Musa Anter

Musa Anter

Yazar
9.4/10
88 Kişi
·
260
Okunma
·
142
Beğeni
·
9.357
Gösterim
Adı:
Musa Anter
Unvan:
Kürt Yazar, Şair ve Gazeteci.
Doğum:
Mardin, 1920
Ölüm:
1992
Musa Anter (d. 1920 – ö. 20 Eylül 1992, lakabı: Apê Musa / Musa Amca) Kürt yazar, şair ve gazeteci. Kürt milliyetçisiydi.Musa Anter, 1920 yılında Mardin'e bağlı Nusaybin ilçesinin Eskimağara köyünde doğdu. İlkokulu Mardin'de, ortaokul ve liseyi Adana'da okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Annesi Fesla Hanım, Türkiye'nin ilk kadın muhtarlarından biridir.
1944'te Abdurrahim Rahmi Zapsu'nun kızı Ayşe Hale ile evlendi. Cüneyt Zapsu'nun halası olan Sankt Georg Avusturya Lisesi mezunu Ayşe Hanım ile evliliğinden 1945'te büyük oğlu Anter, 1948'de kızı Rahşan ve 1950'de küçük oğlu Dicle dünyaya geldi.
İlk gözaltına alınması öğrencilik yıllarında Dersim İsyanı sırasında oldu. Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım'a sövdüğü için 45 gün gözaltında kaldı.
Canip Yıldırım ve Yusuf Azizoğlu ile birlikte İleri Yurt gazetesini çıkaran Anter, yayımladığı Kürtçe şiiri "Qimil / Kımıl" sebebiyle 1959 yılında 49’lar Davası ile idamla yargılandı. 27 Mayıs Darbesi'nde aftan yararlanarak serbest kalan Anter, cezaevinden çıktıktan sonra Deng, Barış Dünyası ve Yön dergilerinde yazdı.[6] 1963'te 23'ler davası ile tekrar cezaevine girdi. Mamak, Sultan Ahmet, Balmumcu, Seyrantepe ve Nusaybin cezaevlerinde yattı. 12 Eylül Darbesi'nde Kürtçülük propagandası yapmaktan tutuklandı. Yaşamı boyunca toplam 11,5 yıl hapis yattı.
Devrimci Doğu Kültür Ocakları, Halkın Emek Partisi, Mezopotamya Kültür Merkezi ve İstanbul Kürt Enstitüsü'nün kurucularındandı.Anter, 20 Eylül 1992'de Diyarbakır'ın Seyrantepe mahallesinde uğradığı silahlı saldırıda sol bacağına iki, kalbi ve kafasına birer kurşun sıkılarak öldürüldü. Musa Anter'in yanında bulunan gazeteci ve yazar Orhan Miroğlu saldırı sırasında yaralandı. Eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan; Anter'in, kendisinin de içinde bulunduğu tim tarafından JİTEM için öldürüldüğünü söylemiştir. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'ın isteği üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın hazırladığı Susurluk Raporu'nda, Anter cinayetinin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından planlanıp uygulandığı yer almıştır
Mezarı, Nusaybin ilçesine bağlı Akarsu Bucağı Eskimağara (Zivengi) köyündedir
"Eşqa Welêt" de wiha digot:"insanê ku eşqa welatê wî pê re tune be, ji heywanan jî jertir e.
Musa Anter
Sayfa 5 - Aram
''Lo metirsin , roja me wê hilê''(Korkmayın, günümüz doğuyor) diye bağırırdım.
.....
Yaşar sesimi duyunca, hücre kapısının arkasına gelir, bana teselli verir, "Metirsê Abê em neviyê Exmedê Xanî ne" (Korkma Ağabey Ehmedê Xani'nin torunlarıyız) derdi.
...Diyarbekir'de adi suçluların konduğu cezaevine götürdüler. Orada da beni, yaşlı tutukluların koğuşuna değil, çocuk koğuşuna koydular. Böylece Ehmedê Xani'nin dediği gibi, doğuştan mahkum olan Kürtler yedisinden yetmişine kadar bir araya gelmişti
Musa Anter
Sayfa 228 - Aram
Yıllar yılı takip etti, devir değişti, halk değişti: "Dinya bû hikumet, Kurmanci rabu" (Dünya hükümet oldu, Kürtlük kalktı.) ...
Nurettin, sesimi her duyduğunda, "Abê em dibêjin huriyet, ewan me dikin zindan. Lê xem meke, tişt nabe."
(Biz hürriyet istiyoruz, onlar bizi zindana tıkıyor ama üzülme bir şey olmaz.) diyordu.
Musa Anter
Sayfa 149 - Aram
365 syf.
Bu incelemede kitap ile ilgili pek içerik yok, hatta hiç yok diyebilirim...

Kimi zaman İstiklal caddesinde nohut pilav tezgâhındaki yoksul Kürt emekçisi ile sohbet ederken, kimi zaman da çocuklarla yaptığı futbol maçlarının ardından onlara elleriyle sunduğu meyvelerden yerken ve illaki ağızından hiç düşmeyen sigarası ile gördüğümüz Apê Musa, 1992 yılında Diyarbakır’da bir suikast sonucu yaşama veda edene değin geride pek çok anı bırakmıştır...
Tüm yaşadıklarını "Türkiye’nin 55 yıllık girdisinin, çıktısının yeminli, canlı şahidiyim. Hem yalnız şahidi mi? Değil!.. Sanığıyım, mahkûmuyum ve davacısıyım." diyerek özetler...

Musa Anter için milliyetçiydi diyorlar; hayır, değildi. Bir Türk milliyetçisiyle, bir Kürt milliyetçisi arasında fark vardır; Türk milliyetçisi asimile eder, Kürt milliyetçisi de kendini var etmek ister: 'Ben Kürdüm' dediği zaman, kendini var etmeye çalışıyor, bunun mücadelesini veriyor. Türk milliyetçiliği ise öyle değil; Türkler zaten var. Asimile etmek için de bu Türklüğü dayatıyorlar.
Sol görüşlü bir insan milliyetçi olabilir mi? Türkiyede'ki muhalefetin sorunu da bu zaten. Sol milliyetçilik var; Kürtler konusunda takıntıları var...
"Cezalandırılmamı, eğer bana yapılanlara haklı denirse, fazlasıyla çektim. Mükafatımı da almış bulunuyorum. Zira bir yazar için dediği şeyler yirmi otuz sene sonra aynen gerçekleşirse, bu bir anlamda en büyük mükafattır. Tutuklanmalarıma neden olan tüm yazılarım bugünkü Türkiye’nin keşmekeş durumunun adeta bir tablosudur." (s.240)


Yıllarca cezaevinde yatmasına ve işkence görmesine rağmen hayatı boyunca direndi. Bu yüzden ortadan kaldırılmasına karar verildiğine inanıyorum:
1992 yılının 20 Eylül tarihinde Diyarbakır’ın Seyrantepe mahallesinde uğradığı silahlı saldırı sırasında  sol bacağına iki, kalbine ve kafasına birer kurşun sıkılarak katledildi. Musa Anter’in yanında bulunan gazeteci ve yazar Orhan Miroğlu ise saldırı sırasında yaralandı. Eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan; Anter’in, kendisinin de içinde bulunduğu tim tarafından JİTEM için öldürüldüğünü söylemiştir. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ın isteği üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın hazırladığı Susurluk Raporu’nda, Anter cinayetinin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından planlanıp uygulandığı yer almıştır.


"Ender rastlanan renklilikte bir kişiliğe sahipti. Dost ve arkadaş canlısıydı. Sofrası gibi gönlü de genç-yaşlı, cahil-hâkim, Türk-Kürt herkese açıktı. Kıvrak zekâlı ve hazırcevaptı. En ciddi konuları bile, kıvrak zekâsının ürünü olan mizahının imbiğinden süzdüğü öykü ve masallarla süsleyerek anlatırdı. Bu tarz, kendisini ve meramını karşısındakine en kavratıcı şekilde iletmesini sağlıyordu. Yine bu tarz onu, gazeteciliğin günlük fıkra yazarlığı dalında ilgiyle izlenen bir yazar olmasını sağlamıştı. Terbiyeli, ince ve zevk sahibi bir insandı. Ama yeri gelince, en okkalı küfürleri savurmaktan çekinmezdi. Ama bu durum onda hiçbir zaman bir çiğlik ve kabalık olarak görünmezdi. Toplam olarak bakıldığında Musa Anter, Türkiye’nin ihtiyacı olan bir aydındı. Türkiye’nin düşünce ve kültür hayatına, birikiminden, kültüründen ve yeteneklerinden çok şey katacak bir aydındı. Türkiye’nin siyasi yaşamına kalite katacak bir siyasi deneyim ve tarih birikimine sahipti. Maalesef Türkiye’yi yönetenler, önce Cumhuriyetin kireçlenme yıllarının dar kafalılıkları, sonra da Atlantik sistemine bağlanmanın yarattığı gericilik nedeniyle, birçok değerli aydın gibi Musa Anter’in de değerini anlamadı. Ona kıyıcı davrandı. En sonunda alçakça bir Gladyo tuzağı ile öldürülmesi, bu kıyıcılığın zirvesini oluşturdu..." (Arslan Kılıç)

Hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum...
365 syf.
·4 günde·10/10
Böyle bir kitap nasıl adlandırılır ki bilemiyorum. Güzel mi? Değil bence. Acı çok acı ve acılarla dolu. Kitabı okurken üzüldüm, kızdım, öfkelendim ve kimi yerde de güldüm. Bu kitabı okurken bazı bölümler için dileyeceğiniz tek şey yazılanların hayal ürünü olması. Keşke öyle olsa. Musa Anter “Apê Musa” olarak tanınıyor. Onun da dediği gibi bu hatıralar kendisinden ziyade bir halkın hatıralarıdır. Acı ve zorluklarla dolu hatıralar. Kitabın içinde 1920’lerden 1990’lara kadar Musa Anter’in hayatından kesitler var. Kitap ayrı olarak yazılmış iki ciltten oluşuyor. Üzerinde çokça konuşulması, yazılar hatta kitaplar yazılması gereken bir kitap.
365 syf.
·28 günde·Beğendi·10/10
Ve evet binlerce senedir kara bulutlar çökmüştü Mezopotamya'nın üzerine. Hep bir ezilme hep bir zulüm ve hep acılar. Ama artık meşaleyi yakma vaktidir. Kawa olmalı bir yanımız zulüme karşı bir yanımız El Cezeri olmalı üretken ve rahmetli toprağımız gibi. Bir yanımız Cegerxwin Feqiye Teyran da olmalı. Acı da olsa hatıralar sanatımız güneşimiz olmalı...
100 syf.
·10/10
Ülkeler, halklar için en amansız kara yara elbette fakirlik ve cehalettir. Onları devamlı kemiren, tutsak haline getiren, gelişmelerini önleyen bu yaradır fakirlik ve cehaletin ilacı ise uygarlığın, eğitimin okuma yazmanın, devamlı ışıldayan aydınlığıdır Anter, oyununu aydınlığı hedefleyerek kurmuş.
365 syf.
·Beğendi·10/10
Bazen peygamberlerin sözleri hoșuma gider. Örneğin :Hz. isa. Luka incil'inde derki ;Zenginlerin ak yüzle Allahın huzuruna çıkmaları, devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur.
365 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yolculuk yaparken hiç kitap okumayan ben.okumaya çalıştığım an ilk sayfada başım ağrırdı ve uyurdum.ama bu kitabı okurken 23 saatlik yolun nasıl geçtiğini bilemedim. Uykum hiç gelmedi. Belki de özlemimi düşüncelerimi tam ifade ettiği içindir..
210 syf.
·12 günde·9/10
"Romalılar Diyarbakır'ı kuşattılar.Kuşatma 3 sene sürdû.Halk o kadar perişan ve aç kaldı ki birbirini yemeye başladılar.Surun içindeki iranlı kumandan bunu duyunca,bir kadını pişirip yiyenleri idam etti.Fakat sonradan halkın haklılığını anlayıca sağların değil de ölenlerin yenmesini serbest bıraktı"Îşte bu tarihteki bir olayın yazılışıdır.Tarih kralı,sarayı,askeri,savaşın kazananı-kaybedeni yazar.
365 syf.
·Puan vermedi
Asla tadını unutamayacağım değerler barındıran bir Kitap ..................................................................................................................................................................
iyi bir kitaba benziyor ape musa şehiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiidddddddddddddddddddddd nnnnnnnnnnnaaaaaaaaaaaammmmmmmmmmııııııııııııırrrrrrrrrrrııııııııııııı
Kitap güzel sürükleyici mantıklı kesinlikle tavsiye ederim akıcı bir şekilde okunabilir sempatik bir kitapta ne aranıyor ise burada hepsi var doğru bir şekilde okunabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Musa Anter
Unvan:
Kürt Yazar, Şair ve Gazeteci.
Doğum:
Mardin, 1920
Ölüm:
1992
Musa Anter (d. 1920 – ö. 20 Eylül 1992, lakabı: Apê Musa / Musa Amca) Kürt yazar, şair ve gazeteci. Kürt milliyetçisiydi.Musa Anter, 1920 yılında Mardin'e bağlı Nusaybin ilçesinin Eskimağara köyünde doğdu. İlkokulu Mardin'de, ortaokul ve liseyi Adana'da okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Annesi Fesla Hanım, Türkiye'nin ilk kadın muhtarlarından biridir.
1944'te Abdurrahim Rahmi Zapsu'nun kızı Ayşe Hale ile evlendi. Cüneyt Zapsu'nun halası olan Sankt Georg Avusturya Lisesi mezunu Ayşe Hanım ile evliliğinden 1945'te büyük oğlu Anter, 1948'de kızı Rahşan ve 1950'de küçük oğlu Dicle dünyaya geldi.
İlk gözaltına alınması öğrencilik yıllarında Dersim İsyanı sırasında oldu. Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım'a sövdüğü için 45 gün gözaltında kaldı.
Canip Yıldırım ve Yusuf Azizoğlu ile birlikte İleri Yurt gazetesini çıkaran Anter, yayımladığı Kürtçe şiiri "Qimil / Kımıl" sebebiyle 1959 yılında 49’lar Davası ile idamla yargılandı. 27 Mayıs Darbesi'nde aftan yararlanarak serbest kalan Anter, cezaevinden çıktıktan sonra Deng, Barış Dünyası ve Yön dergilerinde yazdı.[6] 1963'te 23'ler davası ile tekrar cezaevine girdi. Mamak, Sultan Ahmet, Balmumcu, Seyrantepe ve Nusaybin cezaevlerinde yattı. 12 Eylül Darbesi'nde Kürtçülük propagandası yapmaktan tutuklandı. Yaşamı boyunca toplam 11,5 yıl hapis yattı.
Devrimci Doğu Kültür Ocakları, Halkın Emek Partisi, Mezopotamya Kültür Merkezi ve İstanbul Kürt Enstitüsü'nün kurucularındandı.Anter, 20 Eylül 1992'de Diyarbakır'ın Seyrantepe mahallesinde uğradığı silahlı saldırıda sol bacağına iki, kalbi ve kafasına birer kurşun sıkılarak öldürüldü. Musa Anter'in yanında bulunan gazeteci ve yazar Orhan Miroğlu saldırı sırasında yaralandı. Eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan; Anter'in, kendisinin de içinde bulunduğu tim tarafından JİTEM için öldürüldüğünü söylemiştir. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'ın isteği üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın hazırladığı Susurluk Raporu'nda, Anter cinayetinin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından planlanıp uygulandığı yer almıştır
Mezarı, Nusaybin ilçesine bağlı Akarsu Bucağı Eskimağara (Zivengi) köyündedir

Yazar istatistikleri

  • 142 okur beğendi.
  • 260 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 179 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları