Mustafa Akyol

Mustafa Akyol

Yazar
7.5/10
62 Kişi
·
176
Okunma
·
13
Beğeni
·
1302
Gösterim
Adı:
Mustafa Akyol
Unvan:
Gazeteci-Yazar
Doğum:
Ankara, 1972
Lise öğrenimini TED Ankara Koleji, Nişantaşı Anadolu Lisesi ve Özel Tercüman Lisesi'nde tamamladı. 1996'da Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden mezun oldu.

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Atatürk Enstitüsü’nde Kürt Sorununun Kökeni konulu master tezi hazırladı. 2006 yılında bu tezi genişleterek Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Yanlış Giden Neydi? Bundan Sonra Nereye? adında kitap çıkardı.Bu kitabından dolayı pek çok yazardan olumlu tepkiler aldı.

Bir dönem ABD'de Akıllı tasarım teorisi (İngilizce: Intelligent design)hareketinin öncülüğünü yürüten Discovery Institute adlı kuruluşta din ve bilim ilişkisi üzerine çalışmalar yaptı. 2005 yılındaKansas Eyaleti Eğitim Bakanlığı'nda eğitim müfredatı değişikliği tasarısı konusunda bilirkişi olarak dinlendi.

Türkiye, İslam dünyası, İslam ve modernite; Kürt sorunu; bilim, din ve ateizm; din, devlet ve laiklik gibi konularda yazılar yazan Akyol'un İngilizce makaleleri, The Washington Post, The Wall Street Journal, International Herald Tribune gibi gazete ve dergilerinde yayınlanmaktadır. Turkish Daily News gazetesi editörlüğü de yapan Akyol'un çeşitli konular üzerine kaleme aldığı Türkçe makaleleri Radikal, Referans ve Zaman gibi gazetelerde yayınlanmıştır.

Mustafa Akyol, halen Star ve Hürriyet Daily News gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır, ayrıca Fatih Üniversitesi'nde ders vermektedir. Gazeteci yazar Taha Akyol'un oğludur.
İngiliz tarihçi Lord Acton’ın ünlü bir lafı var:
“Özgürlük, canının istediğini yapabilme fırsatı değil, yapman gerekeni yapabilme gücüdür”
Bir Amerikalı tarihçinin öne sürdüğü üzere, “Eğer 1000 yılında Nobel ödülleri veriliyor olsaydı, ödüllerin tamamına yakınını Müslümanlar alırdı.
Bir rivayete göre, Peygamber, bir Bedevi’nin önünde torununu öpmüş, adam da bu durum karşısında şaşırarak şöyle demişti: “Benim on çocuğum var ve şimdiye kadar hiçbirini öpmedim.” Hz. Muhammed’in bu söz karşısında verdiği cevapsa şuydu: “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”
Kısacası Batı bugün özgür, rahat ve zengin... İslam âlemi ise fakir, endişeli ve tam olarak özgür değil... Peki ama niçin? Ne oldu da böyle oldu? Eğer İslam Doğu’yu aydınlattıysa, o aydınlanmış Doğu’ya ne oldu?
Hz.Muhammed’in misyonu, ona ömrünün son günlerine kadar rahat yüzü göstermeyecek bir misyondu. Nitekim Mekke’deki ilk on üç yıl hakaretler, tehditler ve tacizlerle geçti. Belli bir aşamada, Mekke’nin önde gelenleri, Hz. Muhammed’den putperestliğe saldırmaktan geri durmasını, ısrarla savunduğu tevhid inancını biraz yumuşatmasını istediler.
"Eğer Amerika İslam dünyasında radikalizm yerine özgürlük ve demokrasi görmek istiyorsa, ilk yapacağı iş Müslüman ülkeleri işgal etmeyi ve bombalamayı bırakmak olmalı."
208 syf.
·9/10
Kitabı severek okudum 100 yıllık tarihi çok güzel özetlemiş gerçekten
Cumhuriyetin kuruluşu CHP zihniyeti kemalistlik
Ayrımcılıklar tutamadıkları sözler daha bir sürü şey
Son yüz yılı gözden geçirmek isteyen okusun diyorum
Güzel bilgiler içeriyor
284 syf.
·Puan vermedi
Kesinlikle çok beğendiğim bir kitap. Yorumlar enfes. Uzun zamandır islami açıdan sorgulamalarıma anlam katan düşünceler var. Özgürlüğün tarifi güzel eleştirilerle yorumlanmış. Faydalı olacaktır okuyanlar için.
327 syf.
* Kitabın yazarı Mustafa Akyol, liberal islamcı olarak tanımlayabileceğim, iyi eğitimli bir düşünürdür. Yurtdışında ve Türkiye'de çokça önemli gazete ve dergide yayınlanmış çeşitli konularda yazıları vardır.

* Kitap, "The Islamic Jesus: How the King of the Jews Became a Prophet of the Muslims" ismiyle 2017'nin başında yayınlanmış, daha sonra Türkçe'ye tercüme edilmiştir.

* Kitabın içeriği akademiktir ve Hristiyanlıktaki İsa'yı tanıyanlar için yeni fikirler katabilir. Dolayısıyla Türkiye'de sadece belirli bir zümreye hitap etse de; Hristiyanlığın savunduğu İsa'yı tanıyan Amerika gibi ülkelerde daha fazla yankı uyandırmıştır. Kitap, aynı zamanda 2013'te yayınlanıp batı ülkelerinde bestseller listesine giren Reza Aslan'ın "Zealot" kitabının eksik bölümlerini tamamladığı iddiasındadır.

* Kitabın bakış açısı ve amacı; Hristiyanlar tarafından fazla tanınmayan İslam'ın İsa'sını onlara tanıtmak ve neticede iki İsa'nın birbirinden çok da uzak olmadığını göstermektir. Bu tezi desteklemek üzere ilk dönem Hristiyanlığına dair çok sayıda tarihi kaynağa başvurur. Bu kaynaklar günümüz Hristiyanları tarafından şüpheli metinlerdir ve çoğu zaman da ciddiye alınmaz.
Yine bu amaçla yazar, Hristiyanlığı iki kola ayırarak Pavlusçuluk ve Yahudi-Hristiyanlık (Yakupçuluk) bunlardan hangisinin İslam ile uyuştuğunu sorgular. Metin özelinde konuşacak olursa da temel olarak kullandığı bölümler Kutsal Kitap'ta yer alan Pavlus mektupları ile Yakup Kitabı'dır.

* 1/10luk puan kesintisini, bu konuda daha fazla örneklendirme yapılabileceğini fakat yazarın bazı örnekleri seçerek verdiğini düşündüğüm için yaptım. Fakat 9/10'luk kısım, kitabın ciddiyeti, referansların hem modern hem de karşılaştırılabilir yazılar olması ve çok geniş literatür araştırması yapılmış olması sebebiyledir.
284 syf.
·Beğendi·8/10
İslam tarihinde iki ana akımın farklılıkları ve birbirleri ile olan uğraşlarını kısa ve olabildiğince akıcı anlatılan, kaynakcalı bu bilimsel eserin okunmasının bugünkü olayları daha sağlıklı yorumlamaya katkı da bulunacağını düşünüyoruz. Her evde okunması ve her kütüphane de bulunması gereken baş vuru kitabı.
284 syf.
·Beğendi·7/10
Kitapta, otoriter rejim ve akımlar neden müslüman dünyada kendilerine bu kadar yer bulabildiler sorusunun cevabına odaklanılıyor. Otoriterleşme islam kaynaklı mı yoksa otorite yanlısı kişiler hasbelkader müslüman kişiler mi? İslamda özgür ve bireyci bakış açıları nasıl yer bulur? Aslında islamın özünde bu bakış açılarına olumsuz bir yaklaşım yoktur ama neden bu şekilde algılanır sorusuna verilen cevaplarla yeni bakış açıları kazandıran bir kitap. Her olumsuzluğun islamla ilişkilendirilmesinin önünü alacak güzel çözümlemeler ve anlaşılır bir dil kullanılmış.
284 syf.
·3 günde·10/10
Tek cümleyle șöyle özetleyeceğim, bu kitap siyasi/dini düșüncelerimin %90 oranında baskıya dökülmüș hali. Mustafa Akyol'un zihinsel gelișimi ve fikirleri gerçekten ilgi çekici ama kitabı asıl güzelleștiren Mustafa Akyol'un savunduğu fikirlerin aslında birçok entelektüel-akademisyen tarafından desteklenen fikirler olduğunu göstermesi. Bunu yaparken atıflar ve alıntılarda bulunuyor. Kitap "Liberalizm" fikrinin doğușunda erken dönem Islam değerleri ve alimlerinin fikirlerinin ne kadar etkili olduğunu göstermekle kalmıyor, -malesef- bastırılmıș Liberal Islami hareketlerin de öyküsünü anlatıyor. Mustafa Bey bu kitabı yazdığında ülkemizde yeșermiș AKP modelinin 2000'li yılların bașındaki bașarılarından bahsederken, kitabı yazdıktan birkaç sene sonra olan Gülen Terörizmi ile kavgaları ve AKP iktidarının ivmeli șekilde otoriterleșmesini bilseydi heralde bazı yerleri yazdığına pișman olurdu. :) Yine de yazıldığı yıla göre değerlendirelim biz.
Kitaba katılmadığım %10 ise Mustafa Bey'in klasik muhafazakar düșüncesi yüzünden Kemalist iktidarların ilk yıllardaki reflekslerine karșı çok anlayıșsız olması. "Acaba Kemalizm'in ilk yıllardaki zorunlu bazı hareketleri olmasaydı Türkiye bölgesinde esir düșememiș birkaç ülkeden biri olur muydu?" sorusunu kendisine sorması lazım Türk Liberallerin. Bunun dıșında Nurcu harekete karșı da biraz masumane bakıșı olmuș Mustafa Bey'in bu kitabı yazdığı yıllarda. Bu iki husus yüzünden %100 yerine %90 katıldığımı söylüyorum kitaba. Yine de 10 puanı hakeden bir kitap kesinlikle.
284 syf.
·14 günde
Genel anlamda Batılılar için güzel bir çalışmadır. Kitabın birçok yerinde Şeriatla olan eleştirileri kabul edilemez mesela; Şeratin kabul edilmesi açısından dayatma olmamalı diyor. Devlet Şeriati hukuk sistemi olarak kabul ederse bu dayatma olur ve bu demokrasi ile bagdaşmaz diyor yazar
Devlet herhangi modern bir hukuku kabul ettiğinde bu niye dayatma olmuyorda Şeriati kabul ettiğinde dayatma oluyor. Zaten şeriatte geçen can, mal, akıl ve nesil de uluslararası evrensel hukuk kriterleridir.
Ve gerçekten kabulü mümkün olmayan bir şey söylüyor yazar. Günahlara erişebilir araçların olması gerektiğini savunan ilginç bir düşüncedir... fazla tavsiye etmiyorum.
284 syf.
Özgürlüğün İslami Yolu dinler tarihi, teoloji, politik felsefe, yakın siyasi tarih alanlarını harmanlamış fevkalade öğretici, fevkalade yoğun bir eser. Okuyunuz.
45 syf.
·Puan vermedi
Ateizm, deizm, teizm tartışmalarının ortasında bilimin rolü, ve de bilimi adeta temel nas olarak kabul eden çevrelerin kendi çelişkilerini ortaya koyan güzel bir eser
327 syf.
Akademik çalışma kıvamında, daha çok konuya özel ilgisi olanların okuyacağı tarzda, yazım dili itibarıyla kolay okunan bir kitap.

Kitap temel olarak klasik Hristiyanlık inancının oluşturduğu İsa algısı, hikâyesi ve öğretilerinin köklerine iniyor ve bunların sonradan insan eliyle oluşturulduğunu gerçek İsa’dan uzaklaşıldığını söylüyor.

Meryem’in İsa haricinde kocası Yusuf’tan dört erkek kardeşi daha vardır. Bu kardeşlerinden en büyüğü Yakup, İsa’nın takipçisi ve misyonunun gerçek mirasçısı olacaktır. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra onun fikirleri ve öğretileri iki ayrı koldan yol almıştır; yazarın Yahudi-Hristiyanlık olarak isimlendirdiği kardeş Yakup liderliğinde Kudüs’te yerleşik bir grubun devam ettirdiği yol ile kuzeyde Şam merkezli temel olarak Pavlus’un mektup ve anlatılarını temel alan sonrasında Roma İmparatorluğunun resmi dinini ve bugün Hristiyanlığı oluşturacak olan diğer yol.
Kardeş Yakup tarafından devam ettirilen ve bugüne elimizde Yakup’un Mektubu belgesiyle fikirlerinden izler kalan Yahudi-Hristiyanlığın İsa’nın gerçek öğretileri olduğunu, bunların sonradan Arap yarımadasında ortaya çıkacak Muhammed’in ve İslamiyetin fikir ve öğretileriyle birebir örtüştüğünü söylüyor.
Yahudi-Hristiyanlar Yahudi şeriatına bağlıdırlar, İsa’nın ayrı bir din getirmediğine, Yahudilikteki bozulmaları, yanlış uygulamaları düzeltmeye gelen, beklenen Mesih olduğuna inanırlar. İsa Tanrı’nın elçisidir, ancak bir insandır. Tanrı’nın oğlu veya kendisi değildir. Kardeş Yakup Pavlus’un mektupları ve anlatılarıyla yaratmış olduğu İsa imajını ve hikâyesini şiddetle ret eder. Yahudi-Hristiyanlık birkaç yüzyıl sonra tarih sahnesinden silinmiştir.
Bugün yaşanan Hristiyanlık büyük ölçüde yaşamında İsa’yı hiç görmemiş, tanımamış, Şam yolculuğu sırasında İsa’nın çölde kendisine görünmesi sonrası onu takip etmeye başlamış olan Pavlus’un anlatılarına dayanmaktadır. Mevcut Hristiyanlık bir Pavlus Hristiyanlığı olup, Kudüsteki köklerinden uzaklaşmış uzaklaştıkça Greko-romen öğelerin katılması, imparatorluk dini olmasına paralel değişmiştir. Mesih İsa Pavlus’un eline Tanrı/yarı Tanrı olmuştur. İsa’nın Yahudilikle bağı kopmuş yeni bir dinin vaizi olmuştur.

Kitabın yazarı Mustafa Akyol, özellikle Muhammed ve İslam’ın öğretileriyle, Yahudi-Hristiyanlık inanışlarını denkleştirirken, Kuran ayetlerinde anlatılan Meryem ve İsa’nın yaşamıyla Hristiyan inancındaki/İncillerdeki farklılıkları çözümlerken çoğunlukla yorumu fazla zorluyor ve ikna edici olamıyor.

Başta da değim gibi bu konulara özel ilgisi olan okuyucuya hitap eden bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Akyol
Unvan:
Gazeteci-Yazar
Doğum:
Ankara, 1972
Lise öğrenimini TED Ankara Koleji, Nişantaşı Anadolu Lisesi ve Özel Tercüman Lisesi'nde tamamladı. 1996'da Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden mezun oldu.

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Atatürk Enstitüsü’nde Kürt Sorununun Kökeni konulu master tezi hazırladı. 2006 yılında bu tezi genişleterek Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Yanlış Giden Neydi? Bundan Sonra Nereye? adında kitap çıkardı.Bu kitabından dolayı pek çok yazardan olumlu tepkiler aldı.

Bir dönem ABD'de Akıllı tasarım teorisi (İngilizce: Intelligent design)hareketinin öncülüğünü yürüten Discovery Institute adlı kuruluşta din ve bilim ilişkisi üzerine çalışmalar yaptı. 2005 yılındaKansas Eyaleti Eğitim Bakanlığı'nda eğitim müfredatı değişikliği tasarısı konusunda bilirkişi olarak dinlendi.

Türkiye, İslam dünyası, İslam ve modernite; Kürt sorunu; bilim, din ve ateizm; din, devlet ve laiklik gibi konularda yazılar yazan Akyol'un İngilizce makaleleri, The Washington Post, The Wall Street Journal, International Herald Tribune gibi gazete ve dergilerinde yayınlanmaktadır. Turkish Daily News gazetesi editörlüğü de yapan Akyol'un çeşitli konular üzerine kaleme aldığı Türkçe makaleleri Radikal, Referans ve Zaman gibi gazetelerde yayınlanmıştır.

Mustafa Akyol, halen Star ve Hürriyet Daily News gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır, ayrıca Fatih Üniversitesi'nde ders vermektedir. Gazeteci yazar Taha Akyol'un oğludur.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 176 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 82 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.