Michael Cunningham

Michael Cunningham

Yazar
7.7/10
66 Kişi
·
178
Okunma
·
13
Beğeni
·
1211
Gösterim
Adı:
Michael Cunningham
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Cincinnati, Ohio, Amerika Birleşik Devletleri, 6 Kasım 1952
Cunningham 10 yaşındayken California'ya taşındılar. 1970'lerin başında Stanford Üniversitesi'nde öğrenciyken, ressam olmayı istiyordu, ancak bir edebiyat kursuna katılarak kısa öyküler yazmaya başladı. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre amaçsızca yaşadı ve roman yazmaktan vazgeçti. Ancak bu arada birçok yere de başvuru mektubu gönderiyordu. Sonunda Iowa Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversiteye bağlı olarak yazarlık konusunda atölye çalışmalarına katıldı ve öyküler yazmaya başladı. Öyküleri dergilerde yayınlanıyordu. Ancak yazdıklarını yarım bırakarak eski, başıboş günlerine geri döndü. Bu durumdan kendini kurtarabilmek için alelacele yazıp bitirdiği ilk romanı yayınlandığında 30 yaşındaydı. New York'a taşındı ve 1990 yılında A Home at the End of the World adlı romanı yayınlanana kadar çeşitli işlerde çalıştı. Beş yıl sonra üçüncü kitabı Flesh and Blood basıldı. Üç yıl süren bir çalışmanın ardından da Saatler adlı romanını yazdı. Bu romanıyla 1999 yılının Pen/Faulkner Ödülü'nü ve Pulitzer Ödülü'nü aldı. Manhattan'da yaşayan yazar, halen Columbia Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir.
Komodinin üzerinde, bir gece önce bitirdiğinin üzerinde duran o yeni kitaba baktığında hiç düşünmeden elini uzattı; sanki okumak, günün ilk ve tek göreviydi, uykudan sıyrılıp görevlerine geçmesini sağlayan tek yoldu.
Canım,
Yeniden aklımı kaçıracağıma eminim;
bu berbat dönemlerden birine daha
tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum.
Bu kez iyileşmeyeceğım.
Sesler duymaya başladım,
dikkatimi toplayamıyorum.
Bu yüzden en iyi şey neyse
onu yapacağım. Sen bana
dünyadaki en büyük mutluluğu verdin.
Elinden geleni yaptın.
Bu korkuç hastalık gelene kadar
iki insanın bizim kadar mutlu olabileceğini
sanmazdım. Artık bununla savaşamıyorum,
senin hayatını berbat ettiğimin farkındayım,
ben olmasam çalışabilirsin. Çalışacaksın da,
buna eminim. Görüyorsun, şunu bile
doğru dürüst yazamıyorum. Okuyamıyorum.
Söylemek istediğim şu:
Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçluyum.
Bana çok sabır gösterdin,
inanılmaz derecede iyi davrandın.
Bunu söylemek istiyorum;
zaten herkes biliyor bunu.
Kurtulmam mümkün olsaydı
beni kurtaran sen olurdun.
Her şeyimi yitirdim,
yalnızca senin iyi biri olduğuna
inancım kaldı geriye.
Senin hayatını daha fazla rezil edemem.
Bizden daha fazla mutlu olabilecek
iki insan yoktur.
13 yaşındayken yapmamız gereken pek çok seçim vardır, ama bunların sonuçlarının gelecek yıllara nasıl yansıyacağı hakkında hiçbir fikrimiz yoktur.
250 syf.
·9/10
Virginga Wollf,Laura ve Clarissa’nın Msr.Dallovey kitabı bağlamında kesişen hayatlarını konu alan bir kitap..


Filmini 2003 yılında izlemiştim kitabını da 2019 da okumuş oluyorum yani 16 yıl geçmiş aradan..
Filmleri olan kitaplar hakkındaki artık yerleşmiş kanaatim şu.Filmi başka bişi kitabı başka bişi..Ne demek istediğimi örnekleyerek anlatabilirim ancak..


Clarissa’nın çiçekçi dükkanı’na girdiği sahnede sadece filmi izlediğimizde Barbara’nın nasıl bir kadın olduğunu kıt kanaat geçindiğini anlıyamıyoruz ama kitabını okurken Barbara’yı da Clarissa’nın gözlemlerinden iç sesinden tanıyabiliyoruz.
Kitapta çiçekçi dükkanı içinde ortancaları çok göremiyoruz ama roman içinde o kadar güzel resmedilmiş ki ertesi gün ortanca alıp gözünüzün önüne bir vazoya koyup izleyerek kitabı okumaya devam etmek istiyorsunuz..

Mesela Richard,intihar etmek için pencere pervazına çıkıp bir at gibi oturduğunu izliyorsunuz filmde sadece..Ama kitapta o intihar sahnesi bölümlerini okurken Clarissa’nın Richard’a bakarken onu Giacomettinin park için yaptığı bir heykele benzettiğini iç sesiyle siz de duyabiliyorsunuz.

Mesela Clarissa,Richard’a ziyaret evine geldiğinde filmde sadece eğilip ona sarıldığını izliyorsunuz ama kitapta Clarissa’nın Richard’a ait onun çeşitli salgılarının kokusunu alabildiğini,(nişaştalı ve mayalanmış, şarap gibi keskinleşmiş bir koku)iç sesiyle Clarissa gibi duyumsuyorsunuz.

Demem o ki; bu filmleri yapılmış kitaplar hakkında yerleşmiş bir kanaat artık benimkisi bundan sonra da önce kitapları okunacak her zaman..
Eğer bir roman yazarı olsaydım ve kitabım filme çekilecek olsaydı sonunda ya da film çekilme sürecinde ben at almıştım iyi de bu deve çıktı diyecek kadar bir şaşkınlık duyar film galalarında sanki çok memnunmuşum gibi baştan hı dedik geride dönemedik ama neysee bu da tecrübe olsun bi daha böyle bir işe kalkışanın anasını avradını... der dudak kenarlarım aşağı kıvrılmış ve yüz ifademin değişmediği sahte gülümsememle poz verirdim.
Bence kitap gayet güzel okunmaya değer..
Tavsiye ederim tüm okurlara..
230 syf.
·4/10
1941 de intihar eden yazar Virginia Wolf'un yaşamına ve ölümüne göndermelerle dolu, yine Bayan Dalloway adlı ünlü romanından beslenen bir eser. Üç ayrı zaman diliminden olaylar ve hikayeler aktarıyor. Akıcılık, heyecan verme unsurları hiç yok kitapta. İyi ki okudum diyemiyorum.
250 syf.
·1 günde·Beğendi
Kitabın ilk 50 sayfasını kitapla savaşarak okudum. Kapalı bir teknik içine girmeniz için full konsantrasyon ve hızlı geçişlere uyum saglamakla geçiyor...
3 kadın paralel dünyalarda "kadınlık degerleri" içinde sıkışmış , hissizlik ve keşfedilen yeni duygular içinde bir sarkaçta gidiş gelişlerini okuyoruz. Michael Cunningham Saatler
395 syf.
·3 günde·8/10
Michael Cunningham ile Dünyanın Sonundaki Ev ile tanıştım. Hakkında kısa bir araştırma ile de bu kitabı Pulitzer ve Oscar Ödüllü Saatler romanından önce yazdığını öğrendim. Tabi ki sıradaki kitabım olarak onu ayırdım.
Cunningham çok fazla bilinmemekle birlikte üç kitabı dışında Türkçe'ye kazandırılmamış. Dünyanın Sonundaki Ev'de ise ölüm ile ilgili bir bölüm var ki beni en fazla etkileyen o kısımdı. O kısımı özellikle ayırdım, not aldım. Ölüm üzerine bir dosya konusunda mutlaka kullanırım. Sadece bu kısım için bile okunmalı diyorum ve merakınızı gidermeden burada kesiyorum :)))
Cunningham ile ilgili bir yazıyı da bloga hazırlamayı planlıyorum ama öncelikle Saatler kitabını okumayı istiyorum.
230 syf.
·Puan vermedi
Bir çeşit ikili roman. Roman içinde roman. Virginia Woolf'un "Mrs. Dalloway" adlı romanına göndermeler var. Kitabın kadın kahramanı Mrs. Dalloway romanındaki kadın kahramanla özdeşleştiriyor kendini.

Spoiler...

Kahraman; aile, çocuk, eş gibi prangaları kıracak cesareti bulana kadar artan bir gerilimi var kitabın. Başrollerinde Meryl Streep ve Nicole Kidman'ın bulunduğu bir de filmi çekildi. Hem romanı, hem filmi beğendim. Okunası ve izlenesi...
395 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabi sevmemek mumkun mu. yazarimiz tam bir efsane. Gecen sene tanistim eserleriyle ve turkceye basilmis olanlarindan hepsini okudum.Anlatimi öylesine basit ve baglayici ki kitabi birakamiyorsunuz.Okudugum ve etkisi altinda uzun bir dönem kaldigim bir eser.burdaki sahislarin hepsi özel. en cok sunu seviyorum diyemiyorsunuz. anlatirken yani kitabi okuken, sizide birlikte yaninda göturuyor zaten.umarim ilerde dagha fazla kitaplari turkcelestirilir.
250 syf.
·2 günde·8/10
Bazı eserler var farklı anlatıcıların ağızlarından anlatılır akış ya da farklı karakterler. İlk aklıma gelenler Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, Döşeğimde Ölürken, Ses Sese Karşı ve Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu.

Zor oluyor onları okumak. Dikkatli bir okuma süreci istiyor.

Cunningham 1952 doğumlu Amerikalı bir yazar, öğretim görevlisi. Eserini 1998 yılında kaleme alıyor ve 1999 yılında Pulitzer ödülünü kazandırıyor ona Saatler.

Eserinde üç ayrı zaman diliminde, üç ayrı kadın mevcut.

Clarissa Vaughan. Newyork. 21. yy sonları.

Virginia Woolf. Evet yazar olan. Londra. 1923.

Laura Brown. Los Angeles. 1949.

Ortak özellikleri yaşama bir türlü ‘tutunamıyor’ olmaları. Eser kapağında yazdığı gibi ‘muallakta’ kalmış bir yaşam onlarınki.

Yazar, bölüm bölüm ilerliyor. Anlatısını sürekli yukarıdaki isimleri değiştirerek gerçekleştiriyor ve Clarissa üzerine yüklediği kurgusunu Virginia Woolf ve bilindik eseri Mrs. Dalloway üzerinden yürütüyor.

Yaşam, ölüm, umut, intihar. Çok şey var burada.

Saatler ilerledikçe hayata tutunmakta zorluk çeken üç kadın var gözlerinize bakacak olan.

Etkileyici kurgusuyla şans vermelisiniz.
230 syf.
·22 günde
Sıcağı sıcağına iyi gider dedim. Clarissa'yı madem bu kadar sevdim. Bırakmayayım başlamışken devam edeyim dedim. Filmi zaten başlı başına bir olaydı. Bakalım kitap nasıl çıkacak?
395 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
İçine doğmuş oldukları hayatı yadırgayarak yalnızlıklarında kendileri gibi yalnızları seçerek kan bağı olmayan kişilerle kurdukları aileyede ait olamadan yaşayanların dünyası..... Hakikat dünya gibi delice yaşayan cangılın aslında bir fanusu kabul etmeyeceğinin açıklanışı.
Velhasılı tecrübe edilmek istenmeyen duyguların tecrübe edilişini okurken bile yanlızlaşıyor insan.
395 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Sürükleyici ve enteresan bir hikâyeydi. Özellikle karakterlerin bakış açılarıyla anlatılmış olması kitaba enfes bir tat vermiş. Unutulmazlarım arasında yerini aldı bile...

Yazarın biyografisi

Adı:
Michael Cunningham
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Cincinnati, Ohio, Amerika Birleşik Devletleri, 6 Kasım 1952
Cunningham 10 yaşındayken California'ya taşındılar. 1970'lerin başında Stanford Üniversitesi'nde öğrenciyken, ressam olmayı istiyordu, ancak bir edebiyat kursuna katılarak kısa öyküler yazmaya başladı. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre amaçsızca yaşadı ve roman yazmaktan vazgeçti. Ancak bu arada birçok yere de başvuru mektubu gönderiyordu. Sonunda Iowa Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversiteye bağlı olarak yazarlık konusunda atölye çalışmalarına katıldı ve öyküler yazmaya başladı. Öyküleri dergilerde yayınlanıyordu. Ancak yazdıklarını yarım bırakarak eski, başıboş günlerine geri döndü. Bu durumdan kendini kurtarabilmek için alelacele yazıp bitirdiği ilk romanı yayınlandığında 30 yaşındaydı. New York'a taşındı ve 1990 yılında A Home at the End of the World adlı romanı yayınlanana kadar çeşitli işlerde çalıştı. Beş yıl sonra üçüncü kitabı Flesh and Blood basıldı. Üç yıl süren bir çalışmanın ardından da Saatler adlı romanını yazdı. Bu romanıyla 1999 yılının Pen/Faulkner Ödülü'nü ve Pulitzer Ödülü'nü aldı. Manhattan'da yaşayan yazar, halen Columbia Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 178 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 135 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.