Mustafa Çevik

Mustafa Çevik

8.2/10
53 Kişi
·
100
Okunma
·
7
Beğeni
·
4.324
Gösterim
Adı:
Mustafa Çevik
Unvan:
Yazar
Doğum:
Elazığ, 1967
1967 yılında Elazığ'ın Maden ilçesinde doğan yazar 1988 yılında Fırat Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Farklı liselerde edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra Süleyman Demirel Üniversitesi'nde Yeni Türk Edebiyatı üzerine yüksek lisans yapar. Daha sonra Kiev Dil Bilimleri Üniversitesi ve Kiev Milli Savunma Akademisi'nde yabancılara Türkçe eğitimi verdi. Halen dizi ve sinema senaryoları yazarak hayatına devam eden yazarın ilk yayımlanan eseri ''Hükümdar'' dır.
Bir çok insan, kendisini sayısız nimetlerle donatan Rabbinin âyetlerine gözünü kapatıp, kulağını tıkayıp, yaratılış sebebinin dışına çıkarak kendi gibi yaratılmış kimselerin peşinden giderek Rabbine nankörlük eder.
Ölenlerimiz ölecek. Kalanlarımız kalacak. Unutmayın ki Türk Yurdu ebediyen yaşayacak. -Kül Tigin
Mustafa Çevik
Sayfa 247 - Kapı yayınları
Ey Peygamber! Allahın kitabına uymaya davet ettiğin kimselerin yüz çevirmeleri ve saldırıları ağrına gidiyor, onlar adına üzülüyor olsan da iyi bil ki, onların doğru olanı kabullenmeleri için yerin dibine bir delik açıp insen, göğe bir merdiven dayayıp çıksan, daha başka mucizeler de ortaya koyup göstersen onlar yine de inkarlarından vazgeçmezler...
"Hayata karşı ideal bir insan tavrı ve tipi oluşturmak, cihana hükmedecek bir millet yaratmanın ilk adımıydı."
Öldükten sonra diriltilip hesaba çekileceklerine iman eden ve Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları Kur'ân ile uyar! Hesap günü onlara Allah'tan başka dost ve şefaatçi yoktur.
"Bir Kağan, bir devlet adamı hata ederse, yanılırsa, aldatılırsa bu bütün bir ülkenin, milletin kaderini etkiler. Yanılan, aldatılan, kandırılan bir kimseden lider olmaz. Halkına bir fayda da gelmez. Bulunduğu yerden inmelidir.- Kül Tigin
Mustafa Çevik
Sayfa 224 - Kapı Yayınları
Orta Asya Bozkırları'ndan atlarının nal izlerini bıraka bıraka gelen Türk Ordusu bu sefer demirden yumruğunu mühür gibi Çin'in kalbine vurmaya hazırlanıyordu.
Mustafa Çevik
Sayfa 257 - Kapı yayınları
Şayet biz, Peygamberle birlikte bir melek göndersek, elbette onu da insan şeklinde gönderirdik. Davete iman etmek istemeyenlerin bahaneleri bitmez, şüphelerinin önüne de geçilmez.
"Bozkırda babalar çocuklarına sevgilerini pek göstermezlerdi. Bozkırın sert coğrafyasında ayakta kalabilmenin yolu, çocukluktan itibaren katı ve güçlü olarak yetişmekti."
Bunca yıldır uğraştım. Başlıya baş eğdirdim, dizliye diz çöktürdüm.
Mustafa Çevik
Sayfa 291 - Kapı yayınları
Orta Asya'da yaşayan Türk boylarının birbirleriyle amansız mücadeleleri, günlük yaşamları ve kültürel özellikleri harmanlanarak ortaya güzel bir tarihi roman çıkarılmış. Tarihi roman sevenlere öneririm.
İlk başlarda Bilge Kağan'ın babasının Tonyukuk ile beraber Türkleri Çin Devleti'nin esaretinden kurtarmak için yaktığı bağımsızlık ateşinden ve kurduğu 2. Göktürk devletinden bahsediyor. 2. Göktürk kağanı Kutluk Kağanın hayata gözlerini yummasından itibaren olaylar gelişiyor. Kitap kısacası Çin Devleti'nin Göktürk Devleti üzerinde Türk boylarını birbirine düşürerek Türk devletini bölmeye çalıştığını anlatıyor. Türk devleti bunun üstesinden her zaman geliyor ama devlette büyük yaralar açılıyor. Töre gereği amcasından sonra başa geçen Bilge Kağan bozkırda huzuru sağlıyor. İslamiyetten önce Türk tarihi severlerinin bu kitaptan çok hoşlanacağından eminim. İyi okumalar
"Mevlâna'nın hümanist bir şair, Mesnevi'nin alıntılar yapılan bir özlü sözler kitabı, Semanın ise artık düğünlerde bile keyif verici bir eğlence aracı olarak algılandığı tuhaf bir zamanda yaşıyoruz."
Önsözü ile zamanımız yaşantısının özetini açık olarak kavratan yazar Mustafa Çevik'in okuduğum ilk romanı oldu.
Hakikat arayışı içinde olan Ahmet Yesevi'nin o mükemmel yolculuğunu konu olarak almış yazar. Her bir cümlesi altın değerinde olan bu kitabı sindirilerek yavaş yavaş okunması taraftarıyım. Okuduğumda kendi yaşantımı düşünerek avuç içlerimin terlediğini bedenimi sıkıntılar kapladığını hissettim. Tasavvuf çok okumamış olan benim için güzel bir 'uyanma romanı' oldu. Bir süre etkisinden kurtulamıyor insan.
Bir milletin devlet oluşunu adım adım anlatan bir roman. Yazarın diğer kitapları gibi bunuda okurken kendimi Orta Asyanın bozkırlarında hissettim. Kitabı okurken kimi zaman Bilge Kağan oldum kimi zaman kardeşi Göl. Eski Türk Tarihine meraklı olanlar için okunacak bir eserdir diye düşünüyorum.
İsmine ve arka kapak yazısına vurularak aldım ancak çok uzun sürede okuyabildiğim tasavvuf kitaplarına olan merakıma rağmen sadece bitirmiş olmak için okuduğum bir kitap.
Kitapla ve yazarla ilgili hiç bir fikrim olmadan kitap fuarında, biraz da yayınevine ve konusuna itimat ederek aldığım bir kitaptı. Açıkçası pek başarılı bulmadım. Beklentilerimin hayli altında kaldı.Oysa ki Göktürk Devleti dönemini vaat ederek merak uyandıran bir romandı. Çin prenseslerinin entrikaları, Türklerin sürekli bölünmeleri var romanda.
Eğer meal okuyamamaktan, okumaya kalktığınızda anlayamamaktan ve yarım bırakmaktan şikayetçi iseniz tam size göre bir meal diyebilirim.

Yazarın kendisinin de ifade ettiği üzere çeviri anlam ve maksad üzerine yoğunlaşmış bir çeviri. Yani kelime kelime ya da ayet ayet şeklinde değil de anlam bütünlüğü esas alınarak ayet kümecikleri şeklinde yapılmış.

Şunu da ifade etmeliyim ki çeviri de çok fazla yorum unsuru var. Doğal olarak Yazar anladığı şekliyle meallendirme yapmış. Arapçasına birebir uyumlu bir meal arayışı içindeyseniz sizi tatmin etmeyecektir ki aslında hiçbir meal de birebir değil zaten ama neyse yine de meal okumayı düşünüyorsanız başlangıç için ideal kitap diyebilirim.
Ortaasyanın bozkırlarında birleşmeye niyetli olan dağınık Türk boylarının birleşme serüvenini anlatan bu kitapta oğuzların özellikleri ve beylerinin nitelikleri üzerinde durulmuştur. Özellikle kitabın aralarında verilen kısa tavsiye ve öğütlerle kitap kendini okutmayı başarıyor.
İslamiyet öncesi Türklerin yaşam tarzını,törelerini,gelenek ve göreneklerini,inanışlarını masalsı bir dille anlatmış yazar . Tarih öğretmeni olsam lisede öğrencilere okumaları için ödev vereceğim bir kitap ...
Kitabı proje ödevim sebebiyle bişgi edinmek amacıyla okumuştum ama okudukça bende bu konusa daha fazla bilgi edinme hevesi isteğine sebep oldu. Kendi tarihimizi kendi atamızı romansal bir üslupla çok güzel ve sürükleyici bir şekilde anlatmış.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Çevik
Unvan:
Yazar
Doğum:
Elazığ, 1967
1967 yılında Elazığ'ın Maden ilçesinde doğan yazar 1988 yılında Fırat Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Farklı liselerde edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra Süleyman Demirel Üniversitesi'nde Yeni Türk Edebiyatı üzerine yüksek lisans yapar. Daha sonra Kiev Dil Bilimleri Üniversitesi ve Kiev Milli Savunma Akademisi'nde yabancılara Türkçe eğitimi verdi. Halen dizi ve sinema senaryoları yazarak hayatına devam eden yazarın ilk yayımlanan eseri ''Hükümdar'' dır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 100 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 40 okur okuyacak.

Yazarın sıralamaları