Mehmet Ercan

Mehmet Ercan

Yazar
7.9/10
110 Kişi
·
383
Okunma
·
59
Beğeni
·
16067
Gösterim
Adı:
Mehmet Ercan
Unvan:
Türk Şair, Radyo Programcısı
Doğum:
Kızıltepe,mardin, 22 Ekim 1978
22 Ekim 1978 tarihinde Mardin Kızıltepe’de açmışım gözlerimi. Aslında çocuk denilecek yaşlarda kafama koymuştum mikrofonla haşir-neşir olmam gerektiğini.

Lakin bunu yakınlarımın da kafasına koymakta biraz zorlanmadım değil. 1994 yılı başlarında, küçük hayallerle yaşanılmayacak kadar büyük olan İstanbul’da, o güne dek dışıma kapanmış ve içime açılmış olduğumu da fark edince, “içim dışıma çıksın isteğiyle”, “söyleyeceklerim var” diyerek kendimi mikrofon başında buldum…

Hayata dair görüp algıladıklarımı, Radyo 7 mikrofonu aracılığıyla duyurmanın hazzını yaşamaya devam ediyorum… Hafta içi her gün saat 22:00'da ve Cumartesi saat 18:00'da Radyo 7'de...
İçim acır diye ben soramadım, bari Sezen’e cevap ver.
“Seni kimler aldı, kimler öpüyor seni?”
Dudağında, dilinde; ellerin izi var.
.

"Elimde değil unutmak" dediğimizde kalbimizin sesidir dile gelen. Akıl kalbe unutması için baskı uygular fakat kalp unutmaz. Çünkü tam unuttum derken, bir şarkı çalar, biri onun gibi güler, biri onun gibi kokarak yanımızdan geçer.

.
.


Sana atan kalbimden seni atmaya,
seni düşünmekten nasır tutan aklımı haksız çıkarmaya
kaç gece harcadım haberin yok !


.
.

Önceleri "keşke yaşasam" dediğin bir duygu yaşamış,
sonraları "keşke yaşamasaydım" pişmanlığına sürüklenmişsindir.
Ki fikrimi soracak olursan;

beter ol !

.
.


Bitmez dediğin bitiyor, olmaz dediğin oluyor.
Gün geliyor, bırak sevdiğine yetmeyi,
insan kendisine bile kalmıyor.


.
.


Gecende uykun eksilir, gününde halin.
Göğsünde nefesin yarım kalır, gözünde bakışın.


.
248 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"İşte geldim. Bundan sonra beni sen yaz diye dilenmeye geldim. Bir telinden tutunmaya hazır olduğum saçlarınla tel tel tut beni diye geldim..."
168 syf.
·5 günde·10/10
Hiç bir alfabe,insanın duygularını anlatacak kadar harfi bardındırmaz içinde. ''N'olsun işte'' der susarsın. ''İyilik işte der, anlatamazsın kötü olduğunu.
Tamda böyle bir hayatın içinde bulunduğumuz, aslında içinde yaşadıklarımızı bir kitap haline getir deselerdi çıkabilecek sonucun da bu kitapdan başkası olmayacağını bilmek ayrı bir haz vermekte. içinde çokça ayrılık birazda mutlu olma Sebebi barındıran aslında mutlulukla ayrılığı en çokda hüznü bir kefeye koyma ihtimali bile bulamayanların hüznünü saklayacakları nice yer olduğunu belli etmekte.
Onca yaşanmışlıklara Rağmen sadece ''Gidiyorum'' kelimesine karşılık alınmış bir '' Tamam '', ayrılığın belkide en ruhsuz evresi olmuştur. Yada,
Ayrılmak isteyen birinin saydığı onca nedenden sonra Sevdiğinin gözlerinin içine bakıp bir şans daha versen bize sorusuna karşılık verilen ''Değil bir şans ben sana canımı bile veririm'' cümlesinde ayrılığın aslında ne kadar aşktan uzak olduğunu anlatmakta.
Aşk denilen duygunun adını duymuşluğum vardı ve nihayet ''sen'' diye görünmüştü aşk,yüzükoyun vurulmuştum.
Bana biçilen rolde yaşamaya çalışırken hayatımı ''Beni artık sen yaz '' diye eline tutuşturmuş gibiydin kalemimi
'' Sen yaz beni,yeni biz isimle çağır beni,diline hangi isim yakışıyorsa, o olsun ismim'' der gibi.

Belkide biraz da bu hayatta pek bulamayacağımız Muzaffer Abiler gibi bir hayat yaşama derdine düşmekti en çok yaşamak. Kendi giydiği paltosunu çıkartıp İhtiyacı olana verdikten sonra, kendi kendine ben yarın yenisini bulabilirim belki ama o bulabilirmiydi ? diye sormasıydı onu bu hayatta yaşanır kılan.
Belkide 6 yaşında hasta annesi ile pazarlardan dökülen meyve sebzeleri toplamaya giden Emir gibi bakmalıydık hayata. Annesinin, pazardan dökülen çürük domatesleri elmaları toplarken eline aldığı Elmayı tam ısıracakken annesinin yıkamadan yeme sözünü dinleyen Emir olabilmek. Babam cennette ne yapiyor anne Sorusuna verilecek bir cevap bulamayan annenin çaresizliği, ben çok uslu bir çocuk oldum dimi anne hiç kimsenin camını kırmadım demesine karşılık ne cam kır ne can işte ozaman iyi bir çocuk olursun demesiydi...

Nice hayatlar içinde barındırdığı nice güzel,acıklı hikayeler.Gözyaşının her çeşidiyle mutluluğun her çeşidiyle acının her çeşidiyle imtihan halinde olan insanın kendi payına düşeni kaderine yazılana razı gelmesiydi asıl yaşamak.

Ne olursa olsun hiç birşeye geç kalmayın yazarın dili ile 'kimseyi çok sevmeyin' çünkü yaşamak gibi ölümde hak Kavuşmak gibi ayrılıkta hak. Ederi kadar sevin yeteri kadar biriktirmeyin heybenizde aşkı o gün ne kadar sevgiye aşka ihtiyacınız varsa o an yaşayın. ne sözleriniz kalsın dilinizin ardında yarına söylenecek nede söyleyemedikleriniz. Söyleyin belki yarın olur ama siz olmazsınız. Belki yarın olur ama söyleyecek birini bulamazsınız.
Geç kalmamak dileği ile
Geç bırakmamak dileği ile
Geç Yaşamamak dileği ile...
32 syf.
·Beğendi·9/10
Kelimelerle dans eden bir yazar. Okudukça şiirlerini kendimi git gide tesiri altında vedim. Aşk şiirleri sevenler bu kitabı muhakkak okumalı. Beğeneceksiniz, eminim :)
Bu tarz yazılan kitaplar arasında yazılmış en iyi kitaplardan biri, kelimelerle çok güzel oynanmış. Aşk'a dair yaşanmış izler var herkese dair bi parça...
32 syf.
·1/10
Facebook ve twitterda bolca ileti paylaşmanızı sağlayan kitap. Aldığıma pişman oldum. Sayfası varmış herkes birer satır paylaşıyor zaten. Kitabı okumuş kadar oluyorsunuz.
168 syf.
·4 günde·2/10
Öğrencimin hediye olarak aldığı bir kitaptı. Bşr daha yazarın kitaplarını okur musunuz diye sorarsanız asla okumam. Bana göre çok basit cümleler vardı ve beni etkileyen hiçbir yanı olmadı. Ama şöyle bir şey var lisedeki öğrencilerin çoğunun beğenerek okuduğu kitaplar arasındadır kesinlikle.
248 syf.
·1 günde·9/10
Gün Boyu elimden bırakamadığım Bir Mehmet Ercan eseri ikinci Okuyuşum ve diğer kitapları gibi çok Güzel En çokta Kalbi ateşe düşen dönüpte ateşi tarif edemez sözünü begendim
248 syf.
·6/10
kitap bir hediye olarak geldi. kitabın dini oldugunu biliyordum.ancak kitap iyi ilerlemesine rağmen bazen tekrar etmesi sıkması ve bayıyıyordu.kitap çok çok çok geç açıldı yani son sayfalarına yakın açıldı dinen içkiyi dışarıyı boş boş betimlemek yerine bence daha erken dini acıp daha yoğuınlaştırabilirdi yazar. ancak deli hikmet ve diğer kişilerle oturması zamanları geçirmesi çok daha güzeldi kalan kurgudan..
32 syf.
·Beğendi·10/10
Yorgunluğun üstüne zihni dinlendirecek , İçeriğinden duvar yazıları, mesajlar çıkarılabilecek bir kitap.
32 syf.
·Beğendi·10/10
Yazarın felsefesi herseyi ince düşünme si benim cok hosuma gitti, icindeki herbir sözün anlamı var bence
"Her çocuk hazırlıksız yakalanır bence anne ve babasının ölümüne"

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Ercan
Unvan:
Türk Şair, Radyo Programcısı
Doğum:
Kızıltepe,mardin, 22 Ekim 1978
22 Ekim 1978 tarihinde Mardin Kızıltepe’de açmışım gözlerimi. Aslında çocuk denilecek yaşlarda kafama koymuştum mikrofonla haşir-neşir olmam gerektiğini.

Lakin bunu yakınlarımın da kafasına koymakta biraz zorlanmadım değil. 1994 yılı başlarında, küçük hayallerle yaşanılmayacak kadar büyük olan İstanbul’da, o güne dek dışıma kapanmış ve içime açılmış olduğumu da fark edince, “içim dışıma çıksın isteğiyle”, “söyleyeceklerim var” diyerek kendimi mikrofon başında buldum…

Hayata dair görüp algıladıklarımı, Radyo 7 mikrofonu aracılığıyla duyurmanın hazzını yaşamaya devam ediyorum… Hafta içi her gün saat 22:00'da ve Cumartesi saat 18:00'da Radyo 7'de...

Yazar istatistikleri

  • 59 okur beğendi.
  • 383 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 225 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları