Muhammed Hamidullah

Muhammed Hamidullah

8.6/10
55 Kişi
·
207
Okunma
·
46
Beğeni
·
2.922
Gösterim
Adı:
Muhammed Hamidullah
Tam adı:
Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
Unvan:
İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden
Doğum:
Haydarabad, 1908
Ölüm:
Florida, Amerika Birleşik Devletleri, 19 Aralık 2002
Muhammed Hamidullah (d. 1908, Haydarabad - ö. 2002, Florida), İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden birisidir.

İlk öğrenimini Haydarabad'da tamamladıktan sonra, yine bu kentteki hukuk fakültesini bitirdi. Fakat İslami bilimlere özellikle de siyer ilmine olan merakından dolayı 1936'da Paris Üniversitesi'nde bu konuda eğitim aldı. Daha sonra Almanya'nın Tübingen Üniversitesi'ne kaydolarak "devletlerarası İslam hukuku" alanında ikinci bir doktora çalışması daha yaptı.

1947'de Paris'e yerleşerek ders vermeye başladı. Akademik çevrelerdeki ünü giderek arttı ve ders vermek için Fransa dışındaki ülkelere gitmeye başladı. 1950'li yıllarda Türkiye'ye gelerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat ve Hukuk fakültelerinde ve İzmir, Ankara, Konya üniversitelerinde dersler verdi.

Hamidullah’ın Türkçe’ye çevrilerek yayımlanan başlıca eserleri şunlardır: İslam’a Giriş (1961), Hz. Peygamber’in Savaşları (1962), İslâm’ın Hukuk İlmine Yardımları (1962), İslâm’da Devlet İdaresi (1963), İmam-ı Azam ve Eseri (1963), Modern İktisat ve İslâm (1963), İslâm Fıkhı ve Roma Hukuku (1964), Kur’an-ı Kerim Tarihi (1965), İslâm Peygamberi (1966, 2 cilt), Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam b. Münebbih (1967), Resulullah Muhammed (1973), İslâm Hukuku Etüdleri (1984), İslâm Müesseselerine Giriş (1984), İslâm, Bilim ve Felsefe (1990), İlk İslâm Devleti (1992), İslâm’ın Doğuşu (1997), Hz. Peygamberin Altı Orijinal Diplomatik Mektubu (1998), İslâm Anayasa Hukuku (1998), El Vesaiku’s-Siyasiyye (1998), İslâm Tarihine Giriş (1999).
Hikmetin ( her türlü bilgeliğin) esası takvadır( ALLAH korkusudur.)
Tâbir caiz ise mü'min hiç bir maddi sembol olmadan, her şeyin üstünde olan Allah'a ruhanî bir seyahatle seyahat eder.
Muhammed Hamidullah
Sayfa 102 - undefined
Hz. Peygamber, ilk olarak, Mekkeli muhacirler ile Medineli Evs ve Hazrec kabilelerinden Ensar arasında kardeşlik bağları kurdu (İbn Hişam, 344). Böylece, kökünden ayrılmışların, yeniden eski durumlarına nasıl döbecekleri sorunu çözümlendi. Buradaki kardeşliğin temeli, "anlaşmalı kardeşlik"ti ki, bir mülke birlikte sahip oluyor ve her ikisinin emeklerinin kazancı, ortak sermayede toplanıyordu. Hatta birbirlerinden miras alıyor, geleneğe göre mirasçı olması gereken akrabaları dışta bırakıyorlardı (Taberi Tefsiri, 8/75. âyetin yorumunda). Yönetim de bu gerçeği göz önene alıyor, askeri bir sefer için gönüllü seçerken iki anlaşmalı kardeşten yalnız birini seçiyor; diğeri orada kalarak her iki aileye göz kulak oluyordu.
"Allah her konuda güzellik ve iyilikle hareket etmemizi emretmektedir; öyleyse öldürürken bile, en güzel biçimde öldürünüz." (Müslim, Sahih, 34/57)
Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkar edersiniz?
Muhammed Hamidullah
Sayfa 41 - Beyan yayın evi
Gazaliye göre gösteriş insanın kendi kendine tapması, dolayısıyla Allaha ortak koşmasıdır.
Muhammed Hamidullah
Sayfa 125 - Beyan Yayınları
Ebu Hureyre dedi: insanlar bana (kusur bulmak kastıyla) derler ki, Ebu Hureyre çok hadis rivayet ediyor. Mekkeli (muhacir) kardeşlerimiz çarşıda alışverişle ve (Medineli) Ensar kardeşlerimiz ziraat ve bahçıvanlıkla meşguller iken, Ebu Hureyre karnının (açlıktan) kazınmasını düşünmeden Allah'ın Resulü'nün yanında ayrılmadı. Başkaları Kendi işleriyle meşgul iken, o onunla beraberdi bilmediği şeyleri öğreniyordu.
Buhari 3:42
Karanlıktan aydınlığa böyle birdenbire geçişe, bundan önceki çağların hiçbirinde rastlanmaz. Rivayete göre, İslamın doğduğu günlerde Mekke'de okuma yazma bilenlerin sayısı 17 kişiden fazla değildi.
Eğer insanlar senden yüz çevirirse, sen deki
Allah bana Yeter .
Muhammed Hamidullah
Sayfa 40 - Beyan yayın evi
Kütüphanemizde bulunması gereken siyerle ilgili ender ve ana kaynaklardan ..Hocamız çok güzelbir eser sunmuş bizlere...Özellikle siyer ile ilgili detaylı ve doğru bilgiye ulaşmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.
Hz Peygamberin hayatını bütün yönleriyle anlamak, tanımak ve yaşamak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir eser. Kütüphanenizde mutlaka bulunması gereken bir baş yapıt
Islam dini üzerine yazılmış çok eser olmasına rağmen okuyup biraz daha açıklayıcı ve anlaşılır bir kaynak olması açısından özelikle islamiyete giriş konusunda yapılan eleştiri ve yorumlara doğru bir tarz ve çözümleme yapılıp yazıldığı için kaynak niteliğinde de alınıp okunabilir bir eser
Kitabı özellikle günümüze ulaşabilen en eski orjinal hadis nüshlarından biri olan Hemmam ibn Münebbih sahifelerini incelemek ve bilgi edinmek için aldım. Kitapta muhtasar, kısa hadis tarihi ve yazımına değiniyor. Oryantalistler ve onlardan peydahlanan bazıları, hadislerin 200-300 yıl sonra yazılmaya başlandığını ve güvenilir olmadığını ve üstüne o mübarek zatları yalan ve iftira atmakla ittiham ediyorlar. Bu tarz kişilerin gözüne sokulacak bir kitap. Ebu Hureyre'nin (r.a.) hîcrî 50 yılında öğrencisi Hemmam için derlediği bu hadis koleksiyonu günümüze ulaşmış ve diğer hadis kaynakları ve farklı ravilerde noktasına kadar aynı olduğu tespit edilmiş.
Ebu Hureyre (r.a.) önceleri Peygamber (s.a.v) onlara hadis yazımını yasakladığını iletir. Çünkü o zamanlar yeni müslüman olmuştur Kur'an iyice yer edinmesi gerekmektedir. Daha sonraları bu zata Peygamber efendimiz sav izin vermil ve hadis kitapları yazmış ve tarihi kaynaklarda geçmekte.
Peygamber Efendimiz'in yüzbinlerce sahabesinden yalnızca üçü İslam Hukuku alanında ekol olmuştur: İbn Mes'ud (Kufe), İbn Ömer (Hicaz) ve Hz. Ali (Kufe). İmam-ı Azam'da Kufe'deki ekoldendir. Hocası Hammad'dır, onun hocası İbrahim Nahai, onun hocası Alkame ve Alkame'nin hocasıda İbn Mes'ud'dur. İmam-ı Azam'ı anlatan bu kitap, değerli ve güvenilir bir kitaptır Anlatımı sonuç odaklı ve nettir. Ayrıca kitap,İslam Hukuku'nda yöntem ve Roma Hukuku ile İslam Hukuku arasındaki ilişkiyede kısaca değinmiştir. Sonunda da İmam-ı Azam'ın öğrencisi, aynı zamanda İmam-ı Şafii'nin hocası olan Muhammed eş-Şeybani'nin hayatına yer vermiştir. İnce bir kitap ama muhtevası geniş. Tavsiye edilir.
İslam'a Giriş/Muhammed Hamidullah

Taze bir dil keskin bir kalem, Hamidullah Müslüman bir bireyin temel akide, temel fıkıh, temel siyer ve temel sünnet konularına en ince kalemle altını çizmiş ve bu maneviyatlı bilgileri okuyuculara kavuşturmuş.
Şahsi fikrim bu tarz bir eserin her iman edenin okuması ve kulaktan duyma safsatalar üzerine oluşturulmuş dinin çökmesi için çok güzel bir alet olabilir.Sadece basit bilgi ve bilinç, kısaca genel konular ve bilinçli insan.
Hamidullah, tam bir kütüphane faresiymiş. Bildiğim kadarıyla birçok noktaya belge okur baskını yapmış. Tam da aradığını bulmuş. Özellikle bu kitabında üslüp başlı başına tatlı bir nehir akıntısı kıvamında. Fakat belgelerle zamanın büyüleyici sarmalı arasından sıyrılıp bize ulaştırdığı İslam Peygamberi, görsel işitsel sözel ötesi günümüz ifadesiyle çözünürlüğü en olan bir başyapıt. Satır satır ilerlemek çok hoşuma gidiyor. Yıldızlı bir gece Rahip Bahira'nın yanında kadim Mezopotomya'nın gelmiş ve geçmişinin belgeselini izledim adeta. Bitsin istemiyorum...
Kur'an'ın yazarı bölümüyle başlayan bu kitap başta vahiy konusu ve hadislerin sahihliği konusu irdelemekte daha sonra Kur'an'ın ve Kitab-ı Mukaddes'in (Eski Ahit ve İncil) üslubunu incelemektedir ve arasındaki farkları ortaya koymaktadır. Daha bunun gibi pek çok hassas konuyu, ( Kur'an'ın yazıya geçilişi, Ayetlerin ve Surelerin sırası, Kur'an'daki dil bilgisi ve varyantlar sorunu gibi) anlaşılır bir şekilde aktarmakta olan yazar kitabın son bölümünde Kur'an'ın 50 küsür dildeki çevirilerinin kimler tarafından yapıldığını gösteren uzunca bir liste sıralamktadır.
17 başlıktan oluşan bu eser;

-İslami kurumların oluşumunu (kabe, cami, minber...),
-imamet ve halife seçimi tartışmalarını,
-Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali'nin nasıl bir yöntemle halife seçildiklerini ve gelişen olayları,
-Hz. Ali ve Hz. Aişe arasında gerçekleşen husumetin nedenlerini,
-Hz. Osman'ın şehit edilmesinde Yahudilerin düzenlemiş oldukları entrikaları,
-Caminin ilk zamanlar hangi fonksiyonlarda kullanıldığı gibi meselelere değiniyor.

Benim en çok dikkatimi çeken kısım, ''cuma namazı'' ile ilgili olan kısım oldu. Ebu Hanife'nin mezhebine göre; Cuma'nın farz olması şartlarında, 'İslam devleti olma' ibaresi yer alıyor ve İmam Şafii'nin mezhebine göre de, cemaatin sayıları 'kırk kişi' olması gerekiyor. Sanırım kitaptan o kısmı alıntılarsam meramım daha net anlaşılacak.

''Cuma namazının kılınması şekli hakkında, karşımıza bir kaç kelime çıkmaktadır. Mesela; İmam Hanefi'nin mezhebine göre, İslami bir hükümet olmayan bir yerde cuma namazı kılınamaz. (...) Hz. Peygamberin Medine'deki ümmetine cuma namazını kılmalarını yazdığını görüyoruz ki, o zamanlar Medine de İslami bir hükümet yoktu. Medine'nin nüfusu on bin kadar kabul ediliyordu ve bunların içinde Müslümanların sayısı yirmiye kadar bile varmıyordu.İlk sene altı ikinci sene de on kişi Müslüman olmuştu ve bunlar aileleri ile birlikte yüz kişi idiler. Medine halkının tamamı Müslüman değildi.(...) Rivayete göre bu ilk kılınan cuma namazında sadece on iki kişi vardı. Yani cuma namazı on iki kişi ile kılınabilir. Her halükarda on iki kişi varsa, cumaya izin verilmiştir. Fakat bilindiği gibi, cuma namazının kılınabilmesi için İmam Şafiiye göre kırk kişinin olması lazımdır.''

Ebu Hanife ve İmam Şafi acaba neye dayanarak bu şartları koymuşlar, merak ettim.
Muhammed Hamidullah'ın makalelerinden oluşan hoş bir kitap. Hukuk ekollerini derin bir şekilde inceleyip İslam hukukununda kendine özgü bir ekol olduğunu delilleriyle kanıtlamaya çalışıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Muhammed Hamidullah
Tam adı:
Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
Unvan:
İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden
Doğum:
Haydarabad, 1908
Ölüm:
Florida, Amerika Birleşik Devletleri, 19 Aralık 2002
Muhammed Hamidullah (d. 1908, Haydarabad - ö. 2002, Florida), İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden birisidir.

İlk öğrenimini Haydarabad'da tamamladıktan sonra, yine bu kentteki hukuk fakültesini bitirdi. Fakat İslami bilimlere özellikle de siyer ilmine olan merakından dolayı 1936'da Paris Üniversitesi'nde bu konuda eğitim aldı. Daha sonra Almanya'nın Tübingen Üniversitesi'ne kaydolarak "devletlerarası İslam hukuku" alanında ikinci bir doktora çalışması daha yaptı.

1947'de Paris'e yerleşerek ders vermeye başladı. Akademik çevrelerdeki ünü giderek arttı ve ders vermek için Fransa dışındaki ülkelere gitmeye başladı. 1950'li yıllarda Türkiye'ye gelerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat ve Hukuk fakültelerinde ve İzmir, Ankara, Konya üniversitelerinde dersler verdi.

Hamidullah’ın Türkçe’ye çevrilerek yayımlanan başlıca eserleri şunlardır: İslam’a Giriş (1961), Hz. Peygamber’in Savaşları (1962), İslâm’ın Hukuk İlmine Yardımları (1962), İslâm’da Devlet İdaresi (1963), İmam-ı Azam ve Eseri (1963), Modern İktisat ve İslâm (1963), İslâm Fıkhı ve Roma Hukuku (1964), Kur’an-ı Kerim Tarihi (1965), İslâm Peygamberi (1966, 2 cilt), Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam b. Münebbih (1967), Resulullah Muhammed (1973), İslâm Hukuku Etüdleri (1984), İslâm Müesseselerine Giriş (1984), İslâm, Bilim ve Felsefe (1990), İlk İslâm Devleti (1992), İslâm’ın Doğuşu (1997), Hz. Peygamberin Altı Orijinal Diplomatik Mektubu (1998), İslâm Anayasa Hukuku (1998), El Vesaiku’s-Siyasiyye (1998), İslâm Tarihine Giriş (1999).

Yazar istatistikleri

  • 46 okur beğendi.
  • 207 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 167 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları