Mustafa Çay

Mustafa Çay

7.1/10
60 Kişi
·
138
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.922
Gösterim
Adı:
Mustafa Çay
Unvan:
Yazar
Hayatın insanlara sunulmuş bir armağan olduğunu söyleyen yazar, uzun süre bilgisayar sektöründe değişik firmalarda görev yaptı. Asıl mesleği işletmecilik olan Çay, daha sonra tekstil kimyevi maddeleri ve işletmecilik görevlerinde bulundu. Dinamik ve başarıyı yakalamak amaçlı bir yaşamı olan Mustafa Çay, en büyük hobisinin yazmak olduğunu ifade etmekte.
Hayat bir masal gibidir,
Ne kadar uzun olduğu değil,
Ne kadar iyi olduğu önemlidir.

Seneca
Mustafa Çay
Sayfa 172 - Çay yayınları
..başarısızlık sadece bir sonuçtur.Sizin kişiliğinizi yansıtmaz.
Mustafa Çay
Sayfa 24 - Çay yayınları
Beynimiz her türlü acıya katlanabilir,her türlü durumun üstesinden gelebilir
Mustafa Çay
Sayfa 77 - Çay yayınları
ETİK Mİ?!!

“Dinle Sebastian” tahminen 3-4 yıl önce kitapyurdu.com’da kampanyalı bir kitapken istediğim bir kitap. Okuyacağım kitaplar arasına koymuştum. Güzel bir kapağı vardı. Ayrıca kitabın tanıtımında yer alan “Dünyada ilk defa subliminal mesaj veren kitap” ifadesinin yer alması dikkatimi çekti. Bir kitap nasıl bir subliminal mesaj verebilirdi merak ettim doğrusu.

Kitabı okumak bugüne kısmetmiş. Bu aralar malum ramazan ayında olduğumuz için daha çok kitaplığımda yer alan beni zihin olarak yormayacak kitapları tercih ediyorum. Bu sebeple bu kitabı da okumaya başladım.

Kitap deneme kategorisinde basılmış. Fakat bir denemeden daha çok bir kişisel gelişim kitabı. İnsanın hayatında daha mutlu olabilmesi için yapılması gerekenleri bir bir sıralamış. Piyasadaki kişisel gelişim kitaplarından biraz farklı olmuş. Ben şahsım olarak bugüne kadar hatırı sayılır kişisel gelişim kitabı okudum. Bu tarz kitapların bireye kazandırdığı hiçbir şey yok diye düşünüyorum. Bazı kitapları okuyunca verilen bilgilerden hayatımızın değişeceği hissine kapılabiliyoruz ama kitabı bitirdikten sonra bunların hiçbiri hafımızda kalmıyor. Davranışlarımıza etki etmiyor. Bu kitapta bu tarz bir kitap diyebilirim. Rahatlıkla bir günde hatta birkaç saat içinde bitireceğiniz okurken sizde hafif bir edebi haz bırakacak bir kitap. Peki, para verip alıp okumaya değer mi? Sanmıyorum. Fakat depresyondaysanız ya da psikolojiniz hafif dumanlıysa bu yüzden hafif nefes darlığı çekiyorsanız bu kitap size nefes aldırabilir. Fakat benim şuan ki ruh halim gibi mutluysanız. Sadece altını çizeceğiniz birkaç satır olur, o kadar.

“Subliminal mesaj” kısmına gelince. Yazarın subliminal mesaj dediği şey. Bazı olumlu kelimelerin olumsuz cümle yapısı içinde kalın ve büyük puntolarla yazılması.
Örneğin “ Yaşadıklarından öğrendiğin şeyler var ve bazen bu öğrendiklerin öylesine kıymetlidir ki; onlara ulaşmak adına acı çekmeyi göze alabilirsin.” Şeklindeki bir cümle verilmiş ve bu cümledeki “ulaş” ve “göze al” ifadeleri kalın ve büyün puntlarla yazılmış. Bu şekilde baya bir kelimeye dikkat çekilmiş: Yürü, bul, karar ver, geride bırak, arın, sonsuzluğa uzan, kanatlanıp uç, yol göster, inan, Kabuğunu kır vb.
Bu kullanım tarzı -bir harfi kalın ve büyük puntolarla yazmak- o kelimeye dikkat çekme amacı taşır. Subliminal mesaj ise bilinçaltı mesajı olarak tanımlanır. Reklamcılıkta kullanılan bir yöntem olan subliminal mesaj başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda fark edilmemek üzere tasarlanmıştır. ( Sözlük)
Yani görüldüğü gibi o an fark edilmemesi ve insanın istemi dışında anlamasıyla olur. Peki, kitapta özellikle dikkat çekilen bir şey “Subliminal mesaj” olabilir mi?

Olmazsa bunu böyle piyasaya sunmak ne kadar etik olur?
"Hayalini yaşa"
Öncelikle, bu kitabı okumama vesile olan sevgili Felsefe Hocam olan Vehbi hocaya minnettarım. Laf arasında söylemişti, kitabın adı da ilgimi çekti, okuyayım dedim. Çok fazla alıntı paylaşmış, hatta bazı arkadaşların deyişiyle "tüm kitabı paylaşmış" olabilirim. Dayanamadım, o kadar güzel bir kitaptı ki..
Alıntılarımdan da anlayacağınız üzere, kişisel gelişim kitabı. Kitap 2000 yılında(?) basılmış. Açıkçası okurken gururlandım. "Demek ki 2000'li yılların başında da umuda, hayallerine bağlı olan insanlar varmış, elinden geleni ardına koymayan, hayallerinin peşinden koşan, güzel yürekli insanlar!"
Sevgili çocuk hırsızımız ve işbirlikcisi kutup yıldızının amacı, dünyaya barışın egemen olması, savaşların son bulması, hiçbir çocuğun aç ve sokaklarda uyumaması, hepsinin hayatından memnun olması, mutlu olması... Arkadaşları ilk başta Çocuk Hırsızımızın yaptığı planı anlamsız buluyor, tek başına bırakıyorlar. Yılmadan bu hayalin peşinden gidiyor. 400 milyon çocuğu kaçırmaya cesaret ediyor. Helal olsun, hayallerinin peşinden gitmek cesur insanların işidir...
Çocuk Hırsızımız 400 milyon çocuğu kaçırmıyor aslında. Farklı dili konuşan, farklı inanca sahip olan, farklı renkte, ırka sahip olan güzel yürekli çocukların bir arada ve barış içinde küçücük bedenleriyle birbirlerine sahip çıkıp, sarılarak nasıl birlik ve beraberlik içinde yaşayabileceklerini, bunun mümkün olduğunu, tüm ülkelere, tüm insanlığa ögretiyorlar, gösteriyorlar. Bu güpgüzel ülkede "Hayal Ülkesi"nde ne isterseniz oluyor. Yeter ki hayal etmesini bilin...
Mustafa Çay, bu kitabı okuyan güzel insanlara, insanlık değerlerini bir kez daha hatırlatıyor.
Çokça teşekkür ederim, hayata daha farklı bakmama sebep olan bu kitabı yazan kişiye, bu incelemeyi okuyan sizlere ve kitabı okumama sebep olan sevgili Felsefe Hocam olan Vehbi Hoca'ya..
Kendinize iyi davranın. "Hayalinizi Yaşayın !"
kitap bildiğin ''bencilliği'' ögütlüyor hayatın merkezine kendini koyup dünyanın etrafında döndüğünü hayal etmeyi, karşındakine hıııımmmm sen kim köpek! muamelesi yapmayı falan... bi bölümde şöyle bir satır çıktı karşıma ciddi ciddi yazmış bunu ''Kendini çok seviyor, ancak yine de “Acaba sevmediğim bir tarafım var mı?” diye kendine soruyor da olabilirsin. '' hadi ya, kim yapar böyle bir saçmalığı? neyse yinede biz '' bu kendini gazlama kitabından '' ne kadar faydalanabildimize bakalım. adamcagız ugraşmış yazmış. buda bir emek..
Kitaba genel olarak baktığımda o kadar çok "ben,ben,ben" var ki bir insan kendini bu kadar severken zıvanadan çıkabilir. Kaş yapayım derken göz çıkarabilir. Her şey ölçüsünde olmalı. Bir kişinin kendini haddinden fazla sevmesi de başkalarını severken de ölçüsü olmalı. "Ederinden fazla değer kişiyi soytarı eder" denir ya bu durum gerçekleşebilir. Bir kişi doğalsa doğaldır. Gereksiz doğallıklar kişiyi yapaylaştırır. Sahte maskeler taktırır. Bu yüzden kitabı okurken temkinli okudum hep. Diğer açıdan bakarsan özgüven pompalanması çok. Gerekli ölçülere dikkat edilerek okunabilir. İyi okumalar!
İnsanın adeta mutsuz olmak icin elinden geleni yaptığı,mutlu olmak içinse kılını bile kıpırdatmadığı anlatılıyor...Her gün her an beynimizi zehirli düşüncelerle doldurup tabir-i caizse kendimizi hasta ettiğimiz,yaşadığımız kötü olayları beynimizde yüz kere hatta milyon kere düşünüp tekrar tekrar üzüldüğümüz vurgulanıyor...Bunlardan kaçınmamız gerektiği,aslında hayatı zorlaştıranın biz olduğundan bahsediliyor...
Kitabı okumaya başladığınızda bir saatte bitirebilirsiniz. Sizinle konuşuyormuş havasında yazılmış. Size günlük hayata dair yapmanız gerekenlerle ilgili mesajlar veriyor. Çok aşırı büyük beklentilerle olmamak kaydıyla alınıp okunabilir. Ben sevdim bir sonraki kitabı Söyle Sebastian 'ı da aldım okuyorum.
Akademik bilgilere boğmadan, hayatın içinden örnekler ve bol atasözleri ile karşılıklı muhabbet ediyormuş mesabesinde yazılmış hoş bir kitap...Yaptığımız yanlışlara bile gülerek karşılık verip sorunları büyütmeden olgunlukla çözmeyi tavsiye ediyor... Bol mizah içerir bazen en incesinden, bazen en soğuğundan ama ben gülerek okudum çoğu satırları... Tavsiye edilir
Beyazıt kitap fuarında kapağıyla dikkatimi çekti bi de şu ''sebastian'' :D neyse o zamanlar sınava hazırlanıyorum .E birinin beni gazlaması lazım.aldım, iyiydi , hoştu, farklıydı bir kere.bakmayın benim 4 güne bitirdiğime okusan bi solukta bitiverir.yani okunur mu okunur.eksisi olmaz hatta biraz daha bu tarz yazılardan etkilenen biriyseniz katkısını görürsünüz.çok uzattım.iyi okumalar..
Nur Yerlitaş'ın Sebastian diye haykırmasının milletin bilinçaltına işlemiş olması mı subniminal mesaj olarak bize sunuluyor? Satış tekniği olarak başarılı denebilir. Peki ya deneme olarak? Sanmıyorum. "Bu kitap hayatınızı değiştirecek" sloganı ile okuyucuya ulaşıyor ama sonuç birkaç saatlik okuma sonrası sabun köpüğü gibi zihinden akıp gitmesi. Hobi olarak yine okuyun ama beklentiniz minimum olması şartıyla...
Değişik tarzda bir kişisel gelişim kitabı. Okurken insanı sıkmıyor, çok rahat ve hızlı okunabiliyor. İçinde çok güzel sözler ve mesajlar var. Severek okudum bu tar kitap okumak isteyenlere tavsiye olunur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Çay
Unvan:
Yazar
Hayatın insanlara sunulmuş bir armağan olduğunu söyleyen yazar, uzun süre bilgisayar sektöründe değişik firmalarda görev yaptı. Asıl mesleği işletmecilik olan Çay, daha sonra tekstil kimyevi maddeleri ve işletmecilik görevlerinde bulundu. Dinamik ve başarıyı yakalamak amaçlı bir yaşamı olan Mustafa Çay, en büyük hobisinin yazmak olduğunu ifade etmekte.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 138 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 71 okur okuyacak.