Mıgırdiç Margosyan

Mıgırdiç Margosyan

Yazar
8.2/10
164 Kişi
·
514
Okunma
·
77
Beğeni
·
2.294
Gösterim
Adı:
Mıgırdiç Margosyan
Unvan:
Ermeni Asıllı Yazar
Doğum:
Diyarbakır, 23 Aralık 1938
Diyarbakır’ın Hançepek Mahallesi'nde (Gâvur Mahallesi) doğan Margosyan, eğitimini Süleyman Nazif İlkokulu, Ziya Gökalp Ortaokulu, daha sonra İstanbul'daki Bezciyan Ortaokulu ve Getronagan Lisesi'nde sürdürdü, sonra öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde tamamladı. 1966-72 yılları arasında Üsküdar Selamsız'daki Surp Haç Tıbrevank Ermeni Lisesi’nde felsefe, psikoloji, Ermeni dili ve edebiyat öğretmenliği ve okul müdürlüğü yaptı. Daha sonra öğretmenliği bırakarak ticarete atıldı. Edebi çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Marmara Gazetesi’nde yayımlanan Ermenice öykulerinin bir bölümü Mer Ayt Goğmeri (Bizim Oralar) adıyla kitap haline getirildi (1984). Bu kitabıyla 1988 yılında Ermeniceyazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan Vakfı Edebiyat Ödülünü (Paris-Fransa) aldı. Gâvur Mahallesi (1992), Söyle Margos Nerelisen? (1995) ve Biletimiz İstanbul’a Kesildi (1998) adlı Türkçe kitaplarını, 1999’da ikinci Ermenice kitabı Dikrisi Aperen [Dicle Kıyılarından] izledi. Gavur Mahallesi, Avesta yayinlari tarafindan Li Ba Me, Li Wan Deran adıyla Kürtçe olarak yayımlandı (1999). 2010 yılında Türkçe kaleme aldığı Kürdan adlı kitabı Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. Evrensel Gazetesi'nde "Kirveme Mektuplar" adlı köşesinde yazmayı sürdüren Margosyan'ın bu makalelerinin bir bölümü Lis Basın-Yayın tarafından Kirveme Mektuplar adıyla 2006'da Diyarbakır'da yayımlandı. Aynı gazetede yazdığı makalelerin bir bölümüBelge Yayınları tarafından Çengelliiğne adıyla yayımlandı (1999). Ermeni yazınında taşra edebiyatının son temsilcisi olarak bilinmektedir. Agos, Gündem, Marmara ve Yeniyüzyıl gazetelerinde yazmıştır.Halen günlük olarak yayınlanan Evrensel gazetesinde "Kirveme Mektuplar"başlıklı köşe yazıları yayınlanmaktadır.
124 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yazarın kendi çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı öykü kitabı.. 1940'lar Diyarbakır 'nı anlatıyor. Gavur Mahallesi diye adlandırılan, Ermeni' lerin yaşadığı bir mahallede yazar çocukluğunu, günlük yaşamı, kültürler arası etkileşimi öyle güzel aktarmış ki bizlere Sıcacık samimi hikayelerden oluşuyor kitap. Bakarsanız ince ama pek çok çıkarım yapabilirsiniz kitapta. Türk, Kürt, Zaza, Ermeni'lerin bir arada yaşadığı, hemen her satırından hoşgörünün eksik olmadığı yıllar olduğunu anladığınız hikayeler... İlk çocukluk heyacanları, aşklaro, pişmanlıkları, eğlenceleri... anlatılmış. Kitap hakkında uzunca yorum girmekten ziyade bırakacağım tek alıntı benim söyleyeceklerimden daha fazlasını anlayacaktır sizlere
.
Diyarbakır 'da yaşıyorsunuz, her sabah erkenden kalkıp işinize, sıvacılığa gidiyırsunuz. Yolda yürürken, tanıdık, eş, dost, akraba, bir sürü insana rastlıyorsunuz. Kimine Ermenice "pariluys", kimine Arapça "selamünaleyküm" diyorsunuz ;akşam, kireç, harç, badana, boya karışımı elbisenizle işten dönerken de, yine kimilerine Ermenice "parirgun", bazılarına Türkçe "iyi akşamlar", başkalarına da Kürtçe "evarete ğher" deyip eve giriyorsunuz.
124 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Okurken insanı duygusallaştırıp içini ısıtan sımsıcak ve bir o kadar da harika bir anı ve öykü kitabı.

Yazar, çocukluğunun geçtiği Diyarbakır'ın ''Gavur Mahallesi'' denilen kısmının ağırlıklı olarak 1940'lı yıllarını bize anlatıyor. Mahallede o dönemde yaşayan insanları, mahalle sakinlerinin yaşam şekillerini ve çocukluğunun olaylarını zaman zaman nükteli, zaman zaman dramatik, ama hep sımsıcak, insanı duygulandıran bir dille bize aktarıyor.

Büyük beğeni ve keyif alarak okuduğum bu kitabın okunmasını herkese tavsiye ederim.
525 syf.
·Puan vermedi
Birkaç yıl önce okuduğum bir kitaptı, adıni hatırlamadığın sevimli bir arkadaşın olur ya, sende bir hoşnutluk bırakır adının yerine..işte öyle bir şey ; olay örgüsü ,kahramanlarin neler yaptığı, mekanlar bunları unutmamıştım kitabın ismini de bunlarla aradım, ama bulamamıştım. ben de zihnimdeki o hoşnutlukla aramaktan vazgeçmiştim.
Dün kütüphanede kitaplara bakarken birden üst rafta biri bana göz kırpıyordu.. tanımıyorum diyerek kafamı çevirdim fakat kalbimde yumuşacık birşey hissettim.. eski bir dostumu görmüş gibi...yanına gittim elime aldım evet ya bu o.. sevindim.. elimde tuttum biraz hatıralar canlandı.. sanki onunla konuşuyordum.. eski bir dosttu adını unuttuğum.. kütüphane de bu karşılıklı özleme şahit oldu.. sonra yerine bıraktım onu .. tespih tanelerini
128 syf.
·33 günde·Puan vermedi
Merhabalar değerli 1k sakinleri,

Bu buluşmamızda Serhat arkadaşımızın öneri kitabı kura ile seçilmişti. Moderatör olarak da toplantımızı kendisi yönetti. Sohbet havasında geçti. Grupça aşağıdaki soruları cevaplamaya çalıştık:

-Yazarın dili
-Kitapta geçen konuların kaynakları
-Kitaptaki erkek egemen dilin kökenini
-Yaratılış konusunun kutsal metinlerde geçen kısımlarının ve karşılaştırması

TOPLANTIDAN KARELER:
https://www.instagram.com/...;igshid=no6hq21v6j5r
525 syf.
·38 günde·Beğendi·9/10
Diyarbakır’lı Ermeni bir kardeşimizin ağzından yaşadığı Gavur Mahallesi’ni ziyaret etmek, evine ve akrabalarına misafir olmak, yoksulluklarını ve bu yoksulluk içindeki mutluluklarını paylaşmak, Diyarbakır lehçesi ile sohbetlerine katılmak, anadilini öğrenebilmek uğruna beş parasız, ailesinden uzakta geçen okul yıllarını dinlemek ister misiniz? “Tespih Taneleri” öyle popüler kitaplar arasında bulabileceğiniz bir kitap değil, Mıgırdiç Margosyan’ın akıcı ve etkileyici kaleminden öz yaşam öyküsünü anlatıyor. Tarih okumayı seven, bu topraklarda yaşananları anlamaya çalışan biri iseniz, Tarih kitaplarında yer alan büyük sözler ve politikalardan ziyade sıradan insanların gözlerinden hayata ve geçmişe bakmak isterseniz bu kitap tam size göre.

Mıgırdiç Margosyan’ın okuduğum ilk kitabı “Tespih Taneleri”. Yazarın akıcı yazım diline, bugün ve geçmiş arasında gidip gelen hikayenin şaşırtıcı ölçüde başarılı kurgusuna ve yazarın, yine çok büyük bir başarı ile kaleme aldığı, Diyarbakır lehçesine hayran kaldım. Lehçenin yazım diline bu kadar başarılı aktarımını, belki Kemal Tahir dışında, bugüne değin okuduğumu hatırlamıyorum.

“Kafle artığı” babasının ve tanıdıklarının gözünden o uğursuz, düşmanın başına bile gelmeyesi günlerde “Kafle”ye çıkıp tespih taneleri gibi dağılan Ermenilerin yaşadıklarından birkaç hatırayı da, kendi öz yaşam öyküsünün içinde etkileyici ve akıcı bir dille anlatıyor bize Mıgırdiç Margosyan. Kocası bilinmez cephelerden birinde savaşırken emir gelince 5 küçük çocuğu ile Kafle’ye çıkan babaannesinin karmaşada kaybettiği 5 yaşındaki Sarkis’i, yürüyemeyince bir köydekilere emanet ettiği kızı Mirye’si, yürüyüş sırasında açlık ve yorgunluğa dayanamadığı için ölen biri kundakta 2 küçük çocuğu ve yine yürüyüş sırasında kaybolan büyük oğlunun ardından yaşadıkları da, yıllar sonra birbirini bulmak için çaba harcayan, her biri bir başka yana dağılmış, yaşam derdine düşmüş yaşlı Ermeniler de var kitapta. Margosyan’ın derdi eski defterleri açıp karşılıklı tartışmak ya da politik olarak kim haklı, kim haksız hesaplaşmasına girmek değil kesinlikle; basit, düz bir dille sadece yaşananları ve kendine aktarılanları paylaşmak. Yani sadece sıradan insanların gözünden bakabilmek hayata… Şöyle örneğin:

“Saro nenem Heredan’daki evlerinde tarhana hazırlayıp dama kuruması için serdikten sonra, aynı gün bahçeden topladığı sebzelerden turşu kurduğu o yıl, hem damdaki tarhana, hem de kilerdeki turşu kurulanıp, ardından da o kara haber köye ulaşmış:
“ Ermeniler köylerini boşaltıp Kafle’ye çıkacak!”
İşte o yıl köyü boşaltıp “Kafle” yollarında birbirlerini kaybettikten sonra ölen oğullarının ardından kızı Mirye ile oğlu Sarkis’i yıllar sonra bulduğunda, İncil’e el bastırıp, öğüdünü tutacağına dair yeminini alarak, babama iki şey tembih etmiş: “Oğlım, sen sen olasan, Heredan’a bi daha ayağ basmiyasan! Getsen, diyerler ki gelmiş toprağhlarına sehab çığhacağ, seni öldırırler! Bi de, bızım evımıze tarğhana yapmağ, turşi kurmağ oğırsızlığ getıri, bılesız! Evde turşidır, tarğhanadır, yapmiyasız!”
525 syf.
·16 günde·Beğendi
23 Aralık 1938 Diyarbakır doğumlu Mıgırdıç Margosyan'ın anıları. "Kafle"ler halinde Der Zor'a sürulen, sürgun sırasında bölge köylüleri tarafından alınıp büyütülen babasının hatıraları, anlatımları. Margosyan'ın ana dilini öğrenmesi için İstanbul'a yollanması. Bazen güldüren, bazen hüzünlendiren. Çocukluğunun geçtiği Gavur Mahallesine, Demirciler Çarşısina, gezintiye çıkarıyor okuyucuyu. Kitap baskıya hazırlanırken 14 ekim 2006'da Amerika'da vefat eden, dayısı ustası Demirci Haço'ya
Ustam, varsın bundan böyle
Diyarbakır Demirciler Çarşısı'ndaki
Örslerin kulağı çınlasın, anın bir de
bu kitaplarda yaşasın.
dizeleriyle adadığı bu kitabı, Diyarbakır'ı, Ermenileri, Diyarbakır sokaklarını, bir zamanlar müsluman, hırıstiyan, topluluklarının birarada yaşadığı o günleri gormek isterseniz Margosyan bu güzel kitabıyla sizi bekliyor
124 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Muhteşem bir öykü kitabını bitirdim. Aslında daha erken bitecek bir kitap ama, vakit kıtlığından ancak bitirebildim.
Birkaç öyküden oluşan bir kitap olsa da hepsi bir biri ile bağlantılı öykülerin.
Yazarın kendi çocukluğunda, doğup büyüdüğü mahallede yaşadıklarını, o kadar güzel bir keyifle okudum ki, imrendiğim bile oldu dersem yeridir.
Ermeniler, kürtler ve türkler, bir arada barış içinde olan etnik kökenler.
Ah ne güzelmiş o yıllar….

Bilmediğim bazı bilgiler de hayrete düşürdü beni.
Örneğin ; Tavlada kullanılan, yek, penc, car gibi kelimelerin kürtçe olduğunu bu kitaptan öğrendim.

Şu kısacık kitapta yazar, çocukluğunu ve büyüdüğü o mahalle insanlarını anlatırken o kadar çok insanlık dersi veriyor ki, o kadar içten, o kadar güzel bir anlatımı var ki, mutlaka okuyun, okuyun, okuyun. Zaten bir iki saatte bitirirsiniz.
525 syf.
·Puan vermedi
Mıgırdiç Margosyan'ın son romanı Tespih Taneleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin resmi olmayan ama en gerçek hikayelerini anlatıyor bize. Okumanız şiddetle tavsiye edilir.
124 syf.
·9/10
1930'larda Diyarbakırın Gavur Mahallesi olarak anılan Hançepek'te Ermenilerin, Süryanilerin, Keldanilerin,Kürtlerin ve Türklerin yıllar yılı neşeli, mutlu, paylaşımcı, öteki nedir bilmeden, salt insan olma temelinde kurulu yaşamlarına adeta tanık oluyor insan,,,
103 syf.
·Beğendi·10/10
Diyarbakır'lı bir Ermeni Mıgırdiç Margosyan. Son derece doğal, yalın ve samimi yazıyor. Diyarbakır'da ''gavur'' diye dışlanıyor, İstanbul'a geldiğinde ise yine aynı dışlanma ama bu sefer ''Kürt '' diye! Anadolu Ermenilerinin yaşadığı acıları anlamak için mutlaka ama mutlaka okunmalı onun kitapları... Ben başladım, diğerlerini de okuyacağım sırasıyla...

Yazarın biyografisi

Adı:
Mıgırdiç Margosyan
Unvan:
Ermeni Asıllı Yazar
Doğum:
Diyarbakır, 23 Aralık 1938
Diyarbakır’ın Hançepek Mahallesi'nde (Gâvur Mahallesi) doğan Margosyan, eğitimini Süleyman Nazif İlkokulu, Ziya Gökalp Ortaokulu, daha sonra İstanbul'daki Bezciyan Ortaokulu ve Getronagan Lisesi'nde sürdürdü, sonra öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde tamamladı. 1966-72 yılları arasında Üsküdar Selamsız'daki Surp Haç Tıbrevank Ermeni Lisesi’nde felsefe, psikoloji, Ermeni dili ve edebiyat öğretmenliği ve okul müdürlüğü yaptı. Daha sonra öğretmenliği bırakarak ticarete atıldı. Edebi çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Marmara Gazetesi’nde yayımlanan Ermenice öykulerinin bir bölümü Mer Ayt Goğmeri (Bizim Oralar) adıyla kitap haline getirildi (1984). Bu kitabıyla 1988 yılında Ermeniceyazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan Vakfı Edebiyat Ödülünü (Paris-Fransa) aldı. Gâvur Mahallesi (1992), Söyle Margos Nerelisen? (1995) ve Biletimiz İstanbul’a Kesildi (1998) adlı Türkçe kitaplarını, 1999’da ikinci Ermenice kitabı Dikrisi Aperen [Dicle Kıyılarından] izledi. Gavur Mahallesi, Avesta yayinlari tarafindan Li Ba Me, Li Wan Deran adıyla Kürtçe olarak yayımlandı (1999). 2010 yılında Türkçe kaleme aldığı Kürdan adlı kitabı Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. Evrensel Gazetesi'nde "Kirveme Mektuplar" adlı köşesinde yazmayı sürdüren Margosyan'ın bu makalelerinin bir bölümü Lis Basın-Yayın tarafından Kirveme Mektuplar adıyla 2006'da Diyarbakır'da yayımlandı. Aynı gazetede yazdığı makalelerin bir bölümüBelge Yayınları tarafından Çengelliiğne adıyla yayımlandı (1999). Ermeni yazınında taşra edebiyatının son temsilcisi olarak bilinmektedir. Agos, Gündem, Marmara ve Yeniyüzyıl gazetelerinde yazmıştır.Halen günlük olarak yayınlanan Evrensel gazetesinde "Kirveme Mektuplar"başlıklı köşe yazıları yayınlanmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 77 okur beğendi.
  • 514 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 255 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.