Metin Uca

Metin Uca

Yazar
7.1/10
137 Kişi
·
401
Okunma
·
31
Beğeni
·
1.963
Gösterim
Adı:
Metin Uca
Unvan:
Sunucu,oyuncu,programcı,yapımcı ve Yazar
Doğum:
Hakkari, 1961
1961 yılında Hakkarili bir baba ve Söğütlü bir annenin büyük çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Küçük bir bürokrat ailesinin çocuğu olarak ömrünün büyük bölümünü Ankara ve İstanbul'da geçirdi. İlk, Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlayan Uca, Kimya Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği ve Tiyatro eğitimi aldı.Van Erciş'te askerliğini tankçı asteğmen olarak yapan Uca,1987 yılında Anadolu Ajansı'nın sınavını kazanarak muhabirlik hayatına başladı. 1999 - 2000 yıllarında TRT' de televizyoncu olarak çalışmaya başladı ve kuruluşundan itibaren Kanal D Ankara bürosunda muhabir olarak görev yaptı. Anadolu Ajansı, TRT, Kanal D, Milliyet EP Dergisi, Show TV, ATV ve Star televizyonlarında muhabir ve programcı olarak çalıştı.1999 yılından itibaren kendi özgün sabah programları, yarışma programları ve sahne gösterileri ile İstanbul'da çalışmaya başladı.

"iyi sandığı derecede" İngilizce bilen Metin Uca sunucu, oyuncu, programcı, yapımcı ve yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Kolomb ve mürettebatı İspanya'ya geri döndüğünde zührevi hastalıklardan telef olurlar. "Yeni Kıta"nın bütün kadınlarını elden geçirdikleri için onlara küçük, ispanyol ve Portekizlilerin Amerika'dan getirdikleri hastalıkların başında "sifilis", yani "frengi" vardı. Beş yüzyıldan fazla geçmesine rağmen hâlâ kökeni tartışılıyor. İspanyol doktorlar uzun süren çalışmalardan sonra hastalığın Avrupa'da çok daha eskiden var olduğunu, bunu getirenin Kolomb olmadığını iddia ettiler. Ölümcül bir hatıra kalmıştır. Hangi adadan geçtilerse hastalığı o isimle anmaya başladılar, "Hispaniola belası" gibi. Hiçbir kıta hastalığa sahip çıkmak istemez doğal olarak.

Kimsecikler üstlenmez hastalığı. Oysaki hastalığın familya adı ne güzel değil mi ?
"Zührevi hastalık.. "Zühre", yani "Venüs".. "Venüs hastalığı".. Aşktan bulaşıyor !..
(yunan mitolojisindeki afrodit roma mitolojinde venüs olarak anılıyor doğu toplumlarında zühre.....afroditin hikayesini okuyunca daha iyi anlaşılıyor.)

1495 yılında, yani Kolomb'dan üç yıl sonra, Fransa Kralı VIII. Charles, ordularıyla İspanyollara ait olan Napoli Krallığı'na iner. Meşhur Fornova Meydan Savaşı.. Fransız askerler daha önce bilmedikleri bir hastalıktan kırılmaya başlarlar ve hastalığa "Napoli belası" adı verilir. İspanya ile birlik olan Venedik askerlerinin başındaki Doktor Beneditti ise bu hastalığa "Fransız belası" adını koyar. Hastalık öksüz kalır !.. Kimse nüfusuna almak istemez..

Zührevi bir hastalık olduğu anlaşılınca adı Fransızlarca "İspanyol belası", İspanyollarca da "Fransız belası" olarak anılır. Daha sonra Polonyalılar "Alman belası", Ruslar "Leh belası", İspanyollar "Portekiz belası" derler..
Askerlerin arasında bu hastalığın nasıl yayıldığını sorgulamıyoruz :)

Biz niye "Frengi" diyoruz ?.. Çünkü Frenk hastalığı.. Ecnebide var, bizde yok...

"Sifilis", Yeni Dünya'nın Eski Dünya'ya bir hediyesi oldu ! "Gelip kıtamızı elimizden almanız, topluca bizi kırmanız karşılığında biz de size bir sevgi gösterisinde bulunup bu tatlı hastalığı hediye ediyoruz" dediler !
Ama en çok Hayat Güzeldir’de Roberto Benigni’nin büyük bir cesaret ve iyimserlikle soykırım treninde çocuğuna taşıdığı umuda inandım.
Derler ki: Çehov’un “En tehlikeli insan tipi az okuyan çok inanandır” saptaması yaşadığımız günleri en iyi anlatan sözlerdendir. Örgütlü cehaletin, vasatların tahakkümü günlerimizi iyice geri zekâlı yapması da bu nedenle kaçınılmazdır.
Goethe der ki: “Keyifle çalışabilmek için sağlık, zorluklara karşı savaşabilmek için güç, hataları kabul etmek için birikim, hedefe ulaşmak için sabır gerekir.”
200 syf.
·Beğendi·8/10
Müthiş bir mizah.Müthiş bir kalem bence Metin Uca.Bu kitabıyla tanıdım kendisini.Toplumumuzun gerçekleriyle ve o gerçeklere çok keskin bir dille değil de mizansel kalemiyle harmanladığı bu kitabını gerçekten çok beğenerek okumuştum.
200 syf.
·Beğendi·8/10
Ne yalan söyleyeyim kitap sadece isminden dolayı dikkatimi çekmişti. Lenslerle başım baya belada olunca herhalde gözüme çarptı. Sonra baktım yayın evi güzel, arka kapak yazısı güzel. Ama yazarı sadece televizyondan tanıyorum. Okumamıştım daha önce yazdığı hiç bir şeyi. Böylece bir merakla aldım, dün başladım, bugün bitirdim. Kitap zaten bir kaç sayfalık bölümlerden oluşuyor. Başladığınız zaman iki saatte okuyabilirsiniz. Akıcı ve güzel bir dille yazılmış. Amaç ise tabi ki sorgulamak, sorgulatmak.devamı için
https://expectokitabum.blogspot.com.tr/...urmaz-metin-uca.html
200 syf.
Zeka ve kültür olmadan mizah olmaz. Sevgili Metin Uca'dan akıl dolu kıssadan gerçekler.
Sor-Uca
Derler ki; Gerçek yoktur sadece yorum vardır....
Sor-Uca
"Alın yazınızı sadece alınterinizle silebilirsiniz"

Metin Uca mizahını, bilgisini, yorumunu gündeme dair fikirlerini herşeyi yazmış bu kitapta. Çok beğendim, okurken hep onun muzip ses tonu kulağımdaydı... Suya sabuna fazlasıyla dokunmuş, tabii anlayana...

Metin Uca’nın dediği gibi "bir buruk gülünenler kitabı” Alışmadık Gözde Lens Durmaz’ ı okumanızı tavsiye ederim.
174 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine olağanüstü mizah gücüyle ve hiciv geleneğiyle eğilen tam bir Metin Uca klasiği. Bugünlerde hicvedilemeyecek kadar acı günler yaşıyor olmamız çok kötü.
200 syf.
·Beğendi·7/10
Enteresan bilgilere sahip aforizmalarla dolu eğlenceli bir kitap. Tam bir Metin Uca kitabı. Günümüz ve geçmişten hikayeler ve misallerle dolu traji komik tarzda bir eser. Ben keyif alarak okudum.
200 syf.
·5/10
Günaydın Ağustos ayı’nın ilk kitabı #metinuca #alışmadıkgözdelensdurmaz oldu. @metinuca1 ile Ankara kitap fuarında karşılaştım -kitap ile ilgili kısa bir söyleşi yaptık ve beni inanılmaz derecede mutlu etmişti.Elimdeki kitabın Türkiye’de ilk imza ünvanı taşıyor olmasıda ayrıca farklı bir mutluluk sebebi Kitapta kendine özgü güçlü mizah anlayışı ile
cahilliği, kötülüğü,geçmiş ve yakın zamandaki yaşanmış olayları zekice dile getirmesini sevdim “güldürürken düşündüren “ “ağlarken güldüren “ çok yönlü tabi anlayana eleştirel bir kitap olmuş.Metin Uca okurun kafasına vura vura " kabahatin çoğu senin, canım kardeşim" diyor. Okumayanlara #tavsiyekitap #destekyayinlari #hayallervekitaplar #benbirkitapkurduyum #benokudumsendeoku
200 syf.
·Beğendi·10/10
Alışmadık gözde lens durur mu bilmem ama bu kitap benim kütüphanemde çok güzel durdu.
Hele de sevgili Metin Uca’dan imzalı olunca daha da lezzetli oldu benim için.
Nazım Hikmet ile başlayıp yine Nazım Hikmet ile bitecek kadar zerafet içeren bir kitap. Birbirinden güzel hikayeler ile kah gülecek, kah hüzünleneceksiniz. Ama garanti ediyorum bir çoğunu şaşırarak okuyacaksınız.
200 syf.
Çocukluğumdan beri takip ettiğim Metin Uca'yı sevdiğim ve kitaplarını okumak istediğim için ilk bu kitapla başladım. İmzalattığım bu kitabı okurken içinden sadece 1-2 hikayeyi beğendim. Kitap akıcı olmadığı için okurken zorlanmadım dersem yalan olur.
152 syf.
·3 günde
——————————————————
ELEKTRONİK KİTAP DİZİSİ - 10
——————————————————

Belki daha iyi yapılabilse on numara beş yıldız bir kitap olacaktın gözümün çiçeeaağı.. Fakat olmamış. Tam da Leonardo Di Caprio olacakken son anda direkten dönen Arda Kural gibi olmuş kipat. Trajikomik hikayeler olarak geçiyor altbaşlığı kitabın. Trajikomik haller de anlatılıyor zira. Fakat her şeyi göze sokarcasına yapmasa daha iyi olur. Sanki böyle göze soka soka anlatmasa okuyucu aptalmış da anlamayacakmış gibi yazmış.

Diyeceğim tek şey: Taktik güzel ama geliştirmen lazım Metin. Böyle olmaz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Metin Uca
Unvan:
Sunucu,oyuncu,programcı,yapımcı ve Yazar
Doğum:
Hakkari, 1961
1961 yılında Hakkarili bir baba ve Söğütlü bir annenin büyük çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Küçük bir bürokrat ailesinin çocuğu olarak ömrünün büyük bölümünü Ankara ve İstanbul'da geçirdi. İlk, Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlayan Uca, Kimya Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği ve Tiyatro eğitimi aldı.Van Erciş'te askerliğini tankçı asteğmen olarak yapan Uca,1987 yılında Anadolu Ajansı'nın sınavını kazanarak muhabirlik hayatına başladı. 1999 - 2000 yıllarında TRT' de televizyoncu olarak çalışmaya başladı ve kuruluşundan itibaren Kanal D Ankara bürosunda muhabir olarak görev yaptı. Anadolu Ajansı, TRT, Kanal D, Milliyet EP Dergisi, Show TV, ATV ve Star televizyonlarında muhabir ve programcı olarak çalıştı.1999 yılından itibaren kendi özgün sabah programları, yarışma programları ve sahne gösterileri ile İstanbul'da çalışmaya başladı.

"iyi sandığı derecede" İngilizce bilen Metin Uca sunucu, oyuncu, programcı, yapımcı ve yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 31 okur beğendi.
  • 401 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 104 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.