Müge İplikçi

Müge İplikçi

YazarDerleyenÇevirmen
7.3/10
27 Kişi
·
91
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.678
Gösterim
Adı:
Müge İplikçi
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
İstanbul, 1966
İstanbul'da doğdu. Kadıköy Anadolu Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları ve Araştırma Bölümü ile The Ohio State University'deki yüksek lisans derecelerinin ardından Kadıköy Kız Lisesi'nden İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne kadar uzanan bir dilimde öğretmenlik yaptı. Yaşamındaki genç dostlarının sırrı bu süreçte yatmaktadır.

Önce öyküleriyle tanındı. Perende (1998), Columbus'un Kadınları (2000), Arkası Yarın (2001), Transit Yolcular (2002) adlı dört öykü kitabı yayımlandı. Romanları Kül ve Yel (2004) ile Cemre'nin (2006) yanısıra Yıkık Kentli Kadınlar ve Cımbızın Çektikleri (Ümran Kartal ile birlikte) adlı inceleme kitapları da basıldı. Öyküleri çeşitli dillere çevrilen Müge İplikçi yaşadığımız yeni zamanları ve günümüz insanlarını postmodern yaratım biçimleriyle ele alıyor. İnsan ilişkilerini ve o ilişkilerin parçaları olan kadınların konumunu anlatmayı seviyor. Yazdıklarının hemen tümünde kadını ve onu çevreleyen sahte halenin komikliği, sıradanlığı, buyurganlığı ve yok ediciliğini vurguluyor.

Müge İplikçi bugüne kadar iki ödül kazandı: 1996 Yaşar Nabi Nayır Gençlik ödülleri birinciliği ve 1997 Haldun Taner öykü dalı üçüncülüğü. Türkiye PEN'inin Hapisteki Yazarlar Komitesi üyeliğini (WIPC) üç yıldır sürdüren yazar 2.5 yıl boyunca aynı kurumun Türkiye Kadın Yazarlar Komitesi (IPWWC) başkanlığını da yaptı.

Açık Radyo'da iki yıl yapım ve sunumunu üstlenmiş olduğu, Ümran Kartal ile Nalan Barbarosoğlu'nun ikinci yılda dahil oldukları Sabun Köpüğü adlı program daha sonra Nazan Haydari tarafından ABD'de doktora tez konusu olarak incelendi.

Yazarın çok sayıda incelemesi, kitap tanıtım yazısı ve öyküsü Varlık, Milliyet Sanat, Eşik Cini, Adam Öykü, Picus, Hayalet Gemi, Birgün gazetesi, Radikal Kitap eki gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.

Müge İplikçi gazeteci-yazar Ruşen Çakır'la evli ve Ali Deniz Çakır'ın annesi.
Bir şiirseniz ya da hayatı anlayışınız bir şiirse nerede kaybolduğunuzu ya da nerede ortaya çıkacağınızı kendinize bile itiraf edemezsiniz, dedi.
130 syf.
·2/10
Bu zamana kadar okuduğum en sıkıcı, en berbat romandı diyebilirim. Gerçi roman olması için bir olay örgüsü gerekli, kitapta olay örgüsü bile yok. Birbirinden bağımsız bir şeyler... Öykü kitabı desen öykü değil, roman desen roman değil. İlk sayfadan son sayfaya kadar sıkıcılığını koruyan bir kitap. Olumlu bir eleştirim yok kitaba dair ne yazıkki. Sadece kitabı yarım bırakmamış olmak için okudum. Tavsiye de etmem kimseye. Keyifli okumalar dilerim...
132 syf.
·Beğendi·9/10
Güzel ve bilinçlendirici bir kitaptı.
Hala kotlar o şekilde mi üretiliyor? O zaman insanlar neden başka insanların hayatlarına mâl olan bir şeyi alır? Sorularıyla sizi baş başa bırakıyor. Elmastan kürke bir denetim dışı piyasada geçen hikayelerden biri sadece bu da. Bu tür şeylerin sadece Afrika ve Çin'de olduğunu düşünenler(benim gibi) için güzel bir hatırlatma.. Düşük bir ücretle anadoludan getirilen işçiler, ciğerleri zehirli tozlardan tıkanınca ayran içince geçiyor, zararsız diyen patronlar..
133 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitap bulunduğumuz dönemi yani postmodern dönemi eleştirmiştir Bunu yaparkende ironilere-eleştirel ifadelere yer vermiştir. Aslında istediklerimiz hayallerimiz bu dönemin istedikleri.Öyle bir esir düşmüşüz ki kendimiz neyiz nerden geldik hiçbir şey umrumuzda değil O ne isityorsa o. Bize bir faydası var mi yok mu bilmeden. Ruhlarımız ele gecirilmis gibi. Yazar bunu büyük bir samimiyetle anlatmayı başarmış.Örnegin kitapta bulunan bir hikayede geçen "barbi bebek" kadın kendini barbi bebeğe benzetiyor benzetmek istiyor çünkü barbi kusursuz bir bebek. Kadın kendi özü pahasına onum gibi olmak içinde uğraşıyor. Peki bunun ne faydası var? Ve Tanrı Amerikan konsolosluklarini yaratti(s.57'de bulunan hikaye) Yani bunlar hep Batı kaynaklı güçler. Her yer de Batı her yerde batı özentiliği...
Ayrica kurgu ile gerçek birbirine çok kuvvetli bağlanmış olduğundan ilişki ve gizem asla kopmuyor. Toplumsal sorunlar denince akla ciddi kuru bir dil gelebilir aklımıza ama bu kitabın dili tam tersine gizemi çözmeye yönelik illa beni anlayacaksın diye bir şart yok . Aynen bulunduğunuz postmodern evre gibi.
200 syf.
·5/10
Maalesef hiç beğenmedim.Kapağı , tasarımı çok güzel olmuş o konuda yayınevini tebrik ediyorum.Aynı zamanda bu kapağa yazık ettiklerini düşünüyorum.Bizim Türk yazarlar desteklenmeli , ilerlemeli ancak bu kitabı hiç mi hiç beğenmedim.Genelleme yapmıyorum tabi ki.Aynı yayınevinden çıkan bir başka kitap okumuştum geçen yıl "Defne'yi Beklerken".Öyle sarmıştı ki bir solukta okumuştum.Saklambaç da öyledir diye görür görmez aldım. Yazarın dilini beğenmedim.Bir yazarda en nefret ettiğim şey argo kelimelere çok yer vermesidir.Sayın Müge Hanım bunu bolca yapmıştı.Zannediyorum günümüz gençliğini yansıtmak istemişti.Ben onaylamıyorum ve hoşuma da gitmedi doğrusu.
Kitapta kız ve dedesi ile ilgili olaylar anlatılıyordu.
Aslında tema gerçeklikti.Bilemiyorum gençlik ödülü almış yazarımıza saygısızlık etmek istemem.Tek kitapla sonuca varmak da yakışmaz sonuçta 200 sayfalık bir kitap.Tekrar gözden geçireceğim.
229 syf.
·2 günde·7/10
Bir kitabın beni heyecanlandırması için en ön sayfada aile ağacı olması yeter fakat kitabın o birinci bölümünü okurken öyle bir korku sardı ki içimi ben bu kitabı anlayamayacağım dedim. Ama yılmadım devam ettim. Sonrası sular seller gibi geldi. Bana sorarsanız bu kitap kadersizlik kokuyor. Bir ev ve evin içindeki kadersiz insanların kadersizliklerinin müsebbibi olarak aradıkları suçlular. Çocukluğunda devşirilerek (-ki Dersim'in kayıp kızları kitabını okuduğum için zamanında süryani ermeni kızlarının nasıl paşalara vs evlatlık verildiğini tanıklardan okumuştum) bir paşaya evlatlık verilen Feride'nin yaşlılığında alzheimer olması ve hayatıyla bölük pörçük hesaplaşmaları zaman zaman beni yorsa da ortaya güzel bir hikaye çıkmış. Bu vesileyle Müge İplikci'nin diğer kitaplarını da alıp okuma sırasına koydum.
110 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Bazen bazı kitapları okurken konsantre olmak gerek. Bu kitapta onlardan biri, bir kere konsantre oldun mu kitap akıp gidiyor.
İçeriği de gerçekçi ve sohbet havası içinde.

Yazarın biyografisi

Adı:
Müge İplikçi
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
İstanbul, 1966
İstanbul'da doğdu. Kadıköy Anadolu Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları ve Araştırma Bölümü ile The Ohio State University'deki yüksek lisans derecelerinin ardından Kadıköy Kız Lisesi'nden İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne kadar uzanan bir dilimde öğretmenlik yaptı. Yaşamındaki genç dostlarının sırrı bu süreçte yatmaktadır.

Önce öyküleriyle tanındı. Perende (1998), Columbus'un Kadınları (2000), Arkası Yarın (2001), Transit Yolcular (2002) adlı dört öykü kitabı yayımlandı. Romanları Kül ve Yel (2004) ile Cemre'nin (2006) yanısıra Yıkık Kentli Kadınlar ve Cımbızın Çektikleri (Ümran Kartal ile birlikte) adlı inceleme kitapları da basıldı. Öyküleri çeşitli dillere çevrilen Müge İplikçi yaşadığımız yeni zamanları ve günümüz insanlarını postmodern yaratım biçimleriyle ele alıyor. İnsan ilişkilerini ve o ilişkilerin parçaları olan kadınların konumunu anlatmayı seviyor. Yazdıklarının hemen tümünde kadını ve onu çevreleyen sahte halenin komikliği, sıradanlığı, buyurganlığı ve yok ediciliğini vurguluyor.

Müge İplikçi bugüne kadar iki ödül kazandı: 1996 Yaşar Nabi Nayır Gençlik ödülleri birinciliği ve 1997 Haldun Taner öykü dalı üçüncülüğü. Türkiye PEN'inin Hapisteki Yazarlar Komitesi üyeliğini (WIPC) üç yıldır sürdüren yazar 2.5 yıl boyunca aynı kurumun Türkiye Kadın Yazarlar Komitesi (IPWWC) başkanlığını da yaptı.

Açık Radyo'da iki yıl yapım ve sunumunu üstlenmiş olduğu, Ümran Kartal ile Nalan Barbarosoğlu'nun ikinci yılda dahil oldukları Sabun Köpüğü adlı program daha sonra Nazan Haydari tarafından ABD'de doktora tez konusu olarak incelendi.

Yazarın çok sayıda incelemesi, kitap tanıtım yazısı ve öyküsü Varlık, Milliyet Sanat, Eşik Cini, Adam Öykü, Picus, Hayalet Gemi, Birgün gazetesi, Radikal Kitap eki gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.

Müge İplikçi gazeteci-yazar Ruşen Çakır'la evli ve Ali Deniz Çakır'ın annesi.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 91 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 99 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.