Münib Engin Noyan

Münib Engin Noyan

8.5/10
134 Kişi
·
423
Okunma
·
62
Beğeni
·
4.829
Gösterim
Adı:
Münib Engin Noyan
Unvan:
Türk Tiyatrocu
Doğum:
İstanbul, 1953
Münib Engin Noyan (d. 1953, İstanbul) Türk tiyatrocu.

İstanbul Alman Lisesi ve Viyana Üniversitesi Felsefe Fakültesi Tiyatrobilimi Enstitüsünde eğitim gördü. Türkiye'ye döndükten sonra bir müddet İstanbul Şehir Tiyatroları'nda yönetmen ve dramaturg olarak çalıştı. Bir dönem Avrupa'nın çeşitli yörelerinde, örneğin Fransa'nın güneydoğu şehir ve kasabalarında eşi ile birlikte çok başarılı yahudi tiplemeleri yapmaktaydı.Halk deyimi ile bir vakit önce "hidayete erdi" ve şimdilerde yurtiçinde ve yurtdışında konferanslar veriyor, dini sohbetlere katılıyor, ilahiler seslendiriyor.

Hilal TV'de uzun süre Kapılar ve Köprüler isimli programı hazırlayıp sunmuş, ayrıca yine aynı kanalda Mustafa İslamoğlu ile birlikte Vahyin Penceresinden isimli programı yapmıştır.
Ama şunu da bil ki asktan mutluluga giden yol ne ne kadar kısa ise, arkadaşlıktan aşka götüren yolda aynı derecede kısadır
"Ağaç ağaç kalabildiği,köklerinden beslendiği sürece,kendi özünce, özgürce gelişir,büyür. Oduna ise her zaman bir başkası şekil verir!"
"Önce kendi içimizde kapalı duran kapıların farkına varmaliyiz, önce onları açmaya çalışmalıyız. Kapılar bir kere açıldı mı sıra köprüler kurmaya gelir. Farklı dünyalara, farklı duygulara, farklı ortamlara köprüler kurmaya; o köprülerden geçerek kendimizi ve birbirimizi tanımaya, hayatımız daha geniş ve derin soğuklar algılamaya, yaşamaya, zenginleşmeye, zenginleştirmeye!"
Batı dünyasının hiçbir ülkesinde,üniversite bitirmiş olmakla övünmez ve de övülmez hiç kimse...!
"Göz bakmayınca ,kulak çok daha iyi işitmeye ,ten çok daha fazla hissetmeye başlar! Bu hususta iyi talim görmüş bir adam , gözleri kapalıyken bile bir kelebeğin uçuşunu takip edip onu gözlerini açmadan, tek hamlede yakalayabilir.
Münib Engin Noyan
Sayfa 105 - Profil yayıncılık 1.baskı
İlkbaşta inanılmaz sürekleyici anlatımıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Konusu biraz klasik gelebilir ama eserde ki anlatım dil konusunda baya gelişmiş. Romanda günlük hayatta kullanılan yabancı dillere oldukça anlatıcı yer vermeye çalışmış. Örnek olarak rumcadan " Kalinihta " iyi geceler demek . İnsana bilgide katıyor dogrusu. Okumadan geçmeyin derim :)
Munip Engin Noyan bizi böyle güzel hikaye ile bulusturdugu için sonsuz teşekkürler Allah yolunu açık etsin. okurken amerikan filmi izler gibi hissetim her nedense. eminimki herkes tarafından begenilecektir. okudukça okumak istediğimiz bir eser ellerine yüregine sağlık...
1800'lü yılların ortasında Üsküdar'da başlayıp, önce Ege denizinin küçücük bir adası, sonra da İspanya üzerinden Teksas'ın bir kasabasına kadar uzanan bir aşk hikâyesi...
Eser bir roman olduğu için başlarda bir inceleme yazmayı düşünmemiştim.Ama sayfalar ilerledikçe insanın yüreğini titreten cümlelere daha sık rast gelmeye başlıyorsunuz ve konuşmaya değer bir şeyler olduğunu düşünüyorsunuz zira her ne kadar kurgu olsa da anlatılanlar, bir zamanların acı gerçekleriydi de aynı zamanda...
Köle olmayı kendine layık gören ve bundan başka bir şekilde yaşamayı bilmeyen Winnie adında 18 yaşında siyahi bir kadının yeni bir hayata adım atmasının hikayesi aslında beni en çok etkileyen; Winnie'nin Hacer Hanıma dönüşümü...
Kölelerin en büyük hasretlerinin özgürlükleri olduğunu düşünmüşümdür hep ama yanılmışım...
Winnie' ye göre ömürleri boyunca tek bir şeyin peşinde olurlarmış köleler: Verebilmek. Birilerine bir şeyler verebilmek.
Bizim elimizin altında olup da yapmaktan sakındığımız bir eylemin özlemini çekmek ve bunu özgürlüklerinden bile ötede tutmak?!. Günümüz insanının anlaması zor sanırım,almaya ve tüketmeye alışmış bizlerin...Ama Winnie bize unutturulan bir gerçeği hatırlatıyor bizlere, bize değer katan bir şeyi, bizi biz yapan:
Meğer "alınca değil, ancak verince ve verebildiğince var olur"muş insan...
Vermenin de bir nimet olduğunun ve bir yerlerde hala bunun özlemini çeken insanlar olduğunun bilincinde olduğumuz günlere...
Selametle.
Çok güzel bir kitap. İçinde Işid'in charlie hebdo saldırısını eleştirmekten tutun da gerçek müslümanlığın yani tahkik inancın nasıl olması gerektiğine dair çok bilgi var. Engin Noyan'ın renkli kişiliğiyle birleşince çok keyifli bir kitap oluyor.
Severek okuduğum kitaplardan. Aile hayatından bahsediyor. Akıcı bir dille yazılmış. Yorulmadan sıkılmadan herkesin okuyabileceği türden bir roman.
Yazar her anneanne deyişinde sabırla " Sevgili rahmetli anneannem " diyerek gönlümü ayrıca fethetmişse de asıl iş yazmakta değil yaşamakta dedirtir Oma.Oma sevginin emek oluşunu anlatır,iyi ki de anlatır..
Okuduğum en güzel romanlarda ilk sıralarda yer alır.konusu,işlenişi,dili çok akıcı ve güzel.1 günde okumuşluğum var.serinin ilk kitabı.ikincisi çıktı ama henüz okumadım.
Kitabı arkadaşımın tavsiyesi ile büyük bir merakla okudum ancak beklentimi karşılamadı. Romanın kurgusu farklı olsa da edebi olarak eksik zannımca. Enğin Noyan'ın roman kitaplarından ziyade şahsi tefekkürlerini paylaştığı deneme kitapları daha başarılı bence. İki kitabı bitirmekte zorladım biraz, ama gene de romandaki kahramanların yaşadigi islami hassasiyet düşünceye sevkediyor insanı...
Hikaye güzeldi ancak bana aşırı yapmacık geldi. Bu kadar yakın tarihte günlük hayatta ( bakkal mesela ) kitaptaki kadar güzel konuşulduğunu düşünmüyorum. Yada İstanbul gibi bir şehirde insanın karşısına hep güzel ahlaklı, güzel konuşan insanlar çıkar. Bu konular bana çok yapmacık geldi. Bunun dışında kitabın bir yerinde yanlış hatırlamıyorsam ne kadar güzel türkçe konuşuyorsunuz diyor. Ben çok komik geldi. Çünkü konuşmalar, türkçe, farsça , arapça vs. karışımı. Daha İslami bir kitap olduğu için. Bunun yanında yazarın Osmanlı sevdalısı olduğu kitaptan çok net anlaşılıyor. Karakter ülkemizin başkentinin ona göre hala İstanbul olduğunu söylüyor!

Yazarın biyografisi

Adı:
Münib Engin Noyan
Unvan:
Türk Tiyatrocu
Doğum:
İstanbul, 1953
Münib Engin Noyan (d. 1953, İstanbul) Türk tiyatrocu.

İstanbul Alman Lisesi ve Viyana Üniversitesi Felsefe Fakültesi Tiyatrobilimi Enstitüsünde eğitim gördü. Türkiye'ye döndükten sonra bir müddet İstanbul Şehir Tiyatroları'nda yönetmen ve dramaturg olarak çalıştı. Bir dönem Avrupa'nın çeşitli yörelerinde, örneğin Fransa'nın güneydoğu şehir ve kasabalarında eşi ile birlikte çok başarılı yahudi tiplemeleri yapmaktaydı.Halk deyimi ile bir vakit önce "hidayete erdi" ve şimdilerde yurtiçinde ve yurtdışında konferanslar veriyor, dini sohbetlere katılıyor, ilahiler seslendiriyor.

Hilal TV'de uzun süre Kapılar ve Köprüler isimli programı hazırlayıp sunmuş, ayrıca yine aynı kanalda Mustafa İslamoğlu ile birlikte Vahyin Penceresinden isimli programı yapmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 62 okur beğendi.
  • 423 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 190 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları