Milan Kundera

Yazar 7,8/10 · 709 Oy · 19 kitap · 2197 okunma ·  390 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

390 okur beğendi.
709 puanlama · 1.124 alıntı
0 haber · 14.360 gösterim
2.197 okur kitaplarını okudu.
1.948 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
69 okur kitaplarını şu anda okuyor.
42 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Milan Kundera'nın Biyografisi

Milan Kundera, Çek-Fransız asıllı yazar. Kundera, 1 Nisan 1929'da Çekoslovakya'nın Brno şehrinde doğmuştur. 15 kitap yazmış, sayısız ödül almış, yazarlık mesleği yanında uzun yıllar müzik ve sinemayla profesyonel olarak uğraşmıştır. Yaşamını Paris'te, eşiyle birlikte sürdürmektedir.

Yaşamı

1929 yılında, orta halli Kundera ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ludvík Kundera (1891-1971), 1948-1961 yılları arasında Brno Müzik Akademisi müdürlüğü yapmış olan, ünlü müzikolojist ve piyanist Leoš Janáček'in öğrencisiydi. İlk piyano derslerini babasından aldı ve ilerleyen yıllarda kendisi de müzikoloji üzerine çalışmalar yaptı.

Lise eğitimini 1948 yılında Brünn'de bitirdikten sonra, Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, edebiyat ve estetik üzerine eğitim gördü. İki dönem sonra Film Akademisi'ne geçti ve yönetmenlik konusunda ilk makalelerini yazdı fakat daha sonra çalışmalarını politik baskı yüzünden durdurmak zorunda kaldı.

II. Dünya Savaşı'nın sonunda Komünist Parti'ye üye oldu. Ancak 1948'in şubat ayında partiden çıkarıldı. 1950 yılında da bir diğer Çek yazar Jan Trefulka Komünist Parti'ye karşı faaliyetlerde bulunmaktan, partiden uzaklaştırıldı. Trefulka o günlerde gerçekleşen olayları 1962 yılında yazdığı Pršelo jim štěstí (Onlardan Yükselen Mutluluk) romanında anlattı. Kundera'ysa o günlerde başına gelenleri bir şaka olarak görmüş olacak ki, partiden çıkarılma sürecinde başına gelenleri anlattığı kitabının ismini Žert (Şaka) koydu. 1956 yılında Komünist Parti'ye tekrar giren Milan Kundera, 1976 yılında ikinci kez, Václav Havel gibi ünlü yazarlar ve sanatçılarla birlikte partiden ihraç edildi.

1968'deki Rus istilasından sonra, Prag Müzik ve Sanatlar Akademisindeki görevinden uzaklaştırılan Kundera, politik baskılara dayanamayarak Fransa'ya göç etti ve 1981 yılında Fransa vatandaşı oldu. 1979 yılında yazdığı "Gülüşün ve Unutuşun" kitabının yayınlanmasının ardından Çekoslovak hükümeti Kundera'yı vatandaşlıktan çıkardı.

1980 yılında Gabriel Garcia Marquez'in aldığı Commonwealth Ödülü'nü, 1981 yılında Tennessee Williams'la paylaştı. En bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği 1988 yılındaPhilip Kaufman tarafından sinemaya uyarlandı. 1983 yılında Michigan Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verilen Kundera 1985 yılında da Kudüs Ödülü'ne layık görüldü.

Çağımızın en başarılı düşünsel roman yazarı ve varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera'nın son kitabı "Bir Buluşma" 2009 yılında yayınlanıp 2010 yılında ise Türkçeye çevrilmiştir.

Ödülleri


Medicis Ödülü (Yaşam Başka Yerde)
Mondello Ödülü (Jacques İle Efendisi)
Commonwealth Ödülü
Europa Literatura Ödülü
Kudüs Ödülü

Milan Kundera'nın Kitapları Kitap Ekle

7,6/ 10  (74 Oy) ·  214 Okunma
7,5/ 10  (41 Oy) ·  140 Okunma
7,7/ 10  (53 Oy) ·  140 Okunma
7,5/ 10  (41 Oy) ·  115 Okunma
7,2/ 10  (17 Oy) ·  61 Okunma
7,7/ 10  (18 Oy) ·  56 Okunma
7,5/ 10  (20 Oy) ·  44 Okunma
8,6/ 10  (5 Oy) ·  15 Okunma
9,0/ 10  (3 Oy) ·  12 Okunma
14. Perde (Yedi Bölümlük Bir Deneme)
6,0/ 10  (1 Oy) ·  9 Okunma
10,0/ 10  (1 Oy) ·  1 Okunma
10,0/ 10  (1 Oy) ·  1 Okunma
meryem, bir alıntı ekledi.
02 Mar 2017

"Kitapları gündüz kitapları, gece kitapları diye ikiye ayırmaya orada başladım," ... "Gerçekten de, gündüz okunsun diye yazılmış kitaplar vardır, bir de sadece geceleri okunabilecek olanlar."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 117)Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 117)
Ferah, bir alıntı ekledi.
25 Ara 2014

''Aşk, çiftleşme arzusunda duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur ...''

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 23)Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 23)
esraaltunerrr, bir alıntı ekledi.
23 Oca 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Sadece bir hayat yaşadığımız için bu hayatı öncekilerle karşılaştıramaz ya da kusurlarımızı gelecekteki hayatlarımızda gideremeyiz; bu nedenle de ne istediğimizi bilemeyiz.

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 16)Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 16)
Hârizmî, bir alıntı ekledi.
 21 Eki 2017

Bazı Şeylere Haddinden Fazla Değer Veriyoruz.
"Bir şeyin bizim için büyük bir yük olduğunu söyleriz. Ya taşırız bu yükü ya da beceremez, okkanın altına gideriz, bu yükle didişir, kazanır ya da kaybederiz."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 136 - Can Yay.)Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 136 - Can Yay.)
Black Jack, bir alıntı ekledi.
 08 May 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Bir kadın bana, “Seni seviyorum, çünkü zekisin, çünkü namuslusun, çünkü bana armağanlar alıyorsun, çünkü zamparalık yapmıyorsun, çünkü bulaşık yıkıyorsun,” derse, hayâl kırıklığına uğrarım; bu aşkta çıkarcı bir yan vardır.
Şöyle bir cümle duymak kimbilir ne güzeldir: "Zeki olmamana, nasumlu olmamana karşın, yalancı, bencil, alçak olmana karşın senin için deli oluyorum.."

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Hacı Seydaoğlu, bir alıntı ekledi.
 01 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Gözü kararmak
Gözü 'daha yükseklerde bir yerde' olan herkes günün birinde gözünün kararabileceğini hesaba katmalıdır.

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 53)Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 53)
Lord Among Wolves, bir alıntı ekledi.
06 Mar 22:52 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ah, bayanlar baylar, insan hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi ciddiye alamayınca yaşamak ne kadar da hüzün verici!

Gülünesi Aşklar, Milan KunderaGülünesi Aşklar, Milan Kundera
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
14 Nis 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Alık: Aptal, budala
Eğer insan yalnızca bilincine vardığı şeylerden sorumlu olsaydı, alıklar her türlü hatadan peşin peşin arınmış olurdu.

Gülünesi Aşklar, Milan Kundera (Sayfa 83 - Ayrıntı Yayınları)Gülünesi Aşklar, Milan Kundera (Sayfa 83 - Ayrıntı Yayınları)
Bütün Alıntıları Göster

Milan Kundera kitap incelemeleri

Nesrin Ay, Kayıtsızlık Şenliği'yi inceledi.
02 Oca 01:17 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Kayıtsızlık Şenliği Milan Kundera'nın nasıl tanımladığımıza bağlı olarak değişen 'kısa roman'ı ya da 'uzun öykü'sü. Fransızca'da Anlamsızlık Şenliği anlamına gelen kitap ismi Türkçe'ye Kayıtsızlık olarak geçmiş ne hikmetse.

Varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera, anlamsızlık, ciddiyet, kayıtsızlık ve mizah üzerine, tarihsel olarak katmanlı bir yapıda, birbirinden farklı insanların arkadaşlıklarından kopuk kopuk hikayelerle çıkarımlarda bulunuyor. Bazen absürdlüğün sınırlarında gezinirken, bazen de felsefik yorumlarla ters köşe yapıyor.

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği' nde de Stalin ve oğlundan bahseden bir pasaj vardı. Bu kitabının da ana eksenini Kruşçev'in anılarında ( dostamisc in katkılarıyla) bahsettiği Stalin'in 24 keklik hikayesi ile 'mizah anlayışını kaybetmiş bir yüzyıl'a evrilmemizi göstermesi oluşturuyor. Kısaca bahsetmek gerekirse; Stalin bir av sırasında ağaçta tünemiş 24 keklikle karşılaşıyor. Aksilik bu ya tüfeğinde 12 kurşun olması sebebiyle 12 kekliği vurarak, geri kalanını da haklamak için karlı bir gün 7 km yol yapıp tüfeğini doldurup dönerek kalanları da avlıyor. Yorumlar kitapta.

insan_okur, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'yi inceledi.
 13 Ara 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Hani ben mi anlamadım yada yine çok büyük beklenti hatasına mı düştüm diyeceğim. O kadar çok ismini duyduğum bu roman beni ummadığım kadar şaşırttı. İyi yönde de, sıkıcı yönüyle de. Elbetteki çok kötü bir eser asla değil ama bazı bölümlerinde gerçekten sıkıldım, zorlandım. Hele “Kitsch” kavramının anlatıldığı bölümde gerçekten çok sıkıldım. 3 kez başa dönüp terimi canlandırmak, anlamlandırmak istedim ama zorlandım.

Neyse Milan Kundera ile ilk tanışmamızdı. Kitap 7 bölümden oluşuyor. O bölümler içerisinde de 25 ‘er bölüm oluşmakta. Karaterlerin iç dünyasını anlatan bölümler. Genelinde felsefik konular içermekte. Ama yine beklentinizi karşılayan çok iyi bir kurgu karşınızda. Kitap yaşamın hafifliği ve ağırlığından yola çıkıyor. Hayatımız tekrar eden bir döngü içinde mi yoksa düz giden bir yaşamda olmalı mı diyerek başlıyor. Son bölümde bunu güzel bir şekilde ifade ediyor.

Aslına bakarsak olaylar bir aşk ile başlıyor. Daha doğrusu tesadüf üzerine tanışan Tomas, Teraza, Sabina ve Karenin ( Anne Karenina'dan atıf bir köpek ) ile hikaye devam edip gidiyor. Yazarın üslubu çok güzel ve açık. Cinsellik ile ilgili bölümleri gerçekten çok etkileyici. Erotizm bir ara tavan yaptı hatta.

Daha detayına girince karşınızda bir komünist rejim ile ilgili detaylar çok sağlam. Kitapta Tomas adlı doktora yapılan baskı ve bunlara karşı dik durması gerçekten çok etkileyici bir bölümdü. Tomas’ın hem başkalarını hem de kendi içindeki yaşamı ( hafiflik mi , ağırlık mı ) anlamaya çalışması aslında romanın tümünü kapsayan başka bir detay.

Son bölümü hele hiç unutamayacağım. Hayvanlarla ve hayvan sevgisi ile ilgili olan bu bölümü okuyunca gerçekten duygulandım. Çok güzel değinmiş. Gerçi Karenin'i her yerde yanından ayırmaması zaten hayvanlara olan düşkünlüğünün bariz kanıtı.

Aldatılma ve cinsellik konuları üzerinde çok fazla durmuş yazar. İki kadını bir bölümde karşı karşıya getirip fikirlerini bize analiz ettirmiş.

Uzun lafın kısası farklı ve bazı yerlerinde marjinal bir roman. Konusu, kurgusu çok sağlam. Farklı bir yazar. :)

Sizce hafiflik mi daha iyi ağırlık mı ?

Tavsiye ederim. Güzel bir roman.

Hasan Suphi, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'yi inceledi.
31 Eki 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

"İşte oradalar," dedi yüreğine, "gülüyorlar işte; beni anlamıyorlar, ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim.”

Böyle Buyurdu Zerdüşt – Friedrich Nietzsche

Çağımızın vebalarından birisi olan “tüketim kültürü”nden nasibini almış kitaplardan birisiyle daha karşı karşıyayız. Süreç hemen hemen bütün eserlerde benzer işliyor. Büyük bir yazar, büyük bir eser yazıyor. Ciddi okuyucular okuyup seviyor, isim dilden dile; eser elden ele dolaşıyor. Gereğinden fazla elden ele dolaşan eser, giderek ele ayağa düşüyor. Nihayetinde eserin derinliğine sızamayan bir grup, esere sızamama gibi bir ihtimalleri olmadığı için (!), eserin abartıldığını söylemeye başlıyor ve yazarının binbir tutkulu hezeyanla ortaya koyduğu ürün bir pop kültür öğesine dönüşürken, kibirli ayakların tekmelerine maruz kalıyor.

Milan Kundera, sadece bir roman yazarı değildir, aynı zamanda ciddi bir kültür eleştirmeni ve düşünürdür. Bundan dolayı eserleri her midenin rahatlıkla sindirebileceği türden kolay lokmalardan değildir. Seçkin midelere, seçkin tatlar sunar ama alelade bünyelerde sindirim problemlerine sebep olur. Söz gelimi bu eseri sindirebilmek için, Parmenides’ten haberdar olmak, Beethoven’ın kahkahalarını hissedebilmek, Descartes ile Nietzsche arasında taraf tutabilecek kadar felsefeye aşina olmak gereklidir.

Kitap, benim gibi çok felsefe, az edebiyat okuyan ve her şeyden çok gerçeğe tutkun olan birisi için bulunmaz bir nimet oldu. O kadar çok sayfada heyecanlandım, mutlu oldum ve kavrayışım zenginleşti ki, Kundera’yı bundan sonraki yaşamım için vazgeçilmezler listesine ekliyorum.

mustafa tamer akder, Ayrılık Valsi'yi inceledi.
16 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Genel olarak yedi kişinin hayatlarını, birbirleriyle tanışmalarını ve etkileşimlerini çok güzel bir şekilde kurgulamış. Edebi dil bakımında güzeldi. Konu ise Zeynep ablanın tabiriyle hafif insanların hırslarını, kişilik zayıflıklarını, psikolojik dengesizliklerini, özlemleri gibi tanıtımdaki yazıdaki gibi ilginç bir valsi izliyorsunuz.
Özel olarak ilk önce benim çok hoşuma giden kısmı dostoyevski'den tanıştığım eski bir dostu yad etmesiydi. Kendi karakteriyle kıyaslamasıyla karşılaşıyorsunuz. Çok karakterli bir duruşu olan karakter sizi şaşkına çeviriyor sonlara doğru. Benim asıl dikkatimi çeken ise çok ilginç zekası olan bir karakterdi. Hayal dünyasının genişliğinden fark edeceksiniz. Genelde kişiliği zayıf karakterleri pek sevmem ama Milan amcanın felsefesi hoşuma gitti için o sıkıntıyı atlıyorum. :D Bence Milan amcayla tanışmanız kanaatindeyim. İki tane çok bilinmeyen kitabını beğendim. Zeynep Ablaya beni bu yazarla tanışmama vesile olduğu için teşekkürlerimi borç bilirim.

Ahmet Kara, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'yi inceledi.
 04 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · 10/10 puan

Kitapsever çevremde Milan Kundera’nın yaşayan en iyi romancı olduğunu düşünen bile var. (Kundera’ya başlamayı çoktandır çok istemem, bu en bilinen romanının en sabırsızlandığım kitaplardan biri olması falan bilmiyorum hafifletici neden olur mu ama) Okuduğum ilk Milan Kundera kitabı oldu. Yazarın hem entelektüel donanımına ve üslubuna hem de bu kitapla işlediği konulara bayıldım. Yaşayan en iyi romancı mıdır bilemiyorum, yorumlamak haddim de değil, ama Kundera okumaya devam edeceğim kesin.

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’nde en sevdiğim şeyler nelerdi diye düşününce;

Bir kere aşka dair bir roman :) Tabi konu aşk olunca öyle stabilite falan pek aramayacaksınız, nitekim metnin hafifliğini / uçarı akışını, bir de cinsellik konularını cesurca işlemesini (sevmeyenler de varmış yorumları okuyunca ama) ben sevdim.

Yazarın roman kahramanlarının hissettiklerine, düşüncelerine geniş yer vermesini çok sevdim. Romanın içine girmeyi çok kolaylaştırmış. Okurken bazı yerlerde sanki anlatılan kahraman benmişim de tüm olanı biteni ben yaşıyormuşum gibi hissettim.

Romanda muhtelif yerlere serpiştirilmiş felsefi argümanları sevdim. Her ne kadar biraz zor bir araç olsa da, felsefenin dokunup da ilginç kılmadığı bir şey yok zaten.

Rusların Çekoslavakya’yı işgali, savaşın kötülüğü gibi konular romanın arka fonuna harika yerleştirilmiş, bunu takdir ettim.

Aaa unutmadan, kitapta işlenen hayvan sevgisini çok ama çok sevdim. Bu yönünü hep hatırlayacağım.

Neyse uzatmayım, bazıları bu kitabı marjinal bulacaktır, ama ben hem Kundera’yı hem de bu kitabını çok beğendim.

Güler Ayata, Kimlik'i inceledi.
27 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Güven duygusu yerini kuşkuya bıraktığında, insanlar aşklarını sınamaya başladıklarında yaşamlar alt üst olur. Kimlik sorunu yaşamak kaçınılmaz olur.......

Özge Uzun, Bir Buluşma'yı inceledi.
14 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Kitabı kütüphaneden deneme olduğunu bilmeden aldım. İyi ki almışım tabi. Denemeleri ne kadar sevdiğimi hatırladım. Tabi yazarı Kundera olunca ayrı bir tat almamak mümkün değil. Tavsiye ederim.

Ayşe Y., Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'yi inceledi.
04 May 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Niye bu kadar geç keşfettim?" Diye hayıflandığım kitap. Bazen bazı kitaplar insana öyle derinden dokunur ki o kitabı kendiniz yazmış gibi hissedersiniz. Muhakkak okunmalı.

mısra, Şaka'yı inceledi.
10 Tem 2016 · Kitabı okudu · 9 günde

Şaka Milan Kundera’nın ilk romanıdır. 1965’te tamamlanmıştır. 1967’de basılabilmesinin nedenini Lois Aragon’un kitabın önsözünde yazdığı “Diktatörün hoşgörüsüne değil homurdanan Çekoslovakya kamuoyuna borçluyuz kitabı” cümlesi açıklamaktadır.

Ludvik’in kız arkadaşına gönderdiği karta şaka olsun diye yazdığı cümleler Fakülte Parti Örgütü tarafından suç olarak görülür, yalvarmayla karışık savunmasında bunun bir şaka olduğunu inandıramaz ve tüm öğretmen ve arkadaşlarından oluşan yüz kişinin tamamı onun fakülteden atılması yönünde oy kullanır. İnandığı hareketin dışına atılan Ludvik’in tüm hayatı bir anda değişir.

İntikam için gittiği doğduğu yer olan Moravya’da kendini oraya getiren geçmişini hatırlar, pek çok şeyi sorgular. İnandığı değerleri, arkadaşlarını, dünü, bugünü. Romandaki karakterlerin bazı bölümlerde anlatıcı konumunda olması okuyucuya farklı bakış açılarından olaylara bakmayı sağlamış, kişilerin iç dünyalarının anlatımı, olaylar gerçekçi, sade, akıcı bir dille anlatılmıştır. Olayların iç içe geçtiği durumlarda bazen tekrar okuduğum bölümler oldu.

Milan Kundera kendi yaşamından izleri romanlarına yansıtmıştır. Nitekim ilk romanı Şaka’da 1948’de Komünist Parti’den çıkarılma sürecine yer vermiştir. Bu arada romanın kahramanın adının babasının adı olduğunu, müzikle ilgilendiğini ve ilk müzik derslerini babasından aldığını öğrendim. Müzik Kundera’nın ilk okuduğum kitabı Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ve bu kitabında da önemli bir yer tutuyor. Bunlar gibi hayatından birçok unsura romanında yer vermesi o dönem Çekoslovakya’sının siyasi ve toplumsal yapısını anlamamıza yardımcı olmaktadır.

İlk okuduğum kitabından daha çok beğendim. İyi okumalar…

Nurhan Işkın, Bilmemek'i inceledi.
11 Şub 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Eser, İrena'nın, Bohemya'dan sığınmacı olarak Paris'e yerleşmesini konu alıyor. Yıllar sonra, gittiği ülkesinde kendi kültürüne ne kadar yabancılaştığını bizzat yaşayarak deneyimliyor...

Josef ile bir Prag yolculuğu esnasında karşılaşan Irena onun geçmişinden biri olduğunu bilse de Josef için bir yabancıdan farksızdır...

İrena, annesi ile yaşadığı çekişmeler ve sıla hasreti ile yaşamaya çalışırken, Josef'i hayatının içinde isteyerek ona kendini hatırlatmayı başaracak mıdır?

Josef'in eline geçen lise günlüğü kendi ile ne kadar yabancılaştığını anlamasına katkı sağlasa da geçmişini merak etmekten ve hatırlayamadığı ergenlik dönemini okumaktan da geri kalmayacaktır...

Eser biraz karışık, ilk sayfalarda tarihi bilgiler verilmiş sonrasında ise iki karakter ağzından yazıldığı için biraz sıkılarak okudum...

Bütün İncelemeleri Göster