Michael Cunningham

Michael Cunningham

Yazar
7.7/10
90 Kişi
·
240
Okunma
·
18
Beğeni
·
1.401
Gösterim
Adı:
Michael Cunningham
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Cincinnati, Ohio, Amerika Birleşik Devletleri, 6 Kasım 1952
Cunningham 10 yaşındayken California'ya taşındılar. 1970'lerin başında Stanford Üniversitesi'nde öğrenciyken, ressam olmayı istiyordu, ancak bir edebiyat kursuna katılarak kısa öyküler yazmaya başladı. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre amaçsızca yaşadı ve roman yazmaktan vazgeçti. Ancak bu arada birçok yere de başvuru mektubu gönderiyordu. Sonunda Iowa Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversiteye bağlı olarak yazarlık konusunda atölye çalışmalarına katıldı ve öyküler yazmaya başladı. Öyküleri dergilerde yayınlanıyordu. Ancak yazdıklarını yarım bırakarak eski, başıboş günlerine geri döndü. Bu durumdan kendini kurtarabilmek için alelacele yazıp bitirdiği ilk romanı yayınlandığında 30 yaşındaydı. New York'a taşındı ve 1990 yılında A Home at the End of the World adlı romanı yayınlanana kadar çeşitli işlerde çalıştı. Beş yıl sonra üçüncü kitabı Flesh and Blood basıldı. Üç yıl süren bir çalışmanın ardından da Saatler adlı romanını yazdı. Bu romanıyla 1999 yılının Pen/Faulkner Ödülü'nü ve Pulitzer Ödülü'nü aldı. Manhattan'da yaşayan yazar, halen Columbia Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir.
250 syf.
·9/10 puan
Virginga Wollf,Laura ve Clarissa’nın Msr.Dallovey kitabı bağlamında kesişen hayatlarını konu alan bir kitap..


Filmini 2003 yılında izlemiştim kitabını da 2019 da okumuş oluyorum yani 16 yıl geçmiş aradan..
Filmleri olan kitaplar hakkındaki artık yerleşmiş kanaatim şu.Filmi başka bişi kitabı başka bişi..Ne demek istediğimi örnekleyerek anlatabilirim ancak..


Clarissa’nın çiçekçi dükkanı’na girdiği sahnede sadece filmi izlediğimizde Barbara’nın nasıl bir kadın olduğunu kıt kanaat geçindiğini anlıyamıyoruz ama kitabını okurken Barbara’yı da Clarissa’nın gözlemlerinden iç sesinden tanıyabiliyoruz.
Kitapta çiçekçi dükkanı içinde ortancaları çok göremiyoruz ama roman içinde o kadar güzel resmedilmiş ki ertesi gün ortanca alıp gözünüzün önüne bir vazoya koyup izleyerek kitabı okumaya devam etmek istiyorsunuz..

Mesela Richard,intihar etmek için pencere pervazına çıkıp bir at gibi oturduğunu izliyorsunuz filmde sadece..Ama kitapta o intihar sahnesi bölümlerini okurken Clarissa’nın Richard’a bakarken onu Giacomettinin park için yaptığı bir heykele benzettiğini iç sesiyle siz de duyabiliyorsunuz.

Mesela Clarissa,Richard’a ziyaret evine geldiğinde filmde sadece eğilip ona sarıldığını izliyorsunuz ama kitapta Clarissa’nın Richard’a ait onun çeşitli salgılarının kokusunu alabildiğini,(nişaştalı ve mayalanmış, şarap gibi keskinleşmiş bir koku)iç sesiyle Clarissa gibi duyumsuyorsunuz.

Demem o ki; bu filmleri yapılmış kitaplar hakkında yerleşmiş bir kanaat artık benimkisi bundan sonra da önce kitapları okunacak her zaman..
Eğer bir roman yazarı olsaydım ve kitabım filme çekilecek olsaydı sonunda ya da film çekilme sürecinde ben at almıştım iyi de bu deve çıktı diyecek kadar bir şaşkınlık duyar film galalarında sanki çok memnunmuşum gibi baştan hı dedik geride dönemedik ama neysee bu da tecrübe olsun bi daha böyle bir işe kalkışanın anasını avradını... der dudak kenarlarım aşağı kıvrılmış ve yüz ifademin değişmediği sahte gülümsememle poz verirdim.
Bence kitap gayet güzel okunmaya değer..
Tavsiye ederim tüm okurlara..
230 syf.
·4/10 puan
1941 de intihar eden yazar Virginia Wolf'un yaşamına ve ölümüne göndermelerle dolu, yine Bayan Dalloway adlı ünlü romanından beslenen bir eser. Üç ayrı zaman diliminden olaylar ve hikayeler aktarıyor. Akıcılık, heyecan verme unsurları hiç yok kitapta. İyi ki okudum diyemiyorum.
250 syf.
·1 günde·Beğendi
Kitabın ilk 50 sayfasını kitapla savaşarak okudum. Kapalı bir teknik içine girmeniz için full konsantrasyon ve hızlı geçişlere uyum saglamakla geçiyor...
3 kadın paralel dünyalarda "kadınlık degerleri" içinde sıkışmış , hissizlik ve keşfedilen yeni duygular içinde bir sarkaçta gidiş gelişlerini okuyoruz. Michael Cunningham Saatler
250 syf.
·8 günde·Beğendi·6/10 puan
Bir önceki mektuplaşmaların ardından bu kitabın okunması gerekiyordu. Hem Virginia Woolf'un yaşamından, hem de onun Bayan Dalloway adlı ünlü romanından bahseden Saatler, üç kadının yaşamlarını üç ayrı zaman diliminde sunuyor: Virginia Woolf, New York'lu editör Clarissa Vaughan ve Kaliforniyalı ev kadını Laura Brown. Birbirinden bağımsız görünen ama göndermelerle ve ortak kahramanlarla hem birbirinin içine yansıyan, hem de Bayan Dalloway romanına bağlanan öyküler, toplumun koyduğu kurallara yüreklice karşı koyan, aşk ve dostluk, umut ve umarsızlık, başarı ve başarısızlık kıskacında sıkışıp kalan insanların yaşamlarından çarpıcı kesitleri anlatırken, varoluşumuzun nedenlerini de sorguluyor. Başlangıçta sıkıcı olmakla beraber berrak, güçlü ve şaşırtıcı derecede şiirsel bir anlatımla işlenen Saatler'de, bu üç kadının iç dünyalarının en kuytu köşelerine kadar tutku dolu, derinlikli ve çok etkileyici bir roman, bir başyapıt yaratmış. Sıra filmin de.
230 syf.
·Puan vermedi
Bir çeşit ikili roman. Roman içinde roman. Virginia Woolf'un "Mrs. Dalloway" adlı romanına göndermeler var. Kitabın kadın kahramanı Mrs. Dalloway romanındaki kadın kahramanla özdeşleştiriyor kendini.

Spoiler...

Kahraman; aile, çocuk, eş gibi prangaları kıracak cesareti bulana kadar artan bir gerilimi var kitabın. Başrollerinde Meryl Streep ve Nicole Kidman'ın bulunduğu bir de filmi çekildi. Hem romanı, hem filmi beğendim. Okunası ve izlenesi...
395 syf.
Kitap olarak güzel, fena değil. 8/8,5 puan kanımca. Belki de basit cümlelerle yazılan en güzel kitaplardan biridir. Cümleleri ilkokul öğrencisi bile anlayacak kadar açık. Fakat eleştirim; Sodom-Gomore tarzı ve erotikten öte fazla açık bir dil kullanmış yazar. Kitabın konusu bizim (Kültürümüz, inancımız, değerlerimiz vs...) hiçbir şeyimize uygun değil. Aile yapımızla bağdaşmayan sözde özgür Avrupalıların özgür hayatları anlatılıyor. Yalnızca yazarın tarzını, özgünlüğünü beğendim.
İyi okumalar...
395 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabi sevmemek mumkun mu. yazarimiz tam bir efsane. Gecen sene tanistim eserleriyle ve turkceye basilmis olanlarindan hepsini okudum.Anlatimi öylesine basit ve baglayici ki kitabi birakamiyorsunuz.Okudugum ve etkisi altinda uzun bir dönem kaldigim bir eser.burdaki sahislarin hepsi özel. en cok sunu seviyorum diyemiyorsunuz. anlatirken yani kitabi okuken, sizide birlikte yaninda göturuyor zaten.umarim ilerde dagha fazla kitaplari turkcelestirilir.
250 syf.
·8/10 puan
Bazı eserler var farklı anlatıcıların ağızlarından anlatılır akış ya da farklı karakterler. İlk aklıma gelenler Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, Döşeğimde Ölürken, Ses Sese Karşı ve Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu.

Zor oluyor onları okumak. Dikkatli bir okuma süreci istiyor.

Cunningham 1952 doğumlu Amerikalı bir yazar, öğretim görevlisi. Eserini 1998 yılında kaleme alıyor ve 1999 yılında Pulitzer ödülünü kazandırıyor ona Saatler.

Eserinde üç ayrı zaman diliminde, üç ayrı kadın mevcut.

Clarissa Vaughan. Newyork. 21. yy sonları.

Virginia Woolf. Evet yazar olan. Londra. 1923.

Laura Brown. Los Angeles. 1949.

Ortak özellikleri yaşama bir türlü ‘tutunamıyor’ olmaları. Eser kapağında yazdığı gibi ‘muallakta’ kalmış bir yaşam onlarınki.

Yazar, bölüm bölüm ilerliyor. Anlatısını sürekli yukarıdaki isimleri değiştirerek gerçekleştiriyor ve Clarissa üzerine yüklediği kurgusunu Virginia Woolf ve bilindik eseri Mrs. Dalloway üzerinden yürütüyor.

Yaşam, ölüm, umut, intihar. Çok şey var burada.

Saatler ilerledikçe hayata tutunmakta zorluk çeken üç kadın var gözlerinize bakacak olan.

Etkileyici kurgusuyla şans vermelisiniz.
230 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Üç ayrı zaman diliminde, üç kadının yaşamından kesitleri, birbiriyle ilişkili olarak anlatıyor Michael Cunningham.
Clarissa Vaughan, 20. yüzyıl sonları, New York
Virginia Woolf, 1923, Londra
Laura Brown, 1949, Los Angeles.

New York’ta yaşayan editör Clarissa Vaughan, arkadaşı Richard’ın kazandığı bir edebiyat ödülü şerefine, aynı gün bir parti verecektir ve onun hazırlıklarıyla ilgilenmektedir. Virginia Woolf yazmayı düşündüğü romanı Mrs Dalloway’i kurgulamaktadır. Evli ve bir çocuk sahibi Laura Brown ise güne kocasının doğum gününü kutlama planlarıyla başlamıştır. Hikaye tıpkı Mrs Dalloway gibi bir gün içinde geçiyor. Virginia Woolf bu kitabı yazmaya başladığında kafasındaki isim Saatler’di. Cunningham da romanına Saatler adını vererek Mrs Dalloway’e gönderme yapıyor.

Kitabın kurgusu çok iyi. Clarissa Vaughan’ın günü ve parti hazırlıkları Mrs Dalloway ile neredeyse birebir örtüşmekle birlikte kitaptaki kahramanların bazılarının yer değiştirdiğini görüyoruz. Virginia Woolf’un ve Laura Brown’un hayatlarında da birbirine paralel ruhsal dalgalanmalar mevcut. Bu üç kadında ortak olan ise toplumsal rollere karşı koymaları ve kendilerinden beklenilenleri yapmakta yaşadıkları zorluklar. Ayrıca, aşk, dostluk, başarı, umut gibi konularda yaşadıkları duygusal gelgitler de benzerlik gösteriyor.

Mrs Dalloway’i okumamış olanlar, Virginia Woolf’un hayatını bilmeyenler için anlamsız bir kitap olabilir. Fakat benim için çok eğlenceli bir puzzle yapmak gibiydi. Yazarın Virginia Woolf ve Mrs Dalloway’i merkeze koyup eklediği karakterlerle zenginleştirdiği bir roman Saatler. Kitabın sonunda ise okuyucuları bir sürpriz bekliyor ve hikaye gerçek anlamda tamamlanıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Michael Cunningham
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Cincinnati, Ohio, Amerika Birleşik Devletleri, 6 Kasım 1952
Cunningham 10 yaşındayken California'ya taşındılar. 1970'lerin başında Stanford Üniversitesi'nde öğrenciyken, ressam olmayı istiyordu, ancak bir edebiyat kursuna katılarak kısa öyküler yazmaya başladı. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre amaçsızca yaşadı ve roman yazmaktan vazgeçti. Ancak bu arada birçok yere de başvuru mektubu gönderiyordu. Sonunda Iowa Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversiteye bağlı olarak yazarlık konusunda atölye çalışmalarına katıldı ve öyküler yazmaya başladı. Öyküleri dergilerde yayınlanıyordu. Ancak yazdıklarını yarım bırakarak eski, başıboş günlerine geri döndü. Bu durumdan kendini kurtarabilmek için alelacele yazıp bitirdiği ilk romanı yayınlandığında 30 yaşındaydı. New York'a taşındı ve 1990 yılında A Home at the End of the World adlı romanı yayınlanana kadar çeşitli işlerde çalıştı. Beş yıl sonra üçüncü kitabı Flesh and Blood basıldı. Üç yıl süren bir çalışmanın ardından da Saatler adlı romanını yazdı. Bu romanıyla 1999 yılının Pen/Faulkner Ödülü'nü ve Pulitzer Ödülü'nü aldı. Manhattan'da yaşayan yazar, halen Columbia Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir.

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 240 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 212 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.