Mihail Bakunin

Mihail Bakunin

Yazar
8.5/10
33 Kişi
·
122
Okunma
·
72
Beğeni
·
5.265
Gösterim
Adı:
Mihail Bakunin
Tam adı:
Mihail Aleksandroviç Bakunin
Unvan:
Rus devrimci
Doğum:
Piramukhino, 30 Mayıs 1814
Ölüm:
Bern, 1 Temmuz 1876
Mihail Bakunin tanınmış bir Rus anarşisttir. Anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir ve “anarşizmin babaları” olarak anılan düşünürlerden biridir.Rus devrimci ve kolektivist anarşizm kuramcısıdır.
Maalesef, halk hala son derece cahildir ve hükümetlerin sistematik çabalarıyla cehalet içinde tutulmaya devam etmektedir. Hükümetler, haklı olarak bu cehaleti, iktidarlarını sürdürmenin asli koşullarından biri olarak görürler.
Çocuklar gibi, olgun adamlar da yalnız kendi deneyimleriyle akıllanırlar, başkalarınkilerle değil.
Kimse uzun zaman umutsuzluk içinde yaşayamaz. Umutsuzluk insanı eninde sonunda ya ölüme, ya da eyleme götürür.
Benim kastettiğim özgürlük, her bireyin tek tek sahip olduğu özgürlüktür;bu özgürlük, başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde bitmez; aksine o noktada olumlanır ve oradan sonsuzluğa uzanır. Benim kastettiğim özgürlük, herkesin özgürlüğü aracılığıyla her bireyin sınırsız özgürlüğüdür; eşitlik içinde gerçekleşen, asla gücün idealize edilmiş ifadesinden başka bir şey olmayan otorite ilkesi ve kaba güç üzerinde zafer kazanmış olan, bu dünyanın ve öbür dünyanın tüm putlarını devirdikten sonra bütün kilise ve devletlerin yıkıntıları üzerinde insan dayanışmasının gerçekleşeceği yeni bir dünyayı bulan ve örgütleyen özgürlük.
Mihail Bakunin
Sayfa 96 - Öteki Yayınevi, 2016
"Halkın egemenliğinin sömürülmesi, sahte halk egemenliğinin ve özgürlüğünün hangi siyasal biçimiyle olursa olsun aşağılayıcı bir durumdur...'
324 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
İncelemeyi Öteki Yayınevi, 2016, Sinan Ergün çevirisi üzerine yapıyorum.
Kitabın girişindeki Ergün'e ait GÜNÜMÜZDE BAKUNİN'İ OKUMAK... adlı metinde de belirtildiği gibi eser oldukça eleştirel bir tavra sahip. Yine bu metinde Türkiye'deki siyasal hareketler içerisinde anarşizmin yerine değinir Ergün. Bakunin'in bu eseri için, ön bilgi adına adı geçen giriş metnini yetersiz ve özensiz buluyorum. Bakunin'e ait metinlerdeki kimi kasti cümleler için de dipnot eksikliğinin yine belirgin olduğu kanısındayım. Eserin adı Tanrı ve Devlet olmasına karşın Bakunin'e ait iki çalışmayı içerir, ötekisi de Marksizm, Özgürlük ve Devlet dir. Baskı yılı sırasıyla 1871 ve 1870-72
İçerik şöyle;

TANRI ve DEVLET
Birinci Bölüm
Kitabın ilk cümleleri şöyle; "Kim haklı? İdealistler mi materyalistler mi? Sorun bir kez bu şekilde konuldu mu, her türlü tereddüt imkansız hale gelir. Hiç kuşkusuz idealistler haksız, materyalistler haklıdır." Bakunin bu keskin, net görüşüyle Hristiyanlığı ilk günah bağlamında ele alarak insan gelişimini ketleyici özelliğini gösterir. İnsan gelişimi(bireysel ve kolektif) üç temel koşula bağlanır;insanın hayvansallığı, düşünme, eylem. Tanrı inancını insanlığın evrensel hatası olarak görür.

İkinci Bölüm
Bu dinsel, mistik inançları insan aklının sapışından çok, insanın çarpık varoluşunun darlığının, utancının içgüdüsel ve tutkulu protestosu olarak görür. Bilim, eğitim, kutsal idea, otorite gibi kavramların uygarlıklara yansıyışını tarihsel ve düşünsel kişiliklerle birlikte eleştirir. Teorik idealizm ve pratik materyalizm arasındaki köprüyü görünür kılmaya çalışır.

Üçüncü Bölüm
Metafizik ve teolojik kanıtların, bir saçmalığı bir ötekiyle kanıtladığını söyleyerek, bunu, onun temel özelliği olarak görür. Doktriner Deizmin doğuşunu, burjuvazi ve proleteryanın otorite kurumlarıyla ilişkilerini tarihsel bağlamda ele alır.
MARKSİZM , ÖZGÜRLÜK ve DEVLET
Birinci Bölüm-Giriş
Kendi özgürlük anlayışını belirttikten sonra Devrimci Sosyalistler/Kolektivistler/Anarşist-Komünistler ile Otoriter Komünistler arasındaki farkı netleştirir.

İkinci Bölüm-Marksist İdeoloji
Marks'ın, üretilmiş tüm ahlaksal, entelektüel olguların temelini ekonomik olgulara dayandırışını eleştirir. "Siyasal bilinç" kavramına değinir.

Üçüncü Bölüm-Devlet ve Marksizm
Marks'ı kendi düşüncesi içindeki tutarsızlıklardan ötürü eleştirir. Onun yurtseverliği, Almanya'daki 'bir tür küçük komünist kilise' oluşturma çabası, Sosyalist kimliğinin yanında Bismarck(aristokrat ve monarşist) ile benzerliklerini, otorite ilkesiyle flörtüne ve bağlılık ilkesine olan ihanetine, 1.Enternesyonalizm içindeki tekelciliğine, sert söylemler yöneltir Bakunin.

Dördüncü Bölüm-Enternasyonalizm ve Devlet
Marks'ı büyük bir deha olarak görmesinin yanında onun hükümetçiliği ile sosyalist devrimi arasındaki tezatlığı vurgular.
Beşinci Bölüm-Sosyal Devrim ve Devlet
Marks ve takipçilerini sınıfsal-burjuvazi özgürlüğüne karşı kendi büyük insan özgürlüğünden bahseder. Kölelikten kurtuluşu Özgürlük ve Dayanışmada görür. Dayanışmanın başlıca temelleri; eşitlik, kolektif emek ve kolektif mülkiyettir.
Altıncı Bölüm-Politik Eylem ve İşçiler
1. Enternasyonal'in programını; "Ezilenlerin kurtuluşu yalnızca onların kendi eseri olabilir" diye belirttikten sonra Marks'ın bilimsel sosyalizminin bir rüya olarak kalmaya mahkum olduğunu söyler. Ancak yine de kolektif kurtuluşun temelini, geçmiş siyasal deneyimlere nazaran, umutla, burada yatabileceğini söyler.
304 syf.
·8 günde
Bu kitap aslında Bakunin ait bir derlemedir.Anarşizm'i anlamak için sistematik olmasa da gayet anlaşılır bir dille okuyucuya aktarıyor.Özgürlüğün inşası için iktidar ve otoritelerden sıyrılıp federatif yönetimlerin kurulması,bunun içinde anarşizmin pozitif olan yanını kullanılması gerektiğini ifade ediyor:tüm dünya insanlarının özellikle proleterya kitlesinin dayanışma gücü.
Bireysel özgürlüğün sonsuzluğu için tüm insanlığın özgürleşmesi gerektiğini ve bunun için burjuvazinin inşa ettiği kavramların lağvedilmesi gerektiğini düşünüyor.
Derleme bir kitap olduğu için bazı eleştiriler ayrı başlıklarda tekrar edilmiş olsa da anarşist ideolojiyi anlamak için okunmalı diye düşünüyorum
304 syf.
·50 günde·Beğendi·8/10
Sindirerek okumam gerektiğini düşüdüğüm için sınav döneminde okumayı tercih ettim, dolayısıyla bitirmem fazlasıyla uzun sürdü. Halbuki kitabın şaşırtıcı derecede akıcı ve eğlenceli bir dili var. Hatta bazı yerlerde resmen güldüm. Dönemine göre bu kitabı yayımlaması bile başlı başına bir cesaret işiyken, diliyle dahi baş kaldırmış, yaşananlar ve insanların tepkilerine mizah eklemiş sanki. Bakunin'in bu kitabın hakkını verdiğini düşünüyorum. Neye neden itiraz ettiğini, düşüncelerini, tarihi olayları mantık çerçevesinde oldukça yalın bir dille anlatmış. Genel görüşlerine katılmasa dahi bir insanın haklı olduğu bir nokta varsa tarafsız bir şekilde ona hak vermiş, yanlış olduğunu düşündüğü bir durumda da sebepleriyle birlikte neden böyle düşündüğünü açıklamış. Bu kitabı okurken hayli eğlendim. Aynı zamanda tarihi çok seven ve ilgi duyan biri olarak okullardaki tarih eğitiminin ne kadar yetersiz olduğunu fark ettim. Bize bahsedilmeyen, adı bile anılmayan öyle olaylar olmuş ki... Dolayısıyla bu kitabı okurken bir yandan da bilgi takviyesi yapmak gerekiyor.

Toplumsal devrimin gerekliliğini, amacını ve nedenlerini başarılı bir şekilde ayrıntıyla anlatmış, ama yöntemlerine kısacık değinmiş ve sonrasında ne beklenmesi gerektiğinden bahsetmemiş bile. Tüm kitap boyunca "Devrim gerçekleştikten sonra yeni düzen ne olacak, nasıl olacak?" sorusu vardı kafamda ve kitabın son bölümünde en azından buna yer verileceğini umut ediyordum, fakat "Halk kendi yolunu bulacaktır" demekle yetinmişti sadece. Bu bakımdan hayalperest ve gerçekdışı olmakla Marx'ı suçlarken, Bakunin'in kendisi de öyle olmaktan kaçamamış bence. Sonuçta bir şeyler havada kaldı, tam yerine oturmadı. Yine de karşılaştıracak olursam, Komunist Manifesto'dan çok daha akıcı, mantıklı, ayrıntılı ve iyi yorumlanmış bir kitaptı. Bu kitabı okumanın çok şey katacağını düşünüyorum.
324 syf.
·Beğendi·10/10
çok güzel bir kitaptı.devlet yöneticilerin eline geçirdikleri güç ile tanrılaşmasını ,devlet imkanları ile lüks içinde yaşamalarını ,halklar arasındaki kültürel ve ekenomik farkları çok güzel irdelemiş
304 syf.
·7/10
Bakunin okumak hayatımdaki en anlamlı 5 günümdü.
Bu herifi bilmek klasik anarşizmi anlamak adına çok önemlidir.
Oturup bir sigara çevirmek isterdim kendisiyle.
304 syf.
·Beğendi·10/10
yönetim şeklinin ne olduğu nun pek önemli olmadığını her yönetimin halk üzerinde bir baskı kurmaya çalıştığını ,her yönetim karşı görüşte olanları düşman gördüğünü bunun ancak halkların birlik içinde karşı durabileceğini ,kooparatifçiliğin önemi anlatan güzel bir kitaptı

Yazarın biyografisi

Adı:
Mihail Bakunin
Tam adı:
Mihail Aleksandroviç Bakunin
Unvan:
Rus devrimci
Doğum:
Piramukhino, 30 Mayıs 1814
Ölüm:
Bern, 1 Temmuz 1876
Mihail Bakunin tanınmış bir Rus anarşisttir. Anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir ve “anarşizmin babaları” olarak anılan düşünürlerden biridir.Rus devrimci ve kolektivist anarşizm kuramcısıdır.

Yazar istatistikleri

  • 72 okur beğendi.
  • 122 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 191 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları