Mithat Cemal Kuntay, (1885, İstanbul - 30 Mart 1956, İstanbul), Türk yazar, şair ve hukukçu.
Yazdığı vatanseverlik şiirleri onu Türk edebiyatının en tanınmış hamaset şairlerinden birisi yaptı. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış dönemini konu edinen, Üç İstanbul (1938) adlı ilk ve tek romanı ile ünlendi. Biyografi yazarlığı yönüyle de tanındı.
Yaşamı
1885 yılında İstanbulda dünyaya gelen Mithat Cemal, İşkodradan gelen bir ailenin oğludur. Babası Selim Sırrı Bey, annesi Rumelinin Tırhala Kasabasından Samiye Hanımdır. Henüz çocukken annesinin okuduğu Cezmi romanı ona ilk edebiyat zevkini verdi. Orta öğrenimini Aksaraydaki Mekteb-i Osmaniye Rüştiyesinde, Saint Joseph Lisesinde başladığı lise öğrenimini Vefa Lisesinde tamamladıktan sonra Mekteb-i Hukuktan birincilikle mezun oldu. 17 yaşındayken babasını kaybedince 10 kişilik ailesinin geçim yükünü üstüne aldı ve öğrencilik yıllarında gazetecilik, özel öğretmenlik, daha sonra avukatlık yaparak bu yükü taşımaya çalıştı.
Aynı dönemde ilk şiirlerini dergi ve gazetelerde yayımladı. İleride yakın dost olacağı ve biyografisini yazacağı Mehmet Akif ile 1903 yılında tanıştı. Bu tanışma, onun sanatını ve düşüncelerini etkiledi. Padişaha jurnal edildiği için 1906da bir süre tutuklu kaldı. Mehmet Akifin II. Meşrutiyetten sonra yazdığı İstibdat adlı şiiri, bu olayın hatırasına Mithat Cemale ithaf edilmiştir.[3] Mehmet Akif ile birlikte yazdığı Elhamra adlı şiiri ve Acem Şahına adlı manzumeyi Resimli Kitapta yayımladı. Acem Şahı, şair olarak ününü arttırdı.
1908 yılında kazandığı imtihan sonucu doktoraya başlayarak, hukuk idaresi dersi vermekte olan İbrahim Hakkı Paşanın asistanı oldu. Eğitimini tamamladığında Türkiyede ilk hukuk doktoru ünvanını aldı. Bir süre hukukta hitabet dersleri verdikten sonra sınav kazanarak Adliye Nezareti Özel Kalemine kâtiplik görevine başladı, zamanla müdür yardımcılığına yükseldi. Kısa bir süre Birinci Hukuk Mahkemesi üyesi olarak yargıçlık yaptı.
I. Dünya Savaşı sırasında hükümetin Çanakkale Cephesine gönderdiği 40 kadar şair arasında Mithat Cemal de yer aldı. Savaş yıllarında çıkartılan Harp Mecmuasında hamasi şiirlerini yayımladı. Milli Mücadele yıllarında da hamaset şiirleri yazmaya devam etti. 30 Ağustos Zaferinden sonra yazdığı Vatan Hisleri adlı şiirinin son iki mısrası TBMMde Mustafa Kemal tarafından okundu: Ölmez bu vatan farz-ı muhal ölse de hattâ / Çekmez kürenin sırtı bu tâbât-ı cesîmi (Ölmez bu vatan varsayalım ölse bile / Çekmez dünyanın bedeni bu kocaman tabutu). Bu olay, ününü birden arttırdı.
Mithat Cemal, 1923 yılında noterliğe başladı. Beyoğlu 4. noterliğine tayin edildi ve 1956 yılında yaşamını yitirinceye kadar noterliği sürdürdü; Türkiyenin en uzun süre noterlik yapan hukukçusu unvanını aldı.
1950 seçimlerinde CHP listesinden Çorum milletvekili adayı olduysa da seçilemedi.
Hicaz Valisi Ahmet Ratip Paşanın torunlarından Naile Hanım ile evlenen Kuntay, çok sevdiği eşini genç yaşta yitirdikten sonra tekrar evlenmedi. Naile Hanım (1895-1945) ile evliliğinden Vedat (1918-2011) isimli tek bir oğlu ve fotograf sanatcisi Lale Tara tek torunudur. Kuntay akciğer kanseri nedeniyle 30 Mart 1956 günü İstanbulda hayatını kaybetti. Kabri Karacaahmet Mezarlığındadır.
Edebi Yaşamı
Mithat Cemalin yayımlanan ilk şiiri, Çırçır Suyunda başlığını taşır. 1901 yılında Malumat Dergisinde çıkmıştır.[3] Sırat-ı_Müstakim Dergisi ve Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlanan şiirleri ile adını duyurdu. Tek şiir kitabı Türkün Sehnamesi'nde 82 şiiri yer aldı. Şiirlerinde aruzu ustaca kullandı. Ağır bir dille sahip olan şair, dilini zamanla sadeleştirmiştir. Vatan ve millet sevgisi temalı epik ve lirik şiirleri yazdı. Hiciv türünde de şiirler yazdı, aşk temasını hemen hemen hiç işlemedi. Hiçbir edebi topluluğa katılmadı. Çınaraltı dergisinde 1943-1944'te yayınlanan son dönem şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı'dan da etkilendiği görüldü.
Oyunlarında yalın bir dil kullandı, yurt sevgisi konusunu işledi.
Yazdığı tek roman olan Üç İstanbul, onun en önemli eseridir. Eser, II.Abdülhamit II. Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlatır. Eserin, yazarın hayatını yansıttığı söylenir. Roman, 1983 yılında TRT tarafından televizyon dizisi olarak çekilmiştir.
Monografileri, titizlikle düzenlenmiş birer belgeler kitabı gibidir.
Kuntay, ayrıca edebiyat araştırmaları yapmış, Fransız yazarlardan tercüme eserler vermiş bir sanatçıdır.