nerede? Doktor ölüyor, ölecek denilen adam neden ölmüyor? Gıcık komşuyu kim öldürdü? Yine şahane bir Mehmet Murat Somer polisiyesi.. Bir kitap polisiye kategorisinde olup nasıl bu kadar güldürebiliyor?
285 syf.
·2 günde·10/10
Kitap biter bitmez yazmak istedim. Bazı kitaplar lezzetlidir. Tadına doyulmaz. İşte buda öyle. Kitap daha bitmeden yazarın diğer kitaplarını almak için yola düştüm. Sonunda şok olacağınız şok olurken gözlerinizin dolacağı çok güzel bir kitaptı.
184 syf.
·Beğendi·10/10
Bitti !!!

Evli ve çocuklu bir amiralin bir otel odasında ‘ açıklanması zor şartlar altında’ aniden ölümü, o geceden basına sızan ama bir süre sonra Türk silahlı kuvvetlerinin adına leke gelmesin diye kaldırılan bir video, video sonrası bir anda bütün orduyu, politikacıları, basını ve giderek ülkenin genelini ilgilendiren bir sorun haline dönüşen olaylar.

Yazarın sansürsüz bu kadar cesur bir kitap yazmasına gerçekten hayran kaldım. Ne kadar kurgu da olsa, kitapta yazılanlar gerçekten fazla ilginçti. Zaten bir günde hatta bir çırpıda okudum. Çok beğendim herkese tavsiye ederim. 10/10
293 syf.
Osman Aysu, Celil Oker, Necati Göksel gibi polisiye macera yazarları arasında benim için Mehmet Murat Somer'de hatırı sayılırlardan biridir. Romanlarındaki ana karakter olarak uçlarda yaşaması ve Türk toplumuna ters düşen tarzı ile tüm bu engelleri aşıp keyifli maceralar dizisi yaratmıştır. Audrey Hepburn takıntılı ana karakter bana göre çok iyi kurgulanmış. Gerek yaşam tarzını yansıtırken ki olgun davranışı, gerek erkek kişiliğine perçinlenmiş yakın dövüş sanatlarındaki becerisi ile değme dedektiflere taş çıkartıyor. Farklı hayatları, farklı çıkarımlar adına irdelerken ben keyif alarak okudum.
293 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Peruklu cinayetler
Mehmet murat somer
Eczacılık yapan bir adamın cinayetiyle başlıyor kitap ve onu, benzer şekilde işlenen cinayetler takip ediyor. Kurgu, olay örgüsü, cinayetlerin birbiri ile bağlantısı çok güzel aktarılmış. Çok keyifle ve heyecanla okutuyor kendini.aslında çok çabuk okunan nitelikte fakat ben baş karakterin maceralarını zamana yayarak tüketiyorum.Hop-Çiki-Yaya'lar sadece olay örgüsü, temposu, vb. için okunmuyor. Yaratılan atmosfer, diyaloglar, ilginç pek çok detay size keyifli anlar yaşatıyor ve yer yer öğretici boyutlara ulaşıyor.baş karakterin çevresinde niye olaylar oluyor, niye cinayetler dönüp dolaşıp onu buluyor gibi noktalara takılmadığınız sürece eğlenceli, hızlı okunan, kurgusunda takılacak bir eksiklik pek bulunmayan en azından benim farketmediğim keyifli zaman geçirecek nitelikte bir kitap peruklu cinayetler.
Hem gece klübü sahibi, hem bilgisayar canavarı, Audrey Hepburn takıntılı yakışıklı bir travestinin başrolünde olduğu Hop-Çiki-Yaya'lar serisinin son kitabı olan peruklu cinayetleri kafa dağıtmaya,gülümseye sebep olmasına ve gizem öğesini sonuna kadar korumasından ötürü tavsiye ederim.
Polisiye roman okumamış olanlar bu seri ile başlayabilir.
Edebiyat dalının en kolay görünen fakat kurgu ve takip açısından zor olan bu dalı çoğu yazar maalesef eline yüzüne bulaştırır. Benim peruklu cinayetleri okumaktaki amacım itiraf ediyorum tamamen kafa dağıtmaktı.iyi de yapmışım çünkü mehmet murat somer çok çok iyi bir iş kotarmış. Kitapta polis sevicilik yok,dedeklifcilik oynamak hiç yok
Bohem,burjuva bir tat ve üst perdeden ironik yer yer göndermeli klasikten uzak yer altı ,modern bir çizgi var.
Kitaptan bir alıntı okuyacak olana fikir verebilir

"Samsun gariptir. Yukarıdan aşağıya Türkiyeyi ortadan kesecek bir çizgi çizseniz tam üstüne denk gelir ama uzaktır her yere..her yere uzaktır..

Keyifli okumalar

Gürbüz DENİZ
254 syf.
·9/10
Polisiye roman sevmeyen biri misiniz? Peki, polisiyeyi komedi tadında almak istemez misiniz? İçinde kahkaha bile attıracak replikler barındıran, zekice kurgulanmış bir hikaye serisinin ilk kitabı. Oldukça beğendim. Serinin tüm kitaplarını okuma kararı veridirdi.
Öncelikle ana karakter travesti bir amatör dedektif;geceleri ise bir kulübün işletmeciliği yapıyor. Çözmeye çalıştığı cinayetler de oldukça ilginçler,en az çözülme yöntemleri kadar. Gerisi sizin keyif almanıza orantılanacaktir. Bir solukta olunacağına eminim.
272 syf.
·6/10
Sahaftan aldığım bir kitaptı ve oradaki kadın, kitabın çok iyi olduğunu, bayıldığını söylemişti. Bende ‘evet, işte polisiye okuyup istediğim aksiyona kavuşacağım.’ diye düşündüm, tabii ki de yanıldım.

Kitap çok basitti. Baya basit. Yani çerezlikti.
Hızlıca okunuyor ama size bir şey katmıyor. Okumasam da olurmuş yani.

Konusu; Buse ya da nüfusa kayıtlı ismiyle Fevzi, önemli birisiyle yaşadığı uzun bir beraberlik sonucunda çekilen fotoğrafları ve yollanan mektupları saklıyor. Mektup ve fotoğrafların peşine düşen karanlık kişiler tarafından öldürüldüğünde, Buse’nin çalıştığı kulüpte patronluk yapan kişi (baş karakterin ismi kitapta hiç geçmiyordu bu da beni baya şaşırttı) cinayeti aydınlatmak, mektuplara ve fotoğraflara herkesten önce ulaşmak ve Buse’nin annesini korumak için kendisini ortaya atıyor.

Kitabın arkasında İstanbul’un Miss Marple’ı dese de alakası yoktu. Baya güldürdü bu yorum beni. Baş karakterimizden zeki adımlar bekliyordum, bir şeyler yapması ipucu bulmasını cinayeti çözmesini ama hiçbirini yapmadı. Sadece normal bir şekilde davrandı. Gerçek bir polisiye kitabının bana hissettirmesi gereken hiçbir şey yoktu bu kitapta. Her şey kendi kendine çözüldü ve bana normal bir polisiye kitabında olması gereken zevki vermedi.

Büyük bir beklentiyle başlamanızı önermem. Hop Çiki Yaya adlı serinin kitaplarından biriymiş, bu seriden başka bir kitap okumayı düşünmüyorum.
184 syf.
·10 günde·10/10
O kadar sağlam ve gerçekçi bir kurgusu var ki durup durup acaba gerçekten olmuş olabilir mi diye düşündüm.
El altından dolaştırılan videolar - olayı örtbas etmeye çalışan medya patronları - "üzüntülerini dile getiren" devlet büyükleri...

Aslında bir çok olayda bunun benzerlerini yaşıyoruz. Pembe tütülü bir amiral işin sadece süsü.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Murat Somer
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1959
1959 Ankara doğumlu Mehmet Murat Somer, ODTÜ'de mühendislik eğitimi aldı. Kısa süre mühendis, uzun zaman bankacı olarak çalıştı. 1994 yılından bu yana kurumlara yönetim ve bireysel gelişim eğitimleri veriyor ve yönetim danışmanlığı yapıyor. Tamamı ısmarlama sinema filmi ve TV dizi senaryoları yazdı, gazete ve dergilerde klasik müzik eleştirileri yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 182 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 62 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.