Mircea Eliade

Mircea Eliade

8.6/10
56 Kişi
·
144
Okunma
·
31
Beğeni
·
1.709
Gösterim
Adı:
Mircea Eliade
Unvan:
Din Tarihçisi ve Filozof
Doğum:
Bükreş/romanya, 1907
Ölüm:
1986
Mircea Eliade, 13 Mart 1907'de Bükreş - Romanya'da doğdu. Çocukluğunda ve gençliğinde biyoloji, özellikle de botanik ve entomoloji ile ilgilenmiştir. Fakat yıllar geçtikçe ilgisi daha çok sosyal bilimlere kaymış, özellikle filoloji ve felsefe ile ilgilenmiştir. Bu yüzden felsefe eğitimi alır. 1928 yılında Bükreş Üniversitesi'nde felsefe dalında yüksek lisans yapar. Master tezinin konusu İtalyan Rönesans dönemi filozoflarıdır. Aynı yıl Sanskritçe ve Hint felsefesi okumak için Kalküta'ya gider. Eliade burada ders aldığı Surendranath Dasgupta'dan etkilenmiştir. Ayrıca altı ay Himalayalar'daki Rişikeş aşram'ında yaşadı. Eğitimini bitirip, dört yıl sonra, 1932'de Bükreş'e geri döndü. 1933 yılında daha sonra Fransızca "Yoga: Essai sur les origines de la mystique Indienne" adıyla yayımlanacak olan doktora tezini verdi. Adından da anlaşılacağı gibi doktora tezi Yoga'nın farklı açılardan analizi niteliğindeydi. 1933'den 1939'a kadar Bükreş Üniversitesi'nde felsefe ve din tarihi konuları başta olmak üzere birçok farklı konuda ders verdi.
Savaş yıllarında İngiltere'de bulundu ve savaş sonunda Romanya Sovyet kontrolüne geçince Romanya'ya dönüşü imkânsızlaştı. Gençliğinde birçok aşırı sağcı eğitim görevlisiyle yakın ilişkileri olmuştu. 1945'de Paris'e geçti, konuk profesör olarak École des Hautes Études`de çalıştı. 1951'de en ünlü eserlerinden biri olan "Şamanizm" yayımlandı. 1956 yılında ise aldığı tekliflerden ötürü Paris'ten Amerika'ya geçti ve Chicago Üniversitesi'nde ders verdi. Daha sonra 1958 yılında Chicago Üniversitesi'nde Dinler Tarihi kürsüsünün başına geçti. 1961'de History of Religions dergisini kurdu. 22 Nisan 1986'daki ölümüne kadar Chicago Üniversitesi'nde çalışmaya devam etti ve birçok önemli eser kaleme aldı.
Bugün eserleri birçok farklı dile tercüme edilen Mircea Eliade, dinler tarihi konusunda gelmiş geçmiş en önemli akademisyenlerden biri olmuştur.
İnsanlara karşı günah işlemedim....
Tanrı'ya hakaret etmedim.
Bir yoksulu yoksullaştırmadım....
Öldürmedim....
Kimseye acı vermedim....
Tapınaklardaki besin gelirlerini azaltmadım vb.
Ben temizim. Ben temizim. Ben temizim. Ben temizim.
''Nuh altı yüz yaşındayken, o yılın ikinci ayının on yedinci günü enginlerin bütün kaynakları fışkırdı, göklerin kapakları açıldı. Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı'' (7:11-12).
“Tüm evren Tanrı’nın evidir, ona ulaşmak için özel bir yer (örneğin Mekke) belirlemenin ne faydası var?”
Mircea Eliade
Sayfa 14 - Bu alıntı Cengiz Han'ın İmam Buhari ile olan konuşmasındandır.
Mucize, ancak onu bir mucize olarak görmeye hazırlıklı olanlara görünür, diğerleri için görünür değildir, o yüzden de yoktur; aslında nesnelerin ve günlük olayların içinde gizlenir.
''Yahve baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı hep kötülükte''(6:5). Tanrı insanı yarattığına pişman oldu ve onun türünü yok etmeye karar verdi.
Kadının ve ananın kutsallığı kuşkusuz paleolitik çağda da bilinmektedir (krş. 6), ama tarımın keşfi onun gücünü hissedilir ölçüde artırır. Cinsel hayatın ve öncelikle de kadın cinselliğinin kutsallığı mucizevi yaratılış bilmecesiyle iç içe geçer.
Beslenmeye yönelik bitkileri ilk kez kadın yetiştirmiştir. Tabii ki toprağın ve hasadın sahibi haline gelen de odur. Kadının büyüsel-dinsel prestiji ve buna bağlı olarak toplumsal üstünlüğü kozmik bir modele sahiptir: Toprak Ana

İnsan bir kez doğmuş olmakla tamamlanmış olmamaktadır; ruhani olarak bir ikinci kere daha doğması gerekmektedir; eksikli, rüşeym halinde bir durumdan mükemmel erişkin durumuna geçmektedir. İnsani varoluş tamamiyle bir dizi geçiş ayinleriyle tamamlanır.
Bir inceleme, öğretirken bu kadar zevk verebilir.... Kozmik zamandan günümüze uzanan insanın yaşam serüveninde "neyi ne için yapıyoruz?" sorusunun cevapları ve daha fazlası.
Bir ara tarih okuyayım diye bir planım olmuştu. ciddi okumalar da yapmıştım bu konuda sonra "Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi"ni görünce insanlık tarihini dinsel inanç ve düşüncelerden ayırmak imkansız diye düşünüp başladım onu da okumaya. Mircea Elliade'nin bu üç ciltlik eseri dünya tarihi boyunca var olmuş hemen hemen bütün dinleri ve dinsel inançları anlatır. üç cildi de okuduğunuzda aklınıza bir soru takılır: onca dinin birbirinden ne farkı vardı? ve sonra da aklınıza doğal olarak başka bir soru takılır: madem bu kadar aynılardı neden savaştılar? din savaşları dediğimiz şeyler aslına çıkar savaşları değil de nedir?
Kitabın orijinali Fransızca "Aspects du Mythe" adıyla 1963'te yayınlanmıştır. Mircea Eliade, din ve mitoloji tarihleri konusunda dünyada otorite kabul edilen biridir. Daha önce başka kitaplarını da paylaşmıştım. Bu kitabı temel anlamda mitoloji teorisini anlatır. Bir mit hikayesi nasıl başlar nasıl sonlanır ve günlük hayat içinde nasıl yayılır gibi soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Aynı zamanda mitlerin yapısıyla dini metinlerin, özellikle Hristiyanlığın metin yapılarını da zaman zaman karşılaştırmaktadır. Dünyanın her bölgesinden de bu teorik saptamalara örnekler vermiştir. Konuyla ilgili olanlara tavsiye edebileceğim bir kitaptır.
Müthiş bir kaynak. Okurken insanlığın varolmuş, iz bırakmış tüm inançları hepsi su gibi akıp geçti. Birbirine bu kadar benzeyip birbirinden bu kadar farklı olan dinsel inanışlar. Bazı zamanlar okurken sanki binbir gece masallarını okuyormuş gibi hissettim, bazı zamanlar kendim yaşamışım gibi gerçekçi. Çok vaktimi aldı okumak ama sindire sindire hissettim, öğrendim bir bir. Umarım ikinci ve üçüncü ciltleri de bana bu duyguları fazlasıyla yaşatır . Okumanız dileğiyle.
kitap pek çok şeyde size yardımcı olabilir....

veyahut bilmediklerinizi burdan öğrenip hayatınıza işleyebilirsiniz

kitabı okumanızı tercih ederim çünkü çok güzel bir kitap

:):):)
Bir hikaye ya da bir roman beklemeyin kesinlikle düşünce kitabidir eski zamanlarda olan inanışlari baz alır şimdilik bu kadar bitince devami gelir :)
Kitap güzel ancak içinde yer alan bazı toplulukların ayinleri gerçekten enteresan. Toplumlar çok farklı ve uygulamaları da hayliyle bayağı farklı. Okuyun,gerçekten seveceksiniz.
Dinler tarihi seri kitapları olan Mircea Eliade arkeoloji mitoloji tarih dini ve dinler tarihini harika bir şekilde birbirleri ile uyumlu hale getirir. Küçükken oynadığımız sek sek oyunun ne anlama geldiğini, başka evrenlere geçişinden tutun çeşitli kültür diye benimsediğimiz uygulamaların perde arkasını nereden geldiğini bize çok iyi anlatır. Meraklı olanlara kesinlikle tavsiye edilir. Çeşitli kültler ayinler bayramlar vb. hakkında bilgiye sahip olacaksınız. Bazende tiksinc ve ürperti duyarsınız. Iyi okumalar..")
Mircea Eliade'nin üç ciltlik bu eseri hem tarih hem de sosyoloji, antropoloji alanında akademik anlamda çalışan, araştırma yapan herkes için birinci derecede bilimsel bir başvuru kaynağı.
Mircea Eliade (1907-1986) ünlü bir dinler tarihçisidir. Kitapları halen saygı görür ve referanslarda yer alır. Bu kitabı da gerek içeriğiyle gerek araştırma kapsamı olarak çok üst düzey bir çalışmadır. Üstelik, yazarın da belirttiği gibi, metalurji-din ilişkisi hakkında sadece bir başlangıç araştırmasını temsil eder. Özellikle benim gibi metalurji-kimya konuları ile birlikte din-mitoloji tarihini seven okuyucular için mükemmel bir kitaptır. Simyacılık da bu ilişkiden doğmuştur. Simyacılık konusunda en çok tekrarlanan yanlışlardan birinin de bu kitapta açıklamasını görebilirsiniz; simyacıların en büyük hedefi altın üretmek değil, mitleri sembolize etmektir. Altın, ölümsüzlüğü ve bozulmazlığı temsil ettiği için bu noktaya ulaşılmalıdır. Felsefe taşı gibi kavramlar da aynı mantıktan doğar. Bu sebeple demirciler, doğanın işleyişini çözen birer şamandır. İlgilenenlere kesinlikle tavsiyedir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mircea Eliade
Unvan:
Din Tarihçisi ve Filozof
Doğum:
Bükreş/romanya, 1907
Ölüm:
1986
Mircea Eliade, 13 Mart 1907'de Bükreş - Romanya'da doğdu. Çocukluğunda ve gençliğinde biyoloji, özellikle de botanik ve entomoloji ile ilgilenmiştir. Fakat yıllar geçtikçe ilgisi daha çok sosyal bilimlere kaymış, özellikle filoloji ve felsefe ile ilgilenmiştir. Bu yüzden felsefe eğitimi alır. 1928 yılında Bükreş Üniversitesi'nde felsefe dalında yüksek lisans yapar. Master tezinin konusu İtalyan Rönesans dönemi filozoflarıdır. Aynı yıl Sanskritçe ve Hint felsefesi okumak için Kalküta'ya gider. Eliade burada ders aldığı Surendranath Dasgupta'dan etkilenmiştir. Ayrıca altı ay Himalayalar'daki Rişikeş aşram'ında yaşadı. Eğitimini bitirip, dört yıl sonra, 1932'de Bükreş'e geri döndü. 1933 yılında daha sonra Fransızca "Yoga: Essai sur les origines de la mystique Indienne" adıyla yayımlanacak olan doktora tezini verdi. Adından da anlaşılacağı gibi doktora tezi Yoga'nın farklı açılardan analizi niteliğindeydi. 1933'den 1939'a kadar Bükreş Üniversitesi'nde felsefe ve din tarihi konuları başta olmak üzere birçok farklı konuda ders verdi.
Savaş yıllarında İngiltere'de bulundu ve savaş sonunda Romanya Sovyet kontrolüne geçince Romanya'ya dönüşü imkânsızlaştı. Gençliğinde birçok aşırı sağcı eğitim görevlisiyle yakın ilişkileri olmuştu. 1945'de Paris'e geçti, konuk profesör olarak École des Hautes Études`de çalıştı. 1951'de en ünlü eserlerinden biri olan "Şamanizm" yayımlandı. 1956 yılında ise aldığı tekliflerden ötürü Paris'ten Amerika'ya geçti ve Chicago Üniversitesi'nde ders verdi. Daha sonra 1958 yılında Chicago Üniversitesi'nde Dinler Tarihi kürsüsünün başına geçti. 1961'de History of Religions dergisini kurdu. 22 Nisan 1986'daki ölümüne kadar Chicago Üniversitesi'nde çalışmaya devam etti ve birçok önemli eser kaleme aldı.
Bugün eserleri birçok farklı dile tercüme edilen Mircea Eliade, dinler tarihi konusunda gelmiş geçmiş en önemli akademisyenlerden biri olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 31 okur beğendi.
  • 144 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 287 okur okuyacak.