Melih Cevdet Anday

Melih Cevdet Anday

YazarÇevirmen
8.0/10
96 Kişi
·
314
Okunma
·
169
Beğeni
·
12.276
Gösterim
Adı:
Melih Cevdet Anday
Unvan:
Şair, Tiyatro Oyunu, Roman, Deneme, Makale Yazarı
Doğum:
İstanbul, 13 Mart 1915
Ölüm:
İstanbul, 28 Kasım 2002
Melih Cevdet Anday (13 Mart 1915, İstanbul – 28 Kasım 2002, İstanbul), şair, tiyatro oyunu, roman, deneme, makale yazarı.

Lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı ile Türk şiirindeki yenilenmeyi başlatmıştır. Kolları Bağlı Odysseus ile kendine özgü felsefi şiir akımını başlatmış, Garip Akımı`ndan ayrılmıştır. UNESCO'nun Courrier dergisi, 1971 yılında onu Cervantes, Dante, Tolstoy, Unamuno, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıklamıştır.

Yaşamı
İstanbul'da doğan Melih Cevdet Anday'ın çocukluğu Kadıköy Bahariye'de geçti. Ortaokula kadar İstanbul'da eğitim gördü. Liseyi ise Ankara'da, Gazi Lisesi'nde tamamladı. Lisede okuduğu sırada, Orhan Veli ve Oktay Rifat ile tanıştı.

Liseyi bitirdikten sonra bir süre Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kaydoldu. Ancak Devlet Demiryolları'nda memur olarak çalıştığı için öğrenimine devam edemedi. Çalıştığı kuruluş tarafından sosyoloji öğrenimi görmek için Belçika'ya gönderildi.

Ukde isimli şiiri 1936'da Varlık Dergisi'nde yayımlandı. Bunun ardından şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem, Yön gibi dergilerde yayınlandı. Orhan Veli ve Oktay Rifat ile birlikte 1941 yılında Garip isimli şiir kitabını çıkardı.

Hasan Âli Yücel'in tavsiyesi ile Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü'ne memur olarak atandı. 1946 seçimleriyle birlikte bakanlığın el değiştirmesi sonrasında önce yeniden askere alındı, sonra Konya'ya atandı. Ancak bu atama daha sonra geri alındı. Anday, bir süre sonra bu görevinden ayrılarak İstanbul'a döndü.

1953-1954 yılları arasında Akşam Gazetesi'nin edebiyat ve sanat sayfasını hazırladı. Fikirleri sebebiyle işten çıkarıldı. Doğan Kardeş Yayınları'na geçti ve çeviriler yaptı. Buradaki görevinden de aynı sebeple ayrılmak zorunda kaldı.

1958'den itibaren Tercüman, Büyük Gazete, Yeni Tanin ve İkdam'da kendi adıyla ve çeşitli takma adlarla denemeler ve makaleler yazdı, tefrika romanlar yayınladı. 1960'ta Nadir Nadi'nin desteğiyle Cumhuriyet'te köşe yazıları yazmaya başladı. Bu gazetedeki yazılarını 1997'ye kadar sürdürdü.
1956'da yayınladığı Yanyana isimli şiir kitabı, 142. maddeye aykırı olduğu gerekçesiyle 1964'te yasaklandı. Anday gerek şiir kitaplarıyla, gerekse daha sonraları yöneldiği roman ve tiyatro alanlarındaki yapıtlarıyla birçok ödül aldı.

Anday, İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nde diksiyon, özel bir tiyatro okulunda mitoloji dersleri verdi. 1964-1969 yılları arasında TRT'de yönetim kurulu üyeliği, 1979-1980 yıllarında da Paris'te eğitim müşavirliği görevlerinde bulundu.

Solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi'ne kaldırılan Melih Cevdet Anday, 28 Kasım 2002'de 87 yaşındayken vefat etti. Büyükada mezarlığında toprağa verildi.

Takma Adları
Anday, eserlerinde kendi adı haricinde şu takma adları da kullanmıştır: Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu.
''Bu gece başımı alıp gideceğim, yağmurun bittiği yere..Orayı çocukluğumdan beri merak ediyorum. ''
''İnsanın düşünenleri olmalı;
Merak edenleri,
Hesapsız kitapsız değer verenleri,
Uzakta olunca özleyenleri,
Sesini duyunca sevinenleri olmalı…''
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma
Yalnızlık, gözleri iyi görmeyen yaşlı bir kadının torunu. Güneşlenmeye çıkmışlar el ele.
Melih Cevdet Anday
Sayfa 39 - Adam Yayınları 1.Baskı Mart 1995 / "Yalnızlık" şiirinden
Artık arama o ağaçları 

Altında hiç kimse yok artık 

Yalnız beyaz örtüde gölge ve ışık. 

Bir yanıp bir sönüyoruz.
Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı ile Türk şiirindeki yenilenmeyi başlatan Anday daha sonra Yunan Antik Çağından etkilenip kendine özgür felsefi bir şiir akımı yaratarak Garip Akımıyla yollarını ayırmıştır. Kolları Bağlı Odysseus bu akımın ilk örneklerindendir. Şiirlerinde güçlü imgeleriyle dikkat çeken dönemin en önemli şairlerinden olan Anday'ın bu kitabının son bölümlerinde antik çağın izlerini görmek mümkündür. Ben şahsen ilk okuduğum kitabı yanyanayı daha çok beğenmekle birlikte yine bu kitabında o ilk şiiri olan "Söz'ü" ve bazı şiirlerini çok beğendiğimi söylemek istiyorum. "Söz" şiirinde geçen şu iki mısra insanda nasıl büyük izler bırakabileceğini bu büyük şairin hemen her eserini okumak için ciddi nedendir.

Birdim iki oldum, iki iken bir
Ne yalnızken birim, ne de seninle iki.

Sonuç olarak M. Cevdet Anday'ı Cahit Sıtkı Tarancı kadar çok sevdim. Aynı güçlü imgelemleri görmek hissetmek benim için vazgeçilmez şairlerden olacağının habercisidir. Türk şiirinin önemli şahsiyetlerinden olan Anday'ın bütün eserlerini okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar :)
Üç yazarın Şevket Rado’ya genel olarak iş ile alakalı yazdığı mektupların özgün fotoğraflarıyla sunumuyla oluşmuş bu kitap, 1940’ların edebiyat kişilerini, onların eserlerini anlatıyor.
Şairliklerinin yanısıra çeviri yapıp geçinmeye çalışan, buna karşın edebiyatımıza damga vurmuş bu üç büyük isme biraz daha yakın olmak beni çok mutlu etti.
Kıskandım aynı zamanda... Nasıl bir devir, nasıl bir kuşaktır bu? Birlikte gezip tozan, yiyip içen kişiler o kadar büyük ki birbirlerinden beslenmemeleri etkilenmemeleri mümkün değil...
"İşte gene yollara düştüm
Hem yalnızım, hem değilim."

Kitaba bu mısralarla başlamayı tercih etmiş olan Melih Cevdet Anday, kitabı sadece kendi yazmadığını samimiyetimize güvenerek belirtmiş. Çünkü bu kitabı okurken Macbeth'le, İkarus'la, Timur'la karşılacaksınız. Daha şanslı olanlar, kendini bulacak.

Şair kitabın açıklama bölümünde diyor ki: "Anlam dünyası bomboştur ve orada gözün hiçbir yeri yoktur. Biz bu boşluğu tam öğrenirken kaçırmışızdır. Şimdi şiirle yoklamaya çalışıyoruz onu." İçerisindeki şiirsel düzyazılar tamamen bu doğrultuda yazılmış.

Günümüzde basımı belki yok, lakin toplu şiirler ya da bütün şiirler adı altında basılan kitapları sevmiyorsanız benim gibi, ikinci el olarak sahaflarda denk gelebilirsiniz.
Hazır yiyicilerden oluşan bir konakta, paşa çocukları ve torunları, onların arkadaşları... Bir kaç kuşak üzerinden kesitler verilerek anlatılan ve zaman olarak cumhuriyet dönemine kadar gelen bir roman aylaklar. Bir birinden ilginç karakterleri kurguladığı roman içinde çok güzel yaşatmış yazar. İki bölümden oluşan romanın son bölümü konak sahibesinin torununun günlüğüyle bitiyor ki, romanın ilk bölümündeki kurguya baktığınızda bu durumun sıra dışı bir durum olduğunu söylemek yanlış olmaz ve günlük bölümünde de verilen detaylarla hazır yiyicilerin hayatıyla, aynı zamanda tarihimize de göndermeler mevcut... Karakterler bence çok ilginç, okuyanlar muhakkak seveceklerdir.
Eskisi gibi yaşıyorum
Gezerek, düşünerek..
Yalnız biletsiz biniyorum vapura, trene
Pazarlıksız alış-veriş ediyorum.

Geceleri evimdeyim, rahatım yerinde
(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)
Ah... başımı kaşımak, çiçek koparmak
El sıkmak istiyorum arada bir..

Garip bir şair, garip...
Sızı dolu şiir birikintisiydi okuduğum.Kesinlikle bir kitap değil... Birikinti diyorum çünkü birikmiş sızılar doldurulmuş sayfalara,kelimeler olduğundan farklı bir şekilde yazılmış.Tablo gibi,beste gibi...
Kitabın ismi, konusunu tam olarak anlatıyor. Edebiyatımızda Garipçiler diye tanınan şairlerimiz Orhan Veli, Oktay Rifat ve Melih Cevdet’in, gazeteci-yazar Şevket Rado’ya yazdığı mektuplar toplanmış. Mektupların orijinalleri ve yazarların fotoğraflarıyla kitap zenginleştirilmiş.

Orhan Veli’nin erken ölümüne bir kez daha kahrolduğum, Oktay Rifat’ın şiirlerini merak ettiren, Melih Cevdet’in Şevket Rado’ya en yakın isim olduğunu gözlemlediğim kitabı şairleri tanıyan, seven herkese öneriyorum.

https://suleuzundere.blogspot.com/...y-rifat-horozcu.html
Açıkçası benim şairim değil çok alıntı yapmayı severim ama iki üç mısra hariç bu kitapta pek benlik bir şey yok. Belki de en sevdiğim buydu
Eyaz mı anlattı bunu, Zeid mi? 
Eskiyen söz simya gibidir,
Taş, bakarsın, altın oluverir.
Özdemir Asaf gibi etkilemedi beni. Ayrıca tarihi olaylara da şiirler yazılmış kitapta ramses ile muvattali bulmak hatta kardeş savaşını troyayı görmek enteresan geldi bana
Özgün ve Önemli Bir Şair

Melih Cevdet Anday: Oktay Rifat Horozcu ve Orhan Veli Kanık'la beraber Garip akımı şairidir ilk yıllarda.
Kolları Bağlı Odysseus kitabından sonra Melih Cevdet, siirine mitolojiyi ve felsefik düsünceyi yerlestirir ve çıtayı epey bir yukari taşır. Sair olarak Oktay Rifat ve Orhan Veli'den daha yukarılarda ve onlardan daha yeteneklidir Melih Cevdet Anday.
Çok yönlü bir sairdir. Düsünce insani ve romancidir da ayni zamanda.

Son siirlerine dogru Melih Cevdet tam bir şiir filozofuna ve ermişine dönüşür. Türk edebiyatindaki yeri apayridir.
Turgut Uyar'la beraber en sevdigim ve devamli okudugum, siir yazma sanati adina yeni seyler ögrendigim sairlerdendir.
Denilebilir ki, ortaokuldan beri neredeyse 20 yıldır Melih Cevdet Anday hep okudugum şairlerden oldu ve hala da Anday siirini cözdüm diyemiyorum.
Vaktim olursa Anday siiri ustune yaptigim kapsamli bir incelemeyi buraya da tasımak isterim.
İlk okuma bana ait !

Gilgamiş destanindan esinlenerek yazılan bir şiir kitabıdır. Destani okumadan şiirle anlayacağınız bir şekilde yazılmış.

Iki alıntı dışında etkilendiğim yerleri de var. Ancak onlar özel

Yazarın biyografisi

Adı:
Melih Cevdet Anday
Unvan:
Şair, Tiyatro Oyunu, Roman, Deneme, Makale Yazarı
Doğum:
İstanbul, 13 Mart 1915
Ölüm:
İstanbul, 28 Kasım 2002
Melih Cevdet Anday (13 Mart 1915, İstanbul – 28 Kasım 2002, İstanbul), şair, tiyatro oyunu, roman, deneme, makale yazarı.

Lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı ile Türk şiirindeki yenilenmeyi başlatmıştır. Kolları Bağlı Odysseus ile kendine özgü felsefi şiir akımını başlatmış, Garip Akımı`ndan ayrılmıştır. UNESCO'nun Courrier dergisi, 1971 yılında onu Cervantes, Dante, Tolstoy, Unamuno, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıklamıştır.

Yaşamı
İstanbul'da doğan Melih Cevdet Anday'ın çocukluğu Kadıköy Bahariye'de geçti. Ortaokula kadar İstanbul'da eğitim gördü. Liseyi ise Ankara'da, Gazi Lisesi'nde tamamladı. Lisede okuduğu sırada, Orhan Veli ve Oktay Rifat ile tanıştı.

Liseyi bitirdikten sonra bir süre Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kaydoldu. Ancak Devlet Demiryolları'nda memur olarak çalıştığı için öğrenimine devam edemedi. Çalıştığı kuruluş tarafından sosyoloji öğrenimi görmek için Belçika'ya gönderildi.

Ukde isimli şiiri 1936'da Varlık Dergisi'nde yayımlandı. Bunun ardından şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem, Yön gibi dergilerde yayınlandı. Orhan Veli ve Oktay Rifat ile birlikte 1941 yılında Garip isimli şiir kitabını çıkardı.

Hasan Âli Yücel'in tavsiyesi ile Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü'ne memur olarak atandı. 1946 seçimleriyle birlikte bakanlığın el değiştirmesi sonrasında önce yeniden askere alındı, sonra Konya'ya atandı. Ancak bu atama daha sonra geri alındı. Anday, bir süre sonra bu görevinden ayrılarak İstanbul'a döndü.

1953-1954 yılları arasında Akşam Gazetesi'nin edebiyat ve sanat sayfasını hazırladı. Fikirleri sebebiyle işten çıkarıldı. Doğan Kardeş Yayınları'na geçti ve çeviriler yaptı. Buradaki görevinden de aynı sebeple ayrılmak zorunda kaldı.

1958'den itibaren Tercüman, Büyük Gazete, Yeni Tanin ve İkdam'da kendi adıyla ve çeşitli takma adlarla denemeler ve makaleler yazdı, tefrika romanlar yayınladı. 1960'ta Nadir Nadi'nin desteğiyle Cumhuriyet'te köşe yazıları yazmaya başladı. Bu gazetedeki yazılarını 1997'ye kadar sürdürdü.
1956'da yayınladığı Yanyana isimli şiir kitabı, 142. maddeye aykırı olduğu gerekçesiyle 1964'te yasaklandı. Anday gerek şiir kitaplarıyla, gerekse daha sonraları yöneldiği roman ve tiyatro alanlarındaki yapıtlarıyla birçok ödül aldı.

Anday, İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nde diksiyon, özel bir tiyatro okulunda mitoloji dersleri verdi. 1964-1969 yılları arasında TRT'de yönetim kurulu üyeliği, 1979-1980 yıllarında da Paris'te eğitim müşavirliği görevlerinde bulundu.

Solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi'ne kaldırılan Melih Cevdet Anday, 28 Kasım 2002'de 87 yaşındayken vefat etti. Büyükada mezarlığında toprağa verildi.

Takma Adları
Anday, eserlerinde kendi adı haricinde şu takma adları da kullanmıştır: Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu.

Yazar istatistikleri

  • 169 okur beğendi.
  • 314 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 365 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları