Geri Bildirim
Melissa Landers

Melissa Landers

7.8/10
185 Kişi
·
420
Okunma
·
22
Beğeni
·
2.112
Gösterim
Adı:
Melissa Landers
Unvan:
Öğretmen, Yazar
Melissa Landers diğer dünyaları takip etmeye çalışan eski bir sınıf öğretmeni.
Evli ve üç çocuğu var. O, Loveland kasabasında yaşıyor.
İnsan vücudunda ayıp bir şey yok. Sadece toplum sana utanman gerektiğini öğrettiği için utanıyorsun
Güven sustalı bıçak gibidir.Eğer bunu birine çok hızlı teslim ederseniz sırtınızdan bıçaklanırdınız.
İnsanlar, daha önce kendilerine ait birçok doğa harikasını yok ettikleri gibi bu mağarayı da yok ederlerdi.
"Asla değişmeyeceksin ve asla bir fark yaratmayacaksın. Öldüğünde de kimse seni özlemeyecek çünkü yaşayıp yaşamaman kimsenin umurunda olmayacak."
Basit gerçek şu ki, insanların çoğu mutlak özgürlüğü idare edemiyor, bunu yanlış kullanıyor.
Melissa Landers
Sayfa 299 - GO! Kitap
Çoğu insanın iyilik yapmak için bir sebebe ihtiyacı yoktur.Bende onlardan biriyim...
Adından bu kadar bahsettirdiği için, okuoku alışverişimden, bir risk alarak iki kitabını birden aldığım, "kitap" demeye dilimin varmadığı (çünkü ondan önce okuduğum iğrenç kitaptan -bknz. Psikopat Mafya- sonra 5 puan verdiğim kitaplara artık kitap değil "şey" demeye karar verdim) ve Daemon yanında halt etmiş dedirten bir ana karaktere sahip (bknz. Aelyx etkisi) (gel benim ol bebişim) (fangirl power) (ÇÜNKÜ İKİSİDE UZAYLI) mütişli "şey"
*üstteki paragraftan bir şey anlayanlara bir alkış efekti*
Öhöm, yoruma gelirsek.
Öncelikle kurguya bayıldığımı söylemeliyim. Tamam öyle çok entrikalar falan filan yoktu ve olaylar tahmin edilebilirdi ancak basit şeyler için bile o kadar iyi düşünülmüş ki!
En akla gelebilecek örnek, Aelyx. Çocuğun 4 ayak parmağı var ve göbek deliği yok (ama Cara yinede ÇOK seksi olduğunu söylüyor. Sana katılıyorum tatlım.) Ve bunun sebebi oldukça mantıklı olaylara dayalı. Yazar pekala bunları çocuğun "uzaylı" olmasına bağlayıp konuyu kapatabilirdi ve hiç kimse de kafasına takmazdı çünkü onlar uzaylıydı ancak bunun üzerinde bile çok düşündüğü hemen belli oluyor.
Bir diğeri Aelyx'in gezegeni. Nedense dünyanın da birkaç yüz yıl sonra Aelyx'in gezegeni gibi olacağını düşünüyorum. Yemek yerine hap kullanacağız ve en sevdiğim yiyecek rosto tadındaki şey olacak (evet ismini unuttum) (ayrıca hiç rosto yemedim ama adını duymam yetti. Tadı iğrençtir muhtemelen, pizza hakkında söylediklerinden sonra Cara'ya damak zevki konusunda inanılmaz güveniyorum)
Okuyucunun aklında soru kalmaması için her şey uzun uzun açıklanmış ki bu benim takdir ettiğim şeylerden biri. Dedim ya, yazar her şeyi ayrıntısıyla düşünmüş.
Sevmediğim karakterler sadece iki taneydi. Altta tüm kinimi kusacağım bu yüzden spoiler verebilirim, dikkat.
Birincisi, Tori. O kızı ettiği İspanyolca küfürlerin içinde boğasım var. Bu kadar iğrenç ötesi bir karakter yaratılamazdı heralde. NEFRET ETTİM.
En iyi arkadaş dediğin, arkadaşını en kötü anında sırtından vurmaz. Neymiş efenim, tüm dünya ondan nefret ediyormuş bu yüzden yanında kalamazmış bik bik bik. Yahu kardeşim, aynısı sana olsa Cara asla seni yüz üstü bırakmazdı.
Hadi korktu, korktuğu için bunu yaptı diyelim. Peki Cara'nın eski sevgilisiyle çıkmasını nasıl açıklıyor? "Ya ikimizde üzgündük anlamadık ne olduğunu" falan ayakları. Sen gerçekten Cara'nın arkadaşı olsan böyle bir şeyi yapmazdın. BU KADAR. Kısacası inanılmaz kişiliksiz, iki yüzlü, bencil, hiç kimse umrumda değil havalarında kendini bir b*k zanneden itici karakterin teki. Olmamış. Umarım İşgalci'de çok fazla karşıma çıkmaz çünkü Cara son olaylardan sonra hala onu arkadaşı olarak görüyor, yazık. Canım sana benden tavsiye, o sadece kendini suçlu hissettiği için yaptığı bir hareketti. İki gün sonra seni yine sırtından vuracak, demedi deme.
İkinci sevmediğim karakter Syrena'ydı (ismi bu mu emin değilim, ama Aelyx'in en yakın arkadaşıydı, ev sahibesi sapık olan) Ondan Tori kadar nefret etmiyorum çünkü isyanlarında haklı sebepleri vardı ama nedensizce sempati duymuyorum. Çok benherşeyibilirimsizicahiller tipinde biri.
-nefret kısmı bitti-
Kısacası, okuyun, okutun. Özellikle iğrenç kitap travması yaşıyorsanız ve bu bunalımdan çıkamamışsanız kesinlikel birebir. Tavsiye ederim.
(dipnot: Tori karakterinden bile puan kırmamışsam cidden gideri var)

Dipnot 2: Bu yorum goodreads'a yaptığım yorumdur, orada ciddiyet seviyemi sıfıra indiriyorum, düzenlemeye de vakit bulamadım, zaten şuan bile random atmamak için kendimi zor tutuyorum, böyle birinden ne beklersiniz jhfshsdgs (üzgünüm, engel olamadım fhdgd) (bak yine koydum dghsfsd) (neyse ben gidiyorum dhdfdedjfgd)
Çok güzel bir genç yetişkin kitabı.Bizden çok farklı olmayan uzaylıları konu almış.Yakında ikinci kitabı çıkar.
Bir ara serileri tamamlamadan okumama gibi bir karar almıştım. Bu kitabı okurken bu kararımdan vazgeçtiğimi gururla söylüyorum. Eğer böyle olacağını bilseydim asla serinin kitaplarını temin etmezdim. Harcadığım para sırf alınabilecek güzellikler düşüncesiyle içimi yakarken fuardan eve taşırken çektiğim çile de kendime üzülmeme sebep oluyor. Umarım birisi seriyi almak ister de beni bu azaptan kurtarır.

İlk kitabını bir hayli basit bulsam da nefret etmemiştim ama ikinci kitapta maruz kaldığım mantık dışı tutum beni buna zorladı. Daha doğrusu nefret ettiğim seri değil bu kitapları okuma fikri. Kendime de kızıyorum hatta, yarım bırakmama inadı yüzünden bu eziyeti bana niye yaptın Büşra diye.

Aylar önce kitaba başlayıp 77. sayfada bırakmış -yani daha fazla dayanamamıştım. Şimdi sırf evden giderken ardımda yarım kalmış bir kitap bırakmak istemediğimden kendimi zorladım ve kitabı bitirmeye çalıştım. Bunu yaparken ilginç bir yönteme başvurmak zorunda kaldım. Bu bile başlı başına seriyi almayın deme şeklimdir size. Hala almayı düşünüyorsanız sembolik bir ücret ya da minik bir kitap hediyesi karşılığı seve seve size verebilirim seriyi. Arkadaşlar, ben bu kitabı okurken beynimi sessize almak zorunda kaldım. Ona sus, sen karışma, Lehirliler böyle diye diye ağzını kapattım ve geleneksel eğitim anlayışına bağlı bir öğretmen edasıyla zavallı, biricik beynime eziyet ettim. Çünkü kendisi bu zulme dayanamıyordu.

Uzaya, başka uzaylılar tarafından bırakıldığı iddia edilen eski bir insan ırkı olan uzaylılar/Lehirliler? Bir iki kelam ile kendince bir Lehirce oluşturan yazar? (Orijinalinde Lehirce söylenen cümleler var mı bilmiyorum tabii.) Bir erkek uğruna dünyayı bırakıp koloniye yerleşmeyi düşünen akıl küpü bir kız? Orada kıza çamur banyosu yaparak onu arasına kabul eden üstün teknoloji ve zekaya sahip bir ırk? (Arkadaşlar, bağnaz inançlar nasıl oluyor da duygudan yoksun ve IQ seviyesi bir hayli yüksek bir toplum tarafından kabul ediliyor? Lütfen beni aydınlatın.) Kızını uzaya, hacı uzay bak, gönderen ve sadece ağlayıp eve köpek alarak avunan aile? (Çok güçlü sevgi bağları olan aile?) Arkadaşının sevgilisi ile yasak aşk yaşayan gerçek dost? Onu özür bile dilemeden affeden akıllı bir genç kız? (Kitapta sürekli Cara'nın çok akıllı olduğu söyleniyor da.) Bu üstün zekalı toplumun arasına karışıp üç ayda tüm kirli çamaşırlarını inceleyen çok zeki ama çoğu zaman aklı bir karış havada görünen kızımız? Aynı akıllı toplumun onun gördüğü hiçbir şeyi fark edemeyişi? Daha onlarca soru var kafamda kitapla ilgili. Ama sorarken bile bana bir haller oluyor arkadaşlar. Yeter yani, ciddi anlamda bu kadar temelsiz bir kitap olamaz. Resmen fantastik denen türden soğudum. Benim acilen Hobbit falan okuyup türe karşı geliştirdiğim nefreti yenmem gerek.

Beyin yakan, göz kanatan, insana kendini paralatan bir seri bu. Amacım ne aşağılamak ne kötülemek... Sadece çektiğim acıyı sizinle paylaşmaya çalışıyorum çünkü daha fazla dayanamayacağım. Gerçekten soldan soldan geliyorlar Tahsin. Oy, tıkandım. Biri bana yardım etsin hali bu.

Seriye devam etme fikri, dolabımda cici kapağıyla masum masum duran Savaşçı kitabını okuma düşüncesi beni paniğe sürüklüyor şu an. Sonumuz ne olacak bilmiyorum ama yazdığım tüm hisleri, ciddi ve samimi olarak yazdığımı söyleyebilirim. Kesinlikle, asla ve katiyen tavsiye etmiyorum. Benim yorumlamam bu kadar, hadi hayırlı işler.
Uzayla değişim programı haa değişik ve güncel bir konu .. tek eksik yanı keşke uzayla dünya arasındaki farkları biraz daha koyu bir kalemle çizseydi yine de gayet hoş bir kitap..
ben tam biri Cara - Aeylx fanı olduğum için bu kitap birincisi kadar tatmin etmedi beni. bunun nedeni ise bu iki aşığın birbirlerinin gezegenlerine gitmesi ve orda bir süreliğine yaşamaları. onlar kadar bende çok istedim onların beraber zaman geçirmelerini ama içinde bulundukları durum ve sorumlulukları ne kadar büyük olduğunu, birbirlerini özlerken bir yandan da hayatta kalıp barışı sağlamak için neler feda ettiklerini okurken resmen yaşadığımı söyleyebilirim.
geçen kitap en gıcık olduğum karakterlere bu kitapta sempati besleyeceğimi hiç düşünmezdim ama yazarcığımız çok güzel ama bir o kadar da üzücü sürprizlerle beni şaşırtmaya devam etti.
Deamon ve Kat' den sonra en sevdiğim çift oldu Aeylx ve Cara :)
Günümüze bakıldğında kitabın konusu kesinlikle farklı.Müthiş bir kitap.Karakterler olsun .Sonuçta olmayan bir gezegeni anlatıyorsunuz onun için yazarın hayal gücü muhteşem. Aleyx okuyunca falan keşke bizim de böyle gezegenler arası değişim programımız olsa diyorsunuz. İkinci kitabı heycanla bekliyorsunuz çünkü yazar tam olması gereken yerde bitirmiş :D Bilim kurgu ve aşk seviyorsanız mutlaka okumalısınız.
Aşırı derecede duygusallık yüklü. Diğer seriye oranla daha ağır ilerleyen bir hikaye ve sonu gelmez derecede yavaş anlatim. Bu seriyi tutmadım. Çok daha iyi olabilirdi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Melissa Landers
Unvan:
Öğretmen, Yazar
Melissa Landers diğer dünyaları takip etmeye çalışan eski bir sınıf öğretmeni.
Evli ve üç çocuğu var. O, Loveland kasabasında yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 420 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 159 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları