Murat Yalçın

Murat Yalçın

YazarDerleyenEditör
7.2/10
156 Kişi
·
318
Okunma
·
11
Beğeni
·
2262
Gösterim
Adı:
Murat Yalçın
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1970
Murat Yalçın (d. 1970, İstanbul), öykücü ve Kitap-lık dergisinin editörü.

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdi. 1997 yılından beri Yapı Kredi Yayınlarında çalışıyor, 2000 yılından beri Kitap-lık Dergisi editörü. Aşkımumya (1995), Hafif Metro Günleri (1998), İma Kılavuzu (2003), Şen Saat (2006), Kesik Hava (2009), Kontrol Kalemi (2011), Karga Zarif (2012) yayımlanmış kitaplarıdır.
Sana dayanma gücü veren, hayatına ivme katan nice çemberlerden geçtiğini düşünürsün. Babanın ölümüdür yıkımlarından biri. Duvarında bir gedik açılmıştır. Ne çok rüzgâr yemişsindir oradan.
Perdeyle pencere arasında mevsimini yitirmiş iri bir sinek nasıl camları dövüp durur, günler sonra iç denizlikte kurumuş cesedi bulunur, böyle bir yaşam içinde dönenip duruyorum.
Kendisinden iki yaş büyük ağabeyinin kimliğini almış. Erdinç'miş adı, bir yaşında zatürreden ölmüş. Babası yollarda, didingen annesi bağ bahçede, ne ölümü ne doğumu resmiyete bindirmişler.
80 syf.
·1 günde·5/10
Gelelim Nursel Duruel'in almış olduğum "Geyikler, Annem ve Almanya" adlı ikinci kitabına.
Bu da diğer kitabı gibi kısa bir süre de bitti. İçinde yine toplamda 8 adet öykü mevcut ve yazarımız bu kitabı ile 1981'de Akademi Kitabevi Öykü Ödülü'nü ve 1983 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı almış.
İnsanın iç dünyasını güzel bir dille anlatmayı başaran bu öykülerinde genel olarak kadın karakterlerin baş role sahip olduklarını görmekteyiz. O kadınların iç dünyalarını öykünün konusu içinde anlık olarak anlatmakta ama bu anların konuya etkilerini bulmak konusu biraz bize bırakılmaktadır. Bir iki öyküsünde ise direkt olarak konunun ne olduğunu anlayıp bulmak, "Yazılı Kaya" kitabındaki gibi yine tam olarak bize kalıyor. Sanırım biraz şiirimsilikten oluyor bu konuların net olmamaları durumu yada "İyice okuyun, düşünün ve anlamaya çalışın ne anlatmak istediğimi !" diyor yazar.
Beğendiğim öyküsüne gelince ise kitaba da adını vermiş olan ve bir çocuğun ağzından anlatılan öyküsü oldu. Hatta öykünün içindeki geyikler kısmını çok samimi ve tatlı buldum.
160 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Faruk Duman'ın son eseri ve ikinci başyapıtı Kaptan Kanca, bir yıl önce basılan ve hem Orhan Kemal hem de Cevdet Kudret en iyi roman ödülü alan Sus Barbatus!'un bıraktığı yerden devam ediyor: kar, ovalar, hayvanlar, çakallar, kurtlar ve her yer, her yanımız orman; hem dil, hem orman.

Bir Faruk Duman kitabı okumaya başlayan bir okurun eline yüzüne, gözüne değecek ilk şey bu ormanın yaprakları olacaktır: bu yapraklar, kökleri toprakta sürünen, direnen bir ağacın eline dönüşmüştür; çakal patilerinin odada bıraktığı izler, ya da bir kırlangıç sesi olmuştur, ya da uykulu bir ayının ormanda yürüyüşüne polis ve asker sesleri, ve KAPTAN KANCA'nın ya da JULİA'nın sözleri de karışır burada. Artvin'de avcılardan dinlediği hikâyelerden sonra bütün o geniş, uçsuz bucaksız, derinlemesine ya da sığ, engebeli ve düz akan topraklarda bir anlatı ovası gören yazar, bunca yılın edebi yetkinliğiyle bir kez daha dilini kıvrak, kıpır kıpır anlatmak için kullanıyor ve bütün Faruk Duman edebiyatı içerisinde ilk kez böylesine yalın, sade, hakikaten berrak bir dille yazarın seneler boyunca kurmaya çalıştığı kendi özel dilini, cümle dizimini de en etkileyici haliyle karşımıza getiriyor: doğaya, ormana, hayvanlara, yaşamaya ve ölmeye dair bu güzellemenin, edebiyat güzelliğinin hakiki tadını almak için kesinlikle yazarın öncelikle diğer eserleri okunmalı ve yazarın son eserinde seçtiği sadeliğin tadı öyle çıkarılmalı, çünkü ilk kez bu eseriyle Faruk Duman okuyan bir okur yazarın dil ormanı hakkında yanlış izlenimlere kapılabilir. Kaptan Kanca'da senelerce sürmüş orman gezilerimizin, pars izlerinin kötü niyetli avcıların dolaşmalarına karıştığı zamanların ardından bütün soğuğuna, bütün kötü niyetlilere, yanlış anlamalara rağmen ormanın artık berrak, aydınlık, açık seçik belirişini görüyoruz. Belki de biz artık, hakikaten bu ormanda yaşıyoruz. Bu ormanda: dilin böylesine akabildiği, kurabildiği, durup yeniden başlayabildiği bu yerde. Benim için sadece Cortazar'da görebildiğim bir hayret duygusuyla, bu akıp giden, bu sakin ve bu çağlayan dil, Faruk Duman'ın dili, bize bu ormanda yaşadığımızı anlatıyor. Parslar, kırlangıçlar, yapraklar ve ağaçlar, biz hepimiz bu ormana aitiz. Ve burası, hakikaten bizim evimiz. Bu orman. Ve bu dil.

Kaptan Kanca'yı bütün edebiyat severlere öneriyorum.
MUTLAKA.
80 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Nursel Duruel'in temiz bir dili var. Öyküleri ise ince, hassas yerlere dokunan izleklerde. Yazarın oluşturduğu üslup benim için biraz fazla duygusal. Öyküler ise yer yer fazlalıklar taşıyor. Belki yazarın Yazılı Kaya'sını da okuyup bütüncül bir yaklaşım geliştirmek gerekir.
Ben kitabı bir arkadaşımın armağanı ile ilk baskıdan okudum. Kitabın ilk sayfasında "1987, Kadıköy, Koray" diye bir not vardı. 32 yıllık bu yazı kitabı benim için zaten oldukça özel kılıyor.
106 syf.
·2 günde·6/10
Metroda giderken insan düşüncelere dalar ; karamsar, biraz intihara meyilli, bazen de boş şeyler. Varoluşsal sancıları, yaşanmışlıkların veya "yaşanamamış"lıkların yarattığı yorgunluğu omuzlarında hisseder. Vagondaki diğer insanları kendi yarattığı kalıpların içine sokmaya çalışır, herkesin kendi içinde çok farklı hikayeler taşımalarına rağmen. Belki o kalabalık içindeki yalnızlığına ve tekdüze yaşamına yoldaş arar ama metrodan indiğinde yine yalnız yaşamına devam eder. Her kesimden insan vardır orda, sosyolojik bir deney alanı gibi. Yazar bu kitapta bana bunları anımsattı.
120 syf.
·2/10
Ara verilebilecek kitaplar arayışındayken bulduğum, lakin bana hiç keyif vermeyen bir yapıttı. Biraz olsun gülümseyeceğimi ummuştum. Tüm kitap boyunca mimiğim dahi oynamadı. Üzücü. Yazar, kitap açıklamasında eşinin çok güldüğünü belirtmiş. Nerede? Söyleyin lütfen ben de çok gülmek istedim ama bir türlü olmadı. Yine emeğine sağlık. Ancak bu kadarını söyleyebilirim. Eğer büyük yapıtlardan önce ara vermek istiyorsanız, daha komik, sizi alıp sürükleyecek şeyler seçin. Bunu değil.
160 syf.
Tanıdığım, kalemine güvendiğim yazarları okumayı hep sevmişimdir. Ki kitaplarını okurken de hep bir tatmin duygusu kaplar içimi. Keyif alırım yazdıklarından.
Ancak sadece bildiğim yazarlarla yetinmem, okumadığım, yeni yazarları tanımayı da oldukça severim. Bu kitabı da kitapyurdu sitesinde kampanya kapsamında almıştım, ismini bilmeden daha önce bir kitabını okumadan. Ancak okuduktan sonra anladım ki gerçekten güzel bir tercih olmuş. Böyle tercihlerde hep bir tedirginlik olur bende başta, sayfalar ilerledikçe netleşir kafamda yazar.
Bu kitap da güzel bir deneyimdi dedirten bir kitap oldu benim için. 20 farklı öyküden oluşuyor kitap. Öyküler olay öyküsü olmaktan ziyade kahramanlarının ruh hallerini anlatan, içinde bulundukları durumları bize aktaran durum öyküleri. Her ne kadar olay öyküleri daha çok beni cezbetse de bu kitaptan büyük keyif aldım. Öyküler akıyor adeta. Sıkılmadan ve en önemlisi keyifle okuduğum bir kitap oldu.
Keyifli okumalar...
şule uzundere
şule uzundere İçimde Oğuz Atay İle Orhan Gencebay İkizi Yaşıyor'u inceledi.
120 syf.
·3 günde·7/10
Bu kitap ismiyle ilgimi çekti. Bence ilgi çekmeyecek gibi de değil. Murat Yalçın bir edebiyat dergisinde editörlük yaparken kendisine gelen mektuplardan yola çıkarak onlara benzer mektuplar yazmış. İçlerinde o kadar farklı ve ilginç olanlar vardı ki çok zevk alarak okudum. Kitabın arka kapağında dediği gibi “Editöre daha çok kitap okuması gerektiğini önerenlerden sen benim kim olduğumu biliyor musunculara, sponsor arayışı içindeki profesyonel okurdan kırgın şaire, içini editöre dökenler…” vb. onlarca farklı insanla karşılaşmak için okuyabilirsiniz. Ayrıca bu kitaptan noktalı virgülün mucidinin Aldus Manutius olduğunu öğrendim.

Kitabın ayrıntılı yorumuna blogumdan ulaşabilirsiniz.
106 syf.
·72 günde·Puan vermedi
Ben de metro yolculukları sırasında okudum. Deneme tadında bir kitap. Çok çok başarılı olduğunu söyleyemesem de kelime oyunu sevenler için tavsiye edebilirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Murat Yalçın
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1970
Murat Yalçın (d. 1970, İstanbul), öykücü ve Kitap-lık dergisinin editörü.

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdi. 1997 yılından beri Yapı Kredi Yayınlarında çalışıyor, 2000 yılından beri Kitap-lık Dergisi editörü. Aşkımumya (1995), Hafif Metro Günleri (1998), İma Kılavuzu (2003), Şen Saat (2006), Kesik Hava (2009), Kontrol Kalemi (2011), Karga Zarif (2012) yayımlanmış kitaplarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 318 okur okudu.
  • 19 okur okuyor.
  • 206 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.