Geri Bildirim
Meriç Eryürek

Meriç Eryürek

8.3/10
7 Kişi
·
9
Okunma
·
1
Beğeni
·
694
Gösterim
Adı:
Meriç Eryürek
Unvan:
yazar-gazeteci
Doğum:
1973
1973 doğumlu Meriç Eryürek, çocukluğunu ve gençliğini İstanbul’da geçirdi. Tarhan Koleji’nden mezun olduktan sonra bir süre seyahat etti, kısa hikayeler yazdı ve Milliyet Genç Yazarlar Hikaye Ödülü’nü kazandı.

1994 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nde eğitimine başladı. Eğitimi sırasında .NET Dergisi’nde serbest yazar ve çevirmen olarak çalıştı.

1998 yılından itibaren Milliyet Dergi Grubu ve Sabah Elektronik Yayıncılık’ta editörlük, ixir ve e-kolay’da yöneticilik ve proje müdürlüğü yaptı.

Bu yıllarda kimsenin görmediği ilk romanı Tanrı Synesis‘i kaleme aldı ve bitirdiği gün yok etti.

2003 yılında reklam yazarlığına başladı. Lajans ve Publicis için reklam yazarlığı yaptıktan sonra üç ortağıyla kendi reklam ajansı Sihir’i kurdu. 2008 yılına kadar Sihir’in kreatif direktörü olarak çalıştı.

2008 yılında Urla’ya yerleşti ve ikinci romanı Tarumarname‘yi yazmaya başladı. Tarumarname 2012 yılının Kasım ayında Epsilon Yayınevi tarafından yayımlandı.

Yazar boş zamanlarında tarih, din ve gizil bilim araştırmaları yapıyor, konsol ve MMO oyunları oynamaktan keyif alıyor.
"Baston yükte hafif, pahada ağırdır. Bilhassa süratle indirildiği vakitlerde."
"Kaplumbağa Terbiyecisi ufuklara elinde bir tutam otla değil, şeklen bastonu hatırlatan neyiyle bakar. Kaplumbağalar, hadisenin farkındadır."
Kardinal Mazarin'le ortak kumpas kurup tarihin ilk piyangosunu tertipleyen İtalyan dolandırıcı Lorenzo Rico Tonti'nin büyük büyük torunuydu. Piyango enteresan, ikramiye takdire şayandı. Talihliler birer bilet alıyor, ölen hakkını kaybediyor, ikramiye hayatta son kalana veriliyordu.
Rico Tonti işi talihe bırakmayıp bilet sahiplerini yataklarında gırtlaklamaya meyledince mecburen başka bir çekilişe dahil olmuş, darağacına çekilerek a morti'yi (*) bulmuştu.

* İtalyanca "mortoyu" çekmek. O vakitten beridir amorti kelimesi "en beter ikramiye" manasında kullanılmaktadır.
Rus çalışma kamplarına gulag adı verilirdi. Bugün "kulaktan kulağa yayılmak" olarak kullandığımız lafın kaynağı, o çalışma kamplarıdır. Rusya'nın geneline yayılmış kamplarda haberler, kampların arasında yolculuk edenler tarafından gulagdan gulaga yayılmıştır. Özdeyişin aslı budur.
Kelt druid'leri fakir ahaliye "kerametli asa" mavalıyla yutturdukları bastonlarıyla efsunlu türküler terennüm eder, Frenk büyücüleri bakraçlarındaki bulamacı bastonla karıştırır. Akha kralları hükümlerinin nişanesi bastonlarla gezer, cenk zaruri ve mağlubiyet kat'i ise bastonu -ve ganimeti- düşmana verip kaidelerini muhafaza eder. Toprağı bol olsun, Achilleus'un Truva'da uğruna nalları diktiği kutsal bir asa değil, alelade ahşab bir bastondur.
Napoleon portrelerinde topla tüfekle değil, bastonla durur. Bilir ki top tüfek fani, baston ebedidir. Waterloo'da metresiyle keyfederken çadıra destursuz giren uşağını bizzat aynı bastonla kovalamıştır.
Ne yazık ki bu kitap bende hayal kırıklığı yarattı. Yazarı ilk romanı olan Tarumarname'de tanımış ve çok sevmiştim. O eseri özgün, oldukça farklı ve daha önce okumadığım türde bir romandı. Onu yazabilen yazarın, ikinci romanında da aynı başarıyı sergileyeceğini umardım. Ancak bu kez beni etkilemeyi başaramadı :/

Bilirsiniz, arada sırada geceleri ekranlara gelen, IMDB puanı 3-4 civarı olan kötü filmler vardır. Bu kitap da o tür bir filmin konusu olur gibi geldi bana. Ancak beni asıl rahatsız eden bu değildi. Kitabını tipik bir Amerikan macera romanı tarzında yazmayı tercih etmiş yazar. Birkaç sayfada bir değişen bölümler, her bölümde farklı karakterler ve sahneler...Bir türlü kitabın içine giremedim. 350 sayfa okudum, direndim ama devam etmekte bir anlam görmüyorum.

Yazarın yeteneğine inanan bir okur olarak, bir sonraki kitabında farklı hisler yaşamayı umuyorum.
Okuduğum en "özgün" kitaplardan birisi. Tür olarak herhangi bir sınıfa sokmak zor. Kah Jules Verne romanlarını kah Arthur Conan Doyle'un Sherlock'unu hatırlatıyor. Ancak ne yazık ki kitabın hak ettiği ilgiyi göremediğini düşünüyorum.

Kısaca kitaptan bahsetmem gerekirse; Osmanlı'nın son döneminde geçen bu hikayenin başrollerini kendini doğu gizemleri ve okültizmaya adamış Tevfik efendi ve onun kadim dostu Kıyam bey paylaşıyor. İkilinin başından geçen entrika, heyecan ve aksiyon dolu macera, yazarın ilgi çekici mizahıyla birleşince ortaya keyifle okunacak bir kitap çıkmış. Eryürek'in kelime oyunları, komik açıklamalarla dolu dipnotları, karakterlerin kullandığı üslup, kitabı tarihi bir romandan ziyade bir mizah kitabına dönüştürmüş. Tevfik efendinin üslubu yer yer Sherlock'u hatırlattı bana. Elbette Sherlock'un sakar versiyonu :) Onun dışında, İhsan Oktay Anar'ın "Yedinci Günü"nü de anımsattığını söyleyebilirim.

Bence okunmayı hak eden bir kitap ve üzerine daha çok yazılması gereken bir türü sunuyor bize yazar. Okumanızı tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Meriç Eryürek
Unvan:
yazar-gazeteci
Doğum:
1973
1973 doğumlu Meriç Eryürek, çocukluğunu ve gençliğini İstanbul’da geçirdi. Tarhan Koleji’nden mezun olduktan sonra bir süre seyahat etti, kısa hikayeler yazdı ve Milliyet Genç Yazarlar Hikaye Ödülü’nü kazandı.

1994 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nde eğitimine başladı. Eğitimi sırasında .NET Dergisi’nde serbest yazar ve çevirmen olarak çalıştı.

1998 yılından itibaren Milliyet Dergi Grubu ve Sabah Elektronik Yayıncılık’ta editörlük, ixir ve e-kolay’da yöneticilik ve proje müdürlüğü yaptı.

Bu yıllarda kimsenin görmediği ilk romanı Tanrı Synesis‘i kaleme aldı ve bitirdiği gün yok etti.

2003 yılında reklam yazarlığına başladı. Lajans ve Publicis için reklam yazarlığı yaptıktan sonra üç ortağıyla kendi reklam ajansı Sihir’i kurdu. 2008 yılına kadar Sihir’in kreatif direktörü olarak çalıştı.

2008 yılında Urla’ya yerleşti ve ikinci romanı Tarumarname‘yi yazmaya başladı. Tarumarname 2012 yılının Kasım ayında Epsilon Yayınevi tarafından yayımlandı.

Yazar boş zamanlarında tarih, din ve gizil bilim araştırmaları yapıyor, konsol ve MMO oyunları oynamaktan keyif alıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.