Michel Faber

Michel Faber

Yazar
7.2/10
9 Kişi
·
19
Okunma
·
3
Beğeni
·
656
Gösterim
Adı:
Michel Faber
Unvan:
Hollandalı Yazar
Doğum:
Lahey , Hollanda, 13 Nisan 1960
Kimsenin onunla konuşmaması çok önemli değildi aslında, dinleyecek hali yoktu zaten .
Az önce yedikleri için şükür duası etti. Bu onun tuhaflıklarından biriydi; önce değil sonra şükretmek. Bir fırsat yakalamakla onun tadını çıkarmak arasında pek çok şey ters gidebilirdi , dolayısıyla elden kaçacak bir şey için Tanrı'ya şükretmek acıklı bir durumdu.
İnsanlar, birinin kendin yaşamının ötesinde bir şeyi umut etmesini düşünemiyorlar artık.
Ben sadece ,ileriye doğru gitmeye karar verdikten sonra geriye dönmekten pek hoşlanmam.
Ancak yaşıyor gibi yapmalıydı, umudu, canlılığı , duyguları varmış gibi yapmalıydı, kızının hatırı için , böylece kızı da pes etmezdi. Kızı için güçlü olmalıydı , onu rahat ettirmeli , eve yatağına götürmeliydi, ihtiyacı varsa onu taşımalıydı hatta.
"Hiçbir şey bedava değildir,"dedi yaşlı adam. "Ne burda ne de başka bir yerde , en azından bunu öğrendim."
Kitabın başlarda yavaş gelen temposu okuma hızınızı düşürebilir.Hatta sıkıcı da gelebilir ama sabredip okumaya devam ettiğinizde konunun rahatsız ediciliği veya bazı kişilere saçma gelebilecek konusunun altında güzel bir insanlık özeleştirisi mevcut. En azından bana öyle geldi. Hoşa gitmeyecek rahatsız edici bu av bir nevi insanlık eleştirisi. Biz de başka canlılara aynısını yapmıyor muyuz?
Mıchel FaberYüz Doksan Dokuz Basamak

Benedikt rahip ve rahibelerinin ruhlarını huzura kavuşturmak için dua ettikleri,yüzyıllarca önce,bu kutsal topraklara,bu kez bir kaza sonucu tek bacağını kaybeden arkeolog Sian kazı çalışmaları için gelir.Bacağıyla birlikte sevgilisini de kaybetmiş olan Sian,kendisine olan güvenini,kadınlık gururunu ve aşka olan inancınıda kaybetmiş.
Her gün yüz doksan dokuz basamaklı manastıra huzuru bulmak için çıkar.Kısa fakat düşündüren bir kitaptı.Bu arada kitabı okurken,Şafak Pavey ve Frida Kahlo’ya aklım gitti.Hikayeleri birbirine benziyor.Yazar biraz daha konuyu uzatıp iyi bir aşk kitabı yaratabilirmiş.Bıcak keser gibi kesmiş kitabı.Tabi naçizane fikrim.
Bu kitabı yıllar önce idefix'ten verdiğim büyük siparişle birlikte edinmiştim ama her nedense bir köşede okunmak için uzunca bir süre beklemek zorunda kalmış.
Yanılmıyorsam şu an yeni baskısı yok ama sahaflarda mutlaka bulunabilir.Kitap 750 sayfa ve ayrıca yazıları da küçük , kolay okunmuyor.
Viktorya dönemi İngiltere'sini Dickens'vari bir biçimde anlatan çağdaşım bir yazarla karşılaşmak oldukça eğlendiriciydi benim için.Kitap her ne kadar viktorya döneminde geçse de yazarımız anlatıcı olarak çağdaş dili ve argoyu kullanıyor ; öte yandan karakterler kendi aralarındaki konuşmalarda dönemsel üslubu kullanıyorlar.
Kitapta hafife alınmayacak bir cinsellik olduğunu da belirteyim. BBC de mini bir dizisi de yapılan bu kitap, Londra arka sokak fahişelerinden Sugar'ın dünyasıyla kapitalist sınıfın kodamanlarından William arasındaki zaman zaman çarpıklığa varan tuhaf ilişkiyi konu alıyor. Ayrıca alt metinde o dönem kadın,çocuk ve insana bakış açısını da harmanlayan bir kitap olmuş.
Aslında iyi mi, yoksa kötü mü; emin değilim. Yine de fena değildi ve anlatımının da sıkıcı olmadığını düşünüyorum. Çok derin bir hikayeye sahip olmamasının yanında, çok fazla bir şey de ifade etmeye çalışmayan bir kitaptı. Sadece okunmak için yazılmış ve okundu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Michel Faber
Unvan:
Hollandalı Yazar
Doğum:
Lahey , Hollanda, 13 Nisan 1960

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.