Mustafa Akgün

Mustafa Akgün

Yazar
7.4/10
118 Kişi
·
324
Okunma
·
5
Beğeni
·
2647
Gösterim
Adı:
Mustafa Akgün
Unvan:
Yazı işleri müdürü
Doğum:
Uşak, 1946
1946 yılında Uşak/Ortaköy’de doğdu. İlkokulu doğduğu köyde, orta öğrenimini Uşak Lisesini bitirerek tamamladı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Ziraat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Master çalışmasını tamamladı. Tarım Bakanlığının muhtelif birimlerinde teknik eleman, idareci ve bürokrat olarak çalıştı. En son Tarımsal Araştırmalar Genel Müdür Yardımcılığı vazifesinde bulundu.

Evli ve üç çocuk babasıdır. İngilizce, Arapça ve Almanca bilir.

Yazı hayatı bazı dergi ve gazetelere makaleler yazmakla başladı. Aylık Yeni Odak dergisinin sahip ve yazı işleri müdürlüğünü yapmaktadır.

Şu ana kadar 37 kitabı yayınlanmıştır. Satı Gelin’in Türküsü romanını film sinopsisi haline getirmiş, bu sinopsis Esra Filmin açtığı yarışmada 110 (yüz on) sinopsis içinde üçüncülük alarak mansiyona layık görülmüştür. Ayrıca Gönül Dağı adlı romanı da İstanbul-Tuzla Belediyesinin açtığı roman yarışmasında 70 (yetmiş) roman içinde yedinci olarak mansiyon almıştır. Merih’ten Münih’e ve Gurbet Çiçeği adlı romanlarını birleştirerek Gurbet Çiçeği adında film senaryosu haline getirmiştir. Çekim için gerekli hazırlıklar yapılmaktadır.
Hayme Ana büyükçe bir kayanın üstüne çıktı. Oradan Kayılılara konuşmaya başladı:
"Biz namusumuza halel getirmeyen bir milletiz. Aile ve cemiyet namus sayesinde sapasağlamdır. Bir kadın kendi erinden başka er bilmez. Bir erkek için kendi kadınından başkası bacıdır, anadır. O yüce Peygamber de öyle yapıyordu. O aile residir. Bütün ümmetin aile residir.
Akça gürlercesine Bizanslı Basilis'e şunları söyledi: "Siz devleti insana zulmetmek için kurarsınız. Biz devleti insanca yaşatmak için kurarız."
Roosvelt ,Churchill ve Stalin arasında 1945 yılında yapılan Yalta anlaşmalarının savaş sonrası dünyadaki çatışmaların arkasında yattığı belirtiliyordu ..
Bu dünya liderleri arasındaki gizli anlaşmalar aralarında
Doğu avrupanın Stalin'a bırakılması ..
Ortadoğu "nun Ingiltere'ye verilmesi ..
Pasifik ve Güney doğu Asya'nın Amerika ya teslim edilmesi şartları vardı
Churchill in belgeleri ve yazışmaları ortaya çıkardığı 1970 lerde kanıtlandı ..

23/eylül /1950 de Mc Carthy şöyle söylemişti
"Kore tepelerinde ve vadilerinde ölen genç adamların ölüm fermanı burada (Yalta)da imzalanmıştı ..
yarın Hind_i Çin (ya da Viyetnam adı verildi)ormanlarında ölecek genç adamların ölüm fermanı da burada imzalandı. .
"Sultanım!...Duyduk ki Bizanslılarla savaşa girmek üzeresiniz. Cihad her Müslümana farzdır. Müslüman Kürtlerle Müslüman Türkler birbirinin kardeşidir. Türk- Kürt kardeştir. Dolayısıyla sizin safınızda savaşa girsek gerektir."
336 syf.
·18 günde·Beğendi·Puan vermedi
Çok sade ve akıcı bir dil kullanılmış ama bir o kadar da anlatım tarzı olarak muazzam aralara serpiştirilen beyitler, dörtlükler ünlü şeyhlerden, dervişlerden, mevlana'dan inciler saçılmış resmen.
Özellikle Lise çağındaki gençlerin okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Tarihimize ilgi duyan kişilerin kaçırmaması gereken güzelliklerden
224 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Eser Malazgirt Savaşını ön hazırlığından bahsedip daha ziyade, Sophia ve Bahadır'ın, Mestan ile Aybüke'nin aşkını anlatıyor. Dini menkıbeler ise Alparslan'ın, Şeyhi Abdülmelik'in ağzından aktarılıyor...

İmparator Romanos Diogones'e gönderilen elçilerin diyalogları, komutanları ve içlerinde ki ihanetin, savaş meydanında ortaya çıkması ise düşündürücü...

Cihad ve şehitliğin kutsallığın, Sav Tekin ve Sungur'un komutanlıkları ile ordunun bu büyük savaşta düşmanın sayı olarak üstün olsa bile akıl ve iman gücü ile kazanılacağına, savaş taktiklerinin önemi, Alparslan'ın savaş meydanında askerleri ile birlikte savaş alanında bulup cenge katılması ilginç olan bölümler...

Bizans komutanı Leon girdiği her yerde çocuk, yaşlı, demeden kadınlara tecavüz edip öldürmekten geri kalmayan bir askerdir. Zalimliği ve acımasızlığı ile ünlü bu asker, kendisine sağlanan adaletin hakkını verip sözünde duracak mıdır?


İki gezgin keşiş olan Yorgo ve Manuel ise mutluluğu aramak için çıktıkları yolda, Malazgirt Savaşına kadar orduyu takip edip, İslam adaletini bizzat görüp şahit olacaklarından habersiz kendi aralarında iddiaya girip sonucunu beklemekle geçiriyorlar...


Açıkçası eseri alırken, daha çok tarihi bilgi ve Selçuklu Sultanı Alparslan hakkında bilgi olacağını düşünmüştüm, bu yönde hayal kırıklığına uğradım...
240 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Zaten böyle muhteşem bir zatın hayatının kitabı nasıl güzel olmaz.Yunus Emre'nin hayatı şiirleri felsefesi hayatını etkileyen zatları görebiliyoruz.Dil itibari ile çok sade idi birkaç kelimenin anlamını bilmiyordum ama kitabın sonuna sözlük eklenmişti.Bölümler kısa kısaydı.Çok beğendiğim bir kitap oldu.Tek sorunum bazı yerlerde tekrara düşülmüş.
168 syf.
·2 günde
Edebali Türbesi, Bilecik’te bir tepenin üstündedir. Bu türbeyi çok kişi ziyaret etmektedir. Ziyaretçilerden gönül gözü açık olanların, zihinleri berrak olanların içine şu sözler aksetmektedir:

“Ahmet Yesevî midir, Horasan erenlerinden biri midir?
Edebali midir, Dursun Fakih midir, Kumral Abdal mıdır?
Hacı Bektaş Velî midir, Sarı Saltuk mudur?
Ahî Evren midir, Mevlana mıdır, yoksa Yunus Emre midir?
Bir eren şunları söylemektedir:
‘Erenler o kişilerdir ki görüldükleri zaman Allah akla gelir.’
Öylelerini gördüğünüz zaman eteklerinden tutun.
Gönüllerine girmeye çalışın.
Onların gönüllerine Allah’ın nurları tecelli eder.
Kendini fethedemeyen bir şey fethedemez.
Onlarla kendinizi fethedin.
Nefsini bilmeyen Rabbini bilemez. Onlarla nefsinizi bilin.
‘Padişah konmaz saraya hane mamur olmayınca’ denilmektedir.
Onlarla gönül hanenizi mamur edin.
Ancak Allah’ın Didarını, Cemalini açtığı haneler, gönüller mamur olur.
224 syf.
·2 günde·7/10
İki ayrı dünyanın, iki ayrı devletin temsilcileri. Selçuklu Sultanı Alparslan, insan mihverli bir idare tarzı ortaya koymuştur. İnsanı insan olarak görmüştür.

'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturunun en iyi uygulayıcılarındandır. Zamanında insanlar adil olarak idare edilmiştir. Müreffehtirler. Pek çok ilim gibi astronomi ilmi de onun zamanında çok ilerlemiştir. Bîrûnî ve benzeri ilim adamları dünyanın yuvarlaklığını, kendi ekseninde ve güneş ekseninde döndüğünü ispat etmişlerdir. Bizans imparatoru Romen Diogenes ise insanı insan olarak görmeyen bir dünyanın temsilcisidir.

Ona ve o zihniyettekilere göre, insan ancak köledir ve zulüm edilecek güruhtan başka bir şey değildir. Haçlı Seferleri sırasında yaptıkları katliamları tarihin unutması mümkün değildir. Refahtan çok uzaktırlar. Cehaletin zifirî karanlığı içinde yüzmektedirler. Batlamyus'un dayattığı 'dünya bir tepsi gibidir' inancından kurtulamamaktadır.

Alparslan romanında; 1071'de Malazgirt'te şafağın söktüğünü, Anadolu ve Avrupa'yı nurlandırmaya başladığını tarihi delilleriyle bulacaksınız.
336 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Tarihi sevdiğim için bu tarz kitapları beğeniyorum. Tarihimizi çok güzel anlatıyor.Tabiki eksiklikler olabilir. Ama yinede güzel bir kitap. Tarih sevenlere tavsiye ederim.
280 syf.
Mustafa Akgün ün Ertuğrul Gazi kitabını okuduktan sonra bu kitabı okudum. Abartısız söylüyorum. Yazar bir hikayeyi 2 kitap olarak yayınlamış. Gerçekten ticari zekasını kutluyorum. 200 sayfa boyunca Ertuğrul Gazi kitabının aynısı. Kalan kısımda da Osman gaziyi özet geçmiş gibi. Kitap daha çok çocuklar için yazılmış gibi. Sürükleyici fakat öğretici değil. Kitabın %80 i doğadan bahsediyor. Tarihle pek alakası yok.
280 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Dikkat spoiler içerir.
Yazardan fena değil diyebileceğim bir roman. Kayı boyunun Söğüt ve Domaniç yaylasına taşınmasından sonra Ertuğrul Gazi ve Hayme Ana liderliğinde gelişmesi, günlük hayatı, gelenek ve görenekleri anlatılıyor. Sonrasında Osman Gazi'nin doğumu, büyümesi, şeyh Edebali tarafından yetiştirilmesi ve bey olması anlatılıyor. Harmankaya tekfuru Köse Mihail ile olan dostluğu, yaptığı fetihler, amcası Dündar beyi devletin bekası için öldürmesi, Orhan Gazi ve Alaattin beyin doğumları anlatılıyor. En sonunda ölümü ve Bursa'nın fethi sonrasında mezarının taşınması anlatılıyor. Ertuğrul Gazi hakkında yazılan kitaptaki pek çok Metin burada da yer alıyor. Eh işte diyebileceğim bir roman.
336 syf.
Tarih kitaplarını okumaya yeni başlayanlar için gerçekten teşvik edici nitelikte bir kitap diyebilirim. Fakat tarihle ilgilenen bir okursanız bu kitabın sizi pek tatmin etmeyeceğini düşünüyorum. Yazarın doğadan fazla bahsetmesi biraz sıkıcı olsa da sürükleyiciliği konusunda gayet başarılı. Çıtır çerez niteliğinde bir kitap.
Tavsiye ederim.
188 syf.
·Puan vermedi
Evet mutlaka okunmalı!!! Kardeş olmanın önemini anlatıyor gibi görünen konumuz Alevilere ders niteliğinde! Alevileri ateist olarak örnek alıp onlara doğru yolu gösteren bir durum söz konusu. Aynı değerlere sahipken Din'i öğretmeye çalışmak hangi hakla? Objektif bakmak gerekiyorsa eğer bu kitap Alevi Sünni kardeşliğini değil Alevilerin haklı dışlanmalarına yer veriyor ve bunu çok yumuşak bir anlatımla sağlıyor. Ne yazık ki objektif değil...
Bununla birlikte 31 Mart vakası, Menemen olayı ve Sivas katliamı için söylemleri maalesef içler acısı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Akgün
Unvan:
Yazı işleri müdürü
Doğum:
Uşak, 1946
1946 yılında Uşak/Ortaköy’de doğdu. İlkokulu doğduğu köyde, orta öğrenimini Uşak Lisesini bitirerek tamamladı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Ziraat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Master çalışmasını tamamladı. Tarım Bakanlığının muhtelif birimlerinde teknik eleman, idareci ve bürokrat olarak çalıştı. En son Tarımsal Araştırmalar Genel Müdür Yardımcılığı vazifesinde bulundu.

Evli ve üç çocuk babasıdır. İngilizce, Arapça ve Almanca bilir.

Yazı hayatı bazı dergi ve gazetelere makaleler yazmakla başladı. Aylık Yeni Odak dergisinin sahip ve yazı işleri müdürlüğünü yapmaktadır.

Şu ana kadar 37 kitabı yayınlanmıştır. Satı Gelin’in Türküsü romanını film sinopsisi haline getirmiş, bu sinopsis Esra Filmin açtığı yarışmada 110 (yüz on) sinopsis içinde üçüncülük alarak mansiyona layık görülmüştür. Ayrıca Gönül Dağı adlı romanı da İstanbul-Tuzla Belediyesinin açtığı roman yarışmasında 70 (yetmiş) roman içinde yedinci olarak mansiyon almıştır. Merih’ten Münih’e ve Gurbet Çiçeği adlı romanlarını birleştirerek Gurbet Çiçeği adında film senaryosu haline getirmiştir. Çekim için gerekli hazırlıklar yapılmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 324 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 167 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.