Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

8.1/10
117 Kişi
·
281
Okunma
·
115
Beğeni
·
3.676
Gösterim
Adı:
Murat Bardakçı
Unvan:
Özellikle Tarih Alanında Uzmanlaşmış Türk Gazeteci, Yazar ve Televizyon Programcısı
Doğum:
Şişli, İstanbul, Türkiye, 25 Aralık 1955
Murat Gökhan Bardakçı, 1955 yılında İstanbul'da doğdu, ekonomi öğrenimi gördü.

Musikiye Dr. Selahattin Tanur'la tanbur ve eser meşkederek başlayan Murat Bardakçı, Tanur'dan "icazet" aldı, Ekrem Karadeniz'le teori, teori tarihi ve ses sistemi üzerine çalıştı, Fahire Fersan ve Vecdi Seyhun'dan yararlandı, ilgi alanını daha sonra musiki tarihine yöneltti. Abdülbaki Gölpınarlı'dan şarkiyat kaynakları ve metodolojisi alanlarında büyük ölçüde faydalandı, bu arada Türk ve İslam Müziği'nin tarihiyle ilgili kitap, belge, fotoğraf, film ve ses kaydı gibi arşiv malzemesi topladı, geniş bir nota kolleksiyonu oluşturdu.

Türk Müziği Tarihi'yle ilgili çok sayıda araştırması yayınlanan Murat Bardakçı, Hürriyet gazetesi yazarlarındandır.
Hayali, büyük bir ormanın ortasına bir baraka yapmak ve bütün kitapları ile oraya taşınmaktı. ‘Barakayı yapabilirsem ismini “İnzivâ Mâbedi’ koyacağım ve artık kimselerle görüşmeyeceğim’ derdi.
Murat Bardakçı
Sayfa 123 - Everest Yayınları
“...Acaba mevsimlerde olduğu gibi hayatta da bu gamlı zamanı yeni bir bahar takip eder mi ?”
Murat Bardakçı
Sayfa 97 - Everest Yayınları
‘Bu vatan bizim annemizdir. Ona elimizden geldiği kadar hürmet etmeliyiz.’
Murat Bardakçı
Sayfa 93 - Everest Yayınları
... hattâ halk Sarıkamış'taki büyük bozgunu bile öğrenemedi ve onbinlerce can kaybından ancak seneler sonra haberdar olunabildi. Bu yeni istibdat ile Sultan Hamid'in istibdatı arasında önemli bir fark vardı: Abdülhamid döneminin muhalifleri sadece sürgüne gönderilir; can kaybı, idam yahut siyasî cinayet pek bilinmezdi ama İttihad ve Terakki zamanında muhalifler, özellikle de muhalif gazeteciler artık ardarda katlediliyor, üstelik cinayetlerin failleri de hep meçhul kalıyordu!
Murat Bardakçı
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. I. Basım, Kasım 2015, İstanbul.
“...Bana öyle geliyordu ki artık bizim baharımız solmuş, hayatın bahçesinde birer emsalsiz çiçek gibi açan günler bitmiş ve saadet saçan güneş kara bulutların arkasına saklanmıştı...”
Murat Bardakçı
Sayfa 74 - Everest Yayınları
“...Öksüzün hiç anısı olmaz.Ben öksüzüm.Bayramlarda hep bunu hatırlarım.”
Safiye Ayla*

*İstanbul Radyosu’nda 1960’larda bir Kurban Bayramı’nda yaptığı konuşmadan...
"... Türk kadınlara yalnız ev hizmetçiliği veren kara cahillerden iğreniyorum, nefret ediyorum... Ben eminim ki Türklük ve İslamlık, kadınlarına insanlığa mahsus bilumum hakları ver[me]dikçe hiçbir zaman bahtiyar olmayacaktır."
Murat Bardakçı
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Türkiye muhafazakârlaşmadı. Anadolu zaten muhafazakârdı. Şimdi Anadolu’daki muhafazakârlar kentlere geldiler. Dahası bir de ortaya çıkmaya, sosyal yaşama katılmaya başladılar. Görünür oldular.
Sultan Vahdettin hakkında pekçok bilinmeyen bilginin yer aldığı güzel bir kitap. Yıllarca vatan haini olarak gösterilen son padişahın gerçekte öyle olmadığını anlıyorsunuz.
Kitabı büyük bir heyecan ile aldım ve tam anlamıyla odaklanmadan okumak istemediğim için bitirmem aylarımı aldı. Fark ettim ki bunca yıllık Tarih dersleri ile ben sadece anahtar deliğinden bakabilmişim. Bir denizde bırakın yüzmeyi, ayaklarımı bile değdirmemişim. Osmanlının son dönemlerini,Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarını, hanedanın sürgün yıllarını, dünyanın ve Türkiye'nin 1. ve 2. Dünya Savaşı yıllarındaki durumunu, Avrupa'da ve Orta Doğu'da adım adım değişen yönetim şekillerini...bunların hepsi ve daha fazlası hakkında,son Osmanlı prensesi Neslişah'ın hayatını okurken bilgi sahibi oluyorsunuz. Belgelerle dolu olması bakımında da önemli ve tekrar okunması gereken bir kitap.
Talat Paşa'ya ait "kara kaplı defter", muhtelif mektuplar ve eşi Hayriye Hanım ile Murat Bardakçı'nın yaptığı söyleşinin yer aldığı kitap, özellikle Ermeni olayları ile ilgilenen araştırmacılar için değerli bir başvuru kitabı. Kitabın belgelerden oluşması akademik bir değer verdiği gibi ikinci bölümde yer alan mülakat kitaba bir anı özelliği de katıyor. İmparatorluğun son dönemleri hep acılarla dolu olduğu için o döneme ilişkin tüm kitaplar beni hüzünlendirmektedir. Özellikle Talat ve Enver Paşaların çok vatanperver ve dürüst insanlar olduklarına inanıyorum ama yeterince realist olmamalarının ya da çaresizliklerinin sonucu girdiğimiz cihan harbi ülkeyi büyük acılara ve felakete sürüklemiştir.
Kitabı fazla beğenmedim. Sanki Osmanlı Döneminde de seks yapılıyordu, eşcinsellik, jigololuk vardı demek için yazılmış. Ayrıca yazarın dediklerini kanıtlamak için verdiği metinler fazla sıkıcıydı o kısımları atlayarak okudum. Okuyacak olanlara da atlayarak okumalarını tavsiye ederim.
Kitapta günlük yaşama, yüzyıllar içinde değişen ahlak anlayışına, cariyeliğin anlamına, hangi suçların hangi cezaları aldığına ve Anadolu halkına da yer verilebilirdi. Sadece İstanbul'dan bahsedilmesi sıkıcı olmuş. Ben kitabın sadece son 30-40 sayfasını beğendim.
Hem güzel bir araştırma kitabı hem de harika bir roman okudum. Kitabın ismi Neslişah olmasına rağmen bir tek sultandan değil, o dönemdeki tüm hanedandan ayrıntıyla bahsetmesi ayrıca hoşuma giden bir konu oldu. Aslında çok yorum yapmaya gerek yok. Tarihle ilgilenen herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap, güzel bir araştırma. Kitabı bitirdikten sonra yine Murat Bardakçı'nın eseri olan Son Osmanlılar Belgeselini de izlemenizi tavsiye ederim.
Torunları, Sultan Vahideddin’e Şahbaba derlerdi.

Murat Bardakçı Osmanlı Hanedanı mensuplarının ellerinde bulunan ve kimseye gösterilmeyen özel arşiv, belge, mektup, hatırat ve fotoğrafları inceleyerek hem Vahideddin'in hem de aile ve yakın çevresinin hikayesini yazmış.

Bardakçı, kitabında 75 yıldır tartışılan Vahideddin hakkında tarafsız kalmaya büyük özen gösteriyor. Bir tarihçi titizliği ile belgelerle konuşmaya çalışıyor. Kitabın 190 sayfası belgelere ayrılmış. 25 bölümden oluşan eserde 60 sayfa dipnot veriliyor.

Bir de kitabın başında ve sonunda teşekkürler var ki bu yazarın kadirşinaslığını göstermesi yanında ülkemizde yeni gelişmekte olan sözlü tarihçilik için de iyi bir örnek teşkil ediyor.

Kitap bir kesimin beklediği gibi Sultan'ı göklere çıkarmıyor ya da diğer kesimin beklediği gibi vatan haini de ilan etmiyor; son padişahın insani yönlerini ve güçlü ve de kararlı bir tutum sergileyememesini fırsat bilen kişilerce düşürüldüğü durumları o devri görüp yaşamış kişilerin hatıratlarından alıntılarla aktarıyor.

Kitap, Osmanlı’nın son dönemine ait bilgiler,belgeler ve resimler içeriyor.
Osmanlı’nın son döneminde tahta oturan Sultan Vahdettin’in hain olup olmadığını, Atatürk’ün kurduğu yeni Cumhuriyet’e ihanet edip etmediğini, Atatürk’ün onu ve ailesini neden sürgüne yolladığını ve Osmanlı’nın son demlerinde siyasi anlamda neler yapıldığını merak ediyorsanız şayet, belgelerle, mektuplarla, resimlerle ve tanıkların ifadeleriyle bir bütün olarak hazırlanmış bir kitap...

Kitabın sonunda Atatürk Vahdettin'in öldüğünü duyduğunda şunu söylüyor:"Çok namuslu bir adam öldü.İsteseydi Topkapı'nın bütün cevahirini götürür ve öyle bir ordu kurup geri dönerdi ki..."

ŞAHBABA'da tarih severlerin, okuyabileceği bir eser.
İlk inceleme Vatana ve Millete Hayırlı Olsun :)

Öncelikle Murat Bardakçı'yı hep televizyondan tanırdım hiç bir zaman kitabını okumamıştım. İlk olarak Şahbaba'da denemek istedim ve gerçekten dedikleri kadar belgelerle konuşan ve hayatını gerçekleri gün yüzüne çıkarmaya adamış bir insan olarak gördüm. Anlatmakla bitmeyecek bir kitap olduğu için okumanızı tavsiye ederim.

1-Murat BARDAKÇI Osmanlı hanedanı mensuplarından bu güne kadar kimselerle paylaşılmayan belgeleri yayınlamaya gayret göstermiş ve aile ile diyalog halinde olmuş.
2-Murat BARDAKÇI kitabında tarafısz kalmaya gereğinden fazla özen göstermeye dikkat etmiş, genelde belgelerle durumları ispatlamaya ve gerçekleri bir nebze olsun yansıtmaya çalışmış
3-Murat BARDAKÇI 200 sayfayı belgelere ayırmayı ihmal etmemiş.
4-Kanaatimce kitabın en beğendiğim noktası Padişahı ne göklere çıkartıyor ne de vatan haini olarak ilan ediyordu.
5-Kitap aileye ait resim ve belgeler içeriyor, Şahbaba'nın kızlarıyla sürgünde yazıştığı mektuplar Sanremo'da çekilen fotoğraflar mevcut.
6-Son olark Atatürk Şahbaba'nın ölümünü duyunca söylediği meşhur bir laf vardır. ''Çok namuslu bir adam öldü.İsteseydi Topkapı'nın bütün cevahirini götürür ve öyle bir ordu kurup geri dönerdi ki..."
Belki de son osmanlılar olarak anılan yaşları dolayısıyla bir daha bu şekilde bilgi alabileceğimiz öğrenebileceğiniz fırsatın olmayacağı çok önemli bir eser vücuda getirilmiş.Bu eserde ki sehzadeler sultanlar bugün ki gibi arsız,değişik istekleri olan kişiler gibi değiller bu eseri okuduğunuz da bunu idrak edeceksiniz.Yurt dışına çıkarılan kişiler elbette zorluk çektiler ve biz bu yaşanan zorlukların çok az kısmını biliyoruz.Bu zorluklara rağmen ayakta kalan yeni bir hayat kuran bu insanların hayatlarını kendi ağızlarından dinliyorsunuz.
Hanedanın her bir üyesinin başına gelenleri okuduğunuzda hayret ediyorsunuz. Her biri adeta birer macera veya dram filmi. Dünyanın dört bir yanına dağılmış parasızlık içerisinde ömürlerini sürmek zorunda olan, vatansız birer asiller topluluğu. Tüm bu sıkıntılara rağmen verdikleri mücadele takdire şayan. Yüksek tahsil yapmayan aile üyesi neredeyse yok. İçlerinde Fransız şövalyesi olan, Hint mihraceliklerine gelin giderek oraları ihya eden, Mısır'da haksız yere zindanlarda tutulan, ABD ordusu için pilotluk yapan, Arnavutluk kralının yaveri olup komünist ihtilalde kralı ve servetini yurtdışına kaçıran... ne serüven ararsanız mevcut.

Üstelik şimdilerde medyada görünmekten ve vasıfsızlıklarını soylarıyla kapatmaktan pek memnun birtakım zevatın aksine, Atatürk, cumhuriyet gibi konularda oldukça olgun ve asil davranıyorlar. Ki büyük sıkıntıyı çeken ilk nesillerden olmalarına rağmen.

Hanedanın kendi içlerindeki çekişmeleri, kırgınlıkları; yine hanedanın Vahdettin özelinde kendi aileleri hakkındaki düşünce ve analizleri; üstte anlattığım gibi her biri bir macera filmi niteliğinde olan yaşam öyküleri dışında yine tek başına bir cilt doldurabilecek miras meselesi, mirasın Abdülhamit ile alakası ve hanedanın mirasın peşindeki macerası... Tüm bu konular okunmaya değer. Murat Bardakçı'nın samimi ve özverili çalışmasıyla toplanmış.
Merak uyandıran bir kitap. Osmanlı ile seks kelimelerini çoğumuz yan yana getirmeyiz bile. Kitapta insanı oldukça sasirtanlar şeyler mevcut. Ancak yazarın bu metinleri şimdiki Türkceye komple çevirip aktarmamasi sebebiyle okumakta insan zorlanıyor. O yüzden geçerek okudum kitabı.
Özetle, bütün Osmanlı Sultanları dini bütün, halife onlar böyle şeyler yapmaz vs denmemeli. Çünkü daha kuruluş devrinin büyük padişahlarından 2. Murad'a biri hediye ettiği kitabında erkeklerle beraber olmasını tavsiye edecek kadar ileri gidebilmis. Ayrıca başka bir eserde, millet millet kadınların, erkeklerin cinsel bir gözle sınıflandırılması yine garip bir bölümdü. Keza eşcinsellik ile ilgili bölüm. Hamamlarin bu isteki rolleri muhimmis ve o zamanlarda bu iş, şimdikine kıyasla daha normal karşılanan bir durum gibi.

Sonuç olarak, metinlerin eski Türkçe olması sebebiyle insanı okurken yoran bir eser. Sayfa sayfa dikkatle okunamiyor. İlginizi çeken bölümleri açıp okuyabilirsiniz, geri kalan kısımları rahatlikla gecebilirsiniz. Çok da önemli değil

Yazarın biyografisi

Adı:
Murat Bardakçı
Unvan:
Özellikle Tarih Alanında Uzmanlaşmış Türk Gazeteci, Yazar ve Televizyon Programcısı
Doğum:
Şişli, İstanbul, Türkiye, 25 Aralık 1955
Murat Gökhan Bardakçı, 1955 yılında İstanbul'da doğdu, ekonomi öğrenimi gördü.

Musikiye Dr. Selahattin Tanur'la tanbur ve eser meşkederek başlayan Murat Bardakçı, Tanur'dan "icazet" aldı, Ekrem Karadeniz'le teori, teori tarihi ve ses sistemi üzerine çalıştı, Fahire Fersan ve Vecdi Seyhun'dan yararlandı, ilgi alanını daha sonra musiki tarihine yöneltti. Abdülbaki Gölpınarlı'dan şarkiyat kaynakları ve metodolojisi alanlarında büyük ölçüde faydalandı, bu arada Türk ve İslam Müziği'nin tarihiyle ilgili kitap, belge, fotoğraf, film ve ses kaydı gibi arşiv malzemesi topladı, geniş bir nota kolleksiyonu oluşturdu.

Türk Müziği Tarihi'yle ilgili çok sayıda araştırması yayınlanan Murat Bardakçı, Hürriyet gazetesi yazarlarındandır.

Yazar istatistikleri

  • 115 okur beğendi.
  • 281 okur okudu.
  • 20 okur okuyor.
  • 399 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları