Muhammed İkbal

Muhammed İkbal

Yazar
8.3/10
123 Kişi
·
363
Okunma
·
226
Beğeni
·
13294
Gösterim
Adı:
Muhammed İkbal
Tam adı:
Allame Muhammed İkbal
Unvan:
Pakistanlı İslam Alimi, Şair, Filozof ve Politikacı.
Doğum:
Pakistan, 9 Kasım 1877
Ölüm:
Pakistan, 21 Nisan 1938
Muhammed İkbal (d. 9 Kasım 1877 - ö. 21 Nisan 1938), Pakistanlı İslam alimi, şair, filozof ve politikacı.
Şiirleri çağdaş Urdu ve Fars edebiyatının en önemli yapıtlarındadır. Allâme İkbal olarak da bilinir. Hindistan'daki müslümanların bağımsızlık mücadelesine ilk defa dile getiren kişidir.
1873'de Pakistan'ın Pencap eyaletine bağlı Siyalkut kentinde doğan Muhammed İkbal, mutasavvıf bir anne ve babanın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk eğitimini Kur'an üzerine aldı.
Kur'an eğitimini medresede tamamladıktan sonra, Arapça ve Farsça hocasının yönlendirmesiyle İslam edebiyatıyla ilgilenmeye başladı. Lahor'da yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Doğu Dilleri Fakültesi'ne hoca olarak tayin edildi. Bu yıllarda Muhammed İkbal'in şiirleri de yayınlanmaya başlandı.
1905'de Londra'daki Cambridge Üniversitesi'nin felsefe ve iktisat bölümünden mezun oldu. Londra'da üç sene kadar kalan İkbal, burada Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde hocalık yaparken, bilhassa Londra'da ilgi görmesine sebep olacak çeşitli İslâmi konularda bir dizi konferans verdi. Yine Londra'da kaldığı müddet içinde hukuk üzerine okuyan İkbal, savcılık diplomasını aldıktan sonra Almanya'ya giderek Münih Üniversitesi'nde felsefe dalında doktora yaptı.
1908'de Hindistan'a döndüğünde, yazı ve şiirlerine hayranlık duyanlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.
Şiirlerinde Mevlânâ'nın etkisi büyüktür.
Muhammed İkbal ülkesinin siyasetine de katılmış ve halkını bu konularda yönlendirmişti. Onun bu konudaki düşüncesi ise, "Siyaset; çalışmak, izzet ve şerefe davet etmektir" şeklinde idi.
Müslüman Hintli mücahitler adıyla yazdığı şiirleri Hindistan'daki müslümanların hareketlenerek İngiliz sömürüsüne başkaldırmalarında ve Pakistan'ın kuruluşunda büyük tesiri olmuştu. Bu yönüyle İkbal, Mehmet Akif Ersoy'a da benzetilmiştir.
Kurtuluş Savaşı yıllarında, zor durumda Pakistan halkını, Türk halkının milli mücadelesine destek vermek için örgütlemiş, milli mücadelede kullanılmak üzere Pakistan halkından 1.5 milyon sterlin toplayıp Ankara hükümetine yollatmıştır. Bu paralarla daha sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından şimdiki İş Bankası kurulmuş ve önemli bir bölümü Cumhuriyet Halk Partisine verilmiştir
Uzun süren bir hastalıktan sonra 21 Nisan 1938'de vefat etti.
Gizli derdimden yüzüm safran rengi bağladı. Erguvan rengi gözümden kan akıyor. Söz boğazımda düğümlendi artık söyleyemiyorum. Sen benim halimi zaten bilirsin, söylemeye ne hacet.
208 syf.
·2 günde·9/10
Ey ebedi saadetin varlığından bîhaber yolcu,

Nefsi emmareni Allah'tan gayrısından temizlemek ile başlamalısın bu yolculuğa. Kalbine söz geçirebilmelisin bu yolda. Söz geçirebilmelisin ki manevi kirlerin içinde boğulup kalmayasın. Aklını insafla kullanmalısın mesela. Aklın bu dünyanın sahteliğini, ahirete sırtını dönmenin saçmalığını itiraf etmeli. Şuurlu ve dikkatli bir şekilde düşünürsen eğer, şahsının ne derece aciz, zayıf ve cahil olduğunu göreceksin. Cahilsin dedim çünkü sen Allah'ın ilmini kuşanmadın. Sana faydası olmayan geçici yüceltilişlerinin arasından sıyrılmadın.

Ey bedbaht yolcu,

Rabbinin cömertçe sana verdiği nimetlerini şükürsüzlüğünle yok saydığın gibi Allah'tan başka şeylere iltifat ediyor ve riyakarlık yapıyorsun. Neyine güveniyorsun ey gafil? Ne oluyor sana ki şu dünya denilen fani alemde, sadakat ve samimiyetinle sınandığını unutuyorsun? Yüksünme duygusuyla eda ettiğin ibadetlerinde, hûşuyu ve ihlası yakalayamadığın gibi onları bir de kibir, haset, benlik gibi hastalıklara feda ediyorsun.

Gel inat etme Rabbini tanı, Allah ile aşina ol! Çekirdekte hayatını gizlediği bir ağacın yaratılış hakikatini anlamaya çalış. Sırlar aleminden gir içeri. Bir meyveye diline hitap etmesi için eşsiz bir tat veren Rab, yetmiyormuş gibi burnuna hitap eden muhteşem bir koku, daha da yetmiyormuş gibi gözüne hitap eden bir güzellik vermiş. Toprakta bu unsurların hangisi mevcut? Toprağı aldım elime tatsız, tuzsuz, kokusuz...

Unutmayasın ki,
Bu dünyanın en zengini de olsan, îlahi muhabbete fakir kalmamalı, O’na muhtaç olduğunu bilmeli ve kurtuluş reçetesinin sahibine itimat etmelisin.

Bir tasavvuf kitabı olan “Kulluk” kul olmanın gereklerinden haberdar etmiş bizleri farklı bir anlatım tarzıyla. Kul olmaya hazır mısınız? Kül olmanın tadına doyamayarak...

Rabbim bizleri hakikati idrak ederek, Allah'a ulaşmayı ve O'nun dostu olabilmeyi nasip etsin...

Saygılarımla...
240 syf.
·8/10
Muhammed İKBAL, mistik bir yazar ve şairdir.
Eserlerinde mistik yönü ile birlikte İslam Düşüncesini akli yani düşünsel açıdan yorumlayan,islam dünyasının sorunlarını batıdan aldığı eğitiminin de etkisiyle doğu kültürü ile sentezlemeye çalışarak çözümler üretmeye çalışan ve bu görüşünü yansıtan bir kitapla karşılaşıyoruz.
Her ne kadar bazı görüşleri eleştirilse de her ne şekilde olursa olsun Müslümanların yaşadığı bunalımlara bir çözüm aramıştır.
Düşünsel bağlamda Muhammed İkbal ve bakış açısını öğrenmek için özel bir eser olduğuna inanıyorum.
Selametle...
208 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Her çevirdiğim yaprakta bunca boş yere geçen zamanıma bakıp hayatımı sorguladım. Böyle ulvi bir fikir adamını nasıl olurda 23 sene sonra keşfettim. Üzülürüm dostlar geçen zamanıma üzülürüm..

Kitabımız biz okurlarına "ideal bir kulu" takdim ediyor. Konu konu ayırılmış ve güzel bir sıralama ile istifademize sunulmuş. Bilhassa "Sır güllerinin açtığı bahçe" ve "Kulluk Kitabı- Bendeginame" bölümleri beni oldukça etkiledi. Öyle ki aynı sayfayı 3,4 defa okuduğumu bile söyleyebilirim. Hatta sizi Muhammed İkbal'le güzel bir yolculuğa davet ediyorum;
#43724263

Ayrıca;
-Güzelliğin değerini hangi gönül idrak ve takdir etti; onun ay'ı kimin evini tavaf ediyor..?
-Bu kölelerin inancına göre Kur'an eksiktir. Çünkü müslümanlara köleliğin usul ve adabını öğretmiyor..
'alıntıları beni oldukça etkiledi. Kitapta bulunan kölelik bahsini okurken kendi yaşamımı bile sorgulattı.

Bilmiyorum bu iletiyi okur musunuz ama şayet okuyup bu kitap hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız "düşünmeden okumanızı tavsiye ederim" Eğer okuyup begenmediyseniz gelin beni bulun harcadığınız zamana karşılık size kitap hediye edeyim.. :)
96 syf.
#Muhammedikbal, İslâm dünyasının yetiştirdiği müslümanların uyanış harektini başlatan bir şair aynı zamanda bir ariftir.
Amacı islâma hizmet etmek müslümanların öze dönüşünü fıtratlarına sarılmasını sağlamaktır.
Eserini Mesnevi tarzında yazmış aslında Hz. Mevlana'dan ilham almış bir islâm arifidir.
Kitap da İslâmî benliğin terbiyesi nasıl olur bunun üzerinde durmuş.
Allah'a itaat ,takva merhalesi ve Allah'ın yeryüzündeki halifesi mertebesidir. Bu 3 aşamada olgunlaşan 'İslami Benlik' Allah tan başka kimseye muhtaç olmaz ve kendi kendine ayakta durabilir demiştir.
Bu eserin her mısrası ciddi anlamda ciltler dolduracak manalar yüklü. Tavsiye edebileceğim şahane bir eser.
Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerimize olsun.
Hayırlı Ramazanlar huzurlu geceler..
208 syf.
·7/10
-İlk 30 sayfası İkbal’in biyografisinden oluşuyor. Ve biyografiyi okumak zevkliydi kitabı çeviren güzel anlatmış ikbali.
- iki üç satırlık beyit mi diyim şiir mi diyim bilemedim ama bu şekilde yazılmış konu konu giden yazılardan oluşuyor. Ama yazılanlar sanırım kendi dilinde olsaydı ya da öyle okumuş olsaydım sanırım daha tesirli olurdu. Bazı beyitler çok tesirliydi ama her çeviri bu başarıyı bazen yakalayamadı bende bu satırlarda.
- mesneviye benzer beyitler var ama dediğim gibi tercüme olması dolayısıyla tüm sözler tesirli olamıyordu bazen.
- Bazı yerler benim fevkimde yazılmış olan yerlerdi anlayışımın daha o kıvamlara gelmediği yerler.
- Ve bölüm bölüm olan kitapta en beğendiğim yerler son bölümlerdi ama yine tekrar olan bazı yerler sıkıcı olabiliyordu.
96 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
"Asrımızın büyük İslâm ârifi ve şâiri olan"

"Ikbal'in Arapçası da kuvvetli. İlmi, irfanı, kudret-i şairanesi benimkilerele kabil-i kıyas değil, çok yüksek."
-Mehmet Akif Ersoy

•Takdim kısmı zaten içine işliyor insanın. Muhammed Ikbal'in yazım dili gerçekten muazzam. Uzun zamandır beni edebi mânâ da zorlayan bir kitap okumamıştım şairliği her satırda fark ediliyor. Kendisine saygım vardı yanına bir de hayranlığım eklendi. Tavsiye ederim.
103 syf.
·Beğendi·9/10
Muhammed İkbal pakistanın milli şairi değil sadece kaybolan bir çağın haykıran son şairlerinden alimlerinden olan guzel bir şahsiyet ruhuna rahmet ederek başlıyorum ..Eseri de pek kıymetli oldukça dolu düşüncelerle harmanlanmış kaliteli tavsiye ederim.Her zaman nefesi Doğu İslamının şiirsel soluğu haline geldi.Kitaplarindan da yola çıkarak şunu söyleyebilirim;

Muhammed İkbal, bizim Mehmet Akifimize benzer. İslam aşkı, millet sevgisi, tenkidleri, teşvikleri siirleri ve coşkuları hep aynıdır tek farkı belki Ikbal'in ekseriyetle batı eserlerini fazla okuması ve bunları da eserlerde zikretmesi olabilir .Kitabin arka kapağında geçtiği gibi "
Benim yaşamım sade, inançlı bir yaşam. Kalbim, dilimle uyum içinde. "Dediği gibi olan ve yasayan dava insanı..

Kitabın icin de savaşlar üzerinden yorumlar islam ,Tarih,siyaset ,dava,inanç,hayat,felsefe,modernizm ve gelenekçilik üzerinden yorumlar,Adalet ,hemen hemen bir cok konu geçiyor.

Beğendiğim alıntılarla anlatayim;

Uluslar, şairlerin gönlünde doğar;
siyasetçilerin elinde büyür ve ölürler.(syf/59)
Muhammed ikbal de pakistan da bunu yaşamış şiirlerde konuşmuş ilimde daima ön planda olmuş bu gerçeği sadece yaşadıgı yer üzerinde değil şuan baktigim da evet bugun dunya da siyasetçilerin bunu yaptıklarını bende düşünüyorum menfaat ve dalkavukluk ön planda olduğu için.ve evet devamında şöyle söylüyor;

"Fertler ve uluslar ölürler ancak onların manevi evlatları durumundaki fikirleri asla yok olmazlar."

"İslam, dünya üzerinde halen eşitlik için çabalayan tek güçtür."

Her konuda bunu sağlayan tek din evet miras dahil haksızlığı Önüne geçen tek gerçek.

"Güç batıla dokununca, batıl hakka dönüşür."

"Yardımseverlik aslında ihtiyacı bulunanlara değil, Yardımsever olmayanlara yardım etmek demektir."

Düşününce hak veriyorum yardım etmeyenlerin bunu görmesi ve öğrenmeleri için gerekli o kalplerın tabiki yaşaması gerekli.

"İslam tarihinin en önemli olayının hangisi olduğunu bana sorarsanız hiç tereddüt etmeden size "Iran'ın fethi'dir" derim"

Nihavend savaşının önemi vurgulanmış.Ve devamında sayfa 36 da kendisi açıklıyor buyrun;

"Iran'ın fethi bize Yunanistan'ın fethinin Romaya verdiğini verdi."

"Eğer milliyetçiliğin anlamı vatanını sevmek ve vatanın namusu için canını bile feda etmekse, böyle milliyetçilik Müslüman için imanın parçasıdır."(syf/17)

"Tarafsız bir yabancı yönetim imkansızdır."
Hepsinin arkası var malesef..

"Felsefe ihtiyarlatır, şiirse yeniden gençliğe kavuşturur"

Tarih, bizzat insan davranışlarının yorumlanmasıdır. Ancak çağdaşlarımız, hatta günlük yaşamımızda yakın dost ve arkadaşlarımızın davranışlarını dahi yanlış yorumlarken, bizden yüzyıllar önce yaşamış insanların davranışlarını doğru tabir ve yorumu bundan çok daha zordur. bu nedenle tarih kayıtlarının çok dikkatli ele alınması gerekir.(syf/48)

Bilhassa Ikbalin, Nietzsche için, Kalbi mümin, mantığı kafir kaldı der ve ekler; "Sarhoşluğu her şişeyi kırdı, hem Tanrı'dan, hem de kendinden koptu. "La"ya takıldı "illa" ya varamadı, kulluk makamına yabancı kaldı... O meczub Avrupalı bugün hâlâ yaşasaydı İkbal ona anlatırdı, Tanrının makamı nedir..?!" dediği kısma katılıyorum.

Iyi okumalar..
240 syf.
·8 günde·8/10
Açıkça söylemek gerekirse, bir düşünce kitabı olmasına rağmen, anlayabileceğimi düşünerek okumaya karar verdim bu kitabı. Yer yer aklımı zorlayarak anlayabildiğim (ya da anlayabildiğimi sandığım) bölümler oldu. Sanırım daha çok yolum var, devlerin verdiği dev gibi eserleri anlayabilmek için.
203 syf.
Bir kitap düşünün ki, her bir mısrası sürekli okunsa da insanı sıkmayacak hep daha fazla düşünmeye sevk edecek ve bir imbikten süzülür gibi zihinden kalbe süzülecek. İşte Cebrail Kanadı tam olarak böyle bir kitap. Her akşam bir kaç tane dahi olsa okunan rubailer günün bütün yorgunluğunu atıp zihninizi farklı diyarlara sürüklüyor. Başucu kitabınız olabilir. Herhangi bir sayfasını açıp bir iki satır okumanız dahi yeterli o tadı almak için.

Yazarın biyografisi

Adı:
Muhammed İkbal
Tam adı:
Allame Muhammed İkbal
Unvan:
Pakistanlı İslam Alimi, Şair, Filozof ve Politikacı.
Doğum:
Pakistan, 9 Kasım 1877
Ölüm:
Pakistan, 21 Nisan 1938
Muhammed İkbal (d. 9 Kasım 1877 - ö. 21 Nisan 1938), Pakistanlı İslam alimi, şair, filozof ve politikacı.
Şiirleri çağdaş Urdu ve Fars edebiyatının en önemli yapıtlarındadır. Allâme İkbal olarak da bilinir. Hindistan'daki müslümanların bağımsızlık mücadelesine ilk defa dile getiren kişidir.
1873'de Pakistan'ın Pencap eyaletine bağlı Siyalkut kentinde doğan Muhammed İkbal, mutasavvıf bir anne ve babanın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk eğitimini Kur'an üzerine aldı.
Kur'an eğitimini medresede tamamladıktan sonra, Arapça ve Farsça hocasının yönlendirmesiyle İslam edebiyatıyla ilgilenmeye başladı. Lahor'da yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Doğu Dilleri Fakültesi'ne hoca olarak tayin edildi. Bu yıllarda Muhammed İkbal'in şiirleri de yayınlanmaya başlandı.
1905'de Londra'daki Cambridge Üniversitesi'nin felsefe ve iktisat bölümünden mezun oldu. Londra'da üç sene kadar kalan İkbal, burada Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde hocalık yaparken, bilhassa Londra'da ilgi görmesine sebep olacak çeşitli İslâmi konularda bir dizi konferans verdi. Yine Londra'da kaldığı müddet içinde hukuk üzerine okuyan İkbal, savcılık diplomasını aldıktan sonra Almanya'ya giderek Münih Üniversitesi'nde felsefe dalında doktora yaptı.
1908'de Hindistan'a döndüğünde, yazı ve şiirlerine hayranlık duyanlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.
Şiirlerinde Mevlânâ'nın etkisi büyüktür.
Muhammed İkbal ülkesinin siyasetine de katılmış ve halkını bu konularda yönlendirmişti. Onun bu konudaki düşüncesi ise, "Siyaset; çalışmak, izzet ve şerefe davet etmektir" şeklinde idi.
Müslüman Hintli mücahitler adıyla yazdığı şiirleri Hindistan'daki müslümanların hareketlenerek İngiliz sömürüsüne başkaldırmalarında ve Pakistan'ın kuruluşunda büyük tesiri olmuştu. Bu yönüyle İkbal, Mehmet Akif Ersoy'a da benzetilmiştir.
Kurtuluş Savaşı yıllarında, zor durumda Pakistan halkını, Türk halkının milli mücadelesine destek vermek için örgütlemiş, milli mücadelede kullanılmak üzere Pakistan halkından 1.5 milyon sterlin toplayıp Ankara hükümetine yollatmıştır. Bu paralarla daha sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından şimdiki İş Bankası kurulmuş ve önemli bir bölümü Cumhuriyet Halk Partisine verilmiştir
Uzun süren bir hastalıktan sonra 21 Nisan 1938'de vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 226 okur beğendi.
  • 363 okur okudu.
  • 29 okur okuyor.
  • 616 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları