Metin Aktaş

Metin Aktaş

Yazar
8.9/10
54 Kişi
·
207
Okunma
·
18
Beğeni
·
1626
Gösterim
Adı:
Metin Aktaş
Unvan:
Yazar
Doğum:
Tunceli, 1956
Metin aktaş 1956 Tunceli ovacık ilçesi Çayüstü köyünde yoksul bir köylünün ilk çocuğu olarak doğdu. köyünde okul olmadığı için ilk okulu halasının desteğiyle Ovacık Ada Köyünde okudu. İlk okuldan sonra altı yıllık tunceli Yatılı Lisesini kazandı. Tunceli Lisesinde eğitime başladı. Oradanda Hakkari yatılı lisesine sürüldü. Hakkari lisesindende İzmir Urla Lisesine sürülünce liseyi bitirmeden eğitim hayatını sonlandırdı. Yazarın Köyü, evi devlet tarafından 1994 yılında yakılıp boşaltılarak zorunlu sürgüne gönderildi. romanlarında toplumun alt kesimini oluşturan yoksul insanların, azınlık inançlarda, kültürlerde, etnisiyelerde insanların yaşamlarını,yakın tarihimizde yaşanmış büyük,acılı trajedileri anlatan yazarın bu güne kadar yayınlanmış on romanı var.
Sakın acıların, zulmün seni yenmesine fırsat verme kızım! Sakın yenilme! Neler yaşarsan yaşa, hayatta kalmaya çalış Yezda!
Tanrı Ezda, kuralların kölesi olmuş bu insanlar kadar zalim değildi. Seven insanları bağışlardı. Çünkü aşkı, sevgiyi o yaratmıştı. Kendi yarattığı ve insanın bedeninin en küçük hücresine yerleştirdiği bu duygudan dolayı insanı suçlayamazdı.
" Bedeni köleleştirilmiş bir insanın her zaman özgür olma şansı vardır, ama ruhu köleleştirilmiş insanın özgür olma şansı yoktur. . ."
**
İnançlarım farklıydı ama ben de Kürt'tüm. Bu topraklarda yaşayan bütün insanlar gibi ben de acı çekiyor, dilimi, kültürümü, inançlarımı özgürce yaşayamıyordum ! . .
...Komisyoncular senden ne istiyorlar?
"Düşüncelerimden korktular."
"Düşüncelerin o kadar tehlikeli mi?"
"Bilmem.Kendilerince tehlikeli görmüş olmalılar ki beni cezalandırmaya kalktılar."
Niçin korkuyordum ölümden? Oysa hep onu istememiş miydim? Kendimi anlamakta zorlanıyordum. İçimdeki o ikinci insan uyanmış, bana başkaldırmaya başlamıştı. Duren, seni öldürmelerine fırsat tanıma, kendini savun, koru diyordu bana. Ölüm kurtuluş olamaz. Yaşarsan kötülükleri düzeltme şansın olur, ölürsen kötülük** kazanır.
432 syf.
·Beğendi·10/10
Ah bu kitap! hüzün oldun yüreğimde... Ne Mutlu ki Kitabı Diyarbakır'da okuyup şehirle bütünleştirme şansım oldu. Şehit edildiğin dağkapı meydanını her gördüğümde içim bir tuhaf olurdu; onurlu, Bilge ve halkı tarafından hiç anlaşılamayan bir pul uğruna yapayalnız bırakılan koca şeyh Sait.
" Sen üzülme evladım ben yeni ölmeyeceğim! Ben isyanı kaybettiğimde öldüm! Ben Diyarbakır halkının bana ihanet ettiği gün öldüm! Ben Diyarbakır surlarının önünde öldüm! "
432 syf.
·6 günde·10/10
Vartolu Cem ve Zel'in aşkı üzerinden ilerliyor gibi gözükse de aslında pek de öyle değil. Yaşadığı zamanın sorunlarından bağımsız olmayan bu aşk birbirlerini ölürcesine seven iki insanın birbirine dokunmadan 40 yıl nasıl aynı evde yaşadığıni gösteriyor. Yazar kitabın %90 doğru dese de bu oran bana biraz fazla geliyor kitabı okuyan dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacağını düşünüyorum. Bir halka nasıl önderlik edilir sorusunun cevabını alacağımız ve ihanet edenlerin sonlarının nasıl acınası olduğunu çok güzel bir dille ifade etmiş. Vahşi bir doğaya sahip olan Varto'da Kurtların saldırılarını okurken kendim yaşıyormuşcasına etkilendiğimi söylemeliyim.
Okullarda öğretilenlerin içlerinin nasıl boş olduğunu ispatlarcasına tarihsel bir roman.
Bazı karakterlerin sonlarının yazılmamış olması okuyucuyu araştırmaya yönlendiriyor;
Şeyh Abdurrahim, Zaza Yado, Pir Ali gibi.
Kitabı okurken Bingöl'den geçerken her zaman Çay içtiğimiz "Yado Çay Bahçesinin" değerini çok daha iyi anlıyorum.:)
En çok zel ile cem'in hikayesi etkiledi ama asıl kahramanlar cem ve şeyh sait arkadaşları çok sevdim kitap'ı gerçek olması daha çok etkiliyor tabi Allah rahmet eylesin şeyh sait ve arkadaşlarını
178 syf.
·Beğendi·8/10
Yezda bugüne kadar okuduğum beni en çok etkileyen kitaplardan biri. Ezidilik dinini, kültürünü merak ediyorsanız mutlaka okuyun konusuyla sizi içinize çekecektir, bu kadar yakınımızda varlığından haberdar bile olmadığımız bir toplum... Dostluk, aşk,arkadaşlık ve zulüm; yazar bunları çok gerçekçi bir biçimde harmanlamış
178 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu dünyada iki türlü kölelik var kızım.Biri insan bedeninin köleleştirilmesi,biriyse insan ruhunun köleleştirilmesidir.Köleleştirilmiş bir bedenin her zaman özgürleşme şansı vardır,ama köleleşmiş ruhun asla özgür olma şansı yoktur. Onun bedeni,özgür de olsa ruhu köledir. Sen ruhunun köleleştirilmesine fırsat verme! Mücadele et!.
432 syf.
·Beğendi·10/10
Bilmediğimiz ve yıllarca bir yalanın peşine sürüklendiğimizi bu kitabı okuduktan sonra anladım. Şeyh Sait isyanı ve buna bağlı Seyit Rıza ayaklanması dersimde öldürülen binlerce Alevi kürdünün dıramı okuru derinden etkiliyor. Askerler tarafından tecavüze uğrayan kadınlar işkence edildikten sonra yakılan masum insanların dramı. Kirli bir geçmişi gün yüzüne çıkaran yazar ince detayına kadar okurla bir araya getirmiş. Her kesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
178 syf.
·Puan vermedi
Yezda'yı okumak isterseniz...bir köpeğin ne kadar sadık olduğuna ve her sayfasında ayrı bir acı, zulüm için, ayrı bir gözyaşınız akacak. Gözlerinizden akmasa da, yüreğinizden akacak.
432 syf.
·Beğendi·10/10
içinde tarih biraz hüzün biraz ayrılık birazda sevgi ve birazda aile hasreti kitap şeyh said dönemini anlatıyor eline silah almak istemeen gencin ir anda kendini savaşın içinde bulması
605 syf.
·21 günde·7/10
Uzun metrajlı bir dram filmi tadında kitap. Öncelikle yazarın Dersim katliamına şahit olduğunu ve kitapta bunun etkilerini sürekli gördüğümüzü belirtmek isterim. Nereye gitsek bir katliam, acımasız ölüm sahneleri bizi karşılıyor. Bu yüzden hassas kişiler bu kitabı okumasınlar.
Ve tabii kitabı Bediüzzamanı anlatıyor düşüncesiyle alıp okuyacak kişilere de tavsiye etmiyorum. 600 sayfalık kitabın 100 sayfasını bile ayırmıyor Son Derviş`e. Ayırdığı kısımlar da çoğunlukla kendisini yansıtmıyor. Istanbulda bulunuşu, medrese çalışmaları, rusyada esir düşmesi gibi teorik kısımlar iyi yerleştirilmiş olsa da eserlerini okumuş kişiler takdir edeceklerdir ki bu konuşma tarzı, bu sözler ona ait olamaz.
Bu yüzden kitap incelememi Dervişi hesaba katmadan yapacağım.
Sayfa sayısı fazla olmasına rağmen dolu dolu bir kitap. Bazı yerlerde kendini tekrarlaması ve bazı cümlelerin acemice olması dışında takdire şayan olduğunu düşünüyorum. Çok fazla karakter içermesi, mekanların çeşitli olması, farklı kültürden insanları anlatabilmesi ve bunu yeni olaylar ekleyerek film tadında yapması kitabı okurken sıkılmanızı engelliyor. Kitabın anafikrini veriyorum: Cahillik yok olmadıkça vahşilik yok olmayacak!
Kitapta bir çok tarihi olaydan bahsediyor; 31 Mart olayı, Ermeni katliamı, SSCB`nin kuruluşu... Olaylar hiç sansür kullanılmadan dehşet verici karelerle anlatılıyor. (Neyse ki yazar betimle yapma konusunda o kadar da usta değil. Yine de gece kabuslariniz olabilir.) Anlatılanların kurgu olduğu bir gerçek ancak bu kurgunun altında bir gerçeklik yatması da korkunç.
Kitabın ilk incelemesi olduğu için daha profesyonel yazmak isterdim ama yine dağınık, bölük pörçük bir inceleme oldu. Kitap hakkında genel bir fikir sahibi olmanızı sağladıysam da yeterli diyorum o yüzden. Hareketli, olay dolu kitapları seven kimselere tavsiye ediyor verimli okumalar diliyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Metin Aktaş
Unvan:
Yazar
Doğum:
Tunceli, 1956
Metin aktaş 1956 Tunceli ovacık ilçesi Çayüstü köyünde yoksul bir köylünün ilk çocuğu olarak doğdu. köyünde okul olmadığı için ilk okulu halasının desteğiyle Ovacık Ada Köyünde okudu. İlk okuldan sonra altı yıllık tunceli Yatılı Lisesini kazandı. Tunceli Lisesinde eğitime başladı. Oradanda Hakkari yatılı lisesine sürüldü. Hakkari lisesindende İzmir Urla Lisesine sürülünce liseyi bitirmeden eğitim hayatını sonlandırdı. Yazarın Köyü, evi devlet tarafından 1994 yılında yakılıp boşaltılarak zorunlu sürgüne gönderildi. romanlarında toplumun alt kesimini oluşturan yoksul insanların, azınlık inançlarda, kültürlerde, etnisiyelerde insanların yaşamlarını,yakın tarihimizde yaşanmış büyük,acılı trajedileri anlatan yazarın bu güne kadar yayınlanmış on romanı var.

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 207 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 104 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.