Muhammed Bozdağ

Muhammed Bozdağ

8.0/10
384 Kişi
·
1.615
Okunma
·
129
Beğeni
·
5.758
Gösterim
Adı:
Muhammed Bozdağ
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Trabzon, 1 Ocak 1967
Muhammed Bozdağ (d. 1 Ocak 1967, Trabzon) Türk yazar. Yazarlığının yanısıra yasama uzmanı, kamu yöneticisi, siyaset bilimi doktoru, radyo ve televizyon sunucusu, Trabzonlu, evli, üç çocuk babası… İlk kitabı Düşün ve Başar’ı 1999 yılında yayınlayan ve misyonunu hayat bilgeliği ibaresiyle tanımlayan yazar maneviyatçı kişisel gelişim alanında özgün eserler vermektedir. Yazar’ın Ruhsal Zekâ isimli ikinci eseri en çok ilgiyi çekmiş ve bütün eserleri yüzden fazla baskı yapmasıyla tanınmıştır. Hayatı Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Arpacılı Köyünde 01/01/1967 günü, Ali-Fadime ailesinin üçüncü ve hayatta kalan ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve ortaokulunu Metinkale ilköğretim okulunda okudu (1973-1981). Ortaokulunu bitirdiğinde eğitimini sürdüremeyince, yazar olmayı düşündü. “Almanya’ya gidip dönmeyen Türk işçisinin hayatını” konu alan ilk roman denemesini, tarlalarda çalışırken kurguladı, eve geldiğinde yazıya döktü. Bir yıl sonra Devlet parasız yatılı lisesi sınavına girdi ve Kastamonu İnebolu Lisesini kazanarak, eğitimini sürdürme şansı yakaladı. Köyünün zor şartlarından böylece kalıcı olarak ayrıldı. Modern eğitim veren İnebolu Yatılı Lisesi’nin fen kolundan birincilikle mezun oldu. (1982-1985). ODTÜ Kamu Yönetimi Bölümü’nü kazandı ve bu okulu da başarıyla bitirdi. (1985-1990). Lisans mezuniyetinin ardından Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsünde master’a başladı. Bu arada TBMM Yasama Uzman yardımcılığı sınavını kazanarak 1992 yılı şubat ayında göreve başladı. TBMM’de, yasama uzman yardımcısı ve yasama uzmanı, (1992-2003), Kanunlar ve Kararlar, Basın ve Halkla İlişkiler ile Araştırma Merkezi Müdürlüklerinde Müdür Yardımcısı (2003-2011) olarak çalıştı. Yasama Uzmanlığı yaptığı yıllarda, Sivas Olaylarını, Güneydoğu Olaylarını, Siyasi Partilerin ve Liderlerin Malvarlıklarını Araştırma Komisyonları, çeşitli soruşturma ve KİT Komisyonlarının raportörlüğünü yaptı. Görev yaptığı komisyonlarla birlikte ABD; Almanya, Bosna-Hersek gibi ülkelerde kısa süreli çalışmalara katıldı. TBMM’deki kurumsal çalışmalarını geliştirirken, bir yandan da akademik kariyerini ilerletti. Master tezini “Yasama Sürecinde Verimlilik: TBMM Örneği” konusunda tamamladı. (1991-1995). Daha sonra Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsünde “AİHM Kararları Çerçevesinde Türkiye’de Siyasi Partilerin Kapatılması” (2000-2003) konulu doktora tezini verdi. Muhammed Bozdağ’ın ortaokul yıllarında başlayan yazarlık ilgisi lise yıllarında devam etti. İlk yıllarda daha çok şiir ve deneme tarzı metinler kaleme aldı. Başlangıçtan beri yazıları Diyanet Çocuk, Tercüman Çocuk, Köprü gibi dergilerde ve bazı gazetelerde yayınlandı. Aynı dönemde, mesai dışında ve hafta sonlarındaki zamanını planlayarak, çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklere zaman ayırdı. Bu çerçevede iki binden fazla öğrenciye Hızlı-Etkili Öğrenme ve Etkili İletişim Eğitimi verdi. Yurt içinde ve yurt dışında başarı ve motivasyon seminerleri düzenledi. Sosyal organizasyonlarda bulundu. Kültürlararası Araştırma ve Dostluk Vakfı Kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı (1999-2002). İktisadi ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, İnsani Değerler Derneği, Yasama Uzmanları Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin kurucuları arasında bulundu. Yerel düzeyde çeşitli radyolarda yayınlanan çok sayıda konuşmalar sundu. TRT Int Kanalında Sonsuzluk Yolcusu isimli haftalık programın (2004-2005) uzmanlığını ve sunuculuğunu yaptı. STV Kanalında Hayat Dersi adında günlük programda başrol aldı (2008-2009). Lise hayatından itibaren yoğun bir okuma ve öğrenme sürecine giren yazar, bilhassa üniversite yıllarında Doğu ve Batı düşüncesinden çok sayıda kitapla tanışarak dini ve kültürel birikimini geliştirdi. Aile, gençlik, başarı, mutluluk, stres ve zaman yönetimi, etkili öğrenme, iman, din felsefesi, ahlak gibi ilgi ve araştırma alanlarında yoğun okumalar yaptı. Eğitim ve kültür odaklı çalışmalarını, fikirlerini ve birikimlerini hobi düzeyinde bırakmak yerine kitap formatında yaymaya karar verdi. Bu amaçla kaleme aldığı ilk eseri Düşün ve Başar’ın gördüğü yoğun ilgi üzerine eserleri birbirini izledi. 2011 yılı itibariyle beş kitabı toplam bir milyona yakın satış gerçekleştirdi. Başlıca Fikirleri Muhammed Bozdağ inandığı İslamî öğreti çerçevesinde hayatın bir sonsuzluk yolculuğu olduğunu savunuyor. İnsanın elest meclisinde ilk yaradılışa tanıklık ettiğini, anne rahminden dünyaya, berzaha, dirilişe, hesap ve sorguya ve oradan cennete veya cehenneme uzanan bir imtihandan geçtiği tezini işliyor. Yazar çağımızın en büyük sorununun aşırı dünyevileşme, ahıreti unutma, zevk saplantısı, bencillik, para düşkünlüğü, bireycilik, sorumsuzluk, vefasızlık gibi manevi hastalıklar olduğunu, bunlara karşı ancak Kuran’da sayılan ilahi ahlakla gerçek huzura tutunmanın mümkün olduğunu düşünüyor. Kitaplarında tespit ettiği bu sorunlara çözüm olabilecek özgün yaklaşımıyla anlatımlarda bulunuyor. Bozdağ’a göre mutluluğun yolu, çerçevesi Kuran’da çizilen ilahi ahlaktır. İlahi ahlaka daha yakın yaşamak, daha dürüst, vefalı, şükür sahibi, sabırlı, saygılı, iyiliksever, iffetli olmak, Allah’ı ve dini değerleri içtenlikle sevmek, ölümsüz mutluluğun yoludur. Kitaplarında vatan-millet-insanlık sevgisine, hoşgörüye, Allah adına zalimlerin dışındaki herkesi ve her şeyi sevmeye vurgu yapıyor. Karıncaların bile incitilmemesi gerektiğine inanıyor. Müminlerin kardeşliğini emreden ayeti sıklıkla hatırlatıyor. Yazar’a göre ömür boyunca gerçek ve hatta tek anlamlı başarı Allah’ın dostluğunu kazanmaktır. Bunun dışındaki bütün başarılar dünyevidir, geçicidir ve dolaysıyla boştur. "İnsan bir kader planının sınırları içerisindedir. Yeryüzünde bulunmasının esas amacı, zorluklardan geçip imtihan olmak, Yüce Yaradan’ı ve amacını keşfetmek, manevi olarak eğitilip yükselerek cennete layık saflığa ulaşmaktır. Böylece ölümsüzleşmektir. İnsan dua etmekle ve çabalamakla mükelleftir ve Allah da bu ikisine göre insana karşılık verir. Hayat maddi, görünür sebeplerin arkasında ruhsal zeka ile açıklanan manevi gizli sebepler üzerinden yönetilir. Allah izin verdikten veya destekledikten sonra insanın başaramayacağı iş yoktur. Allah’ın kolaylaştırdığı kolay, zorlaştırdığı zordur."
Zamanları geldiğinde çiçeklerin açmasını hiçbir düşman durdurmaz.
Muhammed Bozdağ
Sayfa 255 - Nesil Yayınları
Milyonlarca başarı, haksızlığa uğramışlığın kazandırdığı azmin sonucudur.
Muhammed Bozdağ
Sayfa 58 - Nesil yayınları
Hz. Ali'nin(ra) sözünü hatırlıyorum: "insanlarla öyle iyi geçininiz ki, düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasınlar."
Hoş iklimi ve islami değerlerle süslenmiş bakış açısıyla okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Nasihat vermekten kaçınan fakat güzellik tohumlarını insanın ruhuna sessiz sedasız serpiştiren ve büyüten, yirmilerin başlarında okuduğum ve tüm genç arkadaşlarıma severek tavsiye edebileceğim bir kitap
Bu kitabı 19 yaşında okudum ve o günden sonra hayatımda çok güzel değişimler oldu. Kendimi kaybettiğim bir dönemde yeni doğdum diyebilirim. Ara ara halen içerisinden bazı paragrafları okurum.

Her gencin mutlaka okumasını tavsiye ediyorum.
Kendimizi keşfetmek adına yazılmış güzel eserlerden bir tanesi.Dili sade ve akıcı.Başarmak istediklerimizin çabasını ne kadar verebiliyoruz?Tüm şartları oluşturduktan sonra tüm olayları ilahi akışa bırakmayı öğütleyen bir eser.Dinginlik istediğim bir dönemde keyif ile okumuştum.
Dünyadan götürüldüğünüz gün, dostlarınız ardınızdan nasıl bakacak? Bu sabah ne kadar güzel bir güne doğduğunuzun farkında mıydınız? Herkes herkesi unutabilir de, sadece anne baba evladını sayıklar. Yıllar geçti de, annemiz sadece veren el, bizler sadece alan el olduk.
Başarı, hayatta huzur ve ilişkilerde dengedir. Sevgi, acıları bile tatlandırır; nefret, zevkleri bile acılandırır. Her büyük insan, evrensel bakabilen bir gönül geliştirmiştir.
Muhammed bozdag'ın kendine has bi özelliği var diğer kişisel gelişim kitaplarından ayrı görürüm. eşsiz bir anlatımı üslubu var .Kitabı aslında okuyalı epey oldu ama hala çoğu şey aklımda kitapçıda ilk defa Muhammed bozdağ kitabı elime aldım ve sayfaları karıştırırken şu cümle almama vesile oldu "eğer bi bebek yürümeye inanmasaydı yürümeyi öğrenemezdi "
Yazar bizim yaradılış durağımızdan başlayıp en son durağımız olacak olan cennet/cehennem durağına kadar hangi süreçlerden geçeceğimizi hangi duraklara uğrayacağımızı çok güzel işlemiş.Eser toplam altı bölümden oluşuyor.Bunlar;
1-Hayata hazırlık
2-Dünya hayatı
3-Berzah hayatı
4-Kıyamet
5-Sorgulama hayatı
6-Cennet hayatı
Benim en çok ilgimi çeken yazarın yazdığı bölümleri bilim ve Kuran-ı Kerim'in ışığında ele alıyor olması.Ahiret hayatı ve yaratılışımızla alakalı kafamıza gelebilecek soruları da soru-cevap şeklinde açıklamış.
Farklı bakmama vesile olan ve okuduktan sonra yeniden iyi ki inanıyorum dediğim bir eser oldu.Tavsiye ediyorum.
Ruhsal Zekâ ile birlikte kalbimizin dilini ve ruhunu gücünü keşfediyoruz. Hayatımızdaki en büyük olayların zihinsel ve duygusal zekâmızın derinlerinde gizlenen ruhsal zekânızla ilişkisini keşfediyoruz. Karşımıza kaderin gizemi çıkıyor. Hayatta zerre tesadüfler yoksa bu şanslar,kazalar da neyin nesiydi diyoruz?
Bu kitapta inancınızın,niyetlerinizin, duygularınızın, ısrarınızın, ruhsal enerjinizin ilahî irade çerçevesinde hayatınızı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor.
Okunması gereken bir kitap.
Şu yazarı ve kitaplarını o kadar çok merak ettim ki.... Merakımın nedeni ise sitemizde an fazla alıntı yapılan kitabın bu yazara ait olmasıydı.

Kitaba geçersek; diğer okuduğum kişisel gelişim kitapların çok çok farklı bir eser. İçerisinde 7 bölüme oluşuyor kitap. İnanma, Niyet, Duygu, Israr, Kanaat, Ruhani Etkileşim ve İlahi İrade Gücü olarak. Her bölümde kendi başlığına göre örnekler, sınıflamalardan oluşuyor. 286 Sayfalık bir eser. Elimdeki baskı 254. Baskı. Gitgide güncellenmiş kitap.

İçeriğine bakarsak başta dediğim gibi çok çok farklı bir kişisel gelişim kitabı. Daha doğrusu gelişim değil de gelişmiş insanlar da okuyabilir. Çünkü içerdiği bilgileri unutmuş olmaları muhtemel. Tazelenmek isteyenler mutlaka okumalı. Ayetlerle, hadislerle ve alıntılarla tüm konular örneklendirilmiş. Bölüm sonlarında ise tekrar mahiyetinde eylem planı ve özet sözler bölümü var.

Yazarın çok farklı bir dili var. Bir bakıma ilmihal gibi bir kitap Dini açıdan yaklaşmış yazar bilimsel açıdan değil. Diğer kişisel gelişim kitapları bilimsel veriler ve istatistiklere dayanır genelde. Ama bu kitap ruha hitap ediyor. Günlük yaşamdan örneklerle ilerlemiş yazar.

Eleştirim ise bazı bölümlerde öyle cümleler var ki aynı sözleri farklı cümleler kurarak uzatmış. O kısımları okuyunca biraz sıkıldım ama genel olarak ruha hitap eden, her kesimin okuması gereken bir kitap. Konuları ve içeriği harika bir kitap. İnsanın yapacaklarına inanması, duygularını kullanması, bilmediklerini öğrenmesi ve bildiklerini tazelemesi açısından kesinlikle önerebilirim.

Çok çok etkilenmesem de beğendiğim bir eser oldu. Yazarın diğer iki kitabı daha var elimde okumayı düşünüyorum. Sürçü lisan ettiysem affola.

İyi okumalar. Mutlu günler...
Ruhsal Zeka kitabı yedi bölümden oluşan batı kaynak ve kültürlerinden ziyade bir müslümana göre, İslami müktesebat ile yazılmış bir kişisel gelişim kitabıdır. Bu yedi bölüm şunlardır; inanma gücü, niyet gücü, duygu gücü, ısrar gücü, kanaat gücü, ruhsal etkileşim gücü ve İlahi İrade gücü.

Kişisel gelişime bu açıdan bakmak için yazarın değinmediği bir çok nokta var. Kişisel gelişim bir yolculuktur, kötü huylardan iyi huylara bir yolculuk. Tasavvufta bu yolculuğa seyri sülûk denir. Yani kişinin nefis mertebelerinde yükselmesi, kalb ve ruhun derinlemesine anlaşılması ve iradenin güçlenmesidir. Ve seyri sülûk'un nihai hedefi kişiyi insanı kamil mertebesine yükseltmektir. Bunlardan kitapta hiç bahsedilmemiş...

Yazar çok okumuş, bilgili ve kendini geliştirmiş biri olabilir ama yazarlık başka bir şey. Tam olarak ifade etmekte zorlanıyorum ama yazarın üslubunda eksiklikler var. Bazı ifadeler fazla abartılmış ve bazı konular birbirini tekrar etmiş. Yinede kişisel gelişime farklı bir bakış açısıyla bakmak için okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
Kitap Ruhsal Zeka'yı, bizim Yaratıcı ile olan bağlantımızı irdeliyor ve 7 maddede onu nasıl verimli kullanacağımızı açıklıyor. İçindekilerin çoğu zaten gündelik hayattan bildiğimiz şeyler, yazar bunların ruhsal zeka ile olan bağlantısını açıklıyor. Geri kalanı da yine bildiğimiz ama çoğunlukla gözden kaçırdığımız bilgilerdi.

Bu konularda, daha önce çok fazla şey okumuş olduğum için kitap beni okurken baya sıktı diyebilirim. Ruhsal Zeka başlığı altında olmadan içindeki yazılara benzer kitaplar ve makalelerden bolca okuduğum için bu kitabı okurken neredeyse hiç yeni bir şeyle karşılaşamadım, hem bu durum hemde yazarın dili yüzünden kitabı sevemedim. Bir an önce bitse isteğiyle okuduğumu da itiraf etmeliyim. Sanırım kitaptan daha fazla bilimsel araştırma verisi bekliyordum ama hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım, bu da etkileyiciliğini azaltıyor ne yazık ki.

Bugün olsa bu kitabı muhtemelen almazdım ama daha önce aldığım için okumuş oldum. Kitap kötü değil ve insana ilham verecek çok fazla noktaya parmak basıyor, kitaba kulak verirseniz oldukça faydalı sonuçlar alınabilir. Ancak ben yazarın dilinden hoşlanmadım, neden bilmiyorum ama rahatsız etti beni, belki de sürekli kendinden örnekler vermesinden dolayıdır. Yazarın başka kitabını okumayı düşünmüyorum.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/2017/04/ruhsal-zeka.html

Yazarın biyografisi

Adı:
Muhammed Bozdağ
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Trabzon, 1 Ocak 1967
Muhammed Bozdağ (d. 1 Ocak 1967, Trabzon) Türk yazar. Yazarlığının yanısıra yasama uzmanı, kamu yöneticisi, siyaset bilimi doktoru, radyo ve televizyon sunucusu, Trabzonlu, evli, üç çocuk babası… İlk kitabı Düşün ve Başar’ı 1999 yılında yayınlayan ve misyonunu hayat bilgeliği ibaresiyle tanımlayan yazar maneviyatçı kişisel gelişim alanında özgün eserler vermektedir. Yazar’ın Ruhsal Zekâ isimli ikinci eseri en çok ilgiyi çekmiş ve bütün eserleri yüzden fazla baskı yapmasıyla tanınmıştır. Hayatı Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Arpacılı Köyünde 01/01/1967 günü, Ali-Fadime ailesinin üçüncü ve hayatta kalan ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve ortaokulunu Metinkale ilköğretim okulunda okudu (1973-1981). Ortaokulunu bitirdiğinde eğitimini sürdüremeyince, yazar olmayı düşündü. “Almanya’ya gidip dönmeyen Türk işçisinin hayatını” konu alan ilk roman denemesini, tarlalarda çalışırken kurguladı, eve geldiğinde yazıya döktü. Bir yıl sonra Devlet parasız yatılı lisesi sınavına girdi ve Kastamonu İnebolu Lisesini kazanarak, eğitimini sürdürme şansı yakaladı. Köyünün zor şartlarından böylece kalıcı olarak ayrıldı. Modern eğitim veren İnebolu Yatılı Lisesi’nin fen kolundan birincilikle mezun oldu. (1982-1985). ODTÜ Kamu Yönetimi Bölümü’nü kazandı ve bu okulu da başarıyla bitirdi. (1985-1990). Lisans mezuniyetinin ardından Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsünde master’a başladı. Bu arada TBMM Yasama Uzman yardımcılığı sınavını kazanarak 1992 yılı şubat ayında göreve başladı. TBMM’de, yasama uzman yardımcısı ve yasama uzmanı, (1992-2003), Kanunlar ve Kararlar, Basın ve Halkla İlişkiler ile Araştırma Merkezi Müdürlüklerinde Müdür Yardımcısı (2003-2011) olarak çalıştı. Yasama Uzmanlığı yaptığı yıllarda, Sivas Olaylarını, Güneydoğu Olaylarını, Siyasi Partilerin ve Liderlerin Malvarlıklarını Araştırma Komisyonları, çeşitli soruşturma ve KİT Komisyonlarının raportörlüğünü yaptı. Görev yaptığı komisyonlarla birlikte ABD; Almanya, Bosna-Hersek gibi ülkelerde kısa süreli çalışmalara katıldı. TBMM’deki kurumsal çalışmalarını geliştirirken, bir yandan da akademik kariyerini ilerletti. Master tezini “Yasama Sürecinde Verimlilik: TBMM Örneği” konusunda tamamladı. (1991-1995). Daha sonra Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsünde “AİHM Kararları Çerçevesinde Türkiye’de Siyasi Partilerin Kapatılması” (2000-2003) konulu doktora tezini verdi. Muhammed Bozdağ’ın ortaokul yıllarında başlayan yazarlık ilgisi lise yıllarında devam etti. İlk yıllarda daha çok şiir ve deneme tarzı metinler kaleme aldı. Başlangıçtan beri yazıları Diyanet Çocuk, Tercüman Çocuk, Köprü gibi dergilerde ve bazı gazetelerde yayınlandı. Aynı dönemde, mesai dışında ve hafta sonlarındaki zamanını planlayarak, çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklere zaman ayırdı. Bu çerçevede iki binden fazla öğrenciye Hızlı-Etkili Öğrenme ve Etkili İletişim Eğitimi verdi. Yurt içinde ve yurt dışında başarı ve motivasyon seminerleri düzenledi. Sosyal organizasyonlarda bulundu. Kültürlararası Araştırma ve Dostluk Vakfı Kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı (1999-2002). İktisadi ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, İnsani Değerler Derneği, Yasama Uzmanları Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin kurucuları arasında bulundu. Yerel düzeyde çeşitli radyolarda yayınlanan çok sayıda konuşmalar sundu. TRT Int Kanalında Sonsuzluk Yolcusu isimli haftalık programın (2004-2005) uzmanlığını ve sunuculuğunu yaptı. STV Kanalında Hayat Dersi adında günlük programda başrol aldı (2008-2009). Lise hayatından itibaren yoğun bir okuma ve öğrenme sürecine giren yazar, bilhassa üniversite yıllarında Doğu ve Batı düşüncesinden çok sayıda kitapla tanışarak dini ve kültürel birikimini geliştirdi. Aile, gençlik, başarı, mutluluk, stres ve zaman yönetimi, etkili öğrenme, iman, din felsefesi, ahlak gibi ilgi ve araştırma alanlarında yoğun okumalar yaptı. Eğitim ve kültür odaklı çalışmalarını, fikirlerini ve birikimlerini hobi düzeyinde bırakmak yerine kitap formatında yaymaya karar verdi. Bu amaçla kaleme aldığı ilk eseri Düşün ve Başar’ın gördüğü yoğun ilgi üzerine eserleri birbirini izledi. 2011 yılı itibariyle beş kitabı toplam bir milyona yakın satış gerçekleştirdi. Başlıca Fikirleri Muhammed Bozdağ inandığı İslamî öğreti çerçevesinde hayatın bir sonsuzluk yolculuğu olduğunu savunuyor. İnsanın elest meclisinde ilk yaradılışa tanıklık ettiğini, anne rahminden dünyaya, berzaha, dirilişe, hesap ve sorguya ve oradan cennete veya cehenneme uzanan bir imtihandan geçtiği tezini işliyor. Yazar çağımızın en büyük sorununun aşırı dünyevileşme, ahıreti unutma, zevk saplantısı, bencillik, para düşkünlüğü, bireycilik, sorumsuzluk, vefasızlık gibi manevi hastalıklar olduğunu, bunlara karşı ancak Kuran’da sayılan ilahi ahlakla gerçek huzura tutunmanın mümkün olduğunu düşünüyor. Kitaplarında tespit ettiği bu sorunlara çözüm olabilecek özgün yaklaşımıyla anlatımlarda bulunuyor. Bozdağ’a göre mutluluğun yolu, çerçevesi Kuran’da çizilen ilahi ahlaktır. İlahi ahlaka daha yakın yaşamak, daha dürüst, vefalı, şükür sahibi, sabırlı, saygılı, iyiliksever, iffetli olmak, Allah’ı ve dini değerleri içtenlikle sevmek, ölümsüz mutluluğun yoludur. Kitaplarında vatan-millet-insanlık sevgisine, hoşgörüye, Allah adına zalimlerin dışındaki herkesi ve her şeyi sevmeye vurgu yapıyor. Karıncaların bile incitilmemesi gerektiğine inanıyor. Müminlerin kardeşliğini emreden ayeti sıklıkla hatırlatıyor. Yazar’a göre ömür boyunca gerçek ve hatta tek anlamlı başarı Allah’ın dostluğunu kazanmaktır. Bunun dışındaki bütün başarılar dünyevidir, geçicidir ve dolaysıyla boştur. "İnsan bir kader planının sınırları içerisindedir. Yeryüzünde bulunmasının esas amacı, zorluklardan geçip imtihan olmak, Yüce Yaradan’ı ve amacını keşfetmek, manevi olarak eğitilip yükselerek cennete layık saflığa ulaşmaktır. Böylece ölümsüzleşmektir. İnsan dua etmekle ve çabalamakla mükelleftir ve Allah da bu ikisine göre insana karşılık verir. Hayat maddi, görünür sebeplerin arkasında ruhsal zeka ile açıklanan manevi gizli sebepler üzerinden yönetilir. Allah izin verdikten veya destekledikten sonra insanın başaramayacağı iş yoktur. Allah’ın kolaylaştırdığı kolay, zorlaştırdığı zordur."

Yazar istatistikleri

  • 129 okur beğendi.
  • 1.615 okur okudu.
  • 29 okur okuyor.
  • 548 okur okuyacak.
  • 36 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları